Hava sıcaklıkları henüz ilkbahar seviyelerine yükselmemiş olsa da resmi olarak bahar geldi. Henüz yaşadığı şehirde bahar havasının tadını çıkaramayanlar için baharın kendini göstermeye başladığı 10 destinasyonu seçtik!

Amasra

Amasra

1460 yılında lalası ile birlikte avlanmaya Amasra’ya gelen Fatih Sultan Mehmet, burayı “Çeşm-i Cihan” yani dünyanın göz bebeği olarak nitelendirmiş. Fatih Sultan Mehmet’in görür görmez güzelliğine hayran kaldığı Amasra, ilkbaharın en güzel destinasyonlarından.

Ankara’dan yaklaşık 310 kilometre, İstanbul’dan ise yaklaşık 456 kilometre uzaklıkta olan Amasra’da deniz manzarasına karşı huzur bulacağına eminim. Buranın tadını tam olarak çıkarabilmek için Amasra otelleri arasından seçim yapıp 1 gece konaklayabilirsin.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Amasra Kalesi’nden tüm beldeyi panoramik olarak görebilirsin. Manzaraya hayran kaldıktan sonra Tarihi Çekiciler Çarşısı’na gidip 17. yüzyıldan beri süregelen oyma ahşap geleneğinin en güzel eserlerinden satın alabilirsin. Amasra sokaklarındaki yürüyüşünü manzaraya karşı yemek yiyebileceğin restoranlarda sonlandırmalısın. Taze balıkların yanında buranın meşhur Amasra salatasını da mutlaka denemelisin.

Van

Van

İlkbaharda tomurcuklarından tüm güzelliğiyle çıkan çiçekleri görmek için en güzel destinasyon tabii ki de Van’daki Akdamar Adası. Van Gölü’ndeki en büyük ikinci ada olan Akdamar’da baharın gelişi, badem çiçeklerinin açılışıyla adeta taçlanıyor. Bu büyüleyici manzarayı uzaktan fotoğraflayıp sonrasında da tekne ile adaya gidip görebilirsin.

Van’a kadar gelmişken “Kaleler Şehri” olarak anılan bu şehrin kalelerini gezmeden olmaz. Van Kalesi, Hoşap Kalesi, Çavuştepe Kalesi görmen gereken kaleler arasında. Kedileri seviyorsan bir gözü mavi bir gözü yeşil olan meşhur Van kedilerini yakından görmeye ne dersin? Ne yazık ki Van kedilerinin nesli tükenmek üzere. Kedileri koruma altına almak için de Van Kedi Evi açılmış. Sen de burayı ziyaret ederek kedileri sevebilirsin.

Büyükada

Büyükada

İstanbul’dan çok uzaklaşmadan baharın keyfini çıkartmak isteyen İstanbulluların en büyük şansı Büyükada. Deniz havası ve yemyeşil doğanın bir araya geldiği Büyükada’da bisiklet kiralayıp tüm adayı turlamak çok keyifli bir hafta sonu etkinliği. Vapurdan inince bisikletini alıp adanın kalabalıklarından uzaklaşabilirsin. Adadaki farklı köşklerin yanından geçerken durup birbirinden güzel fotoğraflar çekebilirsin.

Aya Yorgi Tepesi, Büyükada’nın en güzel noktalarından biri. Tepeye çıktığında karşılaşacağın manzara eşsiz olacak. Bu tepede bulunan Aya Yorgi Kilisesi’ni gezip sonra da Yücetepe Kır Gazinosu’nda yemek yiyebilirsin. Manzaraya karşı bir Türk kahvesi içmeyi de unutma derim. Kahve keyfini gün batımı saatlerine denk getirirsen çok daha unutulmaz bir anı olacak. Adadan dönmeden önce dondurma yemeyi de ihmal etme. Büyükada’da herkesin elinde bir dondurma görünce canın dondurma yemek isteyecek zaten.

Alaçatı

Alaçatı

Türkiye’nin en popüler yaz destinasyonu Alaçatı’nın aslında en güzel zamanı ilkbahar ayları. Yaz kalabalığından eser yok bir kere. Mekanlar ve sokaklar sakin. Hem de Alaçatı otelleri uygun fiyatlı. Hal böyle olunca sana sadece birkaç günlüğüne gerçek hayattan uzaklaşıp huzurun ve baharın tadını çıkarmak kalıyor.

Alaçatı’nın sembolü haline gelen Yel Değirmenleri’ni mutlaka görmelisin. Hem harika fotoğraflar çekeceksin hem de restore edilen değirmenlerde kahve içmenin keyfini çıkarabilirsin. Alaçatı’da tabii ki sakızlı Türk kahvesi içmelisin. Ayrıca sakızlı dondurma, sakızlı muhallebi, sakız reçeli gibi lezzetlerin tadına da bakabilirsin.

Mardin

Mardin

Birçok farklı medeniyete ve kültüre ev sahipliği yapmış olan Mardin, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki en güzel şehirlerden biri. Baharın da en çok yakıştığı Güneydoğu şehri diyebiliriz bence. Özellikle de yazın çok sıcak olabildiği için ilkbahar aylarında gezmek çok daha keyifli oluyor.

Mardin’i gezmek için en az 3 gün ayırmalısın. Mardin uçak bileti alırken bunu göz önünde bulundurarak planlamanı yap. Mezopotamya olarak bilinen bölgeyi panoramik olarak yukarıdan görebileceğin Mardin Kalesi ile gezine başlayabilirsin. Kaleyi gezdikten sonra hemen altındaki Zinciriye Medresesi’ni gezmelisin.

Süryani toplumlarını temsil eden ve günümüzde hala kullanılan Deyrulzafaran Manastırı, Ortodoks ibadethanesi olan Mor Behnam Kilisesi, şehrin en eski camisi Ulu Camii ve Süryani Kadim Cemaati’nin en önemli yapısı Mor Gabriel Manastırı, Mardin’de bir arada yaşayan farklı dinlerin simgelerini görebileceğin yapılar.

Kapadokya

Kapadokya

“Güzel Atlar Şehri” Kapadokya’nın her mevsim başka bir güzelliği var ama en güzel hali ilkbahar. Hava sıcaklıkları bunalmadan ya da üşümeden gezmek için uygun. Balon turları için hava koşulları hep elverişli. Bunların yanında peri bacalarının manzarasına rengarenk bahar çiçekleri eklenince harika bir ilkbahar rotası oluyor Kapadokya.

Kapadokya’da gezip görebileceğin çok fazla yer var. İlk olarak Göreme Açık Hava Müzesi ile başlamalısın. Burada kayalara oyulan kilise, manastır ve şapelleri gördükten sonra panoramik bir peri bacası manzarası için Aşk Vadisi’ne gidebilirsin. Göreme’den sonra rotanı Uçhisar’a çevirip Uçhisar Kalesi’nden tüm Kapadokya’ya yukarıdan bakabilirsin. Sonra da Güvercinlik Vadisi’nde bir doğa yürüyüşüne çıkmanı öneririm. Eğer Kapadokya otelleri konaklaması ayarlarsan ve kendine 3-4 günlük bir plan yaparsan, Avanos, Ürgüp ve Çavuşin’i de gezebilirsin.

Gaziantep

Gaziantep

Türkiye’nin en lezzetli baklavalarını, kebaplarını ve lahmacunlarını yiyebileceğin Gaziantep’e geldi sıra. Burası kesinlikle bir gurme şehri. Bu bahar içindeki gurmeyi doyurmak ve sevindirmek istiyorsan hemen Gaziantep uçak bileti almalısın. Katmerci Zekeriya Usta, İmam Çağdaş, Koçak Baklava, Metanet Lokantası, Kebapçı Halil Usta başta olmak üzere leziz yemekler yiyebileceğin restoranlar seni bekliyor.

Gittiğin herhangi bir restorandan her çıktığında tıka basa doymuş olacaksın. Yorulup tekrar acıkmak için Zeugma Mozaik Müzesi, Bakırcılar Çarşısı, Gaziantep Kalesi, Zincirli Bedesten, Kaleoğlu Mağarası, Hamam Müzesi ve Emine Göğüş Mutfak Müzesi’ni gezebilirsin.

Datça

Datça

Datça’ya bahar şubat ayında açan badem çiçekleriyle geliyor ve sonrasında da birbirinden güzel bahar manzaralarına sahne oluyor. Düşün ki bu güzellik, Can Yücel’in şiirlerine konu olacak kadar efsane. Bu nedenle Datça mutlaka ilkbahar mevsiminde görülmeli.

Datça’ya gittiğinde gezine Eski Datça’dan başlamalısın. Badem ve zeytin ağaçlarıyla süslü, çiçek kokan Arnavut kaldırımlı sokaklarda yürürken tüm stresini ve yorgunluğunu unutacaksın. Meydan Kahvesi’nde bir kahve içip beldeye şiirler yazan Can Yücel’in Evi’ni görebilirsin. Datça’nın geçmişini yakından tanımak için Knidos Antik Kenti’ni ziyaret edebilirsin. Datça’nın birbirinden yeşil ve mavi koylarını görmeden de dönmemelisin. Kargı Koyu, Ovabükü, Kumluk Koyu ve Palamutbükü gidebileceğin koylar arasında.

Adrasan

Adrasan

Bakir kalmış bir tatil beldesinde ilkbahar tatili yapmak istersen Adrasan tam da sana göre. Uzun yıllar boyunca sit alanı olarak korunduğu için doğal yapısı olduğu gibi kalan Adrasan’da güne kuş cıvıltılarıyla başlayabilirsin. Alıştığımız tüm tatil beldelerinden doğallığıyla farklılaşan Adrasan’da dalış da yapabilirsin.

Adrasan’ın en güzel noktalarından biri, Bey Dağları Milli Parkı’na bağlı olan Adrasan Deresi. Bu derenin iki kıyısı da mekanlar ve Adrasan otelleri ile dolu. Dere çekildiğinde derenin üstüne localar kuruluyor ve restoranlar bu locaların üzerinde hizmet vermeye başlıyor. Bu dereyi gördükten sonra Adrasan’da tekne turlarına çıkabilirsin. Tekne turunda Suluada, Sazak ve Ceneviz Koyu gibi Türkiye’nin en güzel koylarını görebiliyorsun.

Şanlıurfa

Şanlıurfa

Mardin gibi Şanlıurfa da birçok farklı medeniyete ve kültüre ev sahipliği yapmış bir şehir. “Peygamberler Şehri” olarak bilinen Urfa, Kurtuluş Savaşı’ndaki şanlı mücadelesi nedeniyle Şanlıurfa adını almış. Bu nedenle de görülecek çok sayıda yer var. Yazın fazlasıyla sıcak olabildiği için ilkbahar aylarında gezmek çok daha keyifli oluyor.

Tarihteki en eski ibadet yeri olan Göbeklitepe’de Şanlıurfa sınırları içerisinde konumlanıyor. Sadece Göbeklitepe’yi görmek için bile bir Şanlıurfa gezisi düzenleyebilirsin. Ancak tabii ki de gitmişken Halfeti, Balıklıgöl, Harran Evleri, Aynzeliha Gölü, Urfa Kalesi, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi’ni de mutlaka görmelisin.

Nihan Bayram
462 Yazı
Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Bir süre bir marka ajansında içerik editörlüğü yaptı. Hürriyet Kitap bünyesinde "Ün, Aşk ve Diğerleri" adlı kitabı yayınlandı. Ajans deneyiminden sonra Enuygun ekibine katıldı.