İstanbul Avrupa Yakası’nda gezilecek 35 yer

nihanbayram
İçindekiler

Yüzyıllar boyunca dünya tarihinde önemli bir yer etmiş olan İstanbul toprakları, birçok farklı medeniyetin geride bıraktığı tarihi yapılarla dolu. Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorlukları gibi güçlü devletlerin yönetimini gören İstanbul’un her bir noktası ayrı bir güzelliğe sahip. Ancak tabii ki Avrupa Yakası, Bizans ve Osmanlı’nın en çok eserine sahip yaka. Özellikle Osmanlı’nın idare merkezi olan sarayların Avrupa Yakası’nda olması burayı tarihi anlamda da önemli bir hale getiriyor. Peki İstanbul Avrupa Yakası’nda gezilecek yerler neler? İşte bu yazıda bu sorunun cevabını beraber bulacağız. Avrupa Yakası’na gelip görmeden gitmemen gereken yerlerin hepsini senin için listeledik. Ayrıca konum linklerini de ekleyerek ulaşım planlarına yardımcı olmak istedik.

1- Sultanahmet Camii, Fatih

İstanbul denilince akla gelen ilk yapılardan biri şüphesiz Sultanahmet Camii. Tarihi Yarımada olarak adlandırılan bölgede Ayasofya’nın tam karşısında konumlanan cami, yerli ve yabancı milyonlarca turistin İstanbul’u gezmeye ilk başladıkları yer.

Eğer Sultanahmet Meydanı’nda yabancı bir turist sana Blue Mosque’un nerede olduğunu sorarsa şaşırma çünkü yabancı turistler Mavi Cami anlamına gelen bu isimle Sultanahmet’i tanıyorlar. Bu da caminin iç süslenmesinde kullanılan 21 bin tane İznik çinisinin masmavi renginden kaynaklanıyor.

Sultanahmet Camii, 17. yüzyılda Mimar Sinan’ın öğrencisi olan Sedefkar Mehmet Ağa tarafından inşa edilmiş. Osmanlı’nın 16. hükümdarı olan Sultan I. Ahmet adına yapıldığı için caminin 16 tane şerefesi bulunuyor. Caminin kubbesi de tam 43 metre yüksekliğe sahip. 16 şerefesi, kubbesi ve külliyesi bir araya gelince Sultanahmet Camii, İstanbul’un en büyük yapılarından biri olarak biliniyor.

Cami ziyaretçilerinin ibadet etmesi her gün açık. Bu sayede ne zaman gidersen git caminin içini gezebilirsin ama Cuma günleri ve dini bayramlarda çok büyük bir kalabalık namaz kılmak için buraya akın ediyor. Kalabalık saatlerde gitmek istemezsen bu bilgi aklında bulunsun.

Konum Linki

2- Sultanahmet Meydanı, Fatih

İstanbul’un en turistik noktalarına ev sahipliği yapan Sultanahmet Meydanı, Avrupa Yakası’nda gezilecek yerleri görmek için gitmen gereken ilk nokta. Roma ve Bizans imparatorluklarının bu topraklarda hüküm sürdüğü dönemde hipodrom olarak kullanılan meydan halkın eğlence merkeziymiş. O yıllarda At Meydanı adıyla bilinen meydandan kalan Obelisk, Yılanlı Sütun ve Örme Dikilitaş’ı mutlaka görmelisin.

1600’lü yıllarda Sultanahmet Camii inşa edilince Sultanahmet Meydanı adını alan meydanda Ayasofya, Topkapı Sarayı, İbrahim Paşa Sarayı, Alman Çeşmesi ve Aya İrini Kilisesi de konumlanıyor. Bu yapıları mutlaka görmelisin.

Sultanahmet Meydanı çevresinde bulunan Tarihi Sultanahmet Köftecisi gibi restoranlara gidip buranın meşhur köftesini tatmadan dönmek doğru olmaz. Ayrıca İstanbul’da gezilecek yerlere yakın olacağın bir noktada kalmak istersen bu bölgede yoğunlaşan Sultanahmet otelleri seni bekliyor.

Konum Linki

3- Topkapı Sarayı, Fatih

Avrupa Yakası’nın en meşhur noktalarından olan Topkapı Sarayı, Osmanlı Dönemi’nden kalan en önemli yapılardan biri. 1453 yılında İstanbul’un fethinin ardından yapılan saray yaklaşık 400 yıl boyunca devletin idare merkezi olmuş. Osmanlı padişahlarının yıllar boyunca ikamet yeri olan saraya Fatih Sultan Mehmet tarafından Saray-ı Cedid adıyla anılan saraya I. Mahmut Topkapusu Sahil Sarayı adını vermiş.

Topkapı Sarayı, Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 3 Nisan 1924’te ise müze haline getirilmiş ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk müzesi olmuş. Saray içinde bulunan 300.000 adetlik belge arşiviyle dünya genelindeki saray müzeleri arasında en büyük olanlardan biri. Harem Bölümü, Hırka-ı Saadet Dairesi, Has Oda, Köşkler Bahçesi gibi alanlar sarayda mutlaka görmen gereken bölümler arasında bulunuyor. Sarayda yaşayan padişahların portreleri, kıyafetleri ve silahları da sarayın İstanbul Kitaplığı adı verilen bölümünde sergileniyor.

Salı günleri hariç hafta içi 10.00 ile 17.30, hafta sonu ise 10.30 ile 17.30 arasında saray ziyaretçilerini ağırlıyor. Sarayın her bir noktasını gezebilmen için erkenden gitmeni öneririm. Kapanış saatine yakın gidersen tüm sarayı keşfetmen oldukça zor olur. En az yarım gününü buraya ayırarak unutulmaz bir gezi yapabilirsin.

Konum Linki

4- Ayasofya Camii, Fatih

Dünyanın en eski katedrallerinden biri olan Ayasofya, sadece İstanbul’da değil Türkiye’de gezmen gereken yerler arasında ilk sırayı alıyor. Doğu Roma İmparatoru Konstantios tarafından 360 yılında inşa ettirilen yapı geçmişte Megale Ekklesia adıyla biliniyormuş.

Yapı şu an görebildiğimiz haline Trallesli Anthemios ve Miletoslu İsidoros tarafından yapılan çalışmalarla gelmiş. Bu dönemde inşaat 5 yıl 10 ay gibi dönemine göre oldukça kısa bir sürede tamamlanmış ve dünya çapında o yıllarda inşaatı en hızlı tamamlanan katedral olmuş. 5. yüzyılda ise yapı Hagia Sophia adını almış. İstanbul fethedildikten sonra ise cami yapılması emredilmiş. Ayasofya’ya eklenecek minareler Mimar Sinan tarafından inşa edilmiş.

2020 yılında Ayasofya Camii, ibadete yeniden açıldı. Ayasofya Müzesi Pazartesi günleri hariç her gün açık. Yaz mevsiminde 09.00 – 19.00 arası kış mevsiminde ise 09.00 – 17.00 arası müze ziyaretçilerini ağırlıyor.

Konum Linki

5- Dolmabahçe Sarayı, Beşiktaş

Anadolu Yakası’ndan Avrupa Yakası’na geçerken güzelliğiyle büyüleyen Dolmabahçe Sarayı, 1856 yılında inşa edilmiş. Sultan Abdülmecit’in Avrupai bir saray isteği üzerine yapılan saray, İstanbul’da bulunan saraylar arasında büyüklük bakımından üçüncü sırada geliyor. 285 oda, 26 salon ve 68 tuvalet bulunduracak kadar büyük olan sarayda Abdülmecit sadece 5 yıl yaşamış.

Dolmabahçe Sarayı’nın güzelliklerinin yanında duygusal bir yanı da bulunuyor. Bu saray Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 10 Kasım 1938’de hayata gözlerini yumduğu yer. Sarayda Atatürk’ün hayatını kaybettiği odayı gezebilir ve kişisel eşyalarını görebilirsin. Pazartesi günleri hariç her gün ziyaretçi kabul ediliyor. Ziyaret saatleri hafta içi 10.00 – 17.30 arası hafta sonu ise 10.30 – 17.30 arası.

Konum Linki

6- Galata Kulesi, Beyoğlu

İstanbul’un simgesi olan Galata Kulesi, Avrupa Yakası’nın en gözde noktalarından biri. Bizans İmparatorluğu’nun İstanbul topraklarına hakim olduğu 500’lü yıllarda inşa edilen kule, ilk olarak ahşaptan yapılmış. Çıkan yangın kule zarar görünce de 1340’lı yıllarda Cenevizliler yığma taş kullanarak kuleyi tekrar yapmış. Ancak yangın ve depremler kulenin peşini bırakmamış. En son 1967 yılında Galata Kulesi’nde yenileme çalışmaları yapılmış.

En üst katından eşi benzeri olmayan bir İstanbul manzarası sunan kuleye girip tepesine çıkmak için turistler upuzun kuyruklara girip bekliyorlar. Yazın 10.00 ile 22.00 kışın da 10.00 ile 19.00 arasında kulenin içine girebilirsin. Eğer beklemeyi çok sevenlerden değilsen ve değmez diye düşünüyorsan düşünme, mutlaka o sıraya gir ve kulenin tepesine çıkarak bu deneyimi yaşa.

Konum Linki

7- Kapalı Çarşı, Fatih

İstanbul’un en turistik yerlerinden biri olan Kapalı Çarşı, özellikle yabancı turistler için oldukça etkileyici bir yer. Grand Bazaar adıyla tanınan çarşı aslında dünyanın en eski alışveriş merkezi. Bu nedenle de İstanbul’da gezilecek yerler listelerinde mutlaka bulunması gereken bir yer.

Fatih Sultan Mehmet’in hükümdar olduğu dönemde, Osmanlı’nın gelirini artırmak amacıyla böyle bir alan inşa edilmiş. Yıllar içerisinde alan ve kapsamı büyüyerek Kapalı Çarşı, bu bölgenin ticaret merkezi konumuna gelmiş. 45.000 metrekarelik bir alanı kaplayan çarşı, dünyanın en büyük alışveriş merkezleri arasında da yer alıyor. Öyle ki Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde Kapalı Çarşı’dan bahsediyor.

Kapalı Çarşı’da alışveriş yapmaya ihtiyaç duymasan bile mutlaka burayı gezmelisin. Rengarenk dükkanlara sahip olan halıcılar, kilimciler, kumaşçılar, farklı farklı takılar sunan kuyumcular ve çeşitli kokular yayan baharatçılar arasında dolaşmak oldukça keyifli bir deneyim haline geliyor.

Konum Linki

8- Mısır Çarşısı, Eminönü

Kapalı Çarşı’yı gezdikten sonra Mısır Çarşısı’nı gezmeden olmaz. İstanbul’un en turistik ve en canlı noktalarından olan Eminönü’nde bulunduğu için yolun zaten her türlü buraya düşecek. İstanbul’da yaşayanlar bile sık sık bu çarşıya gidip alışveriş yapıyorlar.

Sultan IV. Murat’ın annesinin desteği üzerine 17. yüzyılda inşa edilen çarşı, uzun yıllar boyunca Osmanlı Devleti’nin ticaret merkezi olarak görev yapmış. İlk açıldığı yıllarda padişahın annesinin desteğiyle yapıldığı için Valide Çarşısı ve Yeni Camii’nin bünyesinde bulunduğu için Yeni Çarşı olarak da anılıyormuş. Ancak Mısır’dan gelen baharatlar ve çaylar burada satılmaya başlanınca adı Mısır Çarşısı olmuş.

Konum Linki

9- Yerebatan Sarnıcı, Fatih

İstanbul’un hem turistik hem de kültürel değerlerinden olan Yerebatan Sarnıcı, Bizans İmparatorluğu’ndan kalma bir yapı. 532 yılında İmparator Justinianus tarafından inşa ettirilen yapı, bölgenin su tedarikçisiymiş. Geçmiş yıllarda sarnıcın üzerinde Stoa Bazilikası konumlanıyormuş ve bu nedenle Bazilika Sarnıcı adı veriliyormuş. Suyun içindeki sütunlar dolayısıyla Yerebatan Sarayı olarak da adlandırılıyormuş.

Yerebatan Sarnıcı’nda gizemi hala çözülemeyen bir Medusa Başı heykeli bulunuyor. Roma Dönemi’ndeki en önemli eserler arasında sayılan bu heykelin nasıl ya da ne şekilde bu sarnıca geldiği bilinmiyor. Günümüzde bu sarnıçta kültürel etkinlikler de düzenleniyor. Yerli ve yabancı birçok sanatçı bu sarnıçta konser veriyor. Burayı gezmek ayrı bir deneyimken bu etkinliklere katılıp atmosferin büyüsüne kapılmak bambaşka bir keyif veriyor.

Konum Linki

10- Taksim Meydanı

İstanbul Avrupa Yakası’nda gezilecek yerler arasında en çok kişi tarafından bilinen nokta Taksim Meydanı. İstanbul’un en hareketli olduğu yerlerden olan Taksim Meydanı’nın tam ortasında Cumhuriyet Anıtı konumlanıyor. Bu anıt 1928 yılında yapılmış ve Kurtuluş Savaşı ile Cumhuriyet’in ilanından sonra Türkiye’yi betimliyor.

7 gün 24 saat boyunca canlı bir atmosfere sahip olan Taksim Meydanı’nda çok sayıda etkinlik de gerçekleşiyor. Yıllar boyunca çehresi farklılaşan meydanın çevresinde bulunan Taksim otelleri yüzlerce turistin İstanbul’da konaklamak için tercih ettiği ilk noktalardan oluyor. Sen de mutlaka Taksim’e gidip o atmosferi keşfetmelisin.

Konum Linki

11- İstiklal Caddesi, Beyoğlu

İstanbul’un en ikonik noktalarından biri olan İstiklal Caddesi’nin çehresi yıllar içinde sürekli değişti. Her ne kadar değişiklikler olsa da Taksim Meydanı’ndan başlayıp tünelde biten cadde halen İstanbul’da olduğunu hissetmek için en doğru yerlerden.

Sultan Abdülaziz’in Osmanlı Padişahı olduğu yıllarda cadde Paris’in sokaklarına benzetilirmiş. Bu nedenle de adına Grande Rue de Pera denirmiş. Tabii Büyük Cadde ve Cadde-i Kebir isimleriyle de anılmış. İstiklal Caddesi adı ise Cumhuriyet ilan edildikten sonra verilmiş.

Günümüzde cadde boyunca sıralanan sinemalar, galeriler, kültürel etkinlik alanları ile kültürel anlamda farklı seçenekler sunuyor. Günün her saati canlı olan caddede boylu boyunca yürüyüp yürüyüşün esnasında Suriye Pasajı, Galatasaray Lisesi, Yapı Kredi Kültür Merkezi ve Madame Tussauds Müzesi gibi noktaları mutlaka görmelisin.

Konum Linki

12- Süleymaniye Camii, Fatih

Mimar Sinan’ın kendi eserlerini çıraklık, kalfalık ve ustalık olarak ayırdığını duymuşsundur. İşte Süleymaniye Camii onun kalfalık eseri. Bu caminin inşaatı, Osmanlı Dönemi’nin en ünlü padişahlarından olan Kanuni Sultan Süleyman’ın emri üzerine 1551-1557 yılları arasında yapılmış.

Mimar Sinan, bu caminin inşaatı için her bir konuyu çok detaylı bir şekilde düşünmüş. Boş küplerle akustik ayarlamaları yapıp böcek ve akrep istilasından camiyi korumak için devekuşu yumurtası kullanmış. Bu kadar ince hesaplarla inşa edilen caminin sadece kalfalık eseri olmasını düşününce ise gerçekten büyülenmemek elde değil.

Caminin külliyesi de oldukça büyük bir alanı kaplıyor. Medreseler, hastane, kütüphane, hamam ve mektep gibi alanların yanında külliyede Mimar Sinan, Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan adına türbeler de bulunuyor.

Konum Linki

13- Eyüp Sultan Camii, Eyüp

İstanbul’daki en turistik camilerden biri Eyüp Sultan Camii. Caminin bulunduğu noktanın Ebu Eyyub el-Ensari’nin 7. yüzyılda İstanbul’u kuşatırken şehit düştüğü yer olduğu düşünülüyor. Ebu Eyyub el-Ensari’nin Hz. Muhammed’in en önemli bayraktarlarından biri olması dolayısıyla bu caminin ve külliyesinde bulunan Eyüp Sultan Türbesi’nin çok değerli yerler olarak kabul ediliyor. Bu nedenle de binlerce turist bu camide dua etmek için İstanbul’u ziyarete geliyor.

Caminin inşası Fatih Sultan Mehmet’in emriyle başlıyor. Bu değerli kişinin adına yapılan camide de Osmanlı padişahlarının kılıç kuşanma törenleri yapılıyor. Eyüp Sultan Camii ve Türbesi, Ramazan ayı ve bayramlarda oldukça kalabalık oluyor. Avlusundaki ağaçların bile ibadet ettiği düşünülen camiye gelip adak adamak ve dua etmek çok önemli kabul ediliyor.

Konum Linki

14- Eminönü, Fatih

Avrupa Yakası’nın en canlı semtlerinden biri olan Eminönü, Tarihi Yarımada sınırları içerisinde olduğu ve İstanbul’un çok farklı bir atmosferini yansıttığı için çok sayıda turist tarafından tercih ediliyor. Turist kalabalığının hiç eksik olmadığı semt Mısır Çarşısı, Yeni Camii, Rüstem Paşa Camii ve Türkiye İş Bankası Müzesi gibi noktalara ev sahipliği yapıyor.

Eminönü’ne geldiğinde bu turistik yapıları gezdikten sonra İstanbul’u tam anlamda deneyimlemiş olmak için bazı turistik aktiviteleri de yapmayı da unutmamalısın. Haliç Köprüsü üzerinde yan yana dizilen balıkçılar Eminönü’nün sembolü desek abartmış olmayız. Bu balıkçılarda İstanbul’un en leziz balık ekmeklerinin tadına mutlaka bakman gerek. Simit tezgahlarından bir simit alıp şehrin simgesi olan martıları manzarayı izlerken beslemek de buraya kadar gelmişken yapman gereken turistik aktivitelerden. Ayrıca Eminönü’nde aklına gelebilecek her ürünü bulabileceğin dükkanlardan alışveriş yapmayı da unutma.

Konum Linki

15- Nişantaşı, Şişli

İstanbul’un çok sayıda ünlü semti olsa da Nişantaşı özellikle alışveriş denilince ilk akla gelenlerden. Özellikle alışveriş yapma amacıyla gelen yabancı turistlerin ilk durağı olan Nişantaşı, Avrupa şehirlerindeki meşhur alışveriş caddelerine benzerliğiyle tanınan caddeleriyle çok ünlü.

Prada, Gucci, Louis Vitton gibi dünyanın ünlü markalarının mağazaları Abdi İpekçi Caddesi’nde konumlanıyor. Lüks alışverişin adresi olan caddede alışveriş yapmaya ihtiyacın yoksa bile bir yürüyüşe çıkmalısın. Mağazaların vitrinlerini seyredip cadde boyu yürümek de çok keyifli oluyor. Abdi İpekçi’nin yanında Atiye Sokak’ta da lüks markaları bulabilirsin. Bu sokakta kafe ve restoranlar da olduğu için dinlenmek için burayı tercih edebilirsin.

Konum Linki

16- Bebek, Beşiktaş

Avrupa Yakası demek İstanbul Boğazı’nın en güzel seyredilebildiği noktalar demek aslında. Sadece bebek semti bile bu cümleyi kanıtlamaya yeter de artar bile. Arnavutköy ve Rumeli Hisarı semtleri arasında konumlanan Bebek, göz alıcı bir atmosfere sahip.

Eğer erken saatlerde kalkıp Bebek’e ulaşabilirsen burada harika bir kahvaltı yapabilirsin. Ancak gerçekten erken saatlerde gitmen gerekiyor çünkü özellikle hafta sonları kahvaltı mekanları çok kalabalık oluyor. Kahvaltıdan sonra sahil boyunca yürüdükçe kendini yenilenmiş hissedeceksin ve buradan mutlu ayrılacaksın.

Konum Linki

17- Balat, Fatih

Rengarenk atmosferiyle İstanbul’un diğer tüm semtlerinden ayrışan Balat, Avrupa Yakası’nda gezilecek yerler arasında en popüler ve en eşsiz olanı. Türkiye’nin farklı kültürlerinin oluşturduğu uyumlu atmosferi yansıtan Balat’ta farklı dini yapıları aynı anda görmen mümkün.

Semtte bulunan yapılardan Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi, Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi, Gül Camii, Kanlı Kilise, Cibalı Kapı ve Kırmızı Mektep mutlaka görmen gerekenler arasında.

Balat’taki tarihi yapıları gezdikten sonra da kendini antikacılarda bulabilirsin. Semtte çok uzun yıllardır bulunan antika dükkanlarında farklı anıları ve hikayeleri keşfedeceğin bir yolculuğa çıkmalısın. Günün yorgunluğunu ise Balat’ın renkli sokaklarında bulunan kafelerde atabilirsin.

Konum Linki

18- Ortaköy Camii, Beşiktaş

Boğazın kenarında köprüyle fotoğraf çektirmek için en güzel yerlerden biri olan Ortaköy’e gitmeden Avrupa Yakası’nı tam anlamıyla keşfetmiş sayılmazsın. Ortaköy’ün simgesi de tabii ki Ortaköy Camii. Buraya geldiğinde camiyi arkana alarak harika bir İstanbul fotoğrafı çekmen mümkün.

Gerçek adı Büyük Mecidiye Camii olan yapı, 1853 yılında Sultan Abdülmecit’in emri üzerine yapılmış. Neo Barok bir tarza sahip olan caminin daha önce restorasyon çalışmaları nedeniyle içine girilmiyordu. Ancak artık çalışmalar tamamlandığı için içi de gezilebiliyor. Dış görünümüyle oldukça etkileyici olan caminin içini de mutlaka görmeni öneririm.

Konum Linki

19- Belgrad Ormanı, Sarıyer

İstanbul sınırları içerisinde olup İstanbul’dan uzaklaşmaya ne dersin? Eğer cevabın evetse Belgrad Ormanı tam sana göre. Yemyeşil bir atmosfere sahip olan Belgrad Ormanı, Avrupa Yakası’nın en huzur dolu noktalarından biri. İstanbulluların çoğu da sabah yürüyüşleri ve koşuları için kendilerini Belgrad Ormanı’na atıyorlar. Bu yüzden de özellikle hafta sonları burası oldukça kalabalık olabiliyor.

Belgrad Ormanı’na giderken termosa çayını ya da kahveni koyup yanına da kahvaltılık yiyecekler alarak doğanın kalbinde güzel bir piknik yapabilirsin. Hafta sonu buranın sakin saatlerini yakalamak istersen sabah 07.00 ile 09.00 arası en ideal saatler. Sonrasında da Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalan su bentleri ve çeşmelerini görebilirsin. Belgrad Ormanı İstanbul'da piknik yerleri arayışı içerisinde ise tercih edebileceğin en popüler alanların başında geliyor.

Konum Linki

20- Atatürk Arboretumu, Sarıyer

Belgrad Ormanı’nın tadını çıkardıktan sonra hemen yanındaki Atatürk Arboretumu’na da gitmelisin. Burası 1940’lı yıllardan bugüne dünyanın farklı yerlerinden ağaçların dikildiği bir ağaç parkı. 1500’ü aşkın ağacın olduğu Atatürk Arboretumu, 1982 yılından bu yana ziyaretçilerini ağırlıyor.

3 farklı yapay göle ev sahipliği yapan arboretumun ilkbahar ve yaz mevsiminde yemyeşil manzarası etkileyiciyken sonbaharda sarı ve kırmızın farklı tonlarına bürünen yapraklarla ayrı bir güzelliğe sahip manzarası oluşuyor. Pazartesi günleri hariç saat 10.00 ile 16.00 arasında burayı istediğin gibi gezebilirsin ancak arboretuma yiyecek, içecek ve fotoğraf makinesi sokulmasına izin verilmiyor aklında bulunsun.

Konum Linki

21- Gülhane Parkı, Fatih

İstanbul’un en sevilen yeşil alanlarından biri olan Gülhane Parkı, Tarihi Yarımada’yı gezip yorulduktan sonra dinlenmek istersen seni bekliyor. Topkapı Sarayı, padişahların ikamet ettiği yer olduğu dönemde Gülhane Parkı sarayın arka bahçesiymiş. Yani tarihi öneme sahip bir parkta vakit geçirip yarımada turunu tamamlayabilirsin.

Nazım Hikmet’in şiirinden Cem Karacı’nın bestelediği şarkı kulaklarında çınlanırken parkta güzel havanın tadını çıkarabilirsin. Parkta temizlik ve düzenlemelere çok dikkat edildiği için burası Türkiye’deki en temiz parklardan biri olarak biliniyor. Parkın içinde çay ya da kahve içebileceğin çay bahçeleri de bulunuyor.

Konum Linki

22- Rumeli Hisarı, Sarıyer

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethetmeye karar verdiğinde şehri almayı garantilemek için birtakım çalışmalar yapmış. Bizans’a boğazdan yardım gelmesini engellemek de bu çalışmalardan biriymiş. Karadeniz üzerinden gelecek yarım gemilerine engel olmak isteyen Fatih, Rumeli Hisarı’nın inşasını emretmiş.

Yaklaşık 300 usta ve 800 işçinin çalışmalarıyla yapılan hisar Anadolu Hisarı’nın karşısında konumlanıyor. Burası Boğaz’ın en dar olduğu nokta olduğu için hisar Boğazkesen adıyla da anılıyor. İstanbul fethedilirken çok önemli bir görevi olsa da sonrasında buranın önemi kalmayınca yapı kendi haline bırakılmış. Günümüzde müze olan hisarda İstanbul’un fethinde kullanılan toplar ve güleleri görebilirsin. Harika bir boğaz manzarası sunduğu için Rumeli Hisarı’nı Avrupa Yakası’nda gezilecek yerler listene mutlaka eklemeni öneririm.

Konum Linki

23- Fatih Camii, Fatih

İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet, kendi adına bir cami için emir verince İstanbul’un 4. tepesine Fatih Camii yapılmış. Mimar Yusuf Sinan tarafından tasarlanan ve yapılan cami, bir Osmanlı sultanın emriyle İstanbul topraklarındaki ilk cami olmuş. Aynı zamanda 30 Ocak 1932’de ilk defa Türkçe ezan bu camide okunmuş.

Fatih Camii Külliyesi’nde medrese, tabhane, darüşşifa ve hamam gibi yapılar bulunuyor. Külliye bünyesinde yapıların hepsi simetrik bir şekilde yerleştirilmiş, tam ortalarına da cami inşa edilmiş. Bu nedenle de burası şehircilik düzenlemesi bakımından çok önemli bir nokta olarak İstanbul topraklarındaki dini ve kültürel merkez olarak görülmüş.

Konum Linki

24- Yeni Camii, Eminönü

Eminönü’ne vapurla gelirken görebileceğin Yeni Camii, ilk olarak 1597 yılında III. Murat’ın eşi tarafından verilen emirle yapılmaya başlanmış ama uzun yıllar boyunca inşaat bir türlü tamamlanamamış. IV. Mehmet’in annesi 1665 yılında caminin tamamlanmasını isteyince cami sonunda inşa edilebilmiş.

Yeni Camii inşası uzun zaman aldığı için bu arada Sultanahmet ve Süleymaniye camileri inşa edilmiş. Bu nedenle de buraya Yeni Camii adı verilmiş. IV. Mehmet’in annesinin isteğiyle inşaat tamamlandığı için Valide Sultan Camii adıyla da tanınmış. Yeni Cami’ye gittiğinde avlusunda ve çevresinde yüzlerce güvercin olduğunu göreceksin. Bazen güvercinler o kadar çok oluyor ki yürümek zorlaşıyor. Ancak satıcılardan yem alıp bu kuşları beslemek de oldukça keyifli oluyor.

Konum Linki

25- Pierre Loti Tepesi, Eyüp

İstanbul Avrupa Yakası, boğaz manzarasını izleyebileceğin harika noktalarla dolu. Pierre Loti Tepesi de hiç şüphesiz manzara denilince ilk akla gelen yerlerden biri. Haliç manzarasının tam karşısındaki tepenin adı Fransız yazar Julien Viaud’un takma adı Pierre Loti’den geliyor. Yazar buraya çok sık geldiği için tepenin adı yazarın takma adıyla beraber anılırmış ve yıllar içerisinde bu şekilde kalmış.

Eyüp Sultan Cami’sinden teleferik ile Pierre Loti Tepesi’ne çıkabiliyorsun. Haliç manzarası izlemek istiyorsan teleferiği kullanmanı öneririm. Teleferikten manzara izlemek de çok keyifli oluyor. Özellikle de uzun soluklu bir İstanbul turunun ardından teleferikle tepeye çıkıp kahve eşliğinde günü batırmak eşsiz bir deneyim haline geliyor.

Konum Linki

26- Emirgan Korusu, Sarıyer

İstanbul’un laleleriyle özdeşleşen Emirgan Korusu, lale mevsiminde Avrupa Yakası’nın en renkli noktalarından biri haline geliyor. Rengarenk lalelerin farklı düzenlemelerle süslediği Emirgan Korusu’na daha önce lale zamanında hiç denk gelmediysen mutlaka bu zamanı yakalamalısın.

Koru yüksek duvarlarla çevrili olduğu için buraya geldiğinde İstanbul’un tüm stresini geride bırakabilirsin. Girişi ücretsiz olan Emirgan Korusu’nda Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk gibi gezebileceğin alanlar da bulunuyor. Bunlar İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletildiği için burada kahvaltı yapmak ya da yemek oldukça uygun fiyatlı oluyor.

Konum Linki

27- Aya İrini Kilisesi, Fatih

İstanbul topraklarının Bizans İmparatorluğu hakimiyetinde olduğu dönemde inşa edilen ilk kilise olan Aya İrini Kilisesi, Avrupa Yakası’nda gezilecek yerler arasında önemli noktalardan biri. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul topraklarını alınca bu kiliseyi camiye çevirmeyi emretmemiş. 19. yüzyılda kilise müzeye dönüştürülmüş ve Müze-i Hümayun ya da İmparatorluk Müzesi adlarıyla anılmış.

Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk müzesi olan yapı, sonraki yıllarda Askeri Müze olarak görev yapmış. 1973 yılında ise İstanbul Kültür Sanat Vakfı’na devredilmiş. Bu nedenle de burada birçok farklı kültürel ve sanatsal etkinlikler düzenleniyor.

Konum Linki

28- Yıldız Sarayı, Beşiktaş

Osmanlı Devleti’nin İstanbul’daki en önemli üçüncü idare merkezi olan Yıldız Sarayı, III. Selim’in annesi Mihrişah Sultan’ın isteği üzerine inşa edilmiş. Ancak II. Abdülhamit döneminde bu saray idare merkezi olarak kullanılmış.

II. Abdülhamit sarayda ikamet ettiği dönemde Küçük Mabeyn Köşkü, Çit Kasrı ve Güvercinlik Binası gibi bölümleri ekletmiş. Bu eklemelerle saray 500 bin metrekarelik bir alanı kaplar hale gelmiş. Aynı zamanda basımevi, fotoğraf atölyesi, müzik stüdyosu ve tiyatro gibi kültürel etkinliklerin yapılabileceği alanlar da sarayın bünyesine dahil edilmiş. Böylece saray bir kültür merkezi haline gelmiş. Hafta içi her gün 10.00 ile 17.00 arasında bu sarayı gezebilirsin.

Konum Linki

29- Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Fatih

Sultanahmet Meydanı’nın meşhur gezilecek noktalarını gördükten sonra Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ne de mutlaka gitmelisin. Burada Türk İslam sanatına dair en güzel eserleri bir arada bulabilirsin.

Müze, Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı Pargalı İbrahim için inşa edilen sarayda yer alıyor. Bu saray ilk olarak 1983 yılında saray müzesi olmuş. Sonrasında da Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ne dönüşmüş. Müzenin koleksiyonunda bulunan halılar, el yazmaları, metal ve seramik objeler İslam dünyasından günümüze kalan en eşsiz eserler arasında yer alıyor.

Konum Linki

30- Rahmi M. Koç Müzesi, Beyoğlu

Beyoğlu’nda bulunan Rahmi M. Koç Müzesi, ülkemizde Ankara ve Cunda Adası’ndaki Rahmi Koç müzeleri arasında en meşhur olanı. 1994 yılında Rahmi Koç müzenin açılması için destek olmuş ve yaklaşık 27 bin metrekarelik alana bu önemli müze açılmış.

Açık Hava Sergileme Alanı, Tarihi Hasköy Tersanesi ve Mustafa V. Koç Binası olmak üzere 3 farklı bölümü olan müzenin koleksiyonu oldukça geniş. Demir yolu ve kara yolu ulaşımı, havacılık ve denizcilik gibi alanların tarihi gelişimini gözlemleyebileceğin otomobiller, makineler, ulaşım araçları ve bilimsel aletleri bu müzede görebilirsin. Tüm müzeyi gezmek en az yarım gün sürüyor şimdiden belirtelim.

Konum Linki

31- Miniatürk, Beyoğlu

İstanbul’daki en turistik yerler arasında olan Miniatürk, Türkiye’nin ilk minyatür parkı. İstanbul’dan 57, Anadolu’dan 12 ve Osmanlı Dönemi’nin 12 önemli yapısının 1/25 ölçekli maketleri yapılmış ve 60 bin metrekarelik bir alana sahip olan Miniatürk’te sergilenmeye başlamış.

Miniatürk, çocuklu ailelerin hiç şüphe etmeden gidebileceği bir yer çünkü çocuklar burayı çok seviyor. Eğer sıkılırlarsa da oyun alanlarında eğlenebilirler. Haftanın her günü gezilebilen Miniatürk saat 09.00 ile 18.00 saatleri arasında açık.

Konum Linki

32- Deniz Müzesi, Beşiktaş

Türkiye’nin denizcilik tarihini anlatan Deniz müzesi, bu alanda ülkemizdeki en büyük ilk müze. 1500 metrekarelik bir alana sahip olan müzenin 4 salonu ve 17 sergileme salonu var. Koleksiyonunda Atatürk’ün eşyaları da bulunan müzede 20 bin farklı eser mevcut. Hem sergilenen eserlerin fazlalığı hem de geniş alanıyla dünya genelinde kıyaslandığında da en büyük deniz müzeleri arasında yer alıyor.

Konum Linki

33- Kilyos, Sarıyer

İstanbul’dan mesafe olarak çok uzaklaşmayıp kafaca uzaklaşmak isteyenlerin Avrupa Yakası’ndaki ilk adresi Kilyos oluyor. Sarıyer ilçesine bağlı olan Kilyos, özellikle yazın denize girmek isteyen İstanbulluların sıklıkla tercih ettiği yerlerden.

Kilyos, Karadeniz kıyılarında yer alıyor. O yüzden de denizi hırçın Karadeniz dalgaları ile biraz tehlikeli olabiliyor. Buraya yüzmeye gelirsen bunu aklında bulundurarak gelmeni öneririm. Eğer yüzme konusunda kendine güvenmiyorsan burada yüzmeyi riske atmamak senin için daha iyi olabilir.

Konum Linki

34- Masumiyet Müzesi, Beyoğlu

Orhan Pamuk’un aynı isimdeki kitabının kurgusuyla oluşturulan Masumiyet Müzesi, her yıl bu kitabın hayranı olan yüzlerce misafiri ağırlıyor. Romanın dünyasını yansıtan bir müzesi olmasıyla diğer müzeler arasında ilk sayılıyor. Bu nedenle de 2014 yılında Avrupa Yılın Müzesi ödülüne layık görüldü. Eğer kitabı okuduysan içinde tek seferlik bir giriş bileti olduğunu göreceksin. Bu yüzden müzeye gelirken kitabını unutmamanı öneririm.

Konum Linki

35- Cağaloğlu Hamamı, Fatih

Cağaloğlu Hamamı, 1741 yılında inşa edilmiş. İstanbul’un en turistik hamamlarından biri olduğu kadar dünya çapında da çok ünlü. New York Times’ın “Ölmeden Önce Görülmesi Gereken 1000 Yer” listesinde Cağaloğlu Hamamı’na da yer verilmiş. Kadın ve erkek bölümlerinin girişleri farklı yerden yapılıyor. Kadınlar Hamam Sokak üzerindeki kapıdan erkekler de ana yoldaki kapıdan hamama giriyorlar. Burası aynı zamanda şehirdeki en büyük çifte hamam. Turistik bir hamam olduğu için İstanbul Rüyası, Tepeden Tırnağa, Lüks Osmanlı Servisi ve I. Sultan Mahmut adında hamam paketleri de bulunuyor.

Konum Linki

İstanbul Avrupa Yakası gezin bittikten sonra Anadolu Yakası'nı gezmek istersen Anadolu Yakası'nda gezilecek EN güzel 35 yer listemizi inceleyebilirsin.

nihanbayram
Nihan Bayram
529 Yazı
Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Bir süre bir marka ajansında içerik editörlüğü yaptı. Hürriyet Kitap bünyesinde "Ün, Aşk ve Diğerleri" adlı kitabı yayınlandı. Ajans deneyiminden sonra Enuygun ekibine katıldı.
Uzman Yazarlar