Büyükada, Burgaz, Kınalı veya Heybeli... İstanbul’un hemen yanıbaşında uzanan adalar her mevsim sakinliğin ve huzurun değişmez birer adresi olarak biliniyor. Üstelik buralar dünyada eşi benzeri olmayan çok sayıda tarihi yapının ve lezzetin de doğru adresi. Adalarda gezinirken yaşayabileceğiniz maceralar neler dersiniz?

1- Aya Yorgi Kilisesi’ni görün

Adaların en büyüğü Büyükada’nın tepesinde bulunan kilise her yıl sadece Hıristiyanları değil, Müslüman ve Musevi gibi farkllı inanışlara sahip ziyaretçileri de buraya çekiyor. Adanın tepesinde bulunan Aya Yorgi Kilisesi’nden görünen manzara kelimenin tam anlamıyla nefes kesici. Buraya ulaşmak oldukça dik bir yokuşu tırmanmayı gerektirse de Büyükada’ya yolunuz düşerse mutlaka kilisenin bulunduğu tepeye çıkmalısınız. Sonunda buna değdiğini fark edeceksiniz. Büyükada’nın tarihi sokaklarında gezinmeye başlamak için doğru istikamet olan İstanbul’a uçak bileti bakmaya başlamak için de buraya tıklayın yeter!

2- Sait Faik’in evini ziyaret edin

Dünyanın en önemli öykü yazarlarından biri olarak kabul edilen Sait Faik Abasıyanık’ın evini görmek isterseniz gelmeniz gereken yer İstanbul adalarından başkası değil. Prens Adaları olarak da bilinen adaların en küçüklerinden biri olan Burgazada’da yer alan ünlü edebiyatçının evi günümüzde müze olarak ziyaret edilebiliyor. Üstelik ücretsiz! Burgazada’da gezinirken havaların sıcak olduğu dönemlerde serinlemek isterseniz adanın koylarından birinde denize de girebilirsiniz.

3- Kalpazankaya’da günü batırın

Burgazada’ya geldiğinizde görmeniz gereken yerlerden biri de Kalpazankaya. Adanın en ünlü ve en güzel koylarından biri olan Kalpazankaya’nın en iyi taraflarından biri de yemek yiyebileceğiniz veya bir şeyler içebileceğiniz bir restoran bulunması. Burada adanın lezzetli mezelerini ve yemeklerini tadarken ufukta yavaş yavaş kaybolan güneşin batışını izlemekse yaşayabileceğiniz en unutulmaz deneyimlerden biri.

4- Dünyanın en büyük ahşap yetimhanesini keşfedin  

Büyükada’da bulunan tarihi Rum yetimhanesi aynı zamanda dünyanın en büyük ahşap yapılarından biri. Adanın tepelerine doğru tırmanırken karşınıza çıkacak yetimhanenin bulunduğu bölgeye bisiklet kiralayarak ulaşabilir ve sahilden üstlere doğru biraz yürüyrek buraya ulaşabilirsiniz.

5- Prinkipo’da dondurmanın tadına bakın

Büyükada’da vapurdan indikten hemen sonra, iskelenin ilerisinde kaşrınıza çıkacak Prinkipo Dondurmacısı, adanın en eski ve ünlü lezzetlerinden birini sunuyor. Sahilden içeri doğru yürürken dikkatinizi çekecek uzun kuyruk burada dondurmanın ne denli lezzetli olduğu konusunda fikir verebilir. Üstelik havalar biraz serinlediyse, Prinkipo’da son derece leziz waffle ve lokmaları da tadabilirsiniz. İstanbul’da mutlaka denemeniz gereken diğer lezzetler de galerimizde.

6- Tarihi köşkleri fotoğraflayın

Adaların neredeyse hepsinde birbirinden güzel tarihi yapıları ve köşkleri görebilirsiniz. Büyükada ise bu konuda ziyaretçilere en çok alternatif sunan ada konumunda. Adada Reşat Nuri Güntekin Köşkü, İzzet Paşa Köşkü ve Kuyumcuyan Köşkü gibi çok sayıda tarihi köşk var. Büyükada’da dolaşırken geçmişte birçok ünlü isme ve filme de ev sahipliği yapan bu yapıların çevresinde turlayabilirsiniz. Köşkler arasında bugün neredeyse yıkık halde olanlardan biri ise ünlü Rus siyasetçi Lev Troçki’nin sürgün yıllarını geçirdiği ev. Günümüzde bu evin büyük bir bölümü hasar görmüş olsa da görülmeye değer.

7- Bayrak Tepe’ye çıkın

Burgazada’da gezinirken uğramanız gereken yerlerden biri de Bayrak Tepe. Adanın yokuşlarını tırmanarak ulaşabileceğiniz bu tepeden uzaklardan görünen İstanbul siluetini ve diğer adaları izleyebilir, fotoğraf çekebilirsiniz.

 

8- Hıristos Manastırı’nı görün

Büyükada’da bulunan kilise kadar ünlü olmasa da Kınalıada’da da son derece göz alıcı bir tarihi manastır var. Adanın denize girilen sahillerinden tepelerine doğru kısa bir yürüyüşün sonunda manastırın bulunduğu alana ulaşabilirsiniz. Buradan görülen diğer adaların manzarası ise özellikle sabahın erken saatlerinde veya akşam gün batmadan önce insanı bambaşka dünyalara götürecek cinsten.

9- Kınalıada plajlarında denize girin  

Başta adanın merkezine yakın Kumluk Plajı olmak üzere Kınalıada’da bulunan çok sayıda plaj denize girip güneşlenmek isteyenleri karşılıyor. Kınalıada plajlarının en iyi taraflarından biri de iskeleye yakınlğı. Bu sayede vapurdan indikten sonra dakikalar içinde kendinizi denize bırakabilirsiniz.

10- Piknik yapın

Hem de ne zaman ve nerede isterseniz! Adalar piknikten vazgeçemeyen gezginler için de çok sayıda harika piknik alanı sunuyor. Bunlardan dilediğinizi seçerek manzaraya karşı piknik keyfi yapabilir ve doğanın içinde vakit geçirebilirsiniz. Bu yerler arasnda Büyükada’da bulunan Dilburnu ve Heybeliada’da yer alan Değirmenyeri veya Çam Limanı Piknik Alanı gibi yerler dünyanın en güzel manzarasına sahip piknik alanları arasında sayılabilir. Üstelik tüm bu yerlere sahilden bisiklet kiralayarak iki teker üzerinde de kolayca ulaşabilirsiniz. Adalar turuna birkaç gün ayırarak buraların keyfini doya doya çıkarmak isterseniz kalabileceğiniz uygun otel seçeneklerine göz atmak için hemen tıklayın.