Dünya üzerinde en eski tapınak merkezi olan Göbeklitepe’yi mutlaka duymuşsundur. Göbeklitepe, keşfedildiği günden beri tarihe ışık tutarak dünyanın en değerli tarihi mirası olarak görülüyor. Bu mirasa sahip çıkmak için UNESCO, Göbeklitepe’yi “Dünya Mirası Listesi”ne aldı. Bütün bunlar olurken sen Göbeklitepe’yi hiç duymadıysan, bu yazıda bilmen gereken her şeyi öğreneceksin.

“2019, ‘Göbeklitepe Yılı’ ilan edildi” haberini görmüşsündür. Ben de Göbeklitepe’yi daha önce hiç duymamış olup da “Bu Göbeklitepe neresi, buranın önemi ne” sorularıyla internette bilgi bulacağım diye kaybolmaman için bu yazıyı hazırladım. Hemen bir seyahat planlayıp öğrendiklerini yerinde görmek istersen Göbeklitepe seyahati öncesinde bilmen gereken her şeye "Göbeklitepe'ye nasıl gidilir?" yazısından ulaşabilirsin.

Yeryüzündeki ilk inancın başlangıç noktası

“Peygamberler şehri” adını gururla taşıyan Şanlıurfa, Göbeklitepe’nin keşfiyle çok önemli bir rütbeye daha sahip oldu. Aramızda Urfalılar varsa gururlanmalılar diye düşünüyorum çünkü benim memleketim Urfa olsa havamdan geçilmezdi. Şanlıurfa’nın yaklaşık 20 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Göbeklitepe 1963 yılında bir yüzey araştırması esnasında ilk kez keşfedildi. Tabii bu araştırmada Göbeklitepe’yi keşfeden kişiler, dünyanın geçmişiyle ilgili büyük öneme sahip bir tapınağa rastladıklarının henüz farkında değillerdi.

1994 yılında kazı çalışmaları başlayana kadar da kimse farkına varmadı. Kazı çalışmalarında, Göbeklitepe yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladığında geçmişi 12.000 yıl önceye kadar dayanan bir tapınma merkezi keşfedildiği ortaya çıktı. 12.000 yıl önce demek, İngiltere’den bulunan Stonehenge’den yaklaşık 7000, Mısır Piramitleri’ndense 7500 yıl daha öncesini işaret eden bir tarih demek. Bu durum da Göbeklitepe’yi yeryüzündeki en eski tapınma merkezi haline getiriyor. Yani yeryüzündeki ilk inanç eyleminin başladığı nokta diyebiliriz Göbeklitepe için.

Yeryüzündeki ilk inancın başlangıç noktası

Medeniyetin temellerinin atıldığı yer

Göbeklitepe’nin tarihi, insanoğlunun yerleşik topluluklar halinde yaşamaya başladığı ilk döneme yani Neolitik Çağ’a denk düşüyor. Büyük büyük atalarımız avcı ve toplayıcı yaşam tarzından yerleşik bir düzene daha yeni yeni alışırken Göbeklitepe gibi büyük bir tapınak merkezinin inşa edilmiş olması, arkeologları ve tarihçileri hala şaşırtmaya devam eden bir olay. Zaten Göbeklitepe’yi bu kadar önemli bir miras haline getiren şey de bu aslında.

Göbeklitepe’de bulunan T biçimli sütunların boyları 6 metre civarındayken ağırlıkları da yaklaşık 60 ton. Neolitik Çağ gibi daha yeni yeni yerleşik hayatın başladığı bir dönemde, bu kadar büyük boyuttaki sütunların el arabası ya da yük hayvanları olmadan taşınmış ve dikilmiş olması çok şaşırtıcı. Bir de bu sütunları sadece dikmekle kalmayıp, sütunların üzerine hayvanların resmedildiği birçok 3 boyutlu kabartmalar yapmış atalarımız. Bildiğimiz kadarıyla Neolitik Çağ’da bu kabartmaların yapılmasına yardımcı olacak araçlar yoktu. Tabii bunlarla ilgili gelecekte cevaplanması muhtemel birçok soru var ama çoğunluk, insanoğlunun medeniyetin ilk adımlarını Göbeklitepe’de attığı konusunda hem fikir.

Medeniyetin temellerinin atıldığı yer

Tüm dünyanın ilgi odağı

Göbeklitepe’nin kazı çalışmalarının başladığı zamanlardan yaşamının son günlerine kadar Göbeklitepe’nin gün yüzüne çıkması için çalışan Prof. Dr. Klaus Schmidt, 2006 yılında “Burası çok kısa süre sonra ‘Dünya Kültür Mirası’ özelliği kazanacak bir insanlık tarihi anıtıdır” öngörüsünde bulunmuş. Schmidt’in bu görüşü, 2018 yılında UNESCO, Göbeklitepe’yi “Dünya Mirası Listesi”ne alınca doğrulandı. UNESCO’nun bu kararından önce de birçok turist sırf Göbeklitepe’yi ziyaret etmek için Şanlıurfa’ya gidiyordu elbette ama “Dünya Mirası Listesi”ne alınmasıyla turist sayısında büyük bir artış oldu. Şimdi 2019, “Göbeklitepe Yılı” ilan edildi. Bunun turizmde büyük bir hareketlilik oluşturacağı düşünülüyor.

Tüm dünyanın ilgi odağı

Şimdi Göbeklitepe’yle ilgili bilmen gereken her şeyi öğrendin. Ben şimdiden en yakın ilk tatilim için Şanlıurfa biletimi aldım. Bu kadar önemli bir yeri sadece okuyarak, yazarak anlamak olmaz sonuçta, hissetmek lazım. Hadi sen de Şanlıurfa uçak biletini al, Göbeklitepe’yi yerinde gör.