Merkez Bankası başkanı Erdem Başçı’nın son dönemde aktif ve sert şekilde politikalarda değişikliğe gitmesinin altında yatan nedenleri incelemeye çalışırken, kredi konusundaki tutumu anlamak zor olmadı. 2011 yılının bütününde kredi hacmindeki genişleme tahmini, daha doğrusu göze alınabilecek üst sınır %25 dolaylarındaydı. Ancak 2011 yılının henüz Ekim ayında kredi hacmi %28 seviyesine yaklaştı. Üç puana yakın bu genişleme artışı, önlemlerin daha da sertleşmesine neden oldu. Haliyle, bankalara getirilen ‘faizi siz artırın’ komutundan sonra kredi faizlerinde yükselişler izledik.

Kredi genişlemesindeki etmenlere baktığımız zaman, kur artışının yabancı para cinsinden kredilerin, TL cinsi kredileri büyütmesini ilk sıraya yazabiliriz. Yani bu etki, %25 dediğimiz sınırın aşılmasına mutlaka katkı yapmıştır. Ancak genel anlamda baktığımız zaman, yine de kredilerde son BDDK önlemlerine rağmen bir düşüş yaşamadığını da görmüştük.

Kredi genişlemesinde kurun etkisi 4.6 puan

2010 sonunda 483.8 milyar lira düzeyinde bulunan toplam kredi hacmi, dokuz buçuk ayda %27.4'lük bir genişleme ile 616.2 milyar liraya ulaştı. %27.4'lük kümülatif artışın 4.6 puanı kurdan kaynaklandı.

Mevduat, katılım ve kalkınma-yatırım bankalarının sadece yurt içine açtıkları kredilerin hacmi, yılbaşından 14 Ekim'e kadar olan dönemde yüzde 27.3 artışla 610 milyar 846.1 milyon liralık bir hacme ulaştı. Yurt içine kullandırılan TL cinsinden krediler yüzde 21.3 oranında net 82 miyar 223 milyon liralık artışla 468 milyar 54 milyon liraya ulaşırken, yabancı para kredilerin TL cinsinden tutarı yüzde 51.8 oranında 48 milyar 723 milyon liralık artışla 142 milyar 792 milyon liraya yükseldi.

Aynı dönemde sektörden yurt dışına açılan TL cinsi krediler yüzde 37.8 oranında 230 milyon liralık bir artışla 836,8 milyon liraya, yabancı para cinsi krediler ise yüzde 37.1 oranında 1 milyar 216.4 milyon liralık artışla 4 milyar 498.6 milyon lira oldu. Yurt dışına kullandırılan kredilerin toplam tutarı yüzde 37.2 oranında 1 milyar 446 milyon lira büyüyerek 5 milyar 335.4 milyon liraya ulaştı.

Böylece bankacılık sektörünün yurt içi ve dışı toplam kredi hacmi yılbaşından 14 Ekim'e kadar yüzde 27.4 oranında 132 milyar 392 milyon lira genişleyerek 616 milyar 181.5 milyon lira oldu. Toplam kredi hacminin 468 milyar 890,6 milyon lirasını oluşturan TL cinsi krediler yılbaşından bu yana yüzde 21.3 oranında net 82 milyar 453 milyon lira artarken, toplam yabancı para kredi hacmi ise aynı dönemde yüzde 51.3 oranında net 49 miyar 939 milyon liralık genişleme 147 milyar 291 milyon liraya ulaştı. Toplam yabancı para kredilerin TL karşılığında yılbaşından bu yana yaşanan yüzde 51.3'lük artışın yüzde 17.9'u kurdan kaynaklandı. 

Yurt içine açılan yabancı para kredilerin hacmi yılbaşından 14 Ekim'e kadar yüzde 28.7 oranında yaklaşık 17.5 milyar dolarlık net artışla 78 milyar 333 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde yurt dışına açılan döviz cinsi krediler ise yüzde 16.2 artışla 2 miyar 468 milyon dolar oldu. Böylece yabancı para kredilerin toplam hacmi bu dönemde yüzde 28.3 oranındaki 17 milyar 830 milyon dolarlık net artışla, 80 miyar 800 milyon dolara yükseldi.

Kredi hacminde düşüş yaşanması gerekiyor

Kredi faizlerinin yükseltilmesindeki sebep açık şekilde görülüyor ki; kredi hacminde yaşanan güçlü genişlemenin terse dönmesi ve küçülmesi gerekliliği… Kabul edilebilir seviyenin tutturulması için kredi hacminde yüzde 2’ye yakın bir daralma gerekiyor. Artış hızının önüne geçmek için alınan önlemler neticesinde, ilk olarak bankalar kredi faizlerini artırdı. Bu nedenler çerçevesinde yaşanan kredi faiz artışlarına bir göz atalım.

Bankaların tüketici kredisi faiz oranları 6 ay ve 1 yıl vadede yüzde 1,55 ile 1,81 arasında değişiyor. Taşıt kredileri de 1 ila 2 yıla kadar vadelide 1,29 ile 1,53 arasında değişen faiz oranları tüketicilere sunuluyor. Konut kredileri tarafında ise 5 yıl vadede 1,16 ile 1,67 arasındaki faiz oranları tüketicilerin kullanımına sunulurken, 10 yıl vadede ise 1,22 ile 1,77 arasındaki değişen faiz oranlarıyla kredi alınabiliyor.