Gezegenimiz için en büyük tehdit: İklim krizi

busra.guzeller

Her ne kadar Covid-19 nedeniyle son 1,5 yılda çok konuştuğumuz konulardan biri olmasa da küresel ısınma hala gezegenimizle ilgili en büyük tehditlerden biri. Artan sıcaklıklar, eriyen buzullar, kuraklık tehlikesi ve bazı bölgelerde çıkan yangınlar küresel ısınmanın sebep olduğu iklim krizinin gözle görülebilir etkilerinden bazıları.  Eğer içinde bulunduğumuz bu krizle ilgili bilinçlenmezsek maalesef gezegenimizi ileride çok daha kötü günler bekliyor.

İklim krizi nedir? 

Geçmişte iklim değişikliği olarak anılan ve küresel ısınmanın ciddiyetini artırmasıyla birlikte iklim krizi olarak değiştirilen bu kavram, iklim dengesinin bozulması olarak tanımlanabilir. İnsanların çevre ve doğa bilinci olmadan sergilediği davranışlar atmosfere salınan sera gazı miktarını artırıyor. Bu gazlar iklimi değiştiriyor ve değişen iklim de çölleşme, kuraklık, dengesiz yağış oranı ve sıcaklık artışına yol açıyor. Sıcaklığın artması buzulları eritiyor, okyanusların asit oranı artıyor, bitkiler yok oluyor ve hayvanlar ölüyor. Kısacası kömür gibi fosil yakıtları kullanmaya, bilinçsiz elektrik tüketimine, ormansızlaşmaya, endüstriyel tarım ve hayvancılığa devam ettikçe hem bugünlerimizi hem de yarınlarımızı etkileyecek bir iklim felaketinin başrol oyuncuları haline geliyoruz.

İklim krizinin nedenleri

İklim krizinin etkisi her geçen gün artıyor. Çünkü davranışlarımızla farkında olmadan her gün bu tehlikeyi besliyoruz.

Gündelik hayatımızda dikkat etmediğimiz fakat iklim krizine sebep olan birçok durum var. Bunlar:

Fosil yakıt kullanımı

Kömür, petrol, doğalgaz gibi yakıldığında karbondioksit (CO2) ortaya çıkarıp sera gazı salınımı yapan yakıtlara fosil yakıt deniyor. Tüm bu yakıt türlerinin kullanılmasıyla atmosferde ısıyı tutan gaz miktarı artıyor. Bu da gezegenimizden yansıyan ısı miktarını düşürerek gezegenimizi ısıtıyor.

Elektrik üretimi ve tüketimi

Araştırmalara göre ABD’de tüketilen toplam enerjinin yüzde 40’ı elektrik üretiminde kullanılıyor. Bu da elektriğe harcanan enerjinin karbon ayak izi artışında önem arz ettiğini göstermekte. Elektrik üretiminin daha verimli hale getirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek karbon ayak izinin azalmasını sağlayacağı için iklim krizinin etkilerini de azaltacak.

Ormansızlaşma

Ormansızlaşma dünya üzerindeki ormanların çeşitli sebepler nedeniyle yok olmasıyla ortaya çıkan durum. Yeni rant alanları için ağaçların kesilmesi, madencilik, yanlış sulama gibi nedenler ile ormanlar yok ediliyor ve kesilen ağaçlar yeryüzünü koruyacak gölgelik alan oluşturamıyor. Sonuç olarak güneş ışınları yeryüzüne direkt olarak geliyor ve dünyamız ısınıyor.

Bilinçsiz tarım ve hayvancılık

Her ne kadar çok farkında olunmasa da bilinçsiz tarım ve hayvancılık faaliyetleri ormansızlaşma, hava ve su kirliliği, CO2 salınımı gibi olumsuz durumlara neden oluyor. Özellikle bu faaliyetler esnasında toprağın CO2 kaybetmesi ve kaybettiği CO2’yi atmosfere bırakması iklim krizini doğrudan etkiliyor.

Ulaşım

Ulaşım araçlarının çalışmasında benzin ve dizel akaryakıt kullanılması her bir aracın atmosfere karbondioksit salınımı yapmasını beraberinde getiriyor. Salınan gazlar da tıpkı daha önceki maddelerde olduğu gibi atmosferde ısı tutan gaz miktarını artırıyor. Böylelikle küresel iklim krizi tehlikesinin boyutları artıyor.

İklim krizinin sonuçları

  • İklim krizinin en büyük sonuçlarından biri ısıya bağlı ölümlerin artması. Yapılan araştırmalar son 20 yılda yaşanan ölümlerin yüzde 33’ünden fazlasının iklim krizinden dolayı olduğunu gösteriyor. Artan ölümler bu krizin en belirgin sonuçlarından biri.
  • Bugün sahip olunan biyoçeşitlilik 3,2 milyar yıllık bir sürecin sonucu. Bu süreç içerisinde doğan türler ve yok olan türler olmuş, tüm bu doğan ve ölen türler bugünkü biyoçeşitliliğin kısa bir özeti aslında. Yapılan araştırmalara göre geçmişte yılda yalnızca bir ya da iki tür kendi kendine yok olurken günümüzde yılda tükenen tür sayısı bine ulaşmış. Yaşanan bu yıkıcı durumun sebebi iklim krizi. Yani ileride etkilerini daha net görebileceğimiz bu kriz aslında bugün de çok fazla can alıyor.
  • Küresel ısınmanın önemli etkilerinden birini de okyanuslarda gözlemlemek mümkün. Çünkü okyanuslar artan sıcaklığın yüzde 80’ini çekiyor. Bu da okyanuslardaki buzulların eritiyor, deniz seviyeleri yükseliyor ve buzlarla kaplı kıtalardaki buz tabakaları eriyor. Haliyle dünyanın doğal dengesi bozuluyor.
  • Denizlerin ısınmasıyla birlikte mercan kayalıklar beyazlanıyor. Bu durum denizlerdeki balıkların türlerini yok ediyor. Ayrıca denizlerde yetişen ve insan sağlığı için fayda sağlayan canlılar da bu sebepten yok oluyor. İlaç endüstrisi bu canlıların yok olmasından olumsuz etkileniyor.
  • İklim kriziyle birlikte artan su seviyeleri bazı yaşam alanlarında yaşamanın mümkün olmamasına neden oluyor. Artık yaşamın mümkün olmadığı yerlerde barınan kişiler hayatlarını devam ettirebilmek için göç etmek zorunda kalıyor. Bu durum yeryüzünde yaşamın mümkün olduğu alanların taşıma kapasitesini kötü etkiliyor ve kentler nüfusun temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geliyor. Bu da iklim kriziyle gelen bir diğer tehdit. Hatta söz konusu durum “iklim mülteciliği” kavramıyla somutlaşmış durumda.
  • Küresel ısınmanın artması yangınların artırıyor ve çıkan her bir yangın küresel ısınmanın daha da şiddetlenmesine yol açıyor. Çünkü yüksek sıcaklık bitki örtüsünü kurutuyor ve kuruyan toprak, yangına karşı hassaslaşıyor. Sonrasında küçük bir kıvılcım ya da çakan bir şimşek koskoca bir yangın çıkarıyor.

Görüldüğü gibi farkında bile olmadan günlük hayatımızda sergilediğimiz davranışlar canlıların ölümüne yol açıyor ağaçlarımızı kurutuyor, ormanlarımızı yok ediyor, yaşam alanlarımızı elimizden alıyor ve aslında bu yaşananlar sadece bir ön gösterimden ibaret. İnsanlar olarak önlemlerimizi almazsak ve toplumların bilinçlenmesini sağlayamazsak yakın zamanda gezegenimiz bugünkünden daha beter bir hal alacak.

Peki, konuyla ilgili nasıl önlemler alabiliriz?

İklim kriziyle bireysel mücadele

Her ne kadar bilinçsiz davranışlarımızdan dolayı hızlı bir şekilde etki alanını genişletse de iklim krizinin ilerleyişini yavaşlatmak alacağımız önlemlerle mümkün.

  • Fosil yakıtların kullanımı karbon salınımının artırıyor. Bu nedenle iklim krizinin etkilerinin azalması için yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek şart.
  • 500 gram dana eti üretmek için 7 bin litre su harcanması gerektiğini biliyor muydun? Artık biliyorsun.  Dünyadaki su kaynaklarının bizlere daha uzun süre yetmesi için et tüketimimizi azaltabiliriz. Her ne kadar küçük bir önlem gibi görünse de sera gazı emisyonlarının yüzde 15’i hayvancılık kaynaklı.
  • Evlerimizi ısıtmak için doğalgaz gibi yakıtlardan daha az yararlanmak adına izolasyona önem gösterebiliriz.
  • CO2 emisyonunu azaltmak için toplu taşıma araçlarına yönelebilir hatta yakın mesafeler için bisiklet kullanımına alışabiliriz. Her geçen gün popülerleşen elektrikli scooter’lara da bir şans verebiliriz.
  • LED ampüller kullanabiliriz.
  • Pikniğe gittiğimizde atıklarımızı doğaya bırakmaktansa her seferinde toplayıp özel çöp konteynerlerine atmalıyız!
  • “Sıfır Atık” projesine daha çok destek vererek daha az atık oluşturmaya özen gösterebiliriz. Bu sayede atıklarımızın yok olması için harcanacak enerji miktarı azalacak. Bu da CO2 salınımını düşürecek.
  • Plastik poşet yerine bez torba ve çantalara bir şans verebiliriz.
  • Her gün plastik şişede su alıp kağıt bardakta kahve içmektense yanımızda mataramızı ve termosumuzu taşıyabiliriz.
  • Plastik şişede satılan şampuan ve duş jellerini kullanmaktansa katı sabun ve şampuanlara yönelebiliriz.

Seyahat ederken doğayı korumak için yapılabilecekler

Seyahat esnasında geride bıraktığımız zamanın yorgunluğundan arınmak istiyor, daha serbest bir moda geçiyoruz. Bu noktada da maalesef ki doğamızı, kültürel değerlerimizi ve güzelliklerimizi ihmal ediyoruz. O yüzden bu bölümde seyahatlerimiz esnasında iklim krizini beslememek için dikkat etmemiz gerekenleri anlatacağım.  

  • Seyahat ederken bulunduğumuz yeri yürüyerek, bisikletle ya da toplu taşıma araçları ile keşfetmeyi tercih etmeliyiz. Çünkü ancak bu sayede ulaşım esnasında oluşturacağımız atık miktarını azaltabiliriz.
  • Atık oluşturmamak için yapabileceğimiz bir diğer davranış da yemekler esnasında yalnızca yiyebileceğimiz kadarını almak. Tabağımıza aldığımız fakat yemediğimiz her yiyecek çöpe atılıyor ve biz de gezegenimize bir yeni atık kazandırmış oluyoruz. Bunu engelleyebiliriz.
  • Seyahat demek gidilen yeri keşfetmek demek. Biz de bu keşifler esnasında bir şeyler atıştırmayı ya da soğuk içeceklerle serinlemeyi çok seviyoruz ve bazen bu yediğimiz içtiğimiz şeylerin atıklarını çöp kutusu bulamadığımız için doğaya bırakıyoruz. İşte bu davranış asla sergilememiz gereken bir davranış. Doğadayken çöp kutusu bulamadığımız anlarda atıklarımızı çantamıza koymalı ya da çöp kutusu bulana dek elimizde taşımalıyız.
  • Piknik yaparken doğaya zarar verdiğimiz durumlar oluyor. Seyahatimiz esnasında gittiğimiz yerde bir piknik yapacaksak atıklarımızı doğaya bırakmamalıyız. Şayet ateş yaktıysak alandan ayrılmadan ateşi söndürmeli, oturduğumuz yeri tertemiz bırakmalıyız.
  • Bazen fotoğraf çekilirken doğamıza zarar veriyoruz. Pozumuzu verirken ağaçların dallarını yıpratıyor, çimenleri boş yere eziyoruz. Enfes fotoğraflar çekilmek çok keyifli olsa da canlıları rahatsız etmemeli ve doğaya zarar vermemeliyiz.

Önemli not: Fotoğraf çekilmek artık hepimiz için o kadar önemli ki, bazen fotoğraf çekilirken dokunulmaması gereken tarihi eserlere dokunuyor ve onlara zarar veriyoruz. Bu yaptığımız o kadar yanlış ki. İklim kriziyle ilgisi olmasa da fotoğraf çekilmek uğruna tarihimizden yansımalara bilinçsizce zarar veriyoruz. Sosyal medyada paylaşacağımız bir fotoğraf için geçmişimizi yok etmemeliyiz.

  • Deniz tatiline gidiyorsak çöplerimizi asla denize atmamalı, su kirliliğinin önüne geçmeliyiz. Su kirliliğinin de iklim krizinin hızlanmasında çok etkili olduğunu bir kez daha eklemek istiyorum.
  • Ormanlık alanda yere cam gibi yanıcı maddeler atmamalıyız. Yerde sönmemiş izmaritler görürsek onları mutlaka söndürmeliyiz.

İklim krizinin hızlı yükselişini durdurmak cidden bizim elimizde. Yapacaklarımızla önlem alabilir ve bir şeyleri yoluna koymayı başarabiliriz ama eğer ki bilinçsiz yaşamaya devam edersek maalesef ileride bizden sonraki nesillere bırakacağımız yorgun ve yıpranmış bir gezegenden ibaret olacak. 

busra.guzeller
Büşra Güzeller
39 Yazı
İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun olan yazar, yazı yazma tutkusunu oldukça erken keşfetti. Ortaokul yıllarından beri farklı türlerde yazılar kaleme aldı ve üniversiteden mezun olduktan sonra ajanslarda metin yazarı ve içerik editörü olarak rol aldı. Uzun süre çalıştığı bir ajansta seyahat alanında yazmaktan çok keyif aldığını keşfetti ve en keyif aldığı alanda daha çok üretmek için Enuygun ekibine katıldı. Büşra yazı yazmayı, köpeğiyle vakit geçirmeyi, okumayı ve yol filmlerini izlemeyi çok seviyor.
Uzman Yazarlar