Endülüs'ün şirin kenti Sevilla


Tuğba Hacıbayramoğlu
11 Aralık 2019 | 59

Dünyanın en çok turist çeken ülkelerinin başında gelen İspanya’yı baştan başa gezme fırsatım oldu. Beni en çok etkileyen yerler ise Endülüs Emevi Arap izlerini taşıyan şehirlerdi. Bir dönem Müslüman, Yahudi hatta Hristiyanların bir arada yaşadığı bu kentlerde, Emevi Arapları öyle güzel izler bırakmışlar ki şaşırmamak mümkün değil. Eğer Akdeniz, Arap, Yahudi, İspanyol uygarlıklarının harmanladığı bir tur yapmak isterseniz, yolunuz Endülüs İspanyası’na düşmeli. Valencia’dan Sevilla’ya hatta Portekiz sınırlarına kadar uzanan Akdeniz’in hemen yanı başındaki yolculukta sizi etkileyecek çok şey var.

Sevilla gezisine Plaza Espana’dan başlayın

İsmi Arapça İşbiliye’den alan Endülüs özerk bölgesinin en büyük şehri olan Sevilla, benim İspanya gezisinde en etkilendiği kentlerden biri oldu. Samimi, sıcak düzenli ve temiz bir şehir. Şehirde tarihi yapılar çok. Ancak genelde turistler kenti gezmeye Plaza Espana’da başlıyor. Etkileyici bir yapı aslında çok eski değil, yani baktığınızda bunun çok eski tarihi bir bina olduğunu düşünüyorsunuz ancak 1928 yılında Expo fuarı için inşa edilmiş. Yapının başında ve sonundaki iki kule İspanya’yı birleştiren iki isim İzabel ve eşi Fernando’yu temsil ediyor. Meydanda yerlerde çok ucuza süsler yelpazeler satıyorlar ancak zaman zaman polis gelip onları uzaklaştırıyor.

İsteyenlere tekne turu

Buraya yakın Guadalquivir Nehri kenarında ise tekne turları yapılıyor. Yaklaşık 20 Euro’ya tekne turu yapabilirsiniz. Şehrin önemli yapıtlarından Torro Del Oro karşılayacak sizi. Bu kulede Don Kişot’un yazarı Cervantes de bir dönem hapsedilmiş. Kulenin hemen yakınında güzel bir park var. Parkın içinden Sevilla'nın ünlü yerleşim yeri Santa Cruz'a doğru ilerleyebilirsiniz.

İsteyenlere tekne turu

Santa Cruz mahallesinin şirin sokakları

Sonrasında şehrin en şirin sokaklarının yer aldığı Santa Cruz yani Yahudi Mahellesi’ne giriş yapıyoruz. Aslında yine İspanya’daki diğer Yahudi mahallelerinde olduğu gibi burada da dar sokaklar var. Evler neredeyse birbirine yapışık ancak hepsinin arka tarafta avluları var. Bu evlerin altındaki katlar genelde dükkan ya da kafe olmuş. Yahudi mahallesinden biraz ilerlerseniz ünlü Sevilla Katedrali karşınıza çıkıyor. Katedralin içerisinde Kristof Kolomb’un mezarı var. Etkileyici bir katedral gezmek için ücret ödemeniz gerekiyor. İspanya'da genelde katedral ve kiliseleri gezmek için para isteniyor ancak ayine denk gelirseniz para ödemeden girip gezebiliyorsunuz.

Santa Cruz mahallesinin şirin sokakları

Mor renkli Jacarada ağaçları

Sevilla’nın neredeyse bütün yolları mor renkli çiçek açan jacarada ağaçlarıyla kaplı. O kadar güzel ki bu ağaçlar. Bakmaya doyamıyorsunuz, şehrin de adeta simgesi olmuşlar. Yahudi, Arap, Hristiyan dönemlerine ait güzel eserlerin yer aldığı Sevilla’nın dar sokaklarında yürümek oldukça keyifli. Çok güzel alışveriş caddeleri var. Ayakkabı, çanta ve şarap konusunda fiyatlar gayet makul. Yemek için de güzel paella ve tapas yapan yerler var. Sevilla kendine özgü yapıların, insanların olduğu gidip görülesi bir şehir. İspanya’da Endülüs izleri taşıyanların mutlaka yolu düşmeli...

Mor renkli Jacarada ağaçları

Tuğba Hacıbayramoğlu
2217 Yazı
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik mezunu. Yine Marmara Üniversitesi’nde Radyo Televizyon Sinema bölümünde yüksek lisans yaptı.