Geçtiğimiz aylarda yayınlanmaya başlayan ve 5 bölüm süren Chernobyl dizisi tüm dünyada çok beğenilmesinin yanı sıra, 33 sene önce yaşanan felaketi bir kez daha gündeme taşıdı. 26 Nisan 1986’da gerçekleşen patlamadan sonra santrale 30 km mesafedeki alan, içindeki tüm yerleşim birimleri boşaltılarak koruma altına alındı. Bugün ise dizinin pek çok izleyeni bu alanı ziyaret etmenin mümkün olup olmadığını merak ediyor. Bu yazıda önce felaketin önemli noktalarını ve en sonunda facianın yaşandığı alanı nasıl gezebileceğini okuyacaksın. Hazırsan, maskeleri takip başlayalım!

Çernobil’i gezebilir miyiz?

 

Çernobil faciası nasıl gerçekleşti, sonrasında neler oldu?

Facianın kesin sebebi resmi makamlar tarafından duyurulmasa da birbirine bağlı iki sebep üzerinde duruluyor. Bunlardan ilki ve kıvılcımı alevleyeni, 4. reaktörün açılmadan önce yapılması gereken ama yapılmayan güvenlik testlerinden birinin aceleyle yapılmaya çalışılması. Bu testin amacı, jeneratör volanlarının enerjisinin acil durumda dizel jeneratörleri devreye girene kadar soğutma pompalarını istenen voltajda 25 saniye boyunca besleyip beslemeyeceğini anlamaktı. O dönemki sorumlular ise bu karmaşık ve tehlikeli işlemi bir gece vardiyasında harala gürele yapıp aradan çıkarmaya çalışıyor. Diğer sebep ise 4. reaktörün tasarımındaki gözden kaçan hatalar. Test sırasında iyice zorlanan reaktör bir anda kontrolden çıkıyor ve 7 seviyede bir felakete yol açan patlama yaşanıyor.

Ukrayna otoriteleri felaketi 2 gün sakladı. O dönem bağlı oldukları Sovyetler Birliği bile patlamayı uzun süre sonra öğrendi. Dünya tarafından öğrenilmesi ise İsveç'te bulunan ve bölgeden 1100 km uzakta bulunan Forsmark Nükleer Santrali'ndeki radyasyon dedektörünün patlamasıyla mümkün oldu. Alarm sayesinde oluşan tedirginlik nedeniyle radyasyon seviyeleri kontrol edildi ve süre gelen araştırmalardan sonra Çernobil’deki patlama tüm dünya tarafından öğrenildi.

Çernobil faciası nasıl gerçekleşti, sonrasında neler oldu?

 

Olayın arkasından hızla söndürme çalışmaları başladı. Sovyetler Birliği'nin her yerinden 600.000-800.000 civarı madenci, işçi ve itfaiyeci kurtarma çalışmaları için Çernobil’e geldi. 2 yıl boyunca yangını söndürmek ve radyasyon bulaşan her şeyi (cidden her şeyi) gömmek için çalıştılar. Bu cesur insanların çoğu çalışmalar sonunda ya öldü ya engelli kaldı ya da intihar etti. Felaket bölgesi temizlendikten sonra yetkililer temizleme çalışmalarının bittiğini göstermek için bacaya kırmızı bayrak asılmasını istedi. Yüksek radyasyona rağmen 3 kişi bacanın en tepe noktasına tırmanmaya zorlandı ve görev sonunda sadece birer kutu kola ile ödüllendirildiler. 

Patlamanın sonuçları tahmin, hatta hayal edilenden bile daha büyük oldu. Patlama sırasında 31, sonrasında oluşan etkileriyle ise yüz binlerce insan hayatını kaybetti. Oluşan kirlilik sadece komşu ülke Belarus'u etkilemekle kalmayıp Korsika Adası'na kadar yayıldı. Patlamadan sonra oluşan radyoaktif bulutlar, pek çok Avrupa ülkesinde büyük hasara neden oldu. Radyasyon seviyesi Avrupa’nın bazı noktalarında Çernobil’i bile geçti. Buna rağmen, ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu'na göre kalan üç reaktör 1999 yılına kadar çalışmaya devam etti.

Neredeyse tüm dünyayı etkileyen bu kirlenmenin en önemli sebebi radyoaktif sezyum-137. Yarılanma ömrü 30 yıl olan sezyumun etkisinin sağlığa zararsız seviyelere inmesi yüzyıllar sürüyor. Hatta uzmanlara göre bölgenin tekrar yaşama uygun bir hale gelmesi ancak 20.000 yıl sonra mümkün olacak.

Çernobil faciası nasıl gerçekleşti, sonrasında neler oldu?

 

1995’te Avrupa Birliği, artık kendi ülkelerini de tesiri altına alan olumsuz etkileri ortadan kaldırmak için bir fon oluşturdu ve 4. reaktörü tamamen içine alacak çelik bir kafes inşa etme kararı aldı. 2007 başlanan projenin sadece mühendislik planlarının tamamlanması dört sene sürdü. 100 sene bozulmayacak ve bakım istemeyecek şekilde tasarlanan yapı için, Ukrayna’daki geçmiş yüzyıldaki hava durumu verileri bile incelendi. Projeye verilen önemi şöyle anlatayım; Ukrayna’da tarihi boyunca sadece bir kez hortum görüldüğü halde, hortum ihtimali bile düşünülmüş. Çelik kafes, patlama bölgesindeki radyasyon seviyesi hala çok ciddi seviyelerde olduğu için 500 m geride yapılmış ve daha sonra raylı sistem vasıtasıyla yerine taşınmış. 

 

Çernobil’i gezmek mümkün mü?

Öncelikle aklındaki soruya cevap vereyim. Çernobil ve çevresindeki koruma alanını kurallara uygun şekilde gezmek sağlığın için çok büyük bir sorun oluşturmuyor. Uzmanlara göre bu alanda 7-8 saat geçirdiğinde maruz kalacağın radyasyon seviyesi ile ortalama bir büyük şehirde 24 saat içinde maruz kalacağın radyasyon seviyesi hemen hemen aynı. Tabii koruma altına alınan yüksek radyasyon seviyeli alanlara girmek ya da koruma alanında aylar geçirmekten bahsetmiyorum. Ayrıca, 18 yaşından küçüklerin ve hamilelerin bu bölgeye girmesi yasak.

Çernobil’i gezmek mümkün mü?

 

Patlamanın gerçekleştiği Çernobil Santrali’ni ve koruma bölgesinin diğer kısımlarını, Ukrayna hükümeti tarafından yetkilendirilen şirketlerin düzenlediği özel turlar ile gezebilirsin. Şirketler bir ya da birkaç günlük tur seçenekleri sunuyor ancak şöyle bir handikap var; bir günde her yeri gezmek biraz zor, 2 gün ise çok gereksiz uzun. İnternetteki yorumlarda çoğunluğun sağlık faktörünü göz önünde bulundurarak 1 günlük turları tercih ettiğini görebilirsin. Tamam sağlığa büyük bir zararı yok ama sallana sallana gezmek için de haddinden fazla uzun bir gezi yapmanın alemi yok, diyebiliriz kısaca. 

Çernobil turları Kiev’de tur şirketinin belirlediği toplanma alanlarından kalkan otobüslerle başlıyor. Burada radyasyon seviyesini ölçmek için Geiger sayacı da kiralayabilirsin. Kullanması çok zor değil, zaten ilgili kişiler mini bir eğitim veriyor. Yaklaşık 2,5 saat süren otobüs yolculuğundan sonra ilk kontrol noktasına varıyorsun ve içeri girebilmek için sıkı bir güvenlik kontrolünden geçiyorsun. Bu arada burada önemli bir detay var, Ukrayna’ya pasaportsuz girebiliyor olsan da koruma altındaki Çernobil bölgesine girerken pasaport göstermen şart.

Çernobil’i gezmek mümkün mü?

 

33 yıl önce boşaltılan koruma alanında her şey insanların şehri terk ederken bıraktığı gibi. Sokaklar, parklar ve okullar durumun ciddiyetini en net şekilde gösteriyor. Her yerde görebileceğin gaz maskeleri ise oldukça etkileyici. Hatta uzun bir süre unutamayacağın kadar etkileyici. Diziyi izlerken geriliyoruz diye anlatıyoruz ya, ha işte, o gerilimin yüz katını hissediyorsun.

Çernobil’i gezmek mümkün mü?

Ziyaretçileri oldukça etkileyen başka bir nokta ise, insanların bıraktığı alanda tekrar hüküm sürmeye başlayan doğa. Vahşi yaşam tüm gücüyle, 33 yıl insan eli değmeyen topraklara yeniden egemen olmuş. Patlamadan sonra yüksek radyasyonla büyük zarar gören doğa, birkaç sene sonra hem bitki hem de hayvan çeşitliliğini arttırarak bilim adamlarını dahi şaşırtmış. 

Çernobil’i gezmek mümkün mü?

 

Patlamanın yaşadığı santrale 15 km uzaklıktaki Belarus sınırının ardında da bu etkiyi görmek mümkün. Hatta ülkenin en büyük özel koruma kuruluşu APB-Birdlife Belarus, istemsiz bir şekilde oluşmuş bu doğal yaşam parkına özel turlar düzenliyor. Kıta Avrupasında vahşi doğaya en yakın alan kabul edilen bu parkta; bu toprakların yerlisi olsa da bugünlerde oldukça nadir görülen Avrupa vaşakları, przewalski yaban atları, yaban domuzları, ayılar ve kurt sürülerini görebilirsiniz. Üstelik bu vahşi hayvanların sayılarındaki istikrar, alandaki yaşamın oldukça düzenli ve oturmuş olduğunu gösteriyor. Bu arada belirteyim; bu eko-turlardan elde edilen tüm kar, yine buradaki yaban hayatının korunmasına yardımcı olmak için kullanılıyor.

 

Şimdi… Bu kadar detaylı bilgiden sonra “E ben giderim o zaman Çernobil’e” diyorsan, yapmak gereken ilk şey Kiev uçak biletini almak. Onun için tam olarak buraya tıklaman yeterli. :) 

 

Ucuz Uçak Bileti Bulun