Yaz geldi geçiyor. Siz de benim gibi tatile doyamayanlardansanız, tatil yapabileceğiniz izin günlerini dört gözle bekliyorsunuzdur. Yılın tatil günlerinin çoğunu tükettik aslında önümüzde sadece Kurban Bayramı var. 3 Ekim Cuma günü Kurban Bayramı Arefesi olduğundan bayramın ilk iki günü bu yıl Cumartesi, Pazar’a denk geliyor, 9 gün tatil olan bayramlara kıyasla tatil için daha kısa bir vaktimiz olacak. Yine de Cuma öğleden sonra yola çıkıp, bayramın 4. Günü yani 7 Ekim Salı eve döndüğünüzü düşünürsek değerlendirebileceğiniz, iyi bir süre var.

Uzaklaşmak İsteyenler İçin bayramda Bodrum

Süre kısa olduğu için eğer uzak bir yerlere gitmeyi planlıyorsanız bir an önce uçak bileti bakınmaya başlamalısınız. Bodrum, Marmaris, Fethiye gibi tatil bölgeleri yılın bu dönemlerini tercih eden yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı konumunda. Yine de Temmuz ve Ağustos’un deniz, kum ve güneş üçlüsünü arayan tatilcileri ayrıldığından dolayı sokaklar daha sakin olur.

Bodrum’da bu aylarda rüzgarlar bir nebze olsun kesilir ve denizin daha az dalgalı olduğu, güneşin daha az bunaltıcı olduğu günler başlar. Bodrum çarşısı yaz aylarının aksine daha sakin olacaktır. Tatil 9 gün olmadığı için de biraz daha az insanın Bodrum’u tercih edeceğini düşünüyorum. Bodrum Kalesi’ne doğru yüzmek ve balıkçılar çarşısından taze balık alıp mezelerle yemek Bodrum merkezde yapabileceğiniz, rahatlatıcı aktiviteler olacaktır.

Peki başka nerede denize girebiliriz diye düşünüyorsanız, Bodrum’da denize girebileceğiniz güzel yerleri söyleyeyim: Yahşi, Bitez, Ortakent, Bağla, Kargı, Akyarlar ve Karaincir denize girmek için ideal yerler. Denize girmek için en iyi yer ise bana göre Akyarlar, kıyıdan uzaklaşsanız da suyun derinliği çok artmıyor ve plajı da kumlu.

Eğlence hayatının zirve yaptığı Kaledibi’nde bulunan Hadigari ve Bodrum Limanı’nda Bodrum Kalesi manzaralı Marina Yacht Club akşamlarınızı ısıtmak için fazlasıyla yeterli olacaktır. Özellikle bayram haftasında bu mekanlarda ilgi çekici etkinlikler bulabilirsiniz.

Yakında bir yer arayanlar için Sapanca

İstanbul’dan 1,5 saat, Ankara’dan 3,5 saatte arabayla gidilebilen Sapanca doğal bir cennet desek yeridir. Üstelik Sapanca çeşitli kurumsal firmaların etkinlik için tercih ettiği, düğün yapmayı planlayanların, spa merkezi arayanların da adresi olmuş bir bölge. Bu nedenle Sapanca’da otel kalitesi de tatilinizi iyi geçireceğinizi garanti eder düzeyde. Sapanca’da kalacak yer arayanlar dağ  evi şeklinde otelleri de tercih edebilirler.

Sapanca Gölü’nün kenarında serpme kahvaltı ile başladığınız günü, göle karşı içilen bir kahve ile devam ettirebilirsiniz. Akşam olduğunda göl kenarındaki mekanlarda hem yemek hem de eğlenmek için güzel alternatifler var.

Sapanca’da ayrıca Maşukiye ve Kırkpınar gibi doğa yürüyüşleri ve temiz hava arayanların adresi olan yerler de var. Kış aylarında da kış sporları yapmak isteyenler Kartepe’ye gidebilir. Çiğdem, Dikmen ve İnönü Yaylası gibi çok sayıda yayla da yine doğa aşıklarının gezebileceği yerler.

Sapanca’nın dingin havası, trafikten uzak yolları ve yeşil görüntüsünden ayrılmak zor. Bu yüzden oraya gidenler ilk fırsatta oradan konut almak için planlar yapmaya başlıyor. Kabul ediyorum evet ben de bakındım.