Suudi’nin en güzel şehirlerinden biri olan Al-Ula şehri, binlerce yıllık tarihî hazineleriyle her yıl binlerce ziyaretçi ağırlıyor. Son yıllarda gözde turizm rotalarından biri olan Al-Ula hem farklı kültürleri deneyimleyebileceğin hem de dev yapıların arasında tarihî zenginlikleri keşfedebileceğin bir yer. Al-Ula Eski Kenti, 2022 yılında UNWTO tarafından "En İyi Turizm Köyü" seçildi. Bunun yanı sıra 2008 yılında bölgedeki Hegra Arkeoloji Alanı ise UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yerini aldı.
Hadi birlikte Suudi’nin gözdesi Al-Ula’ya göz atalım.
Önemli Not: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Suudi’ye e-Vize kolaylığı ile seyahat edebiliyor. Böylece 365 gün içinde 90 gün boyunca Suudi’de kalabilirsin. Eğer ABD, İngiltere veya Schengen vizen varsa daha hızlı e-Vize ve kapıda vize alabiliyorsun.

Al-Ula şehrinin tarihî kalbi olan eski kent, köklü tarihi ve otantik atmosferiyle büyülüyor. Neolitik Çağ’dan kalma kalıntıların yanı sıra Roma ve Nebatî Dönemi’ne kadar uzanan pek çok tarihî hazineye ev sahipliği yapan Al-Ula Eski Kenti, klasik kerpiç evlerin ve eski camilerin olduğu dar sokaklarıyla adeta bir labirenti andırıyor.
Al-Ula Eski Kenti’nde ilk uğraman gereken yer ise şehrin en önemli simgesel yapılarından biri olan Al-Ula Kalesi. 10. yüzyılda şehri korumak için inşa edilen etkileyici kale, şehrin panoramik manzarasını sunduğu için harika fotoğraflar çekmek için ideal bir adres.
Al-Ula’nın hareketli pazarına da uğrayabileceğin eski kentte yüzlerce yöresel ürün arasında alışveriş yapabilir ve geleneksel lezzetler tadabilirsin.

Suudi Arabistan’ın UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren ilk tarihî zenginliği olan Hegra, Petra’dan sonra Nebatî Uygarlığı'nın en büyük şehirlerinden biri olarak biliniyor. MÖ 1. yüzyıldan günümüze kadar çölün ortasında ayakta kalmayı başaran bu açık hava müzesi, devasa kaya bloklarına oyulmuş 110’dan fazla anıtsal mezarı ile ziyaretçilerini büyülüyor.
Hegra'da mutlaka görmen gereken en ikonik yapı, tek bir kayaya oyulmuş ve 4 katlı bir bina yüksekliğinde olan Qasr al-Farid yani Yalnız Mezar. İşçiliği yarım kalan bu ikonik yapı görkemli yapısıyla bölgenin simgesi olarak fotoğraf tutkunlarına eşsiz bir kare sunuyor.
Ayrıca bölgedeki diğer yapıları, üç tarafı kayalara oyulmuş Jabal Ithlib (The Diwan) ve antik su kanalları, Nebatîlerin mühendislik alanındaki gelişimine ışık tutuyor.
Koruma altında olan Hegra’yı özel olarak tasarlanmış araçlarla veya otobüslerle düzenlenen rehberli turlar eşliğinde gezebilirsin. Üstelik turlar sayesinde bölge hakkında önemli bilgiler edinebilir, çölün ortasındaki bu medeniyetin gizemini keşfedebilirsin.
Hegra'ya girişler sadece önceden rezervasyonlu turlar ile yapılır.
Fiyatlar sezona ve tur tipine göre değişir.
Yetişkin (Standart Tur) 95 SAR - 100 SAR
5-12 yaş 45 SAR - 50 SAR
0-5 yaş ücretsiz
Açık olduğu saatler
09.00 - 17.00
Winter at Tantora gibi festival dönemlerinde gece turları da yapılıyor.

Al-Ula şehrini gezen turistlerin mutlaka uğradığı yerlerden biri olan ücretsiz Harrat Seyir Alanı, 1.200 metre yükseklikteki bir tepe üzerinde yer alıyor. Al-Ula'nın önemli arkeolojik alanlarının kuş bakışı manzaralarını sunan Harrat Seyir Alanı’na şehir merkezinden otobüsle veya taksi ile kolayca gidebilirsin.
Özellikle geceleri yıldızlarla dolu gökyüzü eşliğinde büyüleyici çöl manzaraları izleyerek kartpostal güzelliğinde fotoğraflar çekebileceğin seyir alanı, aynı zamanda çok sevilen yürüyüş parkurlarından da biri.
Her gün 09.00 - 22.00

Al-Ula şehir merkezine oldukça yakın olan ve ilginç görünümüyle şehrin simgelerinden biri haline gelen kaya oluşumu Fil Kayası, yaklaşık 52 metre yüksekliği ile ismini devasa bir fili andıran görüntüsünden alıyor.
Binlerce yılda doğal yollarla oluşan ve günümüzde çok popüler bir turistik yer haline gelen Fil Kayası, lav akıntılarıyla oluştuktan sonra rüzgar ve yağmurlarla şekillenerek günümüzdeki fil görünümünü almış.
Fil Kayası’nın çevresindeki ateş çukurlarının başında keyifli vakit geçirebilir, gün batımında kayanın değişen renklerini görebilirsin.

Al-Ula şehrinin görülmeye değer turistik noktalarından biri de Al Jadidah sanat bölgesi. Şehrin eski kent bölümünde yer alan Al Jadidah, yöresel hediyelik eşyalar alabileceğin dükkanları, şık kafeleri, Arap mutfağından geleneksel yemekler sunan restoranları ve birbirinden güzel sanat galerileriyle ilgi çekiyor.
Son yıllarda canlanan sanat bölgesi, kısa sürede çok popüler bir gezi alanı haline geldi. Suudi ile Al-Ula'nın tarihini ve kültürünü yansıtan çeşitli sanat eserlerini inceleme şansı bulabileceğin bölgede ünlü yerel sanatçıların eserlerini sergileyen sanat galerilerine ve yüzlerce esere ev sahipliği yapan müzelere de uğramanı öneririz.
Al Jadidah Sanat Bölgesi, aynı zamanda yıl boyunca Arap müziği ve dansı gibi kültürel etkinlikleriyle de binlerce insanı kendine çekiyor.

Al-Ula vadisinin en eski ve en gizemli yerleşimlerinden biri olan Dadan, (yerel adıyla Al Khraibah), Nebatîlerden çok önce, MÖ 9. yüzyıl ile MÖ 2. yüzyıl arasında bölgeye hükmeden Dadan ve Lihyan krallıklarına başkentlik yapmasıyla biliniyor.
Kızıldeniz, Mısır ve Mezopotamya arasındaki ticaret yollarının kesişim noktasında bulunan bu antik kent, o dönemin en gelişmiş metropollerinden biri olarak anılıyor.
Bölgedeki kazı çalışmaları hâlâ aktif olarak devam etse de Dadan gezisinin en çarpıcı noktası, sarp kayalıkların yüzeyine oyulmuş kare şeklindeki mezarlar. Bunların en ünlüsü, krallara veya elit ailelere ait olduğu düşünülen ve girişinde iki aslan kabartması bulunan Aslanlı Mezarlar (Lion Tombs). Yaklaşık 50 metre yükseklikteki kayalara oyulmuş bu aslan figürleri, gücü ve korumayı simgeliyor.
Al-Ula’ya gittiğinde antik kentin tapınak kalıntılarını, devasa taş bloklardan oluşan yapı temellerini ve kentin hemen yanı başındaki Jabal Ikmah (İkma Dağı) bölgesindeki binlerce yıllık kaya yazıtlarını (Açık Hava Kütüphanesi) tek bir tur kapsamında gezebilirsin.
Dadan ve Jabal Ikmah genellikle "Dadan ve İkma Turu" olarak tek biletle gezilir.
Yetişkin 60 SAR - 95 SAR (Tur kapsamına göre değişebilir.)
Çocuk 30 SAR - 50 SAR
Açık Olduğu Saatler
Haftanın her günü 08.00 - 17.00

Al-Ula şehrinin en sevilen yürüyüş parkuru olan ve şehrin merkezinden başlayan Al-Ula Vadisi Miras Yolu, tarihî şehir duvarları, yüzlerce yıllık evler ve günümüzde de aktif olan çiftlikler arasından ilerleyerek Al-Ula Vadisi'ne kadar ulaşıyor.
3 kilometre uzunluğunda olan ve yaklaşık 1,5 saat içinde tamamlanabilen Al-Ula Vadisi Miras Yolu, bölgenin binlerce yıllık tarihini ve kültürünü gözler önüne seriyor. Yürüyüş parkurunun her bölümü özel olarak işaretlenmiş ve bilgi panoları eklenmiş. Böylece hem çevreyi keşfedebilecek hem de bölge hakkında bilgi sahibi olabileceksin.
Rehberlerle de gezebileceğin Al-Ula Vadisi Miras Yolu’nda MS 1. yüzyılda inşa edilen tarihî şehir duvarları, taştan yapılmış yüzlerce yıllık evler ve hurma çiftlikleri arasında gezebilir, büyüleyici çöl ve vahşi yaşam manzaralarına şahit olabilirsin.

Al-Ula şehrinin en sevilen rekreasyon alanlarından olan Daimumah Vahası, şehrin merkezine yakın güzel bir konumda yer alıyor. Şehrin en önemli doğal güzelliklerinden biri olan Daimumah Vahası, geniş bir alana yayılıyor. Vaha, hurma ağaçları ve tarım alanlarıyla her köşesinde çarpıcı manzaralar sunuyor. Ayrıca birçok kuş ve hayvan türüne ev sahipliği yapıyor.
Trekking, bisiklet gezileri, fotoğrafçılık gezileri ve piknik gibi etkinliklerle güzel zaman geçirebileceğin Daimumah Vahası, yürüyüş parkurlarını süsleyen birbirinden güzel heykelleriyle de görülmesi gereken yerler arasında.
Al-Ula gezinde mutlaka görmen gereken tarihî hazinelerden bir diğeri de şehrin doğusunda yer alan görkemli Mahlab Al-Naqa. MÖ 6. ve MS 7. yüzyıllarda yaşamış Lihyanlılar tarafından inşa edilen tarihî taş havuz, bölgedeki diğer yapılar gibi sarp bir kaya üzerine oyulmuş. Mahlab Al-Naqa, ilginç sütunları ve kayaya oyulmuş figürleriyle de görülmeye değer güzellikte.
Lihyanlılar tarafından ibadet için kullanılan ve süslemelerinde Antik Lihyan kültürünü tasvir ettiği gibi tarih meraklılarını kendine çeken ve ücretsiz olarak gezebileceğin Mahlab Al-Naqa Tapınağı, her yıl binlerce insan tarafından ziyaret ediliyor.
Kış aylarında (ekim-nisan) 08.00-18.00
Yaz aylarında (mayıs-eylül) 07.00-20.00

Al-Ula gezilerinin değişmez adreslerinden olan Al-Ula Müzesi, bölgede yapılan kazılarda elde edilen binlerce paha biçilmez eseri sergiliyor. Şehrin merkezinden yürüyerek veya taksilerle kolayca ulaşabileceğin güzel bir konumda hizmet veren ve 2020 yılında açılan müzenin koleksiyonlarında Al-Ula'nın zengin tarihini ve kültürünü inceleme şansı bulacaksın.
Al-Ula Müzesi, üç farklı bölümden oluşuyor. Tarih bölümü, Al-Ula'nın binlerce yıllık tarihinin yanı sıra bölgede yaşamış Lihyan, Dadan ve Nebatî halklarının kültürlerini yansıtan eserlere de ev sahipliği yapıyor. Kültür bölümünde ise geleneksel Arap sanatları ve gelenekleri hakkında ilginç bilgiler veriliyor.
Müzenin en çok ziyaret edilen yeri olan arkeoloji bölümünde de Al-Ula çevresinde yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen paha biçilmez eserleri yakından görebilirsin. Şehrin ve bölgenin zengin tarihini öğrenme fırsatı sunan Al-Ula Müzesi, yıl boyunca birçok sanatsal ve kültürel etkinliğe de ev sahipliği yapıyor.

Fotoğraf çekmekten hoşlanıyorsan, Al-Ula şehrinin büyüleyici otantik manzaralarını izlemek için ücretsiz olan Al-Ula Kalesi Seyir Alanı’na mutlaka uğramalısın. MS 10. yüzyılda inşa edilen ve şehirdeki en önemli tarihî yapılardan biri olan Al-Ula Kalesi'nin hemen yakınında yer alan seyir alanından dağlarla çevrili vadinin tamamını kuş bakışı izleyebilirsin.
Al-Ula’nın tarihî taş evlerle süslü sokakları, camileri ve çevresini saran çöl manzaralarının muhteşem fotoğraflarını çekebileceğin seyir alanına şehir merkezinden 20 dakikalık kısa bir yürüyüşle kolayca gidebilirsin. Seyir alanına uğradıktan sonra Al-Ula Kalesi'nin içinde tarihî eserlerin sergilendiği müzeyi de gezmeyi unutma.

Al-Ula’nın en ikonik yapılarından biri olan Maraya, dünyanın en büyük aynalı binası olarak Guinness Rekorlar Kitabı’nda yer alıyor. Ashar Vadisi’nin büyüleyici manzarasını kusursuz bir şekilde yansıtan aynada seyahatinin en güzel fotoğraflarını çekebilirsin. Bina 9.740 metrekarelik bir ayna yüzeyine sahip. Bina aynı zamanda çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yapıyor.
Çöl manzarasının içinde kaybolan bu mimari şaheserin önünde durduğunda, doğanın ve sanatın eşsiz uyumu karşısında büyüleneceksin.

Tarihî ve kültürel zenginliğinin yanı sıra Al-Ula, son yıllarda romantik atmosferiyle de dikkat çekiyor. Çölün sessizliği içinde, yıldızların altında lüks bir konaklama deneyimi sunan bölge, çiftler için eşsiz bir balayı rotası olarak tercih ediliyor. Gözlerden uzak, doğayla baş başa kalabileceğin tesisleri, büyüleyici gün batımı ve çöl manzaraları ile Al-Ula, balayını masalsı bir anıya dönüştürmek isteyenlere hitap ediyor.
Şehrin kalbinde yer alan Our Habitas AlUla tesisi, balayı çiftlerini ve ruhunu dinlendirmek isteyenleri kendine çekiyor. Çölün ortasında sonsuzluk havuzu, yoga platformu, trambolin eğlencesi ve tesise yakın konumdaki Maraya (dünyanın en büyük aynalı binası) ziyaretçileri etkiliyor. Tesiste bölgeye has yemeklerin yanında yine Arap kültürünü yansıtan etkinlikler de düzenleniyor.
Al-Ula’yı keşfettikten sonra Suudi’de denize girilecek yerler yazımızı da okumanı tavsiye ederiz.