Henüz ortada birkaç açıklama ve riyetten öte bir şey yok ama yakınlarda kredi kartlarına tek limit uygulaması getirilmesi kuvvetle muhtemel! Zira çeşitli zamanlarda çıkarılan aflara, yeniden yapılandırmalara rağmen kredi kartları ile yapılan ve sonrasında ödenemeyen borçlar hala kontrol altına alınamadı. Geçmişe göre kart kullanım bilinci artmış olmasına rağmen yaklaşık olarak Türkiye’de kart ile borçlanılan her 10 TL’den birinin bankaya geri ödemesinde sorun yaşanıyor. Bu oran, makul karşılanan seviyenin oldukça üstünde…

Kısaca yeniden değinmek gerekirse, tüketicilerin yıllık gelirine göre hesaplanmış tek bir kredi kart limiti olması ve farklı bankalardan alınan tüm kartların limitleri toplamının bu tutarın üstüne çıkamaması planlanıyor. Şimdilik fısıltı ile dolaşan rakam; kart limitinin kişinin yıllık toplam gelirinin %30 ile %50 arasında olacağı şeklinde. Kabaca bir hesap yaparsak aylık geliri 2 bin TL olan bir vatandaşın kullandığı kredi kartlarının toplam limiti 7200-12000 TL arasında belirlenecek bir tutarı geçemeyecek.

Şu an bu konuda konuşmayan tek taraf ise tüketiciler… Ya da konuşuyor ama seslerini duyuramıyorlar. Tam da bu noktada tek limit uygulaması tüketiciyi nasıl etkiler sorusunu sizler için sorguladık. Sizler de yorumlarınızla katkıda bulunabilir,  kimbilir belki de kararın şekillenmesine yardımcı olabilirsiniz.

Tek limit uygulamasının tüketici açısından avantajları/dezavantajları;

  • Bankacılar tek limit uygulamasına sıcak bakmıyor. Çünkü bu durum aralarındaki rekabeti daha da zorlaştıracak, her biri belirlenen limitten pay kapmaya çalışacak. Uygulama ile bankaların kendi markalı kart sayısını artırmak adına yaptığı gereksiz pazarlamaların önü kapatılmış olacak. Daha da önemlisi hangi bankanın kredi kartının gerçekten tercih edildiği ortaya çıkacak. Deyim yerindeyse daha çok kart basan değil, en avantajlı kartı sunabilen kazanacak. Derinleşen bu rekabet ise tüketiciye daha iyi hizmet, daha avantajlı ürün olarak olumlu yansıyacak.
  • Cebinde kullanmadığı fazladan kredi kartlarıyla dolaşan kişilerin cüzdanlarında yer açılacak. Üstelik cüzdan kaybı olasılığına karşı üzerinde taşıdığı gereksiz kredi kart riskini azaltmış olacak.
  • Daha az kredi kartını yönetmek daha kolay olacağı gibi, son ödeme günlerini atlama olasılığı azalacak. Hatta az kullanılan kredi kartlarına ödenen yıllık kart aidat masrafında da azalma görülecek.
  • Aylık geliri 2 bin TL olan vatandaşa normalde 10 bin TL civarındaki bir kredi kart limiti yeterli görünüyor aslında. Ancak büyük harcamaların yapıldığı evlilik, ev tadilatı, seyahat ve buna benzer hazırlıklarda, karttaki limit her zamankinden daha çok gerekebiliyor.  Beyaz eşya, mobilya, ev elektroniği gibi birçok sektör, “0” faizle 12 ay ve üstü taksit imkânı sunarken faiz ödeyerek ihtiyaç kredisine yönelmeyi kimse tercih etmeyecektir. Kısıtlı limit, tüketiciyi bu noktada olumsuz etkileyebilir. Çünkü borçlarını yönetmekte zorlanan kişilerin yanı sıra kredi kartını sadece borçlanma değil ödeme aracı olarak kullanan ve ödemelerini düzenli yapan birçok tüketici var.
  • Borcuna sadık olanla olmayanı ayırt etmekte de fayda var elbette… Diğer yandan kredi kart borçlarını çevirmekte zorlandığı için bankalardan ilave kredi alamayan ve geçim derdi ile kart kullanmaktan da vazgeçemeyen kişiler ne yapacak? Bu uygulama onların ilave harcamalarını engellerken mevcut sorunlarının çözümü için de alternatif sunacak mı?

Şimdilik bizim yorumlarımız bu çerçevede. Aslında konu çok daha derin! Finansal eğitim yetersizliği, gelir dağılımdaki eşitsizlik gibi ekonomik ve sosyal boyutları ile incelenmesi gerekiyor.  Bunlar biraz daha uzun zaman gerektirdiğinden şimdilik kısıtlamalarla çözüm üretilmeye çalışılıyor. Birde artan cari açıkla mücadele için iç tüketimin yavaşlatılması gerekliliği de eklenince yakında kredi kartlarına tek limit uygulamasının resmi olarak açıklanmış halini de sizlerle paylaşıyor oluruz diye tahmin ediyoruz.