İstanbul’a EN yakın gezilecek yerler

nihanbayram
İçindekiler

İstanbul’da yaşamak hem çok güzel yanları olan hem de çok zorlayıcı tarafları olan bir tecrübe. Trafik, kalabalık, gürültü her şehrin olumsuz ve zorlayıcı taraflarından olsa da İstanbul gibi bir metropolde bu etmenler bazen insanı sınıra kadar sürükleyebiliyor. İşte böyle anlarda da İstanbul’un güzel yanlarından biri devreye giriyor: konumu. İstanbul konumu dolayısıyla birçok doğal güzelliğe, temiz plaja ve tarihi destinasyona yakın. 2 ya da 3 saatlik araba yolculuğuyla kendine İstanbul'a yakın gezilecek yerler bulabilirsin. İstanbul’dan çok bunaldıysan ve kendine güzel bir kaçamak arıyorsan bu liste tam sana göre.

Ballıkayalar Tabiat Parkı, Gebze

İstanbul’dan 68 kilometrelik bir yolculuğa çıkıp doğayla baş başa olabileceğin bir yere gidebileceğini biliyor muydun? Bilmiyor olabilirsin çünkü Ballıkayalar Tabiat Parkı, henüz çok büyük kalabalıklar tarafından keşfedilmedi. Genelde kaya tırmanışıyla ilgilenenler Ballıkayalar’ın güzelliklerini görmüş durumda.1995 yılında milli park olarak koruma altına alındığı ve çok fazla ziyaretçi ağırlamadığı için el değmemiş doğal güzelliklere sahip.

Sen de bir hafta sonunu buraya ayırıp dere kenarında piknik yapabilir, doğa yürüyüşlerine çıkabilir ya da bisiklet turları düzenleyebilirsin. Bana sorarsan buraya gittiğinde kamp eşyalarını da yanına almalısın çünkü tabiat parkının tertemiz havasına kuş sesleri eşliğinde uyanmak oldukça keyifli oluyor. Parka ulaşmak için Marmaray’ı kullanarak Gebze’ye kadar gidebilirsin. Sonrasında da Tavşanlı Köyü’ne giden minibüslere binerek Ballıkayalar’a ulaşabilirsin.

Çınarcık, Yalova

İstanbul’dan sadece 109 kilometre uzakta olan Çınarcık, sahil şeridi ve doğasıyla İstanbulluların sık tercih ettiği yerlerden biri. Özellikle Erikli Yaylası’nın bulunduğu ilçe olması nedeniyle birçok kişi Çınarcık’a gittiğini bilmeden gidiyor. Doğa yürüyüşü ve kamp severler için Erikli Yaylası, tam bir cennet.

Kestane, köknar gibi ulu ağaçların arasında Erikli Deresi’ni takip ederek yürüdüğünde gizli kalmış şelaleler keşfedebilirsin. Erikli Yaylası’nın yanı başındaki Delmece Yaylası da ıhlamur ağaçlarının kokusuyla seni kendine çekecek. Yaylanın doğal yollarla oluşmuş bisiklet yollarında pedal çevirerek gezintiye çıkabilirsin. Çınarcık’ta sadece yaylaları gezmeyeceğiz tabii. Yazın gittiysen denize girip serinlemeden dönmek olmaz. Çınarcık sahili boyunca denize girip güneşin tadını çıkarabilirsin.

Maşukiye, Kocaeli

İstanbul’dan yaklaşık 128 kilometre uzaklıkta olan Maşukiye, özellikle İstanbul’un yaz sıcaklarından uzaklaşmak için birebir. Doğa içinde piknik yapabileceğin Maşukiye’de trekking ve kamp da yapabilirsin. Tertemiz havası ve kuşların cıvıltısı arasında trekking yaparken huzur bulacağına emin olabilirsin.

Kartepe’nin zirvesinden akan Aygır Deresi, Sapanca Gölü manzarasına karşı yeşile doyacağın Kuzu ve Kirazlı yaylalarını da görmeni öneririm. Maşukiye, Sapanca Gölü’ne ve Kartepe’ye de yakın olduğu için hepsini bir arada gezebilirsin. İstanbul’dan Maşukiye’ye özel aracınla 1 saat 45 dakikalık bir yolculuk sonrasında ulaşabiliyorsun. Eğer otobüsle gitmek istersen Kocaeli otobüs bileti alıp otogardan Maşukiye’ye giden otobüslere binerek hızlıca doğaya kavuşabilirsin.

Kerpe, Kocaeli

Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde konumlanan Kerpe, İstanbul’a 168 kilometre uzaklıkta. Özellikle İstanbul’un nemli havasından uzaklaşıp denize girmek isteyenler, yaz aylarında Kerpe’yi tercih ediyorlar. O kadar çok kişi Kerpe’ye denize girmeye gidiyor ki sahili fazlasıyla kalabalık olabiliyor.

Kerpe’nin sıklıkla tercih edilmesinin en önemli sebebi de Kocaeli’ndeki en ünlü mavi bayraklı plajlara sahip olması. Kerpe’nin Karadeniz kıyısında olduğu için suyun çok dalgalı ve derin olduğunu düşünüyor olabilirsin ama Kerpe’nin suyu Karadeniz’in hırçınlığından etkilenmemiş ve oldukça sığ.

Kefken, Kocaeli

Kerpe’den sonra Kefken’i de yazmadan olmaz. Kandıra’da konumlanan ve İstanbul’a 168 kilometre mesafede olan Kefken de denizi nedeniyle İstanbulluların akınına uğruyor. Çok fazla misafir ağırladığı için plajları fazlasıyla kalabalık olabiliyor ama merak etme, ben sana daha tenha plajları önereceğim.

Kapri Plajı kayalıklarla çevrili bir alan olduğundan dolayı genelde aileler tarafından tercih edilmiyor. Bu yüzden de çocuk kalabalığından uzak oluyor. Kapri Plajı’nın hemen yanı başındaki Midye Koyu da tenha noktalardan biri. Tüm gün yüzdükten sonra gün batımı saatinde Pembe Kayalar’ı görmeye gitmelisin. Tamamen doğal yollarla oluşan bu kayaların renginin pembeliği tam gün batımı saatinde iyice belirginleşiyor. Eminim harika fotoğraflar çekeceksin.

Sapanca Gölü, Sakarya

İstanbul’da sadece 2 saatlik bir araç yolculuğu kadar uzak olan Sapanca Gölü, sana şehrin tüm stresini unutturacak. Erken saatte yola çıkarak 16 kilometre uzunluktaki gölün kenarında kahvaltıyla güne harika bir başlangıç yapabilirsin. Piknik yapmaya bayılanlardansan göl çevresindeki piknik alanlarını değerlendirebilirsin.

Eğer hava güzelken gidersen göl üzerinde kano turuna mutlaka çıkmanı öneririm. Hele bir de romantik bir tatil için gittiysen kano turu bu romantikliği iki katına taşıyor benden söylemesi. Günübirlik gidilebilecek yakınlıkta ama bir gece konaklamayı da düşünebilirsin. Sapanca otelleri göle yakın konumlandığı için harika manzaralara uyanabilirsin. Özellikle kışın Sapanca Gölü’ne gitmeyi tercih edersen otelde şömine başında keyifli dakikalar geçirebilirsin.

Abant Gölü, Bolu

İstanbulluların gitmeyi Sapanca Gölü kadar sevdiği bir diğer yer ise Abant Gölü. Yazı ayrı kışı bambaşka bir güzel olan Abant Gölü, İstanbul’a yaklaşık olarak 3 saat uzaklıkta. Gölün etrafında yürüyüşlere çıkabilir, bisiklete binebilir ya da piknik yapabilirsin.

Gölün manzarasına karşı yeşiller içine kurulmuş Abant otelleri arasından sana en uygunu tercih ederek sabah harika bir manzaraya uyanabilirsin. Doğayla daha da iç içe olmak istersen çadırını yanına alarak kamp da yapabilirsin. Bana sorarsan Abant’ı her mevsimde en az bir kez görmelisin derim. Sonbaharda yaprakların kırmızısıyla romantikleşen ortam, kışın bembeyaz örtüye bürünen doğa, yazın ve ilkbaharda ise yemyeşil bitki örtüsü görülmeye değer.

Yedigöller Milli Parkı, Bolu

Abant Gölü’nü görmeye gittiğinde mutlaka Yedigöller Milli Parkı’na da uğramalısın. Abant Gölü’nden sadece 80 kilometre uzakta olan bu milli park, yedi tane heyelan gölüne ev sahipliği yapıyor. Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl adlarındaki bu yedi gölün her biri ayrı güzel, ayrı büyüleyici.

Özellikle kamp yapmayı seviyorsan bence burada mutlaka kamp yapmalısın çünkü bu göllerden herhangi birinin manzarasına uyanmak benzersiz bir deneyim. Kampla pek aran yoksa da buraya günübirlik uğrayabilirsin. Doğa yürüyüşleri yapıp küçük bir piknikle günü tamamlayıp dönüş yoluna koyulabilirsin.

Cumalıkızık, Bursa

Kınalı Kar dizisini hatırlayanlar el kaldırsın! 2002-2004 yılları arasında yayınlanan bu dizi, Cumalıkızık Köyü’nde çekiliyordu ve o dönemler bu köy Kınalı Kar Köyü olarak biliniyordu. O dönemleri hatırlayanlar eminim bu köyü gezmeye gitmişlerdir ama gitmeyenler hemen hazırlansın, yola çıkıyoruz.

İstanbul’dan yaklaşık 165 kilometre uzaklıkta konumlanan Cumalıkızık, Bursa’nın tarihi bir köyü. Köyün tarihi 1300’lü yıllara kadar dayanıyor ve tarihi dokusunu günümüzde hala korumayı başarıyor. UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne de alınan bu köye sabah erken saatlerde gidip köylü teyzelerin el emeği gözlemelerinin tadına mutlaka bakmalısın. Zaten köye gittiğinde sokaklardaki gözleme kokusuna dayanamayıp tok olsan bile yemek isteyeceksin.

Mudanya, Bursa

Bursa’nın mavi sulara açılan ilçesi olan Mudanya, özellikle yaz aylarında dolup taşıyor. Bursa’nın şehir merkezine 30 kilometre uzaklıkta olduğu için Bursalılar yazın serinlemek için Mudanya ve çevresini tercih ediyorlar. Ee İstanbullular durur mu? Deniz otobüsüyle ulaşım bu kadar kolayken durmaz tabii. İstanbul’dan deniz otobüsüne binerek 1 saat 45 dakikada Mudanya’ya gelebiliyorsun.

Mudanya’nın Marmara Denizi’ne kıyısı olduğunu hatırlatmak isterim. Marmara Denizi’nde yüzmeyi pek sevmiyorsan Mudanya’yı tercih etmeni pek önermem ama “Hangi deniz olduğu fark etmez, suya gireyim yeter” diyorsan Mudanya Halk Plajı, Kumbağ ve Zeytinbağı’nda denizin tadını çıkarabilirsin.

Trilye, Bursa

İstanbul’dan çıkıp yaklaşık 2,5 saatlik bir yolculuk yapıp eski bir Rum Köyü olan Trilye’ye ulaşabilirsin. Cumalıkızık gibi köklü bir tarihe sahip olan Trilye, Osmanlı ve Rum mimarisinin özelliklerinin bir arada görülebileceği yapılarla dolu. 12. yüzyıldan beri varlığını sürdürdüğü düşünülen Dündar Evi ve 13. yüzyıldan kalma Kemerli Kilise’yi görmeni tavsiye ederim.

Hepsi tarihe özelliğe sahip ahşap ve taş evlerin bulunduğu sokaklarda Trilye’nin leziz zeytinleriyle hazırlanan bir kahvaltı yapmayı da unutma. Eğer özel aracınla gelmeyeceksen, İstanbul’dan kalkan deniz otobüslerine binip Mudanya’ya gelebilirsin. Mudanya’dan Trilye’ye minibüsler kalkıyor. Eğer deniz otobüsüne erken saatte binersen kahvaltıya yetişebilirsin.

Gölyazı, Bursa

Gölyazı, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde bulunan Uluabat Gölü üzerinde konumlanan bir yarımada. Gölyazı’ya gitmek için onu karaya bağlayan taş köprüden geçerken bambaşka bir atmosferle karşı karşıya kalacağını anlıyorsun zaten. Köy hayatını özleyenler, organik ürünleri sevenler ve huzur arayanlar için cennetten bir köşe gibi adeta.

Eski tip evleriyle dolu sokaklarında yürümek ve lokantalarında oturmak Türkiye’de sayılı yerde bulabileceğin bir deneyim. Ayrıca Uluabat Gölü’nde sandal turları da oldukça keyifli oluyor. Sana hatıra kalacak birçok güzel fotoğraf çekeceğine eminim. Özellikle gün batımı saatinde harika manzaralar oluyor, şarjını bu anları fotoğraflamak için saklamayı unutma.

Kıyıköy, Kırklareli

Kırklareli’nin Vize ilçesinde bulunan Kıyıköy’e 2 saat 40 dakikalık bir yolculukla ulaşabilirsin. Küçük ve tatlı bir sahil kasabası olan Kıyıköy’ün çevresi ormanlarla çevrili ve tertemiz bir havası var. Küçük bir köy olmasına rağmen sunduğu huzurlu ortam oldukça büyük.

Hayatında tüm olup bitenleri unutmak ve kendini bambaşka bir yerde hissetmek istersen kesinlikle trekking eşyalarını yanına almalısın. Trekking dışında aktiviteler ararsan geçimini balıkçılıkla sağlayan halkla birlikte balık tutabilir, dere kenarında piknik yapabilir ve Aya Nikola Manastırı’nı gezebilirsin.

Kıyıköy’de denize de girebilirsin ama Karadeniz olduğu için dikkatli olmanı öneririm. Eğer su çok dalgalıysa risk almaman daha iyi olur. Falezler arasına gizlenen Selvez Koyu’nu keşfedebilirsen oranın denizi aşırı derecede sakin.

İğneada, Kırklareli

İstanbul’dan yaklaşık 222 kilometre uzaklıkta konumlanan İğneada, şehir hayatının gürültüsünden ve egzozundan kaçış noktası. Istranca Dağları’nın yeşili ve Karadeniz’in mavisi bir araya gelip doğanın en güzel halini sunuyor.

Ev sahipliği yaptığı longoz ormanları, korunması gereken çok değerli bir ekosistem. Birçok farklı türde bitkiye ev sahipliği yapıyor. Eğer longoz ormanları arasında doğa yürüyüşüne çıkacaksan bu özel doğayı korumak için çok dikkatli olman gerektiğini tekrar hatırlatayım.

İğneada tatilinde denize girmek istersen de çok şanslısın. İğneada’nın bembeyaz kumsalları ve masmavi denizinde keyifli vakit geçirebilirsin.  

Uludağ Kayak Merkezi, Bursa

Kış tatili için İstanbul’a yakın bir kaçamak arıyorsan 188 kilometre uzaklıktaki Uludağ’ı tercih edebilirsin. Ülkemizin en büyük kış sporları merkezi olan Uludağ Kayak Merkezi, her kış yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlıyor. Ağırladığı misafirlerine en iyi hizmeti sunmak için her yıl yenileniyor, daha da güzelleşiyor.

2543 metre yükseklikteki dağda kayak, snowboard, heliski ve kar motosikleti gibi farklı aktiviteleri deneyimleyebileceğin birçok pist bulunuyor. Uludağ otelleri, misafirlerine bu pistlerin kullanımı için kart imkânı sunuyorlar.

Kartepe Kayak Merkezi, Kocaeli

Kartepe Kayak Merkezi, İstanbul’dan yaklaşık 118 kilometre uzaklıkta konumlanıyor. İstanbul’a en yakın kayak merkezi olduğu için kış sporları yapmak isteyen İstanbullular kışın neredeyse her hafta sonu kendilerini Kartepe’de buluyorlar. Yakınlığının yanında bir de Kartepe’nin Uludağ’a göre daha uygun fiyatlı kış tatili imkânı sunması da oldukça cazip.

Teleferikleri kullanmak için alacağın kartlardan tut ekipmanların kira ücretlerine kadar uygun fiyatlı olduğu için bütçe dostu bir kış tatili yapabilirsin. Uludağ’da olduğu gibi Kartepe otelleri de kayak pistlerinin kullanımı için kart ve ekipman kiralama imkânı sağlıyorlar.

Kartalkaya Kayak Merkezi, Bolu

Yaklaşık 3 saat 35 dakikalık bir yolculuk kadar uzaklıkta olan Kartalkaya Kayak Merkezi de İstanbul’a yakın kış tatili noktalarından biri. 2200 yükseklikte bir zirvede yer alan kayak merkezi, Ankara’ya da yakın olması sebebiyle kışın yerli turistlerin akınına uğruyor.

Uluslararası standartlara göre inşa edilen pistler her seviyede kayak için uygun ve tüm kış sporlarına elverişli. Aralık ayında başlayıp Mart ayına kadar devam eden kayak sezonunu kaçırmadan güzel bir hafta sonu kaçamağı yapıp eğlenceli zaman geçirebilirsin. Kışın Kartalkaya otelleri çok çabuk dolabiliyor, benden sana tavsiye erken rezervasyon yapmayı unutma.

Şarköy, Tekirdağ

İstanbul’a 229 kilometre mesafede bulunan Şarköy, 60 kilometre uzunluğunda bir sahile sahip. Bu sahil uzunluğu ve deniziyle İstanbul başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden birçok misafir ağırlıyor. Denize girip serin suların tadını çıkardıktan sonra Şarköy’ün tarihi mirası olan köylerini gezebilirsin.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından korunması ve restorasyonu için özel ilgi gösterilen Uçmakdere, Güzelköy, Gaziköy, Eriklice ve Tepeköy’ü mutlaka görmelisin. Özellikle Uçmakdere, yamaç paraşütüne elverişli olmasıyla ön plana çıkıyor. Eğer yamaç paraşütüne ilgin varsa Şarköy’e kadar gelmişken deneyebilirsin. Ayrıca Uçmakdere leziz şarapların yapımında kullanılan kaliteli üzümlerin yetiştiği önemli yerlerden. Bu kaliteli şaraplardan da denemeni öneririm.

Avşa Adası, Balıkesir

Marmara Denizi’nde bulunan ve Balıkesir’e bağlı olan Avşa Adası’na İstanbul’dan gitmek çok kolay. Avşa Adası’na Bostancı ve Yenikapı iskelelerinden deniz otobüsü seferleri düzenleniyor. Bu deniz otobüslerine binerek 2 saat 45 dakikalık bir yolculukla adaya ulaşabilirsin. Özellikle yaz aylarında seferler sıklaşıyor.

Ayrıca Tekirdağ ve Şarköy’den de Avşa Adası’na giden motorlar var. Önce Tekirdağ ya da Şarköy’ü gezip oradan Avşa Adası’na geçeceğin bir plan yapabilirsin. Avşa Adası’nda deniz, kum ve güneş üçlüsünün tadını çıkarabilirsin. Adadaki tarihi Rum yapılarını görebileceğin Yiğitler Köyü’ne gidip tertemiz denizde yüzebilirsin. Avşa Adası’nda gece hayatı da çok renkli. Adanın arkasında konumlanan bir bölgede birçok disko ve gece kulübü sabahın ilk ışıklarına kadar eğlence vadediyor.

Enez, Edirne

Enez, İstanbul’a yaklaşık 270 kilometre uzaklıkta olan tam hafta sonu kaçamağı yapılacak bir destinasyon. Tertemiz sahili ve huzurlu ortamıyla şehirden uzaklaşıp denizin tadını çıkarmak isteyenler için harika bir fırsat.

Enez’in Altınkum Plajı, temiz bir denize girmek isteyenlerin en çok tercih ettiği plaj. 4 kilometre boyunca uzanan plaj, Enez’e gelenler tarafından sık tercih edilse de gayet sessiz ve sakin bir atmosfere sahip. Şaşalı, kalabalık ve gürültülü plajlardan sıkıldıysan tam da aradığın ortamı Altınkum Plajı’nda bulabilirsin. Bu plajın dışında Vakıf Plajı, Pırlanta Plajı ve Sultaniçe Koyu da tercih edilebilir. 

Acarlar Longozu, Sakarya

İstanbul’dan uzaklaşıp doğanın huzur dolu kollarına kendini bırakma isteği çok sık gelmeye başladıysa o zaman Acarlar Longozu’na mutlaka bir gezi düzenlemelisin. İstanbul’dan yaklaşık 200 kilometre uzaklıkta olan Acarlar Longozu’na 2,5 saatlik bir araba yolculuğu sonrası ulaşabilirsin.

Longoz ormanları, ne yazık ki dünya genelinde çok az sayıda ve gün geçtikçe yok olma tehlikeleri daha da artıyor. Bu nedenle Acarlar Longozu sit alanı ilan edilmiş. 7,5 kilometrelik bir alana yayılan longozun en güzel olduğu zaman ise mayıs ile kasım ayları arası. Bu dönemlerde yemyeşil olan longoz ormanının beyaz nilüferlerini görmek istersen sabah saatlerinde mutlaka burada olmalısın çünkü nilüferler öğleden sonra kapanıyor.

Longozun çevresinde gözlemeciler ve restoranlar bulunuyor. Burada manzaraya karşı yemek yiyerek keyif yapabilirsin. Sakarya’ya gelmişken ıslama köfte de yiyebilirsin.

Amasra, Bartın

İstanbul’dan yaklaşık 450 kilometre uzaklıkta olan Amasra, İstanbul’dan uzaklaşıp Karadeniz havasını solumak istiyorsan en doğru tercih çünkü ilçe Batı Karadeniz’in en güzel yerlerinden biri. Geçmişi 3000 yıl öncesine kadar dayanan Amasra o kadar etkileyici ki ilçeyi gören Fatih Sultan Mehmet, buraya hayran kalıp dünyanın göz bebeği olduğunu söylemiş.

Manzarayı panoramik olarak izleyebileceğin Amasra Kalesi, yüzyıllardır süre gelen bir zanaatı devam ettiren Tarihi Çekiciler Çarşısı ve 300 yaşında olduğu tahmin edilen Ağlayan Ağaç, Amasra’da mutlaka görmen gereken yerlerden. Özellikle Ağlayan Ağaç çevresindeki çay bahçelerinde oturup Tavşan Adası’nın manzarasını izlemek, seni uzak diyarlardaymışsın gibi hissettirecek.

Amasra’nın restoranları ve balıkları da oldukça meşhur. Akşam yemeği için mutlaka deniz manzarasına nazır restoranlardan birinde balık yemelisin. Yanında da tabii ki meşhur Amasra salatası olmalı.

Safranbolu, Karabük

Safranbolu, İstanbul’a yaklaşık 415 kilometre uzaklıkta UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan müze gibi bir ilçe. Yüzyıllardır birçok farklı medeniyeti ağırlamış olan Safranbolu, artık sembol haline gelmiş evleriyle gerçekten de bir açık hava müzesine benziyor. Yürüdüğün her bir sokakta farklı yaşanmışlıklara sahne olmuş Osmanlı Dönemi’nden kalan evler göreceksin. Safranbolu’nun merkezinde tam 2000 tane bu ikonik evlerden bulunuyor ve 800 tanesi koruma altında.

Safranbolu’nun bence en güzel yanı, orijinali korunarak restore edilen konaklara kurulan Safranbolu otelleri. İlçeyi gezerken dışarıdan gördüğün bu büyüleyici evlerde yaşamanın nasıl bir deneyim olduğunu anlamak için bu evlere kurulan otellerde konaklamanı öneririm.

Safranbolu Kent Tarihi Müzesi, Kaymakamlar Gezi Evi, Cinci Hanı ve Hamamı, Hıdırlık Tepesi gibi ilçede görebileceğin yerleri gezip bitirdikten sonra Safranbolu’ya yakın doğal güzellikleri de görmelisin. Özellikle Tokatlı Kanyonu’na gitmeden dönme çünkü burada bulunan camdan yapılmış tüm kanyonu yukarıdan izleyebileceğin Kristal Teras’a çıkmalısın. Yükseklik korkun varsa biraz zorlanabilirsin ama merak etme burası 75 ton ağırlık taşıyabiliyor. Kristal Teras’tan manzarayı izledikten sonra kanyonun derinliklerine yürümeye başlayabilirsin. Kanyonun içine kurulmuş oturma alanları var ve burada bir yorgunluk kahvesi ya da çayı içmek çok keyifli oluyor.

Mudurnu, Bolu

Bolu, birbirinden güzel ilçeleriyle İstanbul’a yakın gezilecek yerler arayanlara birçok farklı seçenek sunuyor. Abant Gölü ve Yedigöller Milli Park’ından sonra İstanbul’dan 240 kilometre uzaklıkta olan Mudurnu da hafta sonu için güzel bir seçenek. Safranbolu gibi Osmanlı evleriyle dolu sokaklarında yürürken zaman yolculuğuna çıkmış gibi olacaksın.

2018 yılında Citta Slow yani Sakin Şehir seçilen Mudurnu’da Yıldırım Bayezid Camii, Kanuni Camii, Yıldırım Bayezid Hamamı, Demirciler Çarşısı ve Saat Kulesi’ni gezebilirsin. Gezini noktalamak için Mudurnu’daki konaklara kurulan restoranlarda yemek yiyebilir, çay ya da kahve içebilirsin. İlçede konaklamak istersen restore edilen konaklara kurulan Mudurnu otellerinden tercih edebilirsin. 

Kaz Dağları, Çanakkale

İstanbul’da şehir hayatından bunaldıysan ve birkaç günlüğüne de olsa tüm şehri unutmak istiyorsan Türkiye’nin oksijeni en yüksek yerlerinden birine doğru yola çıkalım haydi. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın da oksijen deposu olan ve İda Dağı olarak da bilinen Kaz Dağları, Yunan mitolojisinde önemli yere sahip. Kaz Dağları, Çanakkale ve Balıkesir şehirlerinin sınırları içerisinde çok geniş bir alana yayılıyor.

Sadece Kaz Dağları’nda yetişen bitkileriyle bu alan Amazon Ormanları kadar önemli. Bu nedenle de Kaz Dağları koruma altında olmalı ve milli park alanını gezerken çok dikkatli davranmalıyız. Parkta kamp ve yürüyüş yaparken oranın asıl sahibinin doğa olduğunu unutmamalıyız.

Milli park sınırları içinde doğayla baş başa olmanın yanında yaşadığı köydeki kimseyle evlenmediği için dışlanıp dağda yaşayan Sarıkız’ın Türbesi ve Zeus’un Truva Savaşı’nı izlediği yer olduğu düşünülen Zeus Altarı’nı görebilirsin. Kaz Dağları’nın en güzel diğer noktaları ise Adatepe Köyü ve Yeşilyurt Köyü. Birbirine yakın olan bu iki köyde huzurlu dakikalar geçirebilirsin.

Assos, Çanakkale

Assos, İstanbul’a biraz uzak. Ancak aralarındaki 450 kilometrelik mesafe Gelibolu, Eceabat ya da Kilitbahir’den feribot yolculuğuyla Çanakkale Boğazı’nı geçersen kısalabiliyor. Mesafe kısalsa da süre uzuyor tabii çünkü feribot yolculuğunun saati de yolculuk sürene ekleniyor. Bence feribot yolculuğu yapabileceğin yolu tercih et. Hem böylece Gelibolu’yu da görmeye zaman ayırabilirsin.

Tarihin en büyük medeniyetlerine ev sahipliği yapmış olan Assos, Midilli Adası’nın tam karşısında şirin bir Ege köyü. Assos, Behramkale adıyla da biliniyor çünkü bölgenin tepesinde bulunan yer Behramkale Köyü olarak anılıyor. Assos’a geldiğinde Behramkale Köyü’nün sokaklarını mutlaka turlamalısın.

Assos Antik Kenti de burada görmen gereken yerler arasında ilk sıralarda. Hatta buradaki gezini gün batımı saatlerine denk getirmen çok daha iyi olur. Athena Tapınağı’ndan gün batımı manzarasını izleyince neden böyle dediğimi anlayacaksın. Denize girmek için Assos’un 2 kilometre güneyindeki Kadırga Koyu seni bekliyor. Mavi bayrak ödüllü Kadırga Koyu’nda tertemiz denizin tadını çıkarabilirsin.

Bozcaada, Çanakkale

Çanakkale’de kaçamak yapmak için birçok harika destinasyon bulunuyor. Özellikle Bozcaada ada ilçesi olduğu için tam anlamıyla hayattan uzaklaşabileceğin bir yer. Evet yolculuk biraz uzun sürüyor ama gerçekten de Bozcaada için değiyor. Adaya ulaşmak için Geyikli’den kalkan feribotları kullanman gerekiyor ve bu da yolculuğu keyifli bir hale getiriyor.

Deniziyle ayrı bağları ve şaraplarıyla ayrı cezbeden Bozcaada’ya gitmek için en güzel ay bence Eylül. Hem Bağbozumu Festivali düzenleniyor hem de deniz sıcaklığının en ideal olduğu zaman. Bağbozumu döneminde gelemezsen bile adaya tatil planladığında şarap üreticilerinin tesislerini ziyaret etmeyi de mutlaka değerlendir. Hatta bu bağ evlerini restore ederek konuklara açılan Bozcaada otelleri büyüleyici bir konaklama deneyimine dönüşebilir.

İznik, Bursa

İstanbul’dan yaklaşık 140 kilometre mesafede konumlanan İznik, çinileriyle ayrı gölüyle ayrı bir keyif sunuyor. İznik’te ilk olarak meşhur çinileri keşfedebilirsin. Birçok farklı çini atölyesi bulunuyor bu ilçede. Atölyeleri gezebileceğin gibi düzenlenen eğitimlere katılıp çini hakkında daha detaylı bilgi alabilir ve kendi çinini kendin yapabilirsin. Farklı bir deneyim olacağına eminim.

Sıra geldi İznik Gölü’ne. İznik Gölü’nde iskeleler ve gölü çevreleyen çim alanlar bulunuyor ama gölün tadını çıkarmanın en güzel yolu kano turuna çıkmak. Eğer İznik tatilinde iki kişiyseniz kano kiralayarak göl üzerinde dolaşabilirsiniz. Daha kalabalık bir grupla gidersen de tekne turuna çıkabilirsin. Göl üzerinde vakit geçirdikten sonra deniz fenerine karşı kurulmuş çay bahçelerinde çay içerek gün batımını bekleyebilirsin. Burada gün batımı manzarası gerçekten efsane oluyor. Yorgunluktan karnın acıktıysa gölden tutulan yayın şişi ve sarı balığın tadına bakabilirsin.

İznik Antik Kenti, İstanbul Kapı, Lefke Kapı, Yeşil Camii, Ayasofya Camii, Süleyman Paşa Medresesi, Hacı Özbek Camii ve İznik Müzesi de görmeden İznik tatilini sonlandırmamalısın.

Kilyos, İstanbul

İstanbul’a yakın gezilecek yerler listemizde hep farklı şehirlerin sınırlarındaki yerlerden bahsettim ama aslında İstanbul sınırlarında da İstanbul’dan farklı bir yerde gibi hissedebileceğin birçok destinasyon bulunuyor. Bunlardan en meşhuru da Kilyos. Avrupa Yakası’nda Sarıyer ilçesine bağlı olan Kilyos, özellikle yaz aylarında denize girip serinlemek isteyen İstanbulluların ilk kaçış duraklarından.

Kumköy adıyla da bilinen Kilyos’un Karadeniz’e kıyısı olduğu için denizi biraz dalgalı. O nedenle de yüzerken dikkatli olmak gerekiyor. Sahil kenarında farklı plaj işletmeleri bulunduğu için restoran ve kafe bulmak konusunda sıkıntı yaşamadan rahatça vakit geçirebiliyorsun.

Kilyos’a gelmek için önce 25T, 40, 25B, 25E, 25H, 41 ya da 59RS ile Sarıyer’e gelebilirsin. Sarıyer’den Kilyos’a giden otobüs ve minibüsler kalkıyor. Bunları kullanarak Kilyos’a ulaşabilirsin. Hacıosman Metro’dan direkt Kilyos’a giden 151 numaralı otobüse de binebilirsin.

Karaburun, İstanbul

Kilyos’tan sonra en çok tercih edilen nokta ise Karaburun. Arnavutköy’den 25 kilometre uzakta olan Karaburun, bir balıkçı kasabası aslında. Bu yüzden de buraya gelip balık yemeden dönmemek olmaz. Zaten tüm köy salaş balıkçı dolu. Taze taze tutulan balıklar gözünün önünde pişiriliyor ve sunuluyor. Balıklar taze olduğu için yedikçe yiyesin gelebilir.

Karaburun’da denize girebilirsin ama burada da Kilyos gibi deniz dalgalı. Çok açılmadan ve özellikle çocuklarla gidiyorsan ekstra dikkatli olarak yüzmelisin. Plajında Kilyos’taki gibi tesisler yok. Aslında bu da buranın daha sakin olmasını sağlıyor.

Karaburun’a gitmek için Bayrampaşa’ya giden metroyu kullanabilirsin. Bayrampaşa’da inip Terkos minibüslerine binerek Karaburun’a ulaşabilirsin.

Riva, İstanbul

Beykoz’a bağlı olan Riva, Anadolu Yakası’nda yaşayanların en çok tercih ettiği noktalardan. İlkbahar, sonbahar ve kış aylarında genelde kahvaltı yapmak isteyenlerle dolup taşan Riva, piknik yapmak için de elverişli. Hatta farklı bir aktivite arıyorsan Riva’da ATV turlarına da çıkabilirsin.

Riva’nın plajı da güzel olduğu için yazın denize girmek isteyenler de tercih ediyor. Karadeniz kıyısı olduğu için deniz genelde dalgalı ama durgun olduğu günlerde burada yüzmek çok keyifli oluyor. Plaja giriş için cüzi bir miktar ödeniyor. Ayrıca şezlong ve şemsiye kiralama imkânı da var. Riva da bir de Elmasburnu Tabiat Parkı’nın plajında denize girebilirsin. Tabiat parkının içinde piknik de yapılabiliyor.

Riva’ya toplu taşıma ile gideceksen Beykoz’dan 137 numaralı IETT otobüslerine binebilirsin. Beykoz’a toplu ulaşımla gelmek için Kadıköy’den 15BK, Üsküdar’dan 15 ya da 15T, Mecidiyeköy’den ise 121A numaralı otobüsleri kullanabilirsin. 

Ağva, İstanbul

Anadolu Yakası’ndaki bir diğer uzaklaşma noktası olan Ağva, İstanbul’a yaklaşık 110 kilometre uzaklıkta. Yazın ayrı kışın apayrı bir güzelliğe sahip olan Ağva, özellikle romantik tatiller için tam da aranan yer. Sevdiğini yanına alıp doğayla baş başa huzur dolu bir tatil yapabileceğin dere manzaralı romantik otellerde kalabilirsin.

Göksu ve Yeşilçay derelerinin geçtiği ve kavuşup denize döküldüğü bu destinasyonda dere manzarasına karşı kurulmuş kahvaltıcılarda leziz bir kahvaltıyla güne başlayıp sonra tekne turlarına çıkabilirsin. Dere kenarında doğa yürüyüşü yapmak da huzur verici. Eğer Ağva’ya yazın gidersen denize de girebilirsin. Ağva Plajı, Kurfallı Plajı ve Karacaköy Plajı, Ağva’da denize girebileceğin plajlar arasında. Ayrıca Kilimli Koyu ve Kadırga Koyu da denize girmek isteyen İstanbulluların sıklıkla tercih ettiği yerlerden.

Ağva’ya gitmek için Üsküdar’dan kalkan Şile-Ağva otobüslerine binebilirsin. Bu otobüsler haftanın 7 günü sabah 06.45’ten gece 22.00’ye kadar hizmet veriyor. Ayrıca Üsküdar’dan Ağva’ya giden 139A numaralı otobüsle de Ağva’ya ulaşabilirsin.

Polonezköy, İstanbul

İstanbul’da piknik ve kahvaltı denilince akla gelen Polonezköy’e geldi sıra. Kadıköy’den sadece 30 kilometre uzakta konumlandığı için bu kadar yakın bir destinasyon çok sık tercih ediliyor. Her ne kadar İstanbul’a çok yakın olsa da şehrin stresinden uzaklaşabileceğin kadar izole bir yer.

Polonezköy Tabiat Parkı, yemyeşil doğası ve oksijen dolu havasıyla seni mutlu edecek. İlkbahar ya da yaz aylarında gideceksen sabah erkenden gitmelisin. Eğer geç kalırsan istediğin gibi bir yer bulmak zorlaşabilir. Sabah erken saatte gidip istersen kahvaltıcılarda kahvaltı yapabilir, istersen de evde hazırladığın kahvaltılıklarla güne başlayabilirsin. Kahvaltı sonrasında yürüyüşe çıkabilirsin. Öğleden sonra ise mangalını yakıp bir ziyafet hazırlayabilirsin.

Polonezköy’e toplu ulaşım araçlarıyla gitmek istersen Beykoz’dan kalkan 137 ya da Ümraniye’den kalkan 138 numaralı otobüslere binebilirsin.

Poyrazköy, İstanbul

İstanbul’a yakın gezilecek yerler arayanlar tarafından çok fazla bilinmeyen bir destinasyon Poyrazköy. Kadıköy’den yaklaşık 1 saat uzaklıkta olan Poyrazköy, küçük bir balıkçı kasabasına benziyor aslında. Kıyıya yanaşıp sıralanmış tekneler, samimi ve sıcak insanlarıyla yine İstanbul’dan çoook uzaktaymış gibi hissedeceğin bir yer.

Kahvaltı ya da piknik için Poyrazköy’ü tercih edebilirsin ama eğer yazın gelirsen mutlaka mayonu da yanında getirmelisin. Akıntı ve rüzgardan korunan bir koy olduğu için Poyrazköy Plajı yüzmek için gayet güvenli. Yüzmek için Kadınlar Plajı’nı da tercih edebilirsin.

Poyrazköy’e ulaşmak için Kavacık’tan 135 numaralı otobüsü kullanabilirsin. Üsküdar’dan gelmek için 15F ile Beykoz’a gelmen gerekiyor. Beykoz’dan da 135’e ya da Poyrazköy’e giden dolmuşlara binebilirsin.

Prens Adaları, İstanbul

Prens Adaları ya da İstanbul Adaları olarak bilinen Adalar, İstanbul’daki karmaşadan uzaklaşmak isteyenlerin akınına uğruyor. Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Sedefadası, Kaşıkadası, Tavşanadası, Sivriada ve Yassıada’dan oluşan Prens Adaları’nda gezilecek yerler olduğu gibi denize girilecek plajlar da bulunuyor.

Genelde Büyükada ve Heybeliada özellikle yaz mevsiminde çok sayıda İstanbullunun durağı oluyor. Burgazada ve Kınalıada ise kalabalıktan uzaklaşmak isteyenlerin tercihleri.

Adalar’a gitmek ise çok kolay. Bostancı, Kabataş ve Eminönü’nden vapurlar kalkıyor ve vapurlar genelde tüm adalara uğruyor.

nihanbayram
Nihan Bayram
470 Yazı
Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Bir süre bir marka ajansında içerik editörlüğü yaptı. Hürriyet Kitap bünyesinde "Ün, Aşk ve Diğerleri" adlı kitabı yayınlandı. Ajans deneyiminden sonra Enuygun ekibine katıldı.
Uzman Yazarlar