Her şehir bir başka ama tüm dünyanın bildiği üzere İstanbul bambaşka. İki kıtayı birbirine bağlayan, dünyayı elinde tutmuş imparatorlukların kalbinin atmış olduğu İstanbul, her biri farklı bir dünya olarak nitelendirilebilecek ilçe ve semtleriyle karşımıza çıkıyor. Tarihî binaları, olağanüstü güzellikteki sahilleri, sosyal aktivitelerin ve günübirlik kampçılığın merkezi sayılabilecek orman ve parklarıyla İstanbul seni bekliyor.
İster İstanbul’da yaşıyor ol, istersen birçok kere bu büyülü kente gelmiş ol mutlaka yeni keşfedeceğin yerler bulacaksın. Hazırsan bir gününü ayırarak İstanbul’da günübirlik gezilecek yerleri keşfetmeye başlayalım.
Not: Yazımızda bulunan fiyat ve bilgiler, sezona ve döneme göre değişebilir.
Tarih ve kültür > Sultanahmet Meydanı'ndaki asırlık yapıları gez ve Balat'ın tarihi renkli sokaklarını keşfet.
Boğaz havası > Güne Bebek, Arnavutköy veya Çengelköy sahillerinde deniz manzaralı bir yürüyüşle başlat.
Doğa ve orman > Şehrin gürültüsünden kaçmak için Belgrad Ormanı'nda veya Atatürk Arboretumu'nda doğa yürüyüşü yap.
Adalar turu > Vapurla kısa bir yolculuk yaparak Büyükada, Heybeliada, Kınalıada ve Burgazada’nın farklı atmosferlerinin keyfini çıkar.
Deniz ve plaj > Yaz aylarında günübirlik yüzme molası için Şile, Ağva veya Kilyos plajlarını tercih et.
|
Konsept |
Öne çıkan Rotalar |
Neden gitmelisin? |
Seyahat ipucu |
|
Doğa ve kamp tutkunları |
Belgrad Ormanı, Aydos Ormanı, Darlık Barajı, Polonezköy |
Şehrin gürültüsünden uzaklaşıp kafa dinleyebilirsin. |
Hafta sonu otopark ve piknik alanı bulmak için sabah 09.00'dan önce git. |
|
Tarih ve kültür meraklıları |
Sultanahmet, Balat, Yedikule Zindanları, Yoros Kalesi |
Bizans, Roma ve Osmanlı miraslarını aynı gün içinde keşfedebilirsin. |
MüzeKart’ını gitmeden önce çıkarırsan sıra beklemezsin. |
|
Çocuklu aileler |
İstanbul Akvaryum, Bakırköy Botanik Parkı, Beykoz Korusu |
Geniş yürüyüş yolları, çocuk parkları ve bol aktiviteler sayesinde keyifli bir hafta sonu geçirebilirsin. |
Botanik park ve korularda birbirinden güzel doğa fotoğrafları çekebilirsin. |
|
Deniz ve plaj arayanlar |
Kilyos Sahili, Şile Plajları, Florya Güneş Plajı, Kınalıada |
Yazın şehirden çok uzaklaşmadan serinlemek ve yüzmek için. |
Şile ve Karadeniz kıyılarında yüzerken dalgalara ve dip akıntısına (çeken akıntı) karşı çok dikkatli ol. |
|
Romantik Boğaz havası |
Bebek, Arnavutköy, Çengelköy, Moda Sahili |
Tarihî yalıların gölgesinde Boğaz manzarası eşliğinde yürüyüş yapabilir, manzaralı mekanlarda kahve içebilirsin. |
Anadolu Yakası (Moda, Salacak) sahillerini gün batımı saatine denk getirecek şekilde planla. |

İstanbul denince gerek yerli, gerek yabancı turistlerin aklına gelebilecek simge yerlerden biri olan Sultanahmet, şehrin tarihî değerinin kayda değer bir kısmının karşılığı. Eski isimleri Hipodrom ve At Meydanı olan ve günümüzde içinde bulunan Sultanahmet Camii ile aynı ismi taşıyan meydan, aynı zamanda Bizans Dönemi’nden kalma Ayasofya Camii, Yılanlı Sütun, Theodosius Dikilitaşı ve Alman İmparatoru II. Wilhelm’in Osmanlı Devleti’ne bir hediyesi olan Alman Çeşmesi gibi çok önemli tarihi değerleri barındırıyor.

Fatih ilçesine bağlı olan Eminönü semti, yüzyıllar boyunca kıyısı ve limanıyla bilinmiş, daha sonraki dönemlerde merkezi yerleşim yerlerinden biri haline gelmiş. Bizans Dönemi’nde Pisalı ve Cenevizli Latin kolonilerinin semtteki kritik noktalarda kendine yerler edinmiş olmaları, semtin tarihi değerin bir kez daha göz önüne seriyor. Osmanlı Dönemi’nde de deniz ticaretindeki malların indirme/bindirme noktası olarak değerlendirilmiş.
Günümüzde en çok Galata Köprüsü’nde ortaya çıkan harika manzaralar ve boğaz havasıyla, meraklıları için köprü üzerinde gerçekleştirilebilecek balıkçılık faaliyetleriyle ve geleneksel balık restoranlarıyla dikkat çeker. Karaköy ve Fatih arasında bağlantı noktası olan Eminönü, yerli ve yabancı turistlerin yanında, İstanbul’da ikamet edenlerin de günlerini keyifle geçirebilecekleri noktalardan birisi.
Her gün binlerce turiste kapılarını açan İstanbul’un gözde bölgesinde hiçbir detayı kaçırmamak için Eminönü gezilecek yerler içeriğimize de göz at.

Fatih ilçesindeki en renkli semtlerden biri olan Balat, hem turistik hem de tarihi açıdan güzide yerlerden biri diyebiliriz. Günümüzde tarihî ibadethanelere ev sahipliği yapan Balat, aynı zamanda renkli evleriyle de meşhur. Günübirlik bir gezi için tercih edilebilecek ideal bir nokta olarak İstanbullular tarafından tercih edilen Balat, şehrin orijinalliğinin kanıtı niteliğinde bir semt olarak aklında kalsın. Bölgeyi tüm detayları ile keşfetmek için Balat rehberimize bakabilirsin.

Zeytinburnu ilçesinde bulunan ve sahil yolunun yakınında bulunan Yedikule Zindanları, Roma Dönemi’nde İstanbul’a gelen kralları ve saray mensuplarını misafir etmek için inşa edilmiş bir yapı. Yani zindan tabiri, asıl inşa amacıyla ters düşüyor.
Yedikule Zindanları’nın bu ismi almasının sebebi, Fatih Sultan Mehmet’in büyük fethi gerçekleştirdikten sonra dört kulenin yanına üç kule daha inşa ettirmesi ve böylelikle kule sayısını yediye çıkarmış olması. Günümüzde açık hava müzesi olarak değerlendirilen Yedikule Zindanları, Bizans’tan günümüze kadar yapının geçirdiği kültürel ve mimari devrimleri gözler önüne seriyor.

Eyüp Sultan ilçesinin en bilinen noktalarından biri olan Pierre Loti Tepesi, Haliç’e nazır ve adını da 19. yüzyılda İstanbul’a gelip buraya yerleşmiş olan, sıklıkla tepedeki kıraathaneye uğrayan yazar Julien Viaud’dan almış. Çay bahçesiyle de ünlü olan tepede sakin bir günübirlik gezi gerçekleştirilebilir.

Eski adıyla Pera olarak bilinen Beyoğlu İstanbul’un ikonik, farklı kültürlere ev sahipliği yapmış ve hâlâ da yapmakta olan bir yer. Kimi insanların tüm ömürlerini buradan hiç çıkmayarak geçirdikleri, kimi ünlü sanatçıların burada yetiştikleri söylenir. Sınırlarında İstiklal Caddesi, Galata, Taksim, Karaköy ve Cihangir gibi kozmopolit ve bir o kadar da İstanbul kokan yerleri barındıran Beyoğlu, İstanbul’a gelen herkesi büyülemeye ant içmiş gibi.
Caddelerinde bulabileceğin ve yüzyılların eskitemediği gerek iş hanları, gerek apartmanlar ve ibadethaneleri ile mest olacaksın. Hele ki İstanbul’un siluetine karakteristik bir dokunuşta bulunan Galata Kulesi’ni görürsen, zaten ilçenin tarihi bir hazine olduğundan hiç şüphe duymayacağına eminiz.

İstanbul’un merkezi ve lüks sayılan semtlerinden biri olan Nişantaşı’nda tüm gününü farklı modern ve tarihi yapıları keşfederek geçirebilirsin.
Tarihî değeri olan semt, adını önce III. Selim’in, sonra da II. Mahmud’un kişisel nişanlarının alameti olarak Teşvikiye Camii’nin avlusunda bulunan iki nişan taşından alıyor. İstanbul’daki farklı butik mağazalara, keyifli vakit geçirebileceğin nefis parklara ve sosyal alanlara sahip olan Nişantaşı’nın sokaklarında kendini büyülenmiş olarak bulacaksın.

Hem Çarşı tarafı, hem sahilleri, hem de kozmopolit anlamda içerisinde bulunan birçok tarihi ve modern yapıları Beşiktaş’ı çok değerli bir ilçe haline getiriyor. Ortaköy, Bebek, Levent gibi semtlere, Çırağan Sarayı ve Yıldız Sarayı gibi tarihi değeri son derece yüksek olan yapılara da ev sahipliği eden Beşiktaş, İstanbul’un modern merkezlerinden, kalbinin attığı yerlerden biri diyebiliriz.
Burası özellikle kahvaltıcıları ile meşhur. Sen de güne eşsiz bir başlangıç yapmak istersen Beşiktaş’taki en iyi kahvaltı mekanları listemizi inceleyebilirsin.
Günübirlik olarak Beşiktaş’ta gezmek, sahip olduğu kültürel ve doğal durakları sayesinde mutlaka dolu dolu gerçekleşecek bir macera olarak karşına çıkacak.

Beşiktaş ilçesindeki bu tarihî koru, aynı zamanda Yıldız Parkı adıyla da bilinir. İçerisinde Malta, Şale ve Çadır köşklerinin yanında Kuğulu Fıskiye’yi, Yıldız Çini Fabrikası’nı ve aynı zamanda İstanbul tasvirleri arasında heykel olarak karşımıza çıkan ve sanatçı Gürdal Duyar’ın eseri olan Güzel İstanbul Heykeli’ni de bulunduruyor.
Yıldız Korusu, her yaştan İstanbullunun günübirlik şekilde gezip görebileceği ve şehrin tarihi kokusunu doya doya içine çekebileceği rotalardan biri.

Yine İstanbul’un eski balıkçılık kültürünün mirasçılarından biri olarak günümüze gelmiş olan Arnavutköy, Kuruçeşme’yle Bebek’in tam ortasında. İçerisindeki mimarlık harikası tarihi ahşap binaları, sokaklarında yürürken yüzüne çarpan boğaz havası ve otantikliğinden asla fire vermemiş olan balıkçı restoranlarıyla ziyaretçilerine sempatik bir görüntü sunan Arnavutköy, günübirlik gezi düzenlemek için ideal bir destinasyon olarak karşımıza çıkıyor.

Önceleri balıkçıların ekmek parası kazanmak için saatlerini harcadığı Bebek Sahili, artık günümüzde İstanbul’un en güzide alanlarından biri sayılır. Boğazın ferah ve güzel havasının tadını ister sevdiklerinle, ister kendi kendine yürüyerek çıkarabilirsin. Sahilde yürürken karşına çıkabilecek olan türlü modern ve tarihi yapılar, aynı zamanda hava durumuna göre seni ferahlatacak ya da içini ısıtacak bir kahve kapabileceğin harika manzaralı kafeleriyle birlikte Bebek, gününden tam verim alabileceğini sağlayacak.

Bebek’in ilerisinde, Sarıyer ilçesinin Baltalimanı semtinde bulunan Baltalimanı Japon Bahçesi, 2003 yılında inşa edilmiş. Bahçede bulunan doğal gölet ve etrafında yetişen ağaç ve bitki çeşitleri, büyüleyici bir ambiyans oluşturur. Bahçe, etrafı taştan yapılmış fenerlerle aydınlatılır. Çevresi de Japon mimari tarzındaki duvarlarla çevrili olan bahçe, Türkiye ve Japonya arasındaki kardeşlik bağının bir temsili olup, kapısı da iki ülkedeki boğazlardan esinlenilerek tasarlanmış.
Haftanın her günü yazın 08.00-19.00 kışın 08.00-17.00 arasında ziyarete açık.

İstanbul Boğazı’nın güzide balıkçı semtlerinden biri olan Anadolu Kavağı’nda Yoros Kalesi ve Yuşa Tepesi gibi çeşitli gezilebilecek rotalar bulunuyor. Beykoz yakınlarındaki Anadolu Kavağı, bir yandan da İstanbul’daki balıkçılık kültürünün değerli noktalarından birisi sayılıyor.
Burada günübirlik keşif yaparken balık yemeyi de es geçme.

İstanbul’da Doğu Roma Dönemi’nden kalmış olan ve tarihî değeri yüksek olan Yoros Kalesi’ni, günümüzde hala ziyaret edebilmek mümkün. Anadolu Kavağı’nın yakınlarındaki kale, zamanında Cenevizlilerin hakimiyeti altında bulunmuş olan kalenin kimi kısımları günümüze ulaşamamış olsa da kayda değer bir bölümünü gidip, olağanüstü tarihine şahit olmak mümkün.

Yoros Kalesi’nin güneyinde bulunan Yuşa Tepesi, daha çok dini bir önemi olan bir destinasyon olarak karşımıza çıkar. İnanışa göre bu tepedeki türbede gömülü olan kişinin Yuşa peygamber olduğu söyleniyor.
Mezarın on yedi metre olmasının sebebi, kimi kaynaklarda Yuşa peygamberin vücudunun büyüklüğü olduğu söylense de aslında naaşın tam olarak nerede gömülü olduğu bilinmediğinden dolayı geniş bir alanın çevrelendiği de belirtiliyor.
Yoros Kalesi’nin yakınlarında bulunması sayesinde günübirlik gezilerde hem kaleyi hem de türbeyi ziyaret etmeyi tercih eden İstanbulluların sayısı yok sayılamayacak kadar çok. Kültürel bir gezi düşüncen varsa, Yuşa Tepesi’ni tercih edebilirsin.

Anadolu Yakası’ndaki Beykoz ilçesinde yer alan bu korunun diğer adı da Abraham Paşa Korusu. Söylentilere göre dönemin padişahı Sultan Abdülaziz ile yakın arkadaşlığı bulunan ve kendisiyle oynadığı bir tavla oyununun sonucunda günümüzde korunun bulunduğu geniş araziyi kazandığı iddia edilen Abraham Paşa’nın adı, günümüze kadar gelmiş.
Günümüzde açık spor alanları, çocuk parkı, restoran ve kır kahveleri gibi çeşitli sosyal tesisleri bulunan Beykoz Korusu’nda keyifli bir gün geçirebilirsin.

Beykoz ilçesinde bulunan Kanuni Sultan Süleyman Şehir Ormanı, ilçenin sosyal alan oluşturabilecek orman ihtiyacını karşılıyor. Orman, 11 kilometrelik yürüyüş yolu, doğal gazlı mangal üniteleri ve sosyal tesisleriyle hem doğayla barışık bir alan sunuyor hem de İstanbulluların sosyal faaliyet konusunda imdadına yetişiyor.

Beykoz ilçesinde bulunan Hidiv Kasrı, tarihi değer olarak son Mısır hidivi Abbas Hilmi Paşa tarafından yabancı bir mimara yaptırılmış. Zarif ve dekoratif mimarisi, kasrın özenilerek inşa edildiğinin de kanıtı. Seksenli yıllarda bir süreliğine otel olarak işletilmiş olan kasır, doksanlarda Beltur bünyesine girdi.
Günümüzde de sosyal tesis olarak değerlendirilen kasır, ziyaretçilerine keyifli ve mimari bakımdan gayet güzel bir şekilde vakit geçirtecek bir yapı.

Beykoz ilçesine bağlı olan Kanlıca semtinin bir numaralı tanınırlık sebebi yoğurdu olabilir. Yoğurdunu bu kadar özel kılan şeyse ineklerinin yediği özel bir ottan dolayı sütlerinin renginin hafif pembe tonda olması. Ancak bu renk değişimi yoğurdunun hiçbir şekilde lezzetine zarar vermemekle birlikte, aksine onu daha özel hâle getiriyor.
Semt, harika güzellikte yalılar, muazzam boğaz manzaraları ve geze geze bitiremeyeceğin sokaklarla dolu. Mihrabat Korusu’nun da içinde bulunduran semt, gezin için düzenlediğin listelerde üst sıraları kapacak gibi duruyor.

Osmanlı Dönemi’nde has bahçelerden biri olarak kullanılmış olan ve padişahların da gözde mekanlarından biri olarak görülen Küçüksu Kasrı, birçok yazar ve şairin de övgüsünü kazanmış, ressamlar tarafından da çizilmiş. Günümüzde İstanbulluların mesire alanı olarak tercih ettiği Küçüksu Kasrı, yeni gerçekleşen restorasyon ve düzenleme çalışmalarıyla birlikte daha da albenili bir destinasyon haline geldi.
Pazartesi hariç haftanın her günü 09.00-20.00 arasında ziyaret edilebilir.

Çınar denildiği anda İstanbul’da ilk akla gelecek yerlerden birisi olan Çengelköy semti, yine tarihi dokusuyla meşhur Üsküdar ilçesine bağlı. Genelde Çınaraltı bölgesiyle bilinen ve oradaki sosyal tesisleriyle İstanbul’a ün salmış olan Çengelköy, ayrıca gün boyunca keşfedebileceğin, yeşilin ve mimarinin bir arada bulunduğu sokaklar da barındırıyor. Boğaz'ın serin rüzgarı yüzüne çarparken, asırlık çınarların altında çıtır çıtır bir simit eşliğinde içilen çayın tadı her zaman hatırlanacak bir anıya dönüşecek.
Adının tarihçesine bakınca Osmanlı Dönemi’ndeki gemi çapalarının imalatının gerçekleştirilmesinden dolayı adı Çengelköy koyulan semt, çay bahçeleri ve börekçileriyle gastronomi açısından da ziyaretçilerini memnun etmeden bırakmıyor.

İstanbul şehrinin en güzel korularından biri sayılan Fethi Paşa Korusu, hem şehir dışından gelen, hem de İstanbul’da ikamet eden vatandaşların sık sık tercih ettiği günübirlik gezi rotalarından biri. İçinde bulunan belediye sosyal tesisleriyle birlikte harika bir kahvaltı noktası olarak da tercih edilebilen Fethi Paşa Korusu, olağanüstü güzellikteki manzarasıyla ziyaretçilerini mest ediyor.

Avrupa Yakası için Galata Kulesi ne kadar tarihse, Anadolu Yakası için de Kız Kulesi onun karşılığı diyebiliriz. Ancak bilinmesi gereken önemli bir şey de Kız Kulesi’ni güzel bir şekilde, yakından görebilmenin yolu Salacak Sahili’ne gitmekten geçer.
Sahilde yürüyüşün sırasında bir tarafında yerel binaları, diğer tarafında da Avrupa Yakası’ndaki güzellikleri görebilmene olanak sağlayan Salacak Sahili, ayrıca oturup dinlenebileceğin, bir şeyler içebileceğin kafeleriyle de dikkat çekiyor.

Üsküdar’ın güzide noktalarından biri olarak değerlendirilen Çamlıca Tepesi, aslında Büyük ve Küçük Çamlıca olmak üzere ikiye ayrılıyor.
Adı üzerinde Büyük Çamlıca daha yüksekteyken, Küçük Çamlıca ona göre biraz daha alçakta kalmakla beraber, güzelliğinden hiçbir şekilde ödün vermeyen bir konumda. İçerisindeki sosyal tesislerde harika bir İstanbul manzarasıyla birlikte kahvaltı etmek ve akşam yemeği yemek mümkün.
Üsküdar’ın bize hediyesi olan ve Adalar’ı, Avrupa Yakası’nı, İstanbul Boğazı’nı ve Haliç’i gören Çamlıca Tepesi, bir nevi şehrin doğal gözlem kulesi olarak değerlendirilebilir.

Anadolu Yakası’nın merkezi yerlerinden biri olan ve içerisinde çok çeşitli mekanlar, sahil yolları ve kozmopolit bir yapı bulunduran Kadıköy, özellikle gençler arasında popüler rotalardan biri. Gerek ara sokaklarında keşfedilecek tarihî yapıları, gerek antik zamanlarda bir yerleşke olarak var olmuş olması, Kadıköy’ün tarihi değerini de kanıtlıyor.
Günümüzde konserlerin, eğlence mekanlarının ve görülüp gezilebilecek geniş caddelerin ev sahipliğini yapan Kadıköy, gün boyunca gezip de doyamayacağın ilçelerden birisi.

Kadıköy’e vapurla gittiysen veya çarşının hareketliliğinden biraz olsun uzaklaşmak istiyorsan, Moda Sahili tam sana göre bir çıkış noktası olacak. Gününü sahil yolunda ister yürüyerek, ister bisiklet, kaykay veya paten kullanarak geçirebilirsin. Sana tavsiyemiz, sahil yürüyüşüne başlamadan önce Moda'nın meşhur dondurmacılarına uğrayıp gün batımına doğru çimenlerde yerini almak olacak. İstanbul'da güneşi batırmak için buradan daha huzurlu çok az yer var.

Anadolu Yakası’nda vakit geçirmek ve günübirlik geziler için en çok rağbet gören tematik özellikteki Göztepe 60. Yıl Parkı, senin de gezi listene mutlaka eklemen gereken yerlerde biri. Parkta bulunan fıskiye ve oyuncaklar, aynı zamanda içerisinde var olan doğal gölet, özellikle ailelerin burayı günübirlik olarak tercih etmelerini sağlıyor.

Moda Sahili’ne yakın olup, bir o kadar da farklı bir tat veren Caddebostan Sahili, kimi Yeşilçam filmlerinin sahil sahnelerine ev sahipliği yapmış. Ancak bunun yanında Anadolu Yakası’nda ikamet eden İstanbulluların da günübirlik gezmek için vazgeçilmez mekânlarından biri.
Caddebostan Sahili, Moda’nın biraz daha aşağısında yer alıyor.

Maltepe ilçesinin sınırları içinde bulunan Orhangazi Şehir Parkı, şehrin uzak taraflarında bulunan bölgelere, bir yandan da daha merkezi konumlardaki şehir sakinlerine de güzel bir günübirlik gezi fırsatı sunuyor.
İçinde tenis kortlarından fitness alanlarına, basketbol ve futbol sahalarından, yürüyüş yollarına kadar birçok sportif faaliyete önayak olabilecek imkanlara sahip olan şehir parkı, ziyaretçilerinin sağlıklı ve hareketli bir günübirlik faaliyet gerçekleştirmelerini kolaylaştırıyor.
Eğer sen de gezilerinde aktif kalmaktan asla kaçınmayan, pikniğin yanında hareket etmeyi de öne çıkaran biriysen, Maltepe’de bulunan Orhangazi Şehir Parkı mutlaka uğraman gereken noktalardan birisi.

Kartal, Pendik ve Sultanbeyli ilçelerinin oluşturduğu üçgenin ortasında yer alan Aydos Ormanı, özellikle şehrin merkezi yerlerinde ikamet eden İstanbullular için makul bir günübirlik gezi noktası. Aydos Ormanı’nın zümrüt yeşilindeki güzelliğinin yanında, içerisinde bulunan Aydos Tepesi ve Aydos Gölü’yle de ziyaretçilerini tavlamayı başarıyor.
Tepede ayrıca Bizans Dönemi’nden bir kale de bulunuyor. Aydos Gölü’nde deniz bisikletiyle gezmek, balık tutmak, ormanda bulunan mesire alanında piknik yapmak, hatta günübirlik gezini birazcık daha uzatmak istersen kamp alanında kamp yapmak da mümkün.

İstanbul’da bulunan ve Prens Adaları adıyla tanınan ada grubunun bir üyesi olan Kınalıada, İstanbul’a en yakın ada olarak biliniyor. İstanbul’da ikamet ediyorsan ya da turistik bir ziyaret yaptıysan günübirlik güzel bir ada havası almak amacıyla tercih edebileceğin güzel bir rota. Kınalıada ayrıca yazları da plajı ve tesisleri ile yaz tatili için kaçış noktası oluyor.

Tekrar Prens Adaları’nda, bu sefer Burgazada’dayız. Ada grubundaki en büyük üçüncü ada olan Burgazada’da izleyebileceğin güzel deniz manzaraları, içinde kaybolacağın yeşil bir doğa ve tabii ki denizin keyfini çıkarabileceğin muntazam plajlar mevcut.
Eski adı olan Antigoni’yi I. Antigonos Monoftalmos’tan almış olan Burgazada’nın şu anki adı olan Burgaz’ı da Yunanca’da kule/kale anlamına gelen pyrgos kelimesinden aldığı söyleniyor.

İstanbul’un Prens Adaları’ndan birisi olan ve genelde günübirlik geziler için Büyükada’dan sonra en çok tercih edildiği bilinen Heybeliada’da hem tarihi, hem de doğal bir hazine yatıyor.
Bakir kalmış olan yeşil florası ve düzeni bozulmamış doğal plajlarıyla bilinen Heybeliada, aynı zamanda bir Ortodoks ruhban okuluna da ev sahipliği yapıyor.
Eğer tarihlerini öğrenirsen, ruhban okulunun içinde bulunan kilisede hâlâ özel dini günlerde çeşitli ayinler gerçekleştirilir. Dini ve kültürel bağlamda meraklı biriysen, Heybeliada’da geçireceğin günü buna göre de seçebilirsin.

İşte İstanbul’un Prens Adaları’nın en büyük ve en meşhur olanında sıra. Eski adı Yunanca’da prens anlamına gelen Prinkipos’tur. İstanbul nüfusunun günübirlik geziler için tercih etmesinin yanı sıra, adada yazlık evi bulunan ve İstanbul ile çevre illerde ikamet eden kişiler de bulunuyor.
İstanbul Şehir Hatları ve diğer deniz ulaşım araçlarıyla kolaylıkla ulaşılabilen Büyükada’da birçok tarihi eser var. Adalar Müzesi’nin içinde Prens Adaları’nın tarihçesi ve nasıl oluştuklarıyla alakalı çok miktarda materyal bulunurken, adadadaki Eskibağ, Halik Koyu ve Yörükali gibi birçok plaj da denize girmek ve Marmara’nın tadını çıkarmak için harika noktalar.
Prens Adaları için günübirlik plan yaparken Adalar’da gezilecek yerler listemize de göz atabilirsin.

İstanbul’da orman denince akla gelen destinasyonların başında yer alan Belgrad Ormanı, hem tarihi açıdan, hem de doğal varlığı bakımından şehrin göz bebeği sayılabilecek yerlerinden bir tanesi diyebiliriz. Adını Kanuni Sultan Süleyman’ın Sırbistan seferinden geldikten sonra yanında getirdiği Belgradlıların yerleştirildiği Belgrad köyünden alan orman, yüksek seviyede yıllık yağış alır.
Bu sayede Osmanlı Dönemi’nde şehrin su ihtiyaçlarını karşılayan kaynaklardan biri olmuş fakat zaman içerisinde kaynakları yetmeyince, daha ziyade halkın güzel vakit geçirebileceği bir alan haline gelen Belgrad Ormanı, şehir sakinlerinin günübirlik gezileri için en çok tercih ettikleri noktalardan biri olarak karşımıza çıkıyor.
İçinde yürüyüş yolları, yoğun bir flora ve fauna yapısı, aynı zamanda piknik yapabileceğin alanlar bulunan orman, şehrin kargaşasından uzakta, kafanı dinlemek için ilk tercih edeceğin yerlerden birinin başında gelecek.

Neredeyse ülkemiz çapında tanınıp bilinen Belgrad Ormanı’nın bir parçası olan Bentler Tabiat Parkı, İstanbul halkının günübirlik piknik yapmak için tercih ettiği en güzide noktalardan birisi. Belgrad Ormanı’nın içinde bulunduğundan doğal olarak yeşillerle kaplı olan tabiat parkı, aynı zamanda adını da aldığı ve 18 ve 19. yüzyıllar arasında yapılmış olan su bentlerine ev sahipliği yapıyor
Bu su bentleri, temel anlamda su barajı görevi görüp, zamanında İstanbul halkının su ihtiyacını karşılamış. Günümüzdeyse geçmişin bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor.
Bentler Tabiat Parkı’nda piknik yapabilir, doğa yürüyüşüne çıkabilir ve yılın belli dönemlerinde izin verildiği üzere avcılık faaliyetleri gerçekleştirebilirsin.
Kişi başı 55 TL
Otomobil 165 TL.

12 Temmuz 1982’de Mustafa Kemal Atatürk’ün 100. yaş gününde, on yıllar süren maddi ve manevi uğraşların sonucunda açılmış olan Atatürk Arboretumu, dünya çapında bir arboretum örneği.
Alanında uzman akademik isimlerin düzenleme ve denetlenmesine dahil olmuş olduğu arboretum, İstanbullular için vazgeçilmez bir günübirlik gezi noktası. İçindeki doğa harikası eşsiz ormanlık alan, her ziyaretçiyi büyüleyecek derecede güzel bir orman ve aynı zamanda bir müze.
Müze olmasının getirdiği kuralların arasında içeriye su haricinde herhangi bir yiyecek veya içecek, evcil hayvanı, drone, tripod gibi şeyler sokmamak da bulunur. Gittiğinde göl kenarındaki ahşap iskeleye uğramanı öneririz. Özellikle sonbahar aylarında (kasım başı gibi) gideceksen, sarı ve kırmızı yaprakların suya yansımasının fotoğraflarını çekebilirsin.
Pazartesi hariç haftanın her günü 09.00-17.00 arasında ziyaret edebilirsin.
Giriş ücreti
Öğrenci 20 TL
Yetişkin 60 TL

Sultangazi ilçesinde bulunan ve Alibey Havzası’nda konumlanmış olan Mimar Sinan Şehir Ormanı, günübirlik ziyaretçilerinin piknik, spor faaliyetleri gibi rekreasyonel isteklerini tamamen karşılayabilecek nitelikte. 820 dönümlük bir alanda bulunan orman, aynı zamanda çocuklar için de birçok faaliyet alanının yanında bir amfi tiyatroya sahip.
Günübirlik olarak gerçekleştirebileceğin sosyal faaliyetlerin yanında, Alibey Barajı’nın manzarasını seyretmek de mümkün.

Adını Avrupa yakasında İstanbul Boğazı’nın Karadeniz ile birleştiği kuzey ucunda bulunan deniz fenerinden alan Rumelifeneri, Sarıyer ilçesine bağlı bir balıkçı köyü. Daha çok deniz havasıyla iç içe olmak isteyenlerin tercihi olan Rumelifeneri’nde yerel balık lezzetlerini de tatmak mümkün oluyor.

Rumeli Kavağı’nda bulunan Altınkum Plajı, İstanbul’da tercih edilen plajlardan birisi. Karşısında Yoros Kalesi bulunuyor ve plajdan bakınca da tarihi yapıyı görebiliyorsun. Plaj, adından da anlaşılabileceği üzere altın renginde kumlara sahip. Bu da plajda güzel bir vakit geçirebileceğinin işaretlerinden biri.
Suyu da boğazın akan suları sayesinde temiz kalan Altınkum Plajı’nda güzel bir günübirlik gezi gerçekleştirebilirsin.

İstanbul Sarıyer’de sahil deyince akla gelen, gerek piknik, gerek su sporları açısından şehirdeki insanlara harika olanaklar sağlayan Kilyos Sahili, içerisinde barındırdığı birçok plajla karşımıza çıkıyor. İstersen Kilyos’ta bulunan ormanlarda yürüyüş yapabilirsin. İnsanların hem yeşili hem de maviyi bir arada keşfetmek için ilk tercih ettiği yerlerden birisi olan Kilyos Sahili’nde gastronomi bakımından da güzel mekânlarla karşılaşmak mümkün.

2013 yılında hizmete açılmış olan Bakırköy Botanik Parkı, adını aldığı ilçede ikamet edenler için yeşil bir nefes almayı sağlıyor. Bakırköy Botanik Parkı, oyun kuleleri ve ekipmanları, su parkı, tematik bahçeleri ve çeşitli kategorilere ayrılmış olan bin bir çeşit bitki türüyle birlikte İstanbullular için büyük bir gezi fırsatı sağlıyor.
İçinde ayrıca piknik alanları ve sosyal tesisler de barındıran parkta günübirlik bir keyif yapmak mümkün.

Bakırköy’de bulunan Yeşilköy Sahili, sakin bir akşamüstünde yürüyüş yapmak ya da bisiklet yolunda pedal çevirmek için tercih edebileceğin güzel bir alan. İstanbul’daki diğer sahiller gibi Yeşilköy Sahili de bizleri güzelliğiyle mest eden bir Marmara manzarasıyla karşılıyor. Aynı zamanda üzerinde bulunan işletmelerle de dikkat çeken Yeşilköy Sahili, günübirlik geziler için de rağbet gören bir rota.

Florya’da bulunan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen plaj, özellikle hafta sonlarında İstanbul halkının yoğun ilgisine ev sahipliği yapıyor. Şehir merkezine çok da uzaklaşmadan denize girme olanağı sağlayan Florya Güneş Plajı’nda 1500 adet şemsiye ve şezlong, otopark ve büfeler mevcut.
Yetişkin 300 TL
Öğrenci 200 TL
Ziyaret saatleri
Haftanın her günü 08.00-19.00 arasında.

Florya’da bulunan İstanbul Akvaryum, günübirlik gezilerin için güzel bir alternatif olacak. İçinde bulunan on binden fazla türde deniz ve kara canlısıyla birlikte tüm gününü keyifli bir şekilde geçireceğin akvaryum, tematik yapısı ve kolay ulaşılabilirliği sayesinde İstanbul’da ikamet edenlerin günübirlik gezileri için tercih ettikleri yerlerden biri.
Yetişkin 900 TL
Çocuklar, öğretmenler, engelli vatandaşlar, 65 yaş üstü vatandaşlar ve gaziler için 800 TL
0-24 ay ücretsiz

İstanbul’un merkezi yerlerinden biraz daha uzakta kalan Beylikdüzü’nde yapılmış olan en büyük sosyal alanlardan biri olarak kabul edebileceğimiz bir yer var: Beylikdüzü Yaşam Vadisi. İçinde göletler, şelaleler, kafeler, restoranlar, Japon bahçesi ve bir de sahne bulunduran bu alana gerçekten de Yaşam Vadisi ismi uygun düşüyor.

Yine merkezden biraz uzakta bir konumda bulunan Bahçeşehir Gölet Parkı, karşımıza İstanbul’un ilk ve en büyük suni göleti olarak çıkıyor. 26000 metrekarelik bir alanda bulunan Gölet Parkı, geleneksel sulak arazi anlayışını yeniden yorumlayan bir yapıya sahip.
Bahçeşehir’de ve Bahçeşehir’e yakın yerlerde ikamet eden İstanbulluların biraz rahatlamak ve kafalarını boşaltmak için gidebilecekleri en güzel yerlerden biri diyebiliriz.
Bahçeşehir Gölet Parkı tematik çocuk oyun alanlarını, etkinlik sahnesini, sosyal tesisleri, yürüyüş yolunu ve mükemmel manzaralar seyredebileceğin bir seyir terasını da bulunduruyor.

İstanbul’un batı sınırında bulunan Çatalca, şehrin yüzölçümü bakımından en büyük ilçesi olmasına rağmen nüfus olarak en düşük sayıya sahip ilçelerden biri. Çatalca’ya gittiğinde Topuklu Çeşmesi, İnceğiz Mağaraları, Georgios Kilisesi ve Mübadele Müzesi gibi tarihi ve doğal güzelliklerin yanında, Ormanlı ve Çilingoz gibi plajlarda da denize girebilir, günübirlik gezine renk katabilirsin.

Genelde İstanbul’un merkezi yerlerine olan uzaklığıyla bilinen Polonezköy, aynı zamanda bu sayede edinmiş olduğu doğal ortamla da şöhret kazandı. Bölgede yapılabilecek günübirlik geziler için nadide mekânlardan birisi de Polonezköy Tabiat Parkı.
Parkın popülerliği, içerisinde barındırdığı üstün olanaklar sayesinde de ortaya çıkmış. Koşu ve bisiklet yolları, piknik alanları, kahvaltı veya diğer öğünleri ailen veya dostlarınla birlikte doğayla iç içe şekilde yiyebilir, istersen, park içindeki tesislerde konaklayabilirsin.

Şile merkeze yaklaşık 8 kilometre uzaklıkta bulunan Saklıgöl, listemizde bulunan doğa harikası mekânlardan bir tanesi. Günübirlik geziler ve göl kenarında piknik yapıp, sosyal tesislerinden faydalanabileceğin Saklıgöl, İstanbullulara olağanüstü güzellikte bir doğa kaçamağı sunuyor.
Şile’ye ulaşım seni biraz zorlayabilir bunun için araç kiralama seçeneklerine göz atmayı düşünebilirsin.
Haftanın her günü 08.00-23.00 arasında ziyarete açık.

Şile’de bulunan güzide plajlardan biri olan Kumbaba, güzel ve kum bir plaja sahip. Yakınlarında bulunan Kumbaba kamp ve karavan alanı da günübirlik gezilerin daha konforlu geçmesi açısından plaja bir avantaj sağlıyor. Eğer hem kamp yapma hem de serin sulara kendinizi bırakma düşüncen varsa, Kumbaba Plajı tam sana göre bir gezi noktası diyebiliriz.

Kabakoz Köyü’ne bağlı plajlardan biri olan Kabakız Plajı, İstanbul’daki güzide plajlardan. Suyu güzel, plajı ferah olan Kabakoz Plajı, eğer denizi de içine katmayı düşündüğün bir günübirlik gezin veya pikniğin varsa, aklında bulunması gereken yerlerden biri. Plaja gittiğinde güzel bir sahil yürüyüşü yapmayı da unutmamalısın.
Şile’de bulunan Ulupelit Köyü, asıl geçim kaynağı ormancılık çalışmaları olan otuz haneden oluşan bir yerel halkı var. Ormancılık faaliyetlerinin yoğun olduğu yerde tabii ki yeşil doğal güzelliklerle baş başa kalmak kaçınılmaz olur.
Bu sebepten ötürü İstanbul’da ikamet edenlerin günübirlik bir kaçamak olarak tercih ettiği Ulupelit Köyü, senin de dinlenmek ve kendini ferahlatmak için ulaşabileceğin destinasyonlardan biri olabilir.

Kampçılara duyurulur! Şile’de bulunan, Darlık Deresi’nin üzerine 1988’de inşası tamamlanmış olan Darlık Barajı, İstanbul sakinlerinin kamp yapmak ve şehrin gri tonlarından kaçmak için düşünülmüş sanki.
Baraj alanı şehrin içme suyu ihtiyacını gidermenin yanında, engin yeşil alanlarıyla da öne çıkıyor. Gezin sırasında çadırını kurup, pikniğini yapabilir, Darlık Barajı’nın sunduğu bu fırsatı büyük bir keyif alarak değerlendirebilirsin.

İstanbul’un şehir merkezinin dışındaki cennet bahçesi güzelliğindeki doğal harikalardan biri olan Ağva, şehirde ikamet edenlerin de dillerinden düşürmedikleri bir tatil kasabası. İki nehir arasında bulunan ve aynı zamanda Karadeniz’e de kıyısı olan Ağva’da çeşitli balık cinslerinin lezzetine varmak mümkün.
Bunun yanında doğal kaya oluşumları (mesela Pembe Kayalar veya Ağlayan Kayalar), yeşille mavinin mükemmel uyumu ve gerçekleştirebileceğin birçok sosyal aktivite, Ağva’yı günübirlik geziler için popüler bir hâle getiriyor.
İstanbul’u gezmek için günler hatta aylar yetmez. Eğer daha fazla görülecek yer arıyorsan İstanbul’u keşfetmeye devam etmek için İstanbul’da gezilecek yerler listemize mutlaka göz at.
İstanbul'da sevgilinle romantik bir gün geçirmek istersen Pierre Loti Tepesi'nde manzaraya karşı kahve içebilir, Moda Sahili'nde gün batımını izleyebilir veya Atatürk Arboretumu'nun sessiz ve huzurlu ortamında doğa yürüyüşü yapabilirsin. Şehrin kalabalığından uzaklaşmak isterseniz özellikle hafta içi Büyükada veya Heybeliada'da bisiklet turu yaparak sakinliğin tadını çıkarabilirsin.
Ailecek İstanbul’da günübirlik plan yapmak istersen Florya'daki İstanbul Akvaryum, on binlerce deniz canlısı ile eşsiz bir seçenek. Bahar ve yaz aylarında açık hava odaklı bir plan arıyorsan, geniş oyun alanları ve tematik bahçeleriyle Bakırköy Botanik Parkı veya doğal göletiyle Göztepe 60. Yıl Parkı’nı tercih edebilirsin.
Avrupa Yakası'nda doğaya kaçış için en popüler rotalar Sarıyer’de yer alıyor. Belgrad Ormanı, Bentler Tabiat Parkı ve bitki çeşitliliğiyle büyüleyen Atatürk Arboretumu doğa ile iç içe vakit geçirmek isteyenlere hitap ediyor.
Yaz aylarında serinlemek ve denizin tadını çıkarmak için günübirlikte Avrupa Yakası'ndaki Kilyos Sahili, Florya Güneş Plajı ve Altınkum Plajı’na gidebilirsin. Anadolu Yakası'nda ise Şile (Kumbaba Plajı, Kabakoz Plajı) ve Ağva hem deniz hem de doğayı bir arada sunan yerler. Alternatif olarak vapurla kolayca geçebileceğin Kınalıada ve Burgazada plajları da temiz denizi ile dikkat çekiyor.
İstanbul'da arabasız gezmek istiyorsan metro, metrobüs, Marmaray ve şehir hattı vapurlarını tercih edebilirsin. Bu toplu taşıma alternatifleri ile trafiğe takılmadan rahatça gezebilirsin. Tramvay ile Sultanahmet, Eminönü ve Balat gibi Tarihî Yarımada rotalarını keşfedebilirsin. Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar (Salacak Sahili) ve Prens Adaları'na ise vapurla Boğaz havası alarak kolayca ulaşabilirsin.