İlk kez kamp yapacaklara tavsiyeler

busraguzeller
İçindekiler

Doğanın kalbine yolculuk yapmak isteyen kişiler için yılın en güzel zamanı kampa gidebildikleri zaman diyebiliriz. Çünkü daha önce kamp yapmış kişiler için bu etkinlik vazgeçilmez bir aktivite olmasıyla öne çıkıyor, hatta bir yaşam tarzına dönüşmüş durumda. Söz konusu kamp olduğunda bir kitle daha var ki bu gruptaki kişiler henüz hiç kampa gitmemişler fakat bu deneyimi yaşamayı çok istiyorlar. Yalnızca ilk kez kampa gitmeden önce nasıl hazırlanacaklarını, yanlarına almaları gerekenleri ya da izleyecekleri yolu bilemedikleri için yola çıkmaya cesaret edemiyorlar.

Bugün hazırladığım içerikte daha önce kampa gitmeyen kişilerin bu eşsiz deneyimi yaşamaları için önerilerimi sıraladım. Adeta bir rehber niteliğindeki uzun içeriğimi okuduğunda eminim ki kamp yapmakla ilgili tüm soru işaretlerinin cevaplarını bulmuş olacaksın. Hazırsan başlıyoruz.

Kamp Öncesi

Planını deneyimli biriyle yap

Bilinmezliklerle dolu bir yolculuğun nasıl ilerleyeceği kendini ne kadar yalnız hissettiğinle yakından ilgili. Bu nedenle ilk kamp deneyiminde kendini yalnız hissetmemen çok önemli. Daha önce kamp yapmış bir arkadaşınla yola çıkarsan kesinlikle yaşadığın deneyimden daha çok keyif alacaksın.

Kamp yapma tecrübesini daha önce yaşamış bir kişiyle kamp alanına gidersen ondan çadırını nereye kurman gerektiğini, ateş yakmanın inceliklerini, ormanda denk gelme olasılığın olan hayvanlardan korunma yöntemlerini öğrenebilirsin. Geceleyin büyük ağaçların gölgeleri altında yalnız hissetmemen de ateş başında uzun sohbetler edebilmen de yola bir dostunla çıkman sayesinde mümkün olacak. Hem yalnızca arkadaşınla kampa gitmen sayesinde şehirden tamamen izole olduğun ilk kampçılık tecrübende enerjini de dengeli kullanabileceksin.

Çadır seçimine önem ver

Kamp tecrübenin nasıl geçeceğini en çok etkileyen şey çadır seçimi. Çünkü çadırın senin doğadaki evin olacak. Yani bu konu özelinde alışveriş yaparken kısa süreli kullanacağın bir eşya aldığın fikrindense aslında kendine bir ev aldığın fikrini benimseyerek hareket etmeni öneririm. Doğadaki evinin seni soğuktan ne kadar koruyacağı ya da içerisine ne kadar güneş gireceği tamamen çadır seçiminle ilgili.  Peki, çadır seçerken dikkat etmen gerekenler neler?

Çadır ağırlığı

Kampa giderken yanına birçok eşya alman gerekecek. Hal böyle olunca da götüreceğin eşyaların çok ağır olmaması lazım. Çadırını seçerken ihtiyaçlarına yönelik seçenekler arasından ortalama ağırlıktaki bir tanesini seçmelisin. Çok ağır olmayan bir çadır satın alırsan kamp alanına kolayca taşıman mümkün olacak.

Alacağın çadırla ilgili dikkat etmen gereken bir diğer şey de çabuk kurulabilmesi olacak tabii ki. Kurulumu zor bir çadır seçimi senin doğaya adımını attığın ilk an moralinin bozulmasına ve umutsuzluk hissetmene neden olabilir.

Çadırın kaç mevsimlik olduğu

Biliyorum bu senin ilk kamp deneyimin olacak. Belki de sonrasında kamp yapmak senin için bir tutkuya dönüşmeyecek ama eğer ki çadır için yüksek bir bütçe ayırdıysan alacağın seçeneğin kaç mevsimlik olduğuna bakmanı öneririm. Çünkü bazı çadırlar rüzgara ve soğuğa çok dayanıklı değilken bazı çadırlar ise karlı ve tipili havalarda bile koruma sağlıyor. Eğer kışın kamp fikrine yakın değilsen 3 mevsimlik bir çadır senin için yeterli olacak.

Hafif olmasıyla da öne çıkan 3 mevsimlik çadırların kaliteli versiyonları hem kolay taşınıyor hem de yaz, sonbahar ve ilkbahar için yeterli. Eğer ki kışın da kamp yapma fikrini tatmak istiyorsan alman gereken 4 ya da 5 mevsimlik çadırlar. 5 mevsimlik çadırlar her mevsim kullanılabilmenin yanı sıra tipi ve şiddetli kar yağışından da koruyan özellikte. Bu arada kaç mevsimlik bir çadır aldığından bağımsız kesinlikle su geçirmez kumaştan yapılmış, sinekliği olan ve çift brandalı çadırlardan birini almalısın.

Büyüklüğü

Seçim esnasında aklında bulunması gereken en önemli bilgilerden bir diğeri de konforlu bir konaklama için çadırda kişi başı yaklaşık 5 metrekare yer olması gerekliliği. (Dip dibe yatmak için gerekli alansa 3 metrekaredir.) Çadırını satın alırken kaç kişi kalacağına göre gerekli yeri saptayıp ona göre bir seçim yapabilirsin. Büyük bir çadır aldığında geniş geniş konaklayacağını düşünüyorsan, büyük çadırı taşımanın zor olduğunu belirtmek isterim. Yani tamamen ihtiyacına yönelik bir seçim yapman en mantıklısı.

Uygun uyku tulumu seçimine dikkat et

Çadırdan sonra kamp deneyiminin en önemli bileşenlerinden bir diğeri de uyku tulumu kesinlikle. 2009 yılına dek uyku tulumları üreticilerin sıcaklık değerlendirme sistemlerine göre üretilirken o yıldan beri Avrupa Standardı testlerine göre üretiliyor. Uyku tulumlarında sıcaklık değerlendirmeleri için 4 genel kategori mevcut.

Bu kategoriler:

Üst limit: Tmax olarak da bilinen bu kavram bir erkeğin aşırı derece terlemeden uyuyacağı sıcaklık. Bu sıcaklık değeri belirlenirken başlık ve fermuarlar açık, kollar dışarıda kabul edilmiş.

Konfor: Tcomfort olarak da bilinen bu değer kadınların konforlu uyuyabileceği sıcaklık. Fermuar ve başlıklar kapalı, bir kat giysi ve bere giyildiği kabul ederek bulunmuş bir değer.

Alt limit: Cenin pozisyonundaki bir erkeğin 8 saat uyanmadan durabileceği sıcaklık.

Ekstrem: Bir kadının 6 saat boyunca hipotermi geçirmeden ölüm tehlikesi yaşamadığı sıcaklık. Bu sıcaklığın belirlendiği koşulda donma tehlikesi mevcut.

Uyku tulumu seçimi yaparken gideceğin bölgenin geceki en düşük sıcaklığından biraz daha düşüğüne sahip konfor derecesindeki tulumlardan almanı öneririm. Örneğin gideceğin yerin en düşük sıcaklığı 5 ° ise alacağın uyku tulumunun konfor derece aralığı 0°’den başlamalı.

Uyku tulumu seçiminde önemli olan tek etmen konfor derecesi değil. Aynı zamanda tulumun hangi malzemeden yapıldığı da çok önemli. Eğer soğuk bir mevsimde kamp yapacaksan ısı yalıtımı yüksek kaz tüyü uyku tulumlarını tercih etmeli, yazın gideceksen sentetik dolgulu uyku tulumlarını tercih etmelisin. Bu arada daha rahat bir kamp deneyimi için tulumunun altına mat sermeyi sakın ihmal etmemeni de söylemiş olayım.

Son olarak tulumların boyuna da bakacak olursak kadınlar için 2 farklı ebatta uyku tulumu var. Bunlardan ilki standart beden ve 168 cm uzunluğunda. Diğeriyse 170-183 cm arasındaki kadınlara göre olan uzun beden. Erkekler içinse bedenler 3 farklı ebatta. Kısa beden 168 cm iken standart beden 170-183 cm aralığında ve uzun beden 185- 198 cm aralığında. Boyuna göre dilediğini seçebilirsin.

Doğru mekân seçimine özen göster

Kampçılık dendiğinde insanların gözleri önüne genelde ıssız bir ormanda tek başına bir çadırda olmak ya da yine ıssız bir koyda denize karşı kamp yapmak geliyor. Bunlar kampçılığın en keyifli yansımaları, biliyorum ama ilk kamp deneyiminde daha güvenli ve nispeten daha konforlu bir yerden başlamanı öneririm. Bildiğin üzere kamp yapmayı sevenler için hizmet veren çok sayıda işletme var. Tuvalet ihtiyacını kolayca gidermek için ya da kalacağın yerin yakınlarındaki bir marketten veya bakkaldan gereksinimlerini istediğin an satın alabilmek için ormanda ya da deniz kıyısında yer alan bir işletmede ilk kamp deneyimini yaşayabilirsin.

Aracının kontrollerini yaptırdığına emin ol

Kampa gitmek için genellikle özel araç tercih edilse de uçakla, otobüsle, motosikletle ya da otostop çekerek de seyahat etmen mümkün. Fakat ben bu bölümde kişisel aracıyla gidecek seyahat severler için önerilerimden bahsedeceğim. Kampa gitmek için yola kontrollerini yaptırdığın bir araçla çıkman gerekiyor. Çünkü kamp alanlarına giden yollar zorluklarla dolu olabiliyor. Özellikle kamp alanlarına varmadan önceki son birkaç kilometre genelde toprak yol oluyor. Bu da kontrolleri yapılmamış bir aracın ansızın doğanın kalbinde yolda kalmasına neden olabilir. Ayrıca yanına alacağın birçok eşya olacak. Sırf kontrollerini yaptırmadığın için kilolarca yükle birlikte aracınla yolda kalırsan kendine çok kızarsın. Emin ol.

Kışın yola çıkacaksan lastiklerinin hava basıncının 2.4 bar 35 Psi olmasına dikkat etmeli, kış lastiği takmalı ve lastiklere zincir takmayı ihmal etmemelisin. Seyahatin için yola çıkmadan önce gideceğin yolun özelliklerine, ne kadar yokuşlu olduğuna ya da yolun ne kadarının toprak yol olduğuna bakmalı, aracına uygun olmayan bir yol seni bekliyorsa gerekirse araç kiralama seçeneğini değerlendirmelisin.

Alışveriş listeni yapmaya zaman ayır

Kampa giderken yanına almayı unuttuğun her bir eşya ya da yiyecek, doğa içerisindeki hayatını derinden etkileyecek güce sahip. Örneğin yanına almayı unuttuğun bir kafa feneri belki en başta kulağa çok da önemli gelmeyebilir ama inan bana yanılıyorsun.  Çantanı en iyi şekilde hazırlaman önem arz ettiği için alışveriş listeni uzun uzun düzenlemeni öneririm. Bana sorarsan seyahate çıkmadan yaklaşık 1 hafta önce ihtiyaç duyacağını düşündüğün şeyleri bir listeye yaz. Sonrasında internetten kampa giderken yanına ne alman gerektiğini araştır ve öğrendiklerin ışığında listeye eklemeler yap. Listeyi tamamen hazırladıktan sonra tüm bunları yanında taşıman gerektiğini düşünerek eleyebileceğin bir ürün olup olmadığını saptayarak nihai listeni oluştur ve sonrasında da alışverişe çıkarak yazdığın her bir maddeyi satın al.

Sinek kovucu sprey, ıslak mendil, küçük bir ilkyardım çantası, düdük, bıçak ya da çok amaçlı bir çakı ve powerbank asla unutmaman gerekenler. Bulaşıklarını yıkamak içinse kimyasal oranı düşük bir deterjan satın almanda fayda var. Hayvanların ve bitkilerin doğal yaşam alanlarına kimyasal maddelerle zarar vermemelisin. Bunlar dışında kamp çantanda neler olacağıyla ilgili kapsamlı bir içerik okumak istersen Kamp Çantası Hazırlamanın Yolları içeriğimizi okumanı öneririm.

Kolay taşınan ve dayanıklı yiyecekler al

Kampçıların üzerine özenle düşündükleri konulardan biri de kamp yaptıklarında ne yiyecekleri. İlk kez kamp yapacak kişiler genelde aç kalacaklarını düşünerek yanlarına çok yemek almaya yelteniyor. Oysaki yeteri kadar bozulmayacak yiyecek çeşidi almak kâfi. Yani çabuk bozulmayan konserve çeşitleri, çay ve kahve, öncelikli tüketmeniz şartıyla sandviç, hazır çorba, kahvaltı için yumurta, sürme çikolata, reçel, pekmez gibi zor bozulan besinler yeterli olacak. Özellikle konserve barbunyayı kamp ateşinde hafif ısıtarak tüketmek çok lezzetli oluyor. (gülücük) Eğer yemek olayını en kolay yolla halletmek istersen çoklu öğün paketlerinden alabilirsin.

Yiyeceklerle ilgili önerilerim hala bitmedi. Yanına mutlaka alman gereken yiyeceklerden biri de patates. Çünkü kamp ateşinde pişirilen patatesin lezzeti çok ayrı oluyor. Eğer kahve yapmak istersen yanına küçük bir mokapot alabilirsin. Hazır yemeklerden almaktansa açık havada kendi yemeğini kendin pişirmek istersen de minik bir kamp ocağı yeterli olur. Kaliteli bir kamp ocağını ömür boyu kullanman mümkün.

Hava durumunu tekrar tekrar kontrol et

Bazı mevsimlerde havanın nerede nasıl olacağını tahmin etmek oldukça kolay. Örneğin temmuz ayında Antalya’nın oldukça sıcak olduğunu söylemek çok da zor olmasa gerek ama bazı mevsimlerde bazı illerde havanın nasıl olacağını tahmin etmek zor olur. Nisan ayında Balıkesir’de yağmur da yağabilir hava oldukça güneşli de olabilir. Sen de kampa ara mevsimlerden birinde gideceksen ilk kamp deneyiminin kabusa dönüşmemesi için hava durumunu sık sık kontrol etmelisin. Planını hava durumuna uydurmak için gitmeyi düşündüğün yere, aylar önceden rezervasyon yaptırmaktansa kısa bir süre önce yer ayırtmayı düşünebilirsin. Tabii herhangi bir tesistense ıssız bir koya gideceksen havayı iyi gördüğün an yola çıkman da mümkün.

Yanına eski giysilerinden al

Eğer ki her şey dahil bir otele gitme kararı aldıysan yanına çok güzel kıyafetler almak istemen normal. Çünkü otel içerisinde şık akşam yemekleri, konserler ve dans gösterileri yapılıyor. İçgüdüsel olarak da bu etkinliklerin her birine şık bir şekilde katılmak istiyorsun ama kamp bahsettiğim lüks deneyimden tamamen farklı bir gerçeklik. Yani bu seyahat trendini denerken şık olmana hiç gerek yok. Hatta yeni ve güzel kıyafetlerinin doğa şartlarında zarar görmemesi için yanına eski olan kıyafetlerini almanı öneririm. Böylelikle en sevdiğin tişörtünün ağaç dallarına takılma olasılığını da yeni aldığın pantolonun çamur lekeleriyle kaplanma ihtimalini de yok edebilirsin.  

Kısaca toparlamak gerekirse kampa giderken yanına kolaylıkla vazgeçebileceğin, bir zarar gördüğünde üzülmeyeceğin eşyaları almalısın. Kıyafetlerle ilgili son bir notum var. Hangi mevsimde kampa gidersen git yanına ince bir hırka ya da bir polar almayı unutma. Öğlen hava çok sıcak olsa da gece hava soğuyabilir.

Çantana yüksek enerjili atıştırmalıklar koy

Doğadayken bazen kendini hiçbir şey yapmasan da enerjisiz hissetmen çok normal bir durum. Bu; havadan, her zaman alışkın olduğun konforu bulamamandan ya da yalnızca bir demlik çay için bile ateş yakmanın gerekliliğinden dolayı olabilir. İlk kamp deneyiminde tüm bu unsurlar yüzünden kendini enerjisiz hissetmemek için yanına yüksek enerjili besinler almanı öneririm. Kalorili besinler sayesinde düşük enerjinin üstesinden gelebilir, kendini daha aktif hissedebilirsin. Yanına kuruyemiş çeşitlerinden, çikolata çeşitlerinden, bisküvilerden, yüksek enerjili ve sağlıklı barlardan alabilirsin. Kamp ateşinde marshmallow eritmek istersen bu atıştırmalık da mısır patlatacaksan birkaç porsiyon mısır da çantana ekleyebileceğin seçeneklerden.

Portatif tuvalet modellerini incele

Söz konusu kampa gitmek olduğunda üzerine en çok düşünülen konulardan biri de şüphesiz tuvalet konusu. Eğer başlardaki tavsiyeme uyup bir işletmeci tarafından yönetilen bir kamp alanı seçtiysen tuvalet sorununu düşünmene gerek yok. Tesis içerisinde ihtiyacını giderebilirsin ama eğer ıssız bir orman tercih ettiysen konuyla ilgili derinlemesine düşünmen gerekiyor.

İhtiyacını direkt doğaya bırakarak gideremeyeceğini düşünüyorsan yapılacaklar listene portatif wc almayı da ekleyebilirsin. Farklı modelleri bulunan portatif tuvalet modelleri arasında poşetli olanlar ve plastik depolama alanı bulunanlar çok popüler. Bütçene göre dilediğini tercih edebilirsin. İhtiyacını giderdikten sonra dışkını kürek ile çukur kazarak gömebilirsin.

Yanına fazladan 1-2 günlük yiyecek al

Kamp, senin ilk kez yaşayacağın bir deneyim olduğundan henüz yola çıkmadan bu trendi ne kadar seveceğinden emin olamazsın. Yanına çok sevme ve birkaç gün daha kalma olasılıklarını da düşünerek fazladan birkaç parça yiyecek almanı öneririm. Zaten ilk gün bu deneyimin senin için ne kadar güzel olduğuna dair yorumların oluşacak. Gidişata göre fazladan aldığın yemeği sonradan birkaç gün kalmak için ayırabilirsin ya da programını bozmama kararı verirsen fazla yiyecekleri öğünlerine dağıtabilirsin.

Kamp öncesinde dikkat etmen gereken tüm deneyimleri senin için uzun uzun anlattım fakat içeriğimiz henüz bitmedi. Bir de kampa gittikten sonra dikkat etmen gerekenler var. Bunları da bilmek senin bu yolculuğa daha hazır ve daha kendinden emin çıkmanı sağlayacak.

Önemli not: Kampa adım attığın anda sevdiklerinden birkaçına ne olur ne olmaz diye konum atman faydalı olur. Aklında bulunsun.

Yolunu kaybetme olasılığına karşı önlem al

Yola çıkarken kötü olasılıkların üzerinde uzun uzun düşünmeye gerek yok ama yine de bu durumları belirleyip basit önlemler almakta fayda var. Telefonun çekmediği bir kamp alanına gideceksen kaybolma olasılığını düşünerek yanına pusula, gps ya da basit bir navigasyon sistemi alabilirsin. Eğer harita okumakla aran iyiyse sadece harita da yeterli olur. Kullandığın navigasyon uygulamasının çevrimdışı haritalarını indirmek de mantıklı bir diğer yöntem.

Kamp Esnasında

Kamp yerine vardığında jandarmaya haber ver

Bu eşsiz deneyim için seçtiğin yere vardıktan sonra ilk yapman gereken bulunduğun bölgenin yakınlarındaki Jandarma karakolu, köy korucusu, muhtar ve Orman Müdürlüğü telefonlarını yazıp kolaylıkla ulaşabileceğin bir yere koymak olmalı. Başına olumsuz bir durum gelirse, gerekebilir. Ayrıca eğer valilik tarafından kamp yapılmaya izin verilmeyen bir yer seçtiysen jandarmayı arayıp kamp yaptığını haber vermen gerekiyor. Haber verdiğin sırada bölgeyle ilgili sorularını da jandarmaya sorabilirsin.

Çadırını kuracağın yerin konumunu iyi belirle

Kamp alanına vardığında dikkat etmen gerekenlerden en önemlisi çadırını nereye kuracağın. Bu konuyla ilgili doğru bilinen çok fazla yanlış var. Örneğin bazı kaynaklar çadırı su kaynağının yanına kurman gerektiğini söylüyor. Oysaki su kaynakları ormandaki tüm canlıların uğrak alanlarından. Yani bu bilgiye göre hareket edersen yabani hayvan saldırılarına alan açmış olacaksın. Ayrıca su kaynağının taşma olasılığı da var, biliyorsun.  Bu nedenle çadırını kuracağın yerin su kaynağının hemen yanında olmamasına fakat yine de yürüyerek ulaşılabilecek bir yerde olmasına dikkat etmelisin.

Eğer yaz mevsiminde kamp yapacaksan ağaçların gölgesindeki bir konuma yerleşerek sabah güneşinin çadırının içine dolmasını engellemelisin. Yiyeceklerini çadırında bırakman da yaban hayvanlarının ve böceklerin dikkatini çekecek bir davranış. Bu nedenle çadırını ağaçlara yakın bir yere kurmalı ve tüketmediğin yiyecekleri iple ağacın dallarına sıkıca bağlamalısın. Tabii bu noktada kamp yaptığın yerdeki ağaçların sağlam olup olmadığını kontrol etmeyi unutmamalısın.

Son olarak çadırını eğimli bir yüzeydense düz bir alana kurmalısın. Çünkü yağmurlu bir havada eğimli bir yüzeye güvenmek çok zor. Olası tehlikeleri yok etmek için çadırını kurmak için eğimsiz bir yer seçmeli, zemindeki taşları, çakılları temizlemeli ve evini bu yere inşa etmelisin.

Çadırının fermuarlarını sakın açık unutma

Çadırının doğadaki evin olduğundan bahsetmiştim. Nasıl yaşamaya alışkın olduğumuz evimizin kapılarını kapalı tutuyor ve geceleri pencerelerini kapıyorsak doğadaki evimizi de dışarıdaki tehlikelerden korumalıyız. Yani çadırımızın fermuarlarını asla açık bırakmamalıyız. Bırakırsak evimize bazı misafirler uğrayabilir. Örneğin; sinekler gibi. Vücudunun farklı yerlerinde sinek ısırıklarıyla uyanmak istemiyorsan fermuarı kapamaya özen göstermek zorundasın. Tabii sorun sadece sinekler değil. Kalmayı seçtiğin yerin faunasına göre seni yaban domuzu, ayı, akrep ya da çakallar da ziyaret edebilir. Keyifli bir uykunun ardından gözlerini açtığında bu misafirlerden biriyle karşılaşmamak için önerime kulak vermelisin.

Ateş yakarken dikkatli ol

Kampa dair en keyifli deneyimlerden biri de şüphesiz kamp ateşinin etrafında oturup kıvılcımları izlemek. Bu deneyim güzel olmasına güzel ama ateş yakarken bir orman yangınına sebebiyet vermemek için dikkat etmen gereken çok şey var. Öncelikle olası bir yangını engellemek için ateşini ağaçlara 2-3 metre uzaktaki bir noktada yakman gerekiyor. Böylelikle ateşin ağaçlara sıçrama olasılığı azalmış oluyor. Alevlerin sıçramaması için ateşin etrafını taşlarla çevirmek ya da bir çukur kazıp ateşi bu çukurun içinde yakmak da deneyebileceğin yöntemlerden.

Yapman gereken bir diğer önemli şey de ateş yaktığın yerin hemen yanında olabilecek tüm durumları düşünerek bir bidon su bulundurman olacak. Böylelikle olumsuz bir durumla karşılaştığında yangını söndürebilirsin. Çadırının minimum 7 metre ilerisine yakman gereken ateşe kesinlikle plastik madde atmamalısın. Oluşan zehirli gazlar hem sana hem de doğaya zarar verebilir. Ateş yakarken bir de rüzgârın esiş yönüne dikkat etmen gerekiyor. Şiddetli rüzgarların estiği bir mevsimde daha da dikkatli olmalı, ateşini hem çadırına hem de ağaçlara uzak bir şekilde konumlandırdığına emin olmalısın.

Tüm bu etmenlere dikkat etmektense orman şöminesi çeşitlerini inceleyebilir ve bir tanesini satın alabilirsin. Hatta üzerinde ızgara teli olan bir orman şöminesi alırsan akşamları patates gibi besinleri közleyebilirsin.

Önemli not: Eğer gök gürültüsü duyarsan henüz yağmur başlamamışken çalı çırpı toplamanı öneririm. Böylelikle ıslanmamış yakacağın olur ve daha sonra ateş yakabilirsin. Bu arada yakacak malzeme toplarken yerdekileri toplamalı, hiçbir ağaca zarar vermemelisin.

Yabani hayvanları sinirlendirme

Gittiğin yer ne kadar kuytu bir köşedeyse yabani hayvanlarla karşılaşma olasılığın o kadar artacak. Biliyorum belki de kulağa “demesi kolay” denecek bir öneri gibi geliyor ama yabani hayvanlardan hangisiyle karşılaşırsan karşılaş yapman gereken tek şey sakinliğini korumak. Çünkü yaban domuzu, ayı, tilki ya da çakal, hepsi aslında seninle karşılaştığında bulunduğunuz ortamdan çekip gitmeyi tercih edecek yaratılışta ama eğer ki sen çok korkup karşındaki canlıyı agresifleştirecek davranışlarda bulunursan, işte o zaman korkmalısın.  Sakin kalarak ve karşındaki yaban hayvanının gidişini bekleyerek kendini yeniden güvende hissedebilirsin.

Eğer herhangi bir yaban hayvanının dikkatini çektiysen yapman gerekenlerden de kısaca bahsedeyim.

Ayı saldırısına uğrarsan: Yapman gereken ölü taklidi yapmak. Bedenini koruyarak yere uzanıp hareketsiz kalarak ayıya öldüğünü düşündürebilir, onun senle uğraşmasını engelleyebilirsin. Çünkü ayı, öldüğünü düşünürse yoluna gitmeyi tercih eder.

Kurt ve çakal ile karşı karşıya kalırsan: Yüksek sesler çıkararak onları ürkütüp kaçırma şansın var. Bu yüzden belki saçma gelecek ama bağırabilirsin.

Yaban domuzuyla karşı karşıya kalırsan: Zikzak çizerek koşmak yaban domuzlarının en başarısız olduğu konulardan biri. Bir yaban domuzuyla karşı karşıya kaldığında zikzak çizerek koşarak kaçabilirsin.

Söz konusu hayvanlardan herhangi biriyle karşılaşıp kurtulabilirsen yapman gereken tek şey derhal eşyalarını toplayarak bulunduğun alanı terk etmek olacak.

Bilmediğin bitkileri yeme

Daha önce kampa gitmiş arkadaşların yağmurun ardından çıkan mantarları kamp ateşinde nasıl pişirdiklerini sana keyifle anlatmış olabilir. Sen de kampa giderken mantar toplama ya da doğada gördüğün meyveleri tatma hayalleri kurmuş olabilirsin ama ilk kez kampa gittiğinde bilmediğin tüm mantarlardan ya da meyvelerden uzak durmanı öneriyorum. Çünkü hangi mantarların zehirli olduğunu anlamak da sıradan bir meyvenin zehirli olup olmadığını kestirmek de çok zor. Bu nedenle ilk kamp deneyiminde -hele ki yalnızsan- gördüğün hiçbir bitkiyi yememelisin. İnan bana, zehirsiz olduğunu düşündüğün mantar bile zehirli çıkabilir.

Şimşeklere dikkat et

Eğer sonbahar mevsiminde yola çıkarsan kamptayken şimşekli bir havaya denk gelebilirsin. Böyle bir durumla karşılaşırsan şimşeklerden korunmak için yapman gereken ilk şey aracın yanındaysa ona sığınmak olacak. Aracın uzaktaysa çadırından çıkman gerek. Çünkü çadırın çubukları metal olduğu için şimşekleri üzerine çekebilir. Ağaçlar da şimşekten korunmak için uzak durman gerekenlerden. Böyle bir durumda kalırsan bulabildiğin bir açıklıkta durmalı, üzerindeki tüm metalleri ise kendinden uzak bir konumda bırakmalısın. Yakınlarında bir mağara varsa ona da sığınabilirsin ama içerisinin güvenli olduğundan emin olman gerek. Yoksa yabani hayvanlarla karşılaşıp daha çok korkabilirsin.

Son olarak: Kamptan ayrılırken

Ateşin söndüğünden ve etrafı temiz bıraktığından emin ol

Uzun uzun hazırlıklar yaptın, kendin için en doğru yeri seçtin ve ilk kamp deneyimini yaşadın. Şimdi sıra günlük rutinine dönmekte! Tabii öncesinde kamp alanını en iyi şekilde bırakmakta.

Ayrılırken yapman gereken ilk şey, tüm çöplerini toplamak. Hatta varsa senden önceki kişilerin çöplerini de toplamanı öneririm. Sonuçta doğa hepimizin evi. Çöpleri topladıktan sonra ateşi kontrol etmelisin. Bazen söndüğünü düşündüğün ateş bile tekrar tütebilir. En iyisi emin olmak için ateşe su dökmen. Çöpleri toplayıp, ateşi söndürdükten sonra tüm eşyalarını araca toplayıp yola koyulabilirsin.

Benim ilk kez kamp yapacak kişilere önerilerim yukarıda bahsettiklerim. Dediklerimin hepsine dikkat ederek çok özel bir deneyim yaşayabilirsin.

busraguzeller
Büşra Güzeller
52 Yazı
İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun olan yazar, yazı yazma tutkusunu oldukça erken keşfetti. Ortaokul yıllarından beri farklı türlerde yazılar kaleme aldı ve üniversiteden mezun olduktan sonra ajanslarda metin yazarı ve içerik editörü olarak rol aldı. Uzun süre çalıştığı bir ajansta seyahat alanında yazmaktan çok keyif aldığını keşfetti ve en keyif aldığı alanda daha çok üretmek için Enuygun ekibine katıldı. Büşra yazı yazmayı, köpeğiyle vakit geçirmeyi, okumayı ve yol filmlerini izlemeyi çok seviyor.
Uzman Yazarlar