Türkiye'nin EN ilgi çekici 14 yer altı şehri

setenay.gokdag
İçindekiler

Tarihi olarak oldukça zengin olan Türkiye’de yalnızca yer yüzünde değil, yer altında da yaşam alanları kuruldu. Doğal ve beşerî olaylar sonucu saklanma ve korunma amaçlı kurulan bu yer altı şehirleri, büyüleyici güzelliklere sahip. Ülkemizin çeşitli yerlerinde bulunan bu ilginç yer altı şehirlerini gel, birlikte inceleyelim.

Derinkuyu Yer Altı Şehri – Kapadokya

Coğrafi özellikleri sebebiyle Kapadokya bölgesi yer altı şehri kurmak için Türkiye’nin en ideal alanı. Bu yüzden de burada keşfedilen 36 ancak bazı tahminlere göre 100’den fazla yer altı şehri bulunuyor. İlk bahsedeceğimiz yer ise Derinkuyu Yer Altı Şehri.

Derinkuyu’nun kuruluş tarihi altında net bir bilgi yok. M.Ö. 3000 yıllarında kurulduğu düşünülen şehir, 1967 yılından beri ziyarete açık. Toplam 4 kilometrekarelik bir alanı olan şehrin yalnızca 2.5 kilometrekarelik alanı ziyaret edilebiliyor. İlk Hristiyanların saklandığı yer altı şehirlerinden biri olduğu düşünülen Derinkuyu’da misyonerlik okulu, vaftiz havuzu, günah çıkarma yeri gibi dini kalıntılar da mevcut.

Ziyarete açık 8 katı bulunan yer altı şehrinin bazı noktalarında oldukça dar tüneller bulunduğu için kapalı alan korkusu olanların gezmesi pek tavsiye edilmiyor. Ancak şaşırtıcı derecede başarılı havalandırma sistemi sebebiyle içeride bolca bulunan oksijenin bir zamanlar binlerce insanın yaşamasını mümkün kıldığını hatırlatmak isterim.

Ağırnas Yer Altı Şehri – Kayseri

Kayseri’ye yaklaşık 30 km uzaklıkta bulunan Ağırnas Yer Altı Şehri, Mimar Sinan’ın doğduğu yer olarak ünlendi. Şehrin temellerinin milattan önce atıldığı düşünülse de bulunan kalıntılar sonucu, en yoğun yerleşmenin M.S. 1-13. yüzyıllar arasında olduğu görülüyor.

Yer altı şehrinde mağaralar, dehlizler ve tarihi kalıntılar bulunuyor. Son yıllarda arkeolojik kazılar ve düzenlemeler yapılıp turizme açılan Ağırnas’ı gezmek için ücret ödemen gerekmiyor. Ancak çevre düzenlemesi de tamamlanmadığı için bölgeye gittiğinde yerini bulmak için yardım alman gerekebilir.

Çeşka Kalesi Yer Altı Şehri – Yozgat

Keşfinin ardından 1990 yılında sit alanı ilan edilen şehirde 8 oda ve bağlantı tünelleri bulunuyor. Üç ayrı girişe sahip olan Çeşka Kalesi Yer Altı Şehri, bölgedeki yüksekçe bir tepeye kurulmuş. Ana giriş kapalı durumda olduğu için şu anda yalnızca diğer iki giriş kullanılabiliyor.

217 metre uzunluktaki şehrin, M.S. 300 yılında Erken Hristiyanlık Dönemi’nde kurulduğu düşünülüyor. Güney kısmında iki kat bulunan yer altı şehrinde doğal sebeplerden ötürü bazı oda ve galeriler tamamen kapanmış durumda. Bu sebeple tam keşif yapılamıyor. Şehrin en üst kısmında kaya mezarları da tespit edilmiş. Bölgede Frig, Roma ve Bizans dönemlerinden kalmış renkli seramikleri de görebilirsin.

Dara Antik Kenti – Mardin

“Doğu’nun Efes’i” olarak anılan Dara Antik Kenti, Mardin merkezine arabayla yaklaşık 1-1.5 saat mesafede konumlanıyor. 2008 yılına kadar neredeyse tamamının üstü kapalı olan antik kent ile ilgili çalışmalar o sene başlatıldı. Şu anda yüzde 20’si yüzeye çıkarılabilen Dara’nın geri kalan kısmında köy yerleşmesi var.

İlk olarak ne zaman ve kim tarafından inşa edildiğine emin olunamayan antik şehir, 4 kilometrelik bir sur ile korunma altına alınmıştı. Güvenlik amacıyla bölgedeki kayalar oyularak yapılan şehirde, yer altı tünelleri ve evleri birbirine bağlayan yollar da bulunuyor. Mezopotamya’nın en önemli kentlerinden biri olan Dara tarih içerisinde Persler, Doğu Romalılar, Abbasiler, Emeviler ve Osmanlılar’ın hakimiyeti altında kalmış. Mağara evler, kiliseler, saray, hamamlar, çarşı, zindan ve tophane gibi kalıntıları görebileceğin şehre gitmek istersen buradan bir Mardin otobüs bileti alabilirsin!

Hüyük Yer Altı Şehri – Çankırı

Çankırı’nın Orta ilçesine 11 km uzaklıkta konumlanan antik yer altı şehri, 2005 yılında keşfedilmiş. M.S. 3. – 5. yüzyıllar arasında yapıldığı düşünülen Hüyük’ün gizlice ibadet edebilmek amacıyla inşa edildiği düşünülüyor. Keşiş odası ve kilise barındıran yer altı şehrinde aynı anda 25-30 insanın yaşayabileceği alanlar bulunuyor.

Aydıntepe Yer Altı Şehri – Bayburt

Yaklaşık 3000 yıllık tarihi ile dikkat çeken Aydıntepe Yer Altı Şehri; 1996’da, bir inşaat kazısı sırasında tesadüfen keşfedildi. Çıkarılan kalıntılara göre şehri, Roma’dan kovulan ilk Hristiyanların kurduğu düşünülüyor. Yerin 2 ila 5 metre altında kurulan şehirde şu ana kadar 1200 metre uzunluğunda koridorlar keşfedilmiş.

Araştırma kazılarının halen devam ettiği şehirde şu anda keşfedilmiş 20 oda bulunuyor. Giriş bölümündeyse gözetleme kulesi ve nöbetçi alanı mevcut. Hiçbir malzeme kullanılmadan oyulmuş odalar ve galeriler ise yer altı şehrinin en ilgi çekici yanı. Şehrin bir ucu Bayburt Kalesi’ne çıkarken, diğer ucunun bölgedeki Kırzı Köyü’ne kadar uzandığı düşünülüyor.

Gaziemir Yer Altı Şehri – Aksaray

Kapadokya sınırları içerisinde bulunan Gaziemir Yer Altı Şehri, şu anda Aksaray il sınırları içinde yer alıyor. Şehrin, diğer yer altı şehirlerine göre farklı yapıda olmasının en büyük sebebi korunma değil konaklama ve ticaret amacıyla kurulmuş olması. İpek Yolu üzerinde olan Kapadokya bölgesinde çok sayıda kervansaray bulunuyor. Dünya üzerinde tek yer altı şehri içerisinde bulunan kervansaray ise Gaziemir Yer Altı Şehri’nde konuşlanıyor.

Örme taş duvar bir giriş koridoruna sahip şehirde şarap yapım atölyesi ve çok sayıda küp bulunduğu için şarap ticareti de yapıldığı düşünülüyor. Geniş bir meydana sahip şehirdeki odalar da bu meydana bağlı. Ayrıca hayvanlar ve insanlar için ayrı ayrı barınma alanları da bulunuyor. Hititler döneminde inşa edildiği düşünülen şehir en çok Bizans döneminde kullanılmış.

Mazı Yer Altı Şehri – Nevşehir

Yer altı şehirlerinin tesadüfen keşfedilmesi sıklıkla karşımıza çıkan bir olay. Mazı Yer Altı Şehri de 1995 yılında bir çoban tarafından tesadüfen bulunmuş. “Mataza” adıyla da bilinen antik şehrin uzun süreli yaşama için kurulduğu düşünülüyor.

İlk katı ahırlardan oluşan şehirde 8 kat bulunuyor. Mevcut olan dört girişinde de yine bölgedeki diğer yer altı şehirleri gibi savunma amaçlı, ortası delik yuvarlak taşlar bulunuyor. Bu taşlar şehrin içine girişleri sürgü sistemi ile tamamen kapatabiliyor.

Eğer Kapadokya’da bir gezi planlıyorsan ve yer altı şehirlerindeki gibi bir mağara odada kalmayı deneyimlemek istersen Kapadokya otelleri içerisinde bolca seçeneğin var!

Kaymaklı Yer Altı Şehri – Kapadokya

Benim için bu listenin en büyüleyici şehri burası. Bir kere gezenlerin, bir daha gezmek istediği bu şahane yer altı şehri pek çok açıdan etkileyici. 8 katlı bu yapı, aynı anda 5000 insanın yaşayabilmesi için elverişli. Kaymaklı’nın ilk yapım tarihi M.Ö. 3000’lere kadar uzanıyor.

Hititler Dönemi’nde oluşturulmaya başlanmış şehirde Roma ve Bizans dönemlerinde tüf kayalar oyularak oldukça genişletilmiş. Dar koridorlarla birbirlerine bağlanan oda ve bölümler, bir topluluğun yaşaması için tüm temel ve sosyal imkanları sağlıyordu. Şarap mahzeni, su depoları, ambarlar, mutfak, su kuyuları, kilise gibi belirli amaca uygun odaları ziyaretinde keşfedebilirsin.

Mucur Yer Altı Şehri – Kırşehir

Kırşehir merkezine arabayla yaklaşık yarım saat uzaklıkta olan Mucur Yer Altı Şehri’nin M.S. 4.-5. yüzyıl civarlarında kurulduğu düşünülüyor. Tüf kayalıkların oyulmasıyla oluşturulan şehirde birbirine bağlanan oda ve galeriler mevcut.

Korunma ve ibadet amaçlarıyla ilk Hristiyanların inşa ettiği düşünülen şehirde ibadet alanları, ahırlar, erzak depoları ve havalandırma bacaları bulunuyor. Geniş bir alana kurulmuş olan Mucur’un bazı kısımları iki ve üç katlı olarak tasarlanmış.

Özkonak Yer Altı Şehri – Nevşehir

Kapadokya’nın en bilinen yer altı şehirlerinden biri olan Özkonak, diğer yer altı şehirleri gibi korunma ve yaşama amacıyla inşa edilmiş. Ancak onu diğerlerinden ayıran iki özelliği bulunuyor. Bu özelliklerden ilki haberleşme amacıyla oluşturulan ince ve uzun oyuklar. Girişten başlayan bu daracık kanalların istila durumunda tüm şehre haber verilebilmesi için yapıldığı düşünülüyor.

İkinci özellik ise diğer yer altı şehirlerindeki delikli ve yuvarlak sürgü taşları dışında bir savunma yolu daha uyguluyor olmaları. Tüneller üzerine açılan delikler sayesinde düşman askerlerin (ve belki vahşi hayvanların da) üzerlerine kızgın yağ gibi yakıcı maddeler dökebiliyorlardı. Geniş alana yayılan şehir 1972’de turizme açılmasına rağmen henüz tam olarak temizlenebilmiş değil.

Saratlı Kırkgöz Yer Altı Şehri – Aksaray

Bizans döneminde kurulduğu düşünülen yer altı şehri, tahminen 7 kattan oluşuyor. Girişte ahır alanını görebileceğin şehirde su kuyuları, ocaklar, mutfak, tahıl ambarları gibi temel ihtiyaç alanları da mevcut. Şehrin yalnızca 3 katı gezilebilecek durumda.

2001 yılında turizme açılan Saratlı Kırkgöz Yer Altı Şehri, döneminin önemli yaşam alanlarından. Aksaray’ın Saratlı kasabasında konumlanan antik şehir, çoğunlukla yine aynı kasabada bulunan bir diğer yer altı şehri Aziz Mercurius ile birlikte geziliyor.

Aziz Mercurius Yer Altı Şehri ve Kilisesi – Aksaray

Hristiyanlığın yasaklandığı ve inananların öldürüldüğü dönem olan M.S. 250 yılında kurulduğu düşünülen yer altı şehri, tıpkı yanındaki Saratlı gibi 7 kattan oluşuyor. Yer altı şehrindeki kilise ve kilise tabanında bulunan toplu mezar alanı ise en ilgi çekici bölüm.

Yoğun olarak Doğu Roma döneminde kullanılan şehirde tüm geçitler kiliseye bağlanıyor. 40 odadan oluşan Aziz Mercerius Yer Altı Şehri’nde erzak depoları ve su kuyusu da mevcut. Ayrıca şehirde Develi Dam olarak bilinen bir de türbe bulunuyor.

Tatlarin Yer Altı Şehri – Nevşehir

Askeri ve dini amaçlarla inşa edilmiş olan Tatlarin’de antik Roma ve Bizans dönemlerinden kalıntılar çıkarılmış. Acıgöl Mevkii’nde, tepelik bir arazide kurulmuş şehirde çok sayıda kilise ve ibadet alanı bulunuyor.

Tatlarin Yer Altı Şehri’nin dolambaçlı tünel yapısı ve iç mekanlarındaki kemerli oluşum dikkat çekici. Ayrıca dünya üzerinde bilinen ilk yer altı tuvaleti de bu şehirde yapılmış. Kaya mezarları, erzak depoları ve şehrin diğer tüm detaylarını görmek için Kapadokya gezinde buraya uğramanı tavsiye ederim.

setenay.gokdag
Setenay Gökdağ
55 Yazı
Antalya doğumlu yazar, Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Lise yıllarından itibaren medyanın çeşitli alanlarında metin yazarı ve editör olarak çalıştı. Okuma, yazma ve seyahat etme tutkularını tek amaç altında birleştirmek adına, Enuygun’da seyahat yazıları yazmaya başladı. Şu anda da Turist Rehberliği bölümünde eğitim alarak seyahat yazılarına farklı bir gözle bakmayı hedefliyor. Boş bulduğu her an yollara çıkmayı, otostop çekerek seyahat etmeyi ve kamp yapmayı çok seviyor.
Uzman Yazarlar