Balıkesir, Ege ve Marmara Bölgesi’nin kesişim noktasında yer alan, doğal güzellikleri ve tarihi zenginlikleri ile ünlü bir tatil cenneti. Kapıdağ’dan Ayvalık'a kadar uzanan benzersiz tatil yerleri ile her köşesi keşfedilmeyi bekleyen Balıkesir, tatil planları için mükemmel bir güzergah.
Eşsiz plajları, büyüleyici koyları, tertemiz havası, gastronomi zenginliği ve kültürel mirası ile Balıkesir’in tatil yerlerini birlikte keşfedelim.

Balıkesir’de tatil denilince akla gelen ilk yerlerden birisi olan Ayvalık, bağlı bulunduğu il merkezine 120 kilometre, hemen yakınında yer alan İzmir’e ise 150 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Oldukça eski bir tarihe sahip olan Ayvalık’ın geçmişi antik çağlara kadar uzanıyor. Bu dönemde yabani ayva anlamına gelen Kidonia ismi ile anılan bu ilçe, milattan önce 330’lardan bu yana varlığını sürdürüyor. O dönemden bu yana Roma, Bizans (Doğu Roma), Selçuklu, Karesioğulları, Osmanlı ve en sonunda Türkiye Cumhuriyeti topraklarına dahil oldu. Osmanlılar döneminde önemli bir ticaret kenti olmayı başaran Ayvalık, özellikle zeytinyağı üretimi ile bölgenin önemli bir gücü haline geldi. Osmanlı döneminde Rumlar ve Türklerin birlikte yaşadığı bu topraklarda, kültürel zenginlikler ve mimari yapılar günümüze kadar korunduğu görülebiliyor. O zamanlardan kalan ve günümüze ulaşan taş evleri görüp, tarihi hissedebilmek de mümkün.
Deniz tutkunları için Ayvalık’ta birçok plaj ve koy bulunuyor. Sarımsaklı Plajı, tertemiz denizi ve ince kumlu plajı ile oldukça popüler. Bu plaj Türkiye’nin en önemli turistik noktalarından birisi olması ile öne çıkıyor. Ayrıca, tekne turlarına katılarak Ayvalık’ın bakir koylarını keşfedebilir, dalış yaparak su altı dünyasını gözlemleyebilirsin.
Ayvalık yemekleri ile de öne çıkan bir kent. Burası geçmişte olduğu gibi günümüzde de zeytinyağının önemli üretim merkezlerinden birisi olduğu için yemeklerde de bu yağın etkisini görebilmek mümkün. Otlu balık, ahtapot sarma, beğendili sübye, zoho salatası bu yöreye ait lezzetler arasında sayılabilir. Bununla birlikte Türkiye’nin hemen her yerinde tadabileceğin Ayvalık tostu da buraya ait gastronomik ürünler arasında yer alıyor.

Balıkesir’in kuzeyinde yer alan ve Kapıdağ Yarımadası’nda konumlanan Erdek, özellikle yaz aylarında tatilciler tarafından tercih ediliyor. Birçok koy ve sahile sahip olan bu yerde pek çok alanda denize rahatlıkla girebilirsin. Buraya İstanbul’dan düzenlenen feribotlarla da saatler içerisinde ulaşım sağlanabiliyor.
Erdek çok eski çağlardan beri varlığını sürdüren kentler arasında yer alıyor. Tarihi araştırmalara göre milattan önce 5400’lü yıllara kadar uzanıyor. O tarihlerden burası Arteke ismi ile anılıyordu. Milattan önce 8. yüzyılda Miletoslular tarafından ele geçirilmesi buranın kaderini etkiledi. Miletoslular sayesinde Helen kültürünün yerleştiği Erdek, Müslümanlar tarafından fethedilene kadar bu şekilde kaldı. Osmanlılar döneminde buraya ait ilk bilgileri Evliya Çelebi’ye ait Seyahatname adlı eserden öğrenebiliyoruz.
Erdek’te deniz ve güneşin tadını çıkarabileceğin birçok plaj bulunuyor. Mavi bayraklı plajları, temiz denizi ve ince kumları ile dikkat çekiyor. Erdek Plajı, Çuğra Plajı ve Ocaklar Plajı keyifli bir gün geçirmek için ideal yerler. Bununla birlikte sadece denizi değil, doğayı da keşfe çıkabilirsin. Bu anlamda Kapıdağ Yarımadası’nı turlayabilir ve doğa ile bütünleşme fırsatını değerlendirebilirsin.
Erdek’te tarihe dair de izleri sürebilirsin. Burada milattan önce 6. yüzyılda inşa edilen Antik Kyzikos Kentini de ziyaret edebilirsin. Kent içerisinde yer alan Hadrian Tapınağı da görülmeye değer eserler arasında yer alıyor.
Gastronomik anlamda Erdek sana pek çok lezzet sunabilir. Burada kelle peyniri, midye, zeytinyağlı enginar, fener kavurması gibi lezzetleri tadabilirsin.

Bir yanda mis gibi doğası diğer tarafta harika plajları ile öne çıkan Edremit, birçok insanı bu özelliği sayesinde kendisine çekiyor. İlçe, Balıkesir merkezine 110 kilometre uzaklıkta Kaz Dağları’nın eteklerinde konumlanıyor.
Oldukça eski bir tarihe sahip olan Edremit’in milattan önce 1443 yılında kurulduğu düşünülüyor. Bu dönemdeki adının Adramytteion olduğu da bazı kaynaklarda geçiyor. Bu tarihten günümüze kadar Pers, Makedon, Bergama, Roma, Selçuklu ve Osmanlı hakimiyetine giren Edremit, her dönemde önemini korumayı başardı. Balıkesir’in diğer ilçeleri gibi zeytinyağı üretiminde öncü yerlerden birisi olan kent, bu sayede ticarette de ciddi gelirler sağlamayı başardı.
Edremit’e geldiğinde ister denizin keyfini sürebilirsin, istersen de doğanın tadını çıkartabilirsin. Altınkum Plajı, Turban Plajı, İmbat Sahil Sitesi Halk Plajı gibi pek çok yerden denize girebilirsin. Edremit'in termal suları da oldukça ünlü. Güre ve Bostancı'daki termal tesislerde rahatlayabilir, termal suların sağlık üzerindeki olumlu etkilerinden faydalanabilirsin. Bu tesisler, hem yerli hem de yabancı turistler tarafından yoğun ilgi görüyor.
Tarihi dokuyu hissetmek için Edremit merkezdeki Tahtakuşlar Köyü Etnografya Müzesi'ni ziyaret edebilirsin. Bu müze, bölgenin kültürel mirasını yakından tanımanı sağlayacak. Ayrıca, Antandros Antik Kentini gezerek tarihe yolculuk yapabilirsin. Bu antik kent, arkeolojik kazılar sonucu gün yüzüne çıkarılan kalıntılarıyla dikkat çekiyor.

Erdek’in karşısında yer alan ve Türkiye’nin ikinci büyük adası olan Marmara Adası, kıyıdan 1 saat 45 dakikalık yolculuk sonucunda ulaşılabilen tatil merkezi. İstanbul ve farklı noktalardan feribotla gelinebilmesi adayı popüler bir tatil cenneti haline getiriyor.
Antik dönemlere kadar uzanan ada tarihini başlatanların Helen kültürünün etkisinde olan Miletoslular olduğu biliniyor. Ada daha çok ticaret kolonisi amacıyla kullanılsa da Roma döneminde Hristiyanların sürgün yeri haline geldi. Bu dönemde de adaya yerleşim başladı. Bizans döneminde ise ada sürgün yeri olmaktan çıkarak Hristiyan keşişlerin uğrak noktalarından birisi olmayı başardı. Marmara Denizi’ne bugünkü adını veren adanın mermerleri ile ünlü olduğu biliniyor. Proikonnisos olarak anılan ada yıllar içerisinde Marmara ismini alarak günümüze kadar gelmeyi başardı.
Marmara Adasında deniz, kum ve güneşin tadını sonuna kadar çıkartabileceğin pek çok plaj bulunuyor. Abroz ve Manastır en ünlü plajları arasında yer alıyor. Bununla birlikte Çınarlı Plajı, Aba Plajı, Gündoğdu Plajı ve Topağaç Plajı da denize girebileceğin ve ruhunu dinlendirebileceğin diğer yerler arasında sayılabilir.
Adanın iç kesimlerine doğru uzanan patika yollar sayesinde doğa yürüyüşleri de yapabilirsin. Yapacağın yürüyüşler sonunda Karabanlar Tepesi, Yavuzaki Sırtı, Viranköy Tepesi gibi yerleri keşfedebilirsin.

Marmara Denizi’nde Balıkesir’e bağlı bir diğer yer olan Avşa Adası, feribotla ulaşılabilen bir yerleşim noktası. Tekirdağ, İstanbul ve Erdek’ten adaya düzenli olarak yapılan seferler sayesinde kısa sürede ulaşım sağlanabiliyor.
Burası ile ilgili ilk bilgilere tarihçi Strabon’un eserlerinden ulaşabiliyoruz. Her dönem hangi devlet güçlüyse onun hakimiyetine girdiğini belirten Strabon, adanın eski dönemlerde önemli bir yere sahip olmadığından bahsediyor. Orta Çağ zamanında herhangi bir yerleşimin olmadığı ada, Osmanlı döneminde de çok rağbet gören bir yer haline gelemedi. Ancak Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte gelişen ve genişleyen ada nüfusu, turizmin artması ile birlikte Avşa Adası’nın da önemini artırdı.
Avşa Adası’nda denize girebileceğin pek çok yer bulunuyor. Kadınlar Plajı, Çınar Koyu, Mavi Koy, Küllüyalı Plajı bu yerlerden bazıları. Bununla birlikte adanın etrafını bisikletle turlayabilir ve doğa ile bütünleşme şansını da değerlendirebilirsin. Avşa Adası'nın tarihi yerlerini gezmek de oldukça keyifli. Manastır Koyu'ndaki Bizans manastır kalıntıları ve adanın çeşitli yerlerindeki tarihi kiliseler, tarih meraklıları için büyüleyici olabilir.
Akşamları ise ada merkezindeki restoran ve kafelerde lezzetli yemekler yiyebilir, sahil boyunca yürüyüş yaparak günün yorgunluğunu atabilirsin. Avşa Adası'nın enerjik gece hayatı da tatiline renk katacak. Canlı müzik yapan mekanlar ve barlar, eğlenceli anlar yaşaman için ideal.

Balıkesir’in şirin tatil kasabası olan Burhaniye, Edremit Körfezinin önemli yerleşim birimlerinden birisi olmayı başardı. İzmir’e 192, Balıkesir’e ise 100 kilometre uzaklıkta bulunan yerleşim birimi, özellikle yaz aylarında tatil için tercih ediliyor.
Geçmişi oldukça eskiye dayanan Burhaniye’nin Pers, Makedon, Bergama, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı hakimiyetinde kaldığını söyleyebiliriz. Antik dönemde Adramyttieon olarak bilinen bölge içerisinde şekillenen tarihi ile dikkat çeken ilçenin günümüzde Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte turizm cenneti olması buraya olan bakış açısını değiştirdi.
Burhaniye’ye gelen misafirler genellikle buranın plajlarını deneyimlemek isteyebiliyor. Buranın en ünlü plajı ise merkeze çok yakın olan Ören Plajı. Ören Plajı, incecik kumları ve berrak denizi ile ünlü bir yer olması ile öne çıkıyor. Bununla birlikte Pelitköy Sahil Plajı, İçmeler Plajı, Bağlarburnu Sahili gibi yerlere giderek de denizin keyfi sürülebilir.
Burhaniye’de keşfedilecek noktalar arasında Bizim Köy Müze Hareketli Etnografya Müzesi, Adramyttieon Antik Kenti gibi tarihi ve kültürel alanlar gezilebilir.

Ayvalık’ın tam karşısında yer alan Cunda Adası, küçük butik otelleri ve harika plajları ile dikkat çekiyor. Bugün Ayvalık merkezi ile arasında kurulan köprü ile kara bağlantısı sağlanan adanın yaz aylarında yoğun ilgi gördüğünü söyleyebiliriz. Ada için Cunda dışında Alibey Adası ismi de kullanılıyor.
Ünlü denizci Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye isimli eserinde buranın isminin kökeni ile ilgili olarak Türkçede yaban atı anlamına gelen yunt kelimesinin gösterildiğini görebiliriz. Kurtuluş Savaşı sırasında milli direnişi örgütleyen Ali Çetinkaya’nın onuruna cumhuriyet rejimi ile birlikte Ali Bey Adası ismi de kullanılmaya başlandı ve böylece adanın iki ismi oldu.
Ada, lezzetli yemekleri ve doğal güzellikleriyle ünlü. Özellikle deniz ürünleriyle ünlü restoranlarda yemek yiyebilirsin. Sahil boyunca yürüyüş yapabilir, denize girip serinleyebilirsin. Aşıklar Tepesi'ne çıkarak muhteşem gün batımını izleyebilirsin. Bu tepe, adanın en yüksek noktalarından biri olup, Ayvalık ve adalar manzarasıyla büyüleyici bir görüntü sunar.
Rahmi Koç Müzesini ziyaret ederek eski araçlar, gemi maketleri ve nostaljik eşyaları görebilirsin. Ayrıca, adanın simgelerinden biri olan Taksiyarhis Kilisesi’ni gezebilirsin. Bu kilise, restorasyon çalışmaları ile müze haline getirilmiş ve ziyaretçilerini bekliyor.

Ayvalık ile Burhaniye arasında konumlanan şirin bir kasaba olan Gömeç, genellikle gürültüden uzak ve sakin bir tatil yapmak isteyenlerin adresi oluyor. Sahilinde çay bahçeleri ve kafelerin bulunduğu bu yer sanki eski zamanlardan günümüze gelmiş bir yer havası oluşturuyor.
Osmanlı döneminde bölgede bulunan birkaç köyün birleşmesi sonucunda kurulan ve cumhuriyetle birlikte gelişmeye başlayan bu kasaba, günümüzde genellikle turistik amaçla ziyaret ediliyor. İlçenin adı buranın arıcılık geçmişi ile bağlantılı. Bal peteği anlamına gelen Gömeç, yerleşim birimine buranın ana uğraşı ile ilgili bir isim kazandırdı.
Gömeç, doğal güzellikleri ve sakin atmosferiyle huzurlu bir tatil arayanlar için ideal bir yer. Sahil boyunca uzanan plajları, denizin ve güneşin tadını çıkarman için mükemmel bir ortam sunuyor. Özellikle sakin ve temiz plajları ile öne çıkan Gömeç, kalabalıktan uzak, huzurlu bir deniz keyfi yaşatıyor. Güvercin Koyu, Tilki Koyu ve Karaağaç Sahili denize girebileceğin bazı noktalar arasında yer alıyor.
Gömeç'in çevresindeki köyler de keşfetmeye değer. Geleneksel köy yaşamını yakından gözlemleyebilir, yerel halkın misafirperverliğini deneyimleyebilirsin. İlçe merkezinden bakıldığında Atatürk’ün silüetinin görülebildiği Atatürk Kayalıkları da görülebilecek yerler arasında bulunuyor. Köy pazarlarında satılan organik ürünler ve el yapımı hediyelik eşyalar, sevdiklerin için güzel birer hatıra olabilir.

Edremit’e bağlı Akçay, Balıkesir'in gözde tatil merkezlerinden birisi. Balıkesir il merkezine yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta bulunan Akçay, özellikle yaz aylarında hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak noktası haline geldi. Sahip olduğu doğası ve tertemiz plajları ile dikkat çeken Akçay, ziyaretçilerine huzurlu bir tatil imkanı sunuyor.
Milattan önce 800’lü yıllara kadar giden bir tarihe sahip olan Akçay, her dönemde stratejik konumu ile ilgi odağı olmayı başardı. Özellikle Çanakkale-İzmir yolu üzerinde bulunması buranın önemini gittikçe artırıyor.
Berrak denizi ve geniş plajları ile ünlü olan Akçay’da denizin tadını çıkartabileceğin pek çok alan bulunuyor. Özellikle Turban Plajı, Altınkum Plajı gibi yerler denize girmek için ideal alanlar. Burada yalnızca denizin keyfini sürmekle kalmayıp, doğanın içine de karışabilirsin. Bu anlamda bölgedeki doğal güzellikleri görmek için Kaz Dağları’na düzenlenen doğa yürüyüşlerine katılabilirsin.
Akçay, aynı zamanda yeme içme açısından da zengin seçenekler sunuyor. Deniz mahsulleri ile ünlü restoranlarda Ege mutfağının tadını çıkarabilirsin. Akçay’ın çarşısında yerel ürünler ve hediyelik eşyalar satan dükkanları gezebilir, sevdiklerinize küçük hediyeler alabilirsin.

Türkiye’nin akciğerleri olarak tanımlanan Kaz Dağları, farklı bir tatil amaçlayanların ilk adresleri arasında yer alıyor. Doğaseverler ve tarih meraklıları için vazgeçilmez bir destinasyon haline gelen ve son yıllarda popüler olan kampçılık için en uygun ortamı sunan bu yerde harika vakit geçirebilirsin.
Kaz Dağları, mitolojide İda Dağı olarak bilinir ve tarihin derinliklerine uzanan bir geçmişe sahip. Antik Yunan mitolojisinde tanrıların toplantı yeri olarak anılan bu dağ, Truva Savaşı'nın yaşandığı bölgenin de bir parçası olarak biliniyor. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Kaz Dağları, bugün hala birçok kişinin ilgisini çekmeye devam ediyor.
Kaz Dağları'nın sunduğu doğal güzellikler saymakla bitmez. Burası, doğa yürüyüşleri ve trekking için ideal rotalar sunuyor. Şelaleler, göletler ve yeşilin binbir tonunu barındıran ormanlar, ziyaretçilere huzur ve dinginlik vadediyor. Ayrıca, Kaz Dağları Milli Parkı'nda kamp yapma imkanın da bulunuyor. Milli park, zengin biyolojik çeşitliliği ile ünlü ve birçok endemik bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapıyor. Özellikle doğa fotoğrafçılığıyla ilgilenenler için burası tam bir cennet. Rotanı oluşturmadan önce Kaz Dağları hakkında bilmen gereken her şey yazısına tıklayarak daha fazla bilgi sahibi olabilirsin.

Edremit’e bağlı tatil cenneti olan Altınoluk, hem tarihi hem doğası hem de denizi ile birçok kişiyi kendisine çekiyor. Altınoluk, Kaz Dağları’nın eteklerinde kurulu olduğu için İsviçre Alpleri’nden sonra dünyada en yoğun oksijene sahip yerleşim birimi olmayı başardı. Bu da buranın havasının da suyunun da şifalı olduğu anlamına geliyor.
Milattan önce 8. yüzyıla kadar giden bir tarihe sahip olan Altınoluk’un geçmişi bugün halen ayakta olan Antandros Antik Kenti’ne dayanıyor. Bu antik kentte yapılan kazılar, yerleşimin M.Ö. 7. yüzyıla kadar dayandığını gösteriyor. Antik kentin kalıntıları arasında gezebilir, tarihin derinliklerine doğru bir yolculuk yapabilirsin. Bununla birlikte Altınoluk’un merkezinde yer alan Altınoluk Amfi Tiyatro da görülmeye değer yerler arasında bulunuyor. Zaman zaman burada düzenlenen etkinliklere katılabilirsin.
Altınoluk, tertemiz denizi ve kumsalı ile öne çıkan bir yer. Merkezde bulunan Altınoluk Sahili ve çevresinde yer alan çeşitli duraklarda denize girebilir, sahillerin tadını çıkartabilirsin.
Altınoluk’un yerel pazarları, organik ürünler ve el yapımı hediyelik eşyalar açısından zengindir. Pazar günleri kurulan Altınoluk Pazarı, taze meyve, sebze ve doğal ürünlerle dolup taşar. Burada alışveriş yaparken, yerel halkla sohbet etme ve bölgenin kültürünü yakından tanıma fırsatı bulabilirsin.

Balıkesir’in Çanakkale sınırında yer alan şirin ilçesi Balya, günümüzde kaplıca turizminin önemli merkezlerinden birisi haline geldi. Şehir merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan bu şirin ilçeye, arabayla ortalama bir saatlik bir yolculukla ulaşılabiliyor. Balya, tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir yer. Özellikle Osmanlılar döneminde yeraltı kaynakları dolayısıyla büyük ilgi gördü. Özellikle 19. yüzyılda maden çıkarma faaliyetleriyle büyük bir gelişim gösteren ilçede bu dönemden kalma tarihi yapılar ve kalıntılar hala görülebilir.
Balya’nın en dikkat çekici özelliklerinden biri de kaplıca turizmi. Doğal kaplıcalarıyla ünlü olan Balya, sağlık turizmi açısından da önemli bir destinasyon. Balya Kaplıcaları, hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çeken bir nokta. Şifalı sularıyla bilinen bu kaplıcalar, romatizma, cilt hastalıkları ve çeşitli kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına iyi geliyor. Kaplıca tesislerinde konaklayabilir, termal suların keyfini çıkararak dinlenebilir ve yenilenebilirsin.
Balya’da kaplıcaların yanı sıra doğal güzellikler de seni bekliyor. İlçenin çevresinde yer alan yeşil alanlar, doğa yürüyüşleri ve piknikler için ideal. Özellikle bahar ve yaz aylarında bu doğa harikası alanlarda vakit geçirmek oldukça keyifli.
Güzel bir tatilin ardından sana rota önerimiz ise Balıkesir’i keşfetmen. Balıkesir’de gezilecek yerler linkine tıklayarak rotanı oluşturabilirsin.