Gerçeklerden Kaçmadan, Umutla Gelen Misafirliğimiz Hüsranla Bitti
Otele giriş anından itibaren beklentilerimizin karşılanmadığını üzülerek belirtmek isteriz. Karşılama kısmında samimiyetten uzak, yeterince ilgili olmayan bir tavırla karşılaştık. Rezervasyonda zemin kat olarak yazıyordu fakat biz bodrum katta ve kısmen karanlık bir odaya yönlendirildik. Odanın genel durumu ne yazık ki konfor açısından tatmin edici değildi. Nevresim, pike ve havluların yırtık ve delik olması ve yatağın "gacır gucur" sesler çıkarmasından dolayı temel konaklama ihtiyaçlarımızın dahi karşılanmadığını gösteriyordu.
Kahvaltı da ne yazık ki yetersizdi. Üstelik burada yaşadığımız bir olay, bizi daha da rahatsız etti. Bir çalışan bize yumurtamızı nasıl istediğimizi sordu; eşim omlet, ben ise sahanda yumurta istedim. Ancak bize iki adet omlet getirildi. Omlet istemediğimi belirtmemize rağmen, konu uzatıldı. Duyduğumuz kadarıyla bizi karşılayan Mert Bey, diğer çalışanla (sanıyorum oranın sahibi olan hanımefendi) aralarında geçen konuşmada “Omlet gitti zaten, onu yiyeceklerdi” şeklinde konuştu. Diğer çalışan “Ama sahanda dediler” diyerek düzeltmek istese de Mert Bey ısrarla “Eminim” dedi. Bu konuşmaların bizim duyacağımız şekilde, alaycı bir ifadeyle yapılması, misafir olarak oldukça kırıcıydı. Sonuçta, istemediğimiz bir ürün zorla dayatılmış oldu ve “tek çeşit yumurtamız var” denilerek konu kapatıldı.
En rahatsız edici deneyimlerden biri de odamızın konumuydu. Bizi mutfağın hemen yanında yer alan bir odaya yerleştirdiler. Bu alan, personelin sürekli girip çıktığı, çalıştığı ve yüksek sesle konuştuğu bir bölgeydi. Açıkçası bu alanın konuklara açılmaması gerekirdi. Her sabah bağırışlar, çağırışlar, gürültülerle uyandık. Personelin birbirini azarladığı diyaloglara dahi istemeden kulak misafiri olduk.