Antalya'dan Manavgat tarafına doğru ilerlerken Kızılot mevkiinde devasa, adeta karaya oturmuş lüks bir yolcu gemisi gibi karşınıza çıkan Crystal Admiral Aqua Collection, dışarıdan gördüğünüz o ihtişamın hakkını içeri girdiğiniz an veriyor. Otele ilk adımınızı attığınızda o kocaman mimariye yakışan genişlikte bir lobi ve hemen tatil moduna girmenizi sağlayan yüksek bir enerji sizi karşılıyor.
Odalar böylesine büyük ve hareketli bir tesis için şaşırtıcı derecede sakin bir liman gibi. Bütün gün kaydıraklarda yorulup, güneşin altında koşturduktan sonra odaya girdiğinizde o aradığınız serinlik ve sessizlik anında sizi sarıyor. Yatakların rahatlığı, klimanın sizi çarpmadan odayı serinletmesi ve temizliğin tıkır tıkır işlemesi, günün yorgunluğunu sıfırlamak için tam da ihtiyacınız olan ortamı sunuyor.
Tesisin asıl olayı adından da anlaşılacağı gibi su eğlenceleri. Ortadaki aquapark alanı gerçekten inanılmaz, hani sadece çocuklar için yapılmış gibi düşünmeyin, yetişkinlerin de bütün gün o kaydıraklarda çocuklaştığını görüyorsunuz. Denize geçmek isterseniz çok zekice bir çözüm bulmuşlar; tesisle plaj arasından sahil yolu geçiyor ama otelin içinden direkt plaja çıkan özel bir alt geçit var. Yolu hiç görmeden tünelden geçip, saniyeler içinde Kızılot'un o ince çakıl ve kum karışımlı geniş plajına ulaşıyorsunuz.
Yeme-içme konusu ise tam bir bolluk. Ana restoranın açık büfesi o kadar uzun ve çeşitli ki, ilk gün sadece stantları keşfetmekle geçiyor. Gündüz havuz başında şezlongda uzanırken ya da plajda dinlenirken etraftaki snack barlar sayesinde sürekli bir şeyler atıştırabiliyorsunuz, özellikle sıcakta o soğuk içecek ve dondurma durakları gerçekten hayat kurtarıyor.
Ulaşım olarak Antalya Havalimanı'na yaklaşık 80-85 kilometre mesafede. Yolu çok düzgün ve direkt anayol üzerinde olduğu için yolculuk gayet akıcı geçiyor. Eğer tatilde bütün gün sakin sakin oturmak yerine bol aksiyon, devasa havuzlar ve bitmeyen bir yemek servisi arıyorsanız burası tam sizin kaleminiz. Sen tatillerde genelde havuzdaki bu yüksek tempoya mı ayak uydurursun, yoksa deniz kenarında kitabını okuyup daha sessiz kalmayı mı seversin?