
İstanbul’da gezilecek yerler listesinin ilk sırasına koyabileceğimiz çok sayıda yer var. Seçim yapmak zor olsa da, ilk sırada dünyanın en eski katedrallerinden biri olan Ayasofya geliyor. Ayasofya, tam adıyla Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, günümüzdeki görünümüne en yakın halini İmparator I. Justinianus’un görevlendirdiği Trallesli Anthemios ve Miletoslu İsidoros’un çalışmaları sonunda kazanıyor. İki mimarın çalışmalarıyla yaklaşık 5 yılda yapımı tamamlanan Ayasofya, döneminin en kısa sürede inşa edilen katedrallerinden biri oluyor.
1935 yılında müze olan Ayasofya, 2020 yılında cami statüsünü aldı. Şu an hem cami olarak giriş yapılıyor, hem de müze girişi ile turistik ziyaretlere açık faaliyet veriyor. Daha detaylı bilgi için Ayasofya Camii gezi rehberi yazımızı okuyabilirsin.
Camii kısmı ücretsiz.
Turistik alanı ziyaret için üst kat 25 euro, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için 850 TL (Euro bu katta TL'ye çevriliyor.)
Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi
625 TL
MüzeKart geçerli değil.

İstanbul’un en turistik bölgesi Tarihi Yarımada’da bulunan Topkapı Sarayı, İstanbul’da gezilecek yerler listesinin ilk sıralarında yer alıyor. Fatih semtine bağlı Sarayburnu’nda bulunan Topkapı Sarayı, İstanbul fethedildikten sonra inşa edildi ve 400 yıl süreyle Osmanlı İmparatorluğu’nun idare merkezi olarak hizmet verdi. 3 Nisan 1924’te müze haline getirildi. 700.000 metrekarelik bir alanı kapladığı ve yaklaşık 300 binin üzerinde arşiv belgesine ev sahipliği yaptığı için dünyada bulunan saray müzelerinin en büyüklerinden.
Müzeyi gezmeye gittiğinde Harem bölümü, Hırka-ı Saadet Dairesi, Has Oda ve Köşkler Bahçesi’ni görebilirsin. Ayrıca padişahların portrelerine, kıyafetlerine ve silahlarına ev sahipliği yapan Hazine-i Evrak’ı da mutlaka ziyaret etmelisin.
MüzeKart ile ücretsiz.
Yerli tam 400 TL
Yerli indirimli 180 TL
Yabancı 2400 TL
Harem yerli tam 250 TL
Haram yerli indirimli 120 TL
Harem yabancı 900 TL
Gece turu yerli 1.000 TL
Gece turu yabancı 5.000 TL
Açık olduğu saatler
Salı günleri kapalı.
Her gün 10.00 - 18.00
Harem Dairesi ve Aya İrini 09.00-17.30
Gece turları 27 Eylül'e kadar

İstanbul’un en meşhur camisi olan Sultanahmet Camii, sadece yerli turistler arasında değil yabancı turistler arasında da oldukça ünlü. Yabancı turistler camiyi Mavi Camii anlamına gelen Blue Mosque adıyla tanıyorlar. Bunun en önemli nedeni ise caminin içinin 20 binin üzerinde İznik çinisiyle döşenmesi ve masmavi bir görüntüye sahip olması. Sultan I. Ahmet’in emri üzerine 17. yüzyılda Mimar Sinan’ın öğrencisi Sedefkar Mehmet Ağa tarafından inşa edilen cami, Ayasofya’nın tam karşısında konumlanıyor.

İstanbul’da gezilecek yerler arasında Türkiye’nin tüm dokularını bir arada bulabileceğin yer Kapalıçarşı. Beyazıt’ta bulunan çarşı, yabancı turistler tarafından Grand Bazaar (Büyük Çarşı) olarak tanınıyor. Kapalıçarşı'nın inşasına 1451-148 yıllarında Fatih Sultan Mehmet döneminde başlandı. Açılışı ise 1461 yılında gerçekleşti. İlk açıldığında Osmanlı İmparatorluğu’nun gelirini artırmak amacını taşıyan çarşı, zaman içinde büyümüş ve bölgedeki en önemli ticaret merkezi haline gelmiş. Dünyadaki en eski alışveriş merkezlerinden biri olan Kapalıçarşı, 30.700 metrekarelik bir alana kurulu olmasıyla aynı zamanda dünyanın en büyük alışveriş merkezlerinden.
Kapalıçarşı’nın adı Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde de geçiyor. Bunun dışında başka seyahat kitaplarında da büyüklüğünden ve içindeki dükkanlardan bahsedilmiş. 4.000 dükkana ev sahipliği yapan Kapalı Çarşı, kuyumcularıyla ünlü. Kuyumcularının yanında baharatlar, halılar, kilimler ve kumaşlar da bulunuyor. Kapalıçarşı’dan hiçbir şey almayacak olsan bile dükkanlar arasında mutlaka gezmelisin çünkü eski İstanbul’un o nostaljik atmosferini hissetmeden geri dönmek olmaz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu bu sarayın hepimizin kalbindeki yeri büyük. Bu nedenle de Dolmabahçe Sarayı, İstanbul’da gezilecek yerler listesinin belki de en duygusal yerlerinden biri. Dolmabahçe Sarayı’nın inşasına 1856 yılında Sultan Abdülmecit’in isteği üzerine başlandı. Abdülmecit, bu sarayın estetik ve Avrupai bir tarza sahip olmasını istemiş. 285 tane oda, 46 adet salon, 6 hamam ve 68 tuvaletin bulunduğu sarayın yapımı padişaha oldukça pahalıya olmuş.
Özenerek yaptırdığı İstanbul’un en büyük saraylarından olan Dolmabahçe’de sadece 5 yıl oturabilmiş. Abdülmecit’ten sonra gelen padişahlar tarafından da farklı şekillerde kullanılan saray, Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu zaman da yeni devletin modern yüzü olarak hizmet etmiş. 10 Kasım 1938’de ise Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk 71 numaralı odada vefat etti. Günümüzde Dolmabahçe Sarayı’na gittiğinde bu odayı ve Atatürk’e ait kişisel eşyaları görebilirsin.
Yerli tam 240 TL
Yerli indirimli 120 TL
Yabancı 1800 TL
Okul grupları 70 TL
Açık olduğu saatler
Pazartesi hariç 09.00-16.00

İstanbul’un siluetini oluşturan yapılardan biri olan Galata Kulesi, o kadar çok turist ağırlıyor ki her daim önünde uzun kuyruklar oluşuyor. Dünyadaki en eski kuleler arasında yer alan Galata Kulesi, Bizans İmparatoru Justinianus döneminde, 1348 yılında, Cenevizliler tarafından inşa edildi. Yangın ve depremler yüzünden harap olan kulenin son onarımları 1967 ve 2001 yıllarında gerçekleşti. Daha detaylı bilgi için Galata Kulesi gezi rehberi yazımızı okuyabilirsin.
MüzeKart geçerli
Yabancı 30 euro
Açık olduğu saatler
Her gün 08.30-22.00

Bizans İmparatorluğu döneminden İstanbul’da kalan en değerli yapılardan biri de Yerebatan Sarnıcı. 532 yılında İmparator Justinianus’un emri üzerine inşa edilen sarnıç, o yıllarda sarayın ve halkın su ihtiyacı için kullanılıyordu. Hatta İstanbul’un fethinden sonra da bir süre boyunca su kaynağı olarak kullanımı devam etmiş. Geçmişte sarnıç üzerinde Stoa Bazilikası bulunduğu için Bazilika Sarnıcı olarak da bilinir. 140 metre uzunlukta ve 70 metre genişlikte olan Yerebatan Sarnıcı’ndaki en gizemli eser ise Medusa Başı.
Sarnıcın kuzeybatısındaki konumlanan iki sütunun altında bulunan heykel, Roma Dönemi’nin en önemli eserlerinden biri ama buraya nasıl geldiği bilinmiyor. Yerebatan Sarnıcı restore edilerek yeni yüzüyle kapılarını açtı. Eklenen modern heykeller, sarnıcın orjinalliğini koruyarak yerleştirildi ve atmosferini bambaşka bir boyuta taşıdı. Farklı sanat etkinliklerinin düzenlendiği Yerebatan Sarnıcı'ndaki ışıklandırma ise atmosferi etkileyici bir konuma getiriyor.
Yerli 350 TL
Yabancı 1500 TL
Öğrenci 90 TL
19.30-22.00 saatleri arası giriş ücreti
Yerli 600 TL
Yabancı 2.400 TL
Öğrenci 400 TL
Açık olduğu saatler
Haftanın her günü 09.00-22.00
18.30-19.30 arası kapalı
Özel etkinlikler olduğunda saat değişimi sosyal medya hesabından duyuruluyor.

Sultanahmet Meydanı, İstanbul’da yapılan turistik gezilerin başlangıç noktası. Roma İmparatorluğu’nun bölgede hüküm sürdüğü yıllarda hipodrom olarak kullanılan meydan, Bizans İmparatorluğu’nun hakimiyetindeyken de hipodrommuş. Bu yüzden At Meydanı olarak bilinir. O dönemlerde yerli halk, hep bu meydanda toplanıp eğlenirmiş. Günümüzde kalıntıları hala görülebilen Obelisk, Yılanlı Sütun ve Örme Dikilitaş gibi dikilitaşlar hipodromu ikiye bölmek için kullanılırmış. Sultanahmet Meydanı, İstanbul’un Tarihi Yarımadası’nı oluşturan ve görülecek tarihi yerlere ev sahipliği yapan özel bir yer.
Buradayken Topkapı Sarayı, Ayasofya Camii, Aya İrini Müzesi, Yerebatan Sarnıcı, Binbirdirek Sarnıcı gibi önemli yerleri görebilir; Kumkapı, Sirkeci, Karaköy, Eminönü, Çemberlitaş gibi yerlere yürüme mesafesiyle ulaşabilirsin. Aynı adı taşıyan ünlü Sultanahmet köftesini de burada tadabilirsin.

İstanbul demek Beyoğlu demek, Beyoğlu demek İstiklal Caddesi demek. İstanbul’da gezilecek yerler arasında en popüler ve en ikonik olan yer kuşkusuz İstiklal Caddesi. İstanbul’un en eski semtlerinden biri olan Beyoğlu’nda konumlanan cadde, Taksim Meydanı’nda başlıyor ve Tünel’de son buluyor.
İstiklal Caddesi, modern görünümünü 19. yüzyılda kazanmış. Cumhuriyet’in ilanından sonra, 1935 yılında "İstiklal Caddesi" adını alan cadde "Grand Rue de Péra", "Büyük Cadde" ve "Cadde-i Kebir" gibi isimlerle de bilinir. Üzerinde konumlanan sinemalar, kültürel etkinlik alanları, sanat galerileri ve otellerle en görkemli yıllarını 20. yüzyılda yaşamış. Günümüzde her gün ve her saat canlı olan İstiklal Caddesi’nde gezerken Casa Botter, Grand Pera ve Madame Tussauds, Atlas Pasajı, Meşher, Narmanlı Han gibi birçok yapıyı görebilir, sanat içerikli keşiflerini gerçekleştirebilirsin.

Sultanahmet Meydanı’ndan sonra İstanbul denilince akla Taksim Meydanı geliyor. Şehrin en hareketli noktalarından biri olan Taksim Meydanı dairesel bir yapıda ve hemen ortasında Cumhuriyet Anıtı yer almakta. 1928 yılında yapılan bu anıtın bir tarafı Kurtuluş Savaşı, diğer tarafı ise Cumhuriyet’in ilan edilmesinden sonra Türkiye'nin gelişimini simgeliyor. Savaşın anlatıldığı tarafta Atatürk, askerlerinin yanındayken diğer tarafta İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak’ın yanında sivil kıyafetleriyle duruyor.

İstanbul’un en romantik adreslerinden biri olan kule, Üsküdar açıklarında konumlanıyor. Kız Kulesi’nin tam olarak ne zaman inşa edildiğine dair net bir kaynak bulunmuyor. Kız Kulesi birçok efsaneye sahip. Efsaneye göre Hero, Sounion'daki bir tapınağın rahibesi olan Hero için Leander her gece yüzerek kuleye giderdi. Bizans İmparatorluğu yıllarında ise "Leandros Kulesi" ismiyle de bilinir.
1764 yılında III. Sultan Mustafa tarafından inşa edilen Kız Kulesi tarih boyunca gemilerden vergi toplama, savunma, karantina hastanesi, radyo istasyonu gibi amaçlarla kullanıldı. Günümüzde müze olarak kullanılan kule aynı zamanda evlilik teklifleri için ilk akla gelen yerlerden.
MüzeKart ile ücretsiz
MüzeKart'sız giriş 400 TL
Yol ücreti 75 TL
Yabancı 35 euro
Açık olduğu saatler
Her gün 09.00-18.00

Kapalıçarşı’dan sonra o eski İstanbul atmosferini en iyi yansıtan yer, Mısır Çarşısı. 17. yüzyılda inşa edildiği zaman Osmanlı Devleti’nde ticaretin kalbinin attığı noktalardan biriymiş. Yeni Camii’nin bir parçası gibi inşa edildiği için ilk yıllarda ismine Yeni Çarşı da denilmiş. Sonraları Mısır’dan gelen baharatlar ve çayların satışıyla birlikte bugünkü adı verilmiş.

Eminönü, şehrin en meşhur semtlerinden biri. Rüstem Paşa Camii ve Süleymaniye Camii tarafından çevreleniyor. Eminönü’ne geldiğinde Galata Köprüsü’nde yer alan restoranlarda balık ekmek yiyebilir, güvercin ve martıları besleyebilir, aradığın birçok şeyi bulabileceğin dükkanlarda alışverişe çıkabilirsin. Özellikle düğün, nişan gibi özel gün ya da gecelerde lazım olabilecek aklına gelen her şey Eminönü’nde satılıyor. Tahtakale, Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı gibi duraklarında burada yer aldığını unutma.

Bir Mimar Sinan eseri olan Süleymaniye Camii, İstanbul’da gezilecek yerler arasında en hayranlık uyandıran yapılardan biri. İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Süleymaniye semtinde bulunan camii, adından da anlaşılabileceği üzeri Osmanlı’nın ünü dünyalara ulaşan padişahı Muhteşem Süleyman’ın emriyle inşa edilmiş. 1550-1557 yılları arasında inşaatı tamamlanan caminin her bir detayı ince düşünülmüş ve çok iyi hesaplanmış.
Süleymaniye Camii’nin konumlandığı Süleymaniye Külliyesi de oldukça geniş bir alana sahip. 15 bölümü olan külliyede medreseler, hastane, kütüphane, hamam, sıbyan mektebi gibi alanlar yer alıyor. Külliyede ayrıca Mimar Sinan, Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan türbeleri de bulunuyor.

Dünyanın en önemli arkeoloji koleksiyonlarını barındıran ve üç ayrı müzeden oluşan İstanbul Arkeoloji Müzeleri, İstanbul’u gerçek manada anlamak ve tanımak için olmazsa olmaz. İstanbul’un bugünkü kültürel varlığının temellerini atan isimlerden Osman Hamdi Bey’in öncülüğünde yapılan Arkeoloji Müzelerini gezerken göreceğin 3 müze aşağıdaki gibi.
Arkeoloji Müzesi: Müze 1891 yılında kurulmuş olup çeşitli dönemlere ait eserler içeriyor. Mısır, Mezopotamya, Anadolu ve Ege bölgelerine ait heykeller, seramikler, mozaikler ve yazılı belgeler gibi birçok farklı türde eseri barındırır. Arkeoloji Müzesi’nde görmen gereken en önemli eserler ise İskender Lahdi ve Ağlayan Kadınlar Lahdi.
Eski Şark Eserleri Müzesi: 1883 yılında kurulan bu müze, Osmanlı İmparatorluğu'nun doğu bölgelerinden getirilen eserleri sergiler. Orta Asya'dan Anadolu'ya kadar geniş bir coğrafyadan gelen eserler arasında el yazmaları, minyatürler, metal işçilikleri ve taş oymaları bulunur.
Çinili Köşk: 1472 yılında inşa edilen ve daha sonra Sultan III. Ahmed tarafından satın alınan bir köşkün restore edilerek Çinili Köşk adını aldığı bölümdür. İçinde Selçuklu, Osmanlı ve İslam dönemi eserlerinin yanı sıra seramik koleksiyonları da bulunur.
MüzeKart geçerli
Yabancı 15 euro
Açık olduğu saatler
Haftanın her günü 09.00-18.00

Türkiye’nin ilk minyatür parkı olan Miniatürk, İstanbul’un turistik duraklarından biri. İstanbul’da bulunan 57, Anadolu’nun çeşitli yerlerinden 12 ve Türkiye sınırlarına günümüzde dahil olmasa da Osmanlı coğrafyasından 12 yapının 1/25 ölçekli maketlerinin bulunduğu Miniatürk, 60.000 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Miniatürk’te sergilenen yapılar, 9 farklı dilde rehberlerle turistlere tanıtılıyor. Bu yapıların yanında amfi tiyatro, alışveriş merkezi ve çocuklar için oyun alanları da bulunuyor.
Yerli tam 190 TL
Yerli indirimli 70 TL
Yabancı 620 TL
Açık olduğu saatler
Haftanın her günü 09.00-18.00

Mimarı Atik Sinan (Sinaüddin Yusuf bin Abdullah) olan, 7 tepeli İstanbul’un 4. tepesine inşa edilen Fatih Camii de görülmesi gereken yerlerden. Böylece bu cami, İstanbul’da sultanın yaptırdığı ilk cami olmuş ve şehirdeki Osmanlı hakimiyetini simgeleyen bir yapı haline gelmiş. Fatih Camii Külliyesi’nde medrese, darüşşifa, kervansaray ve hamam da bulunuyor. Ancak cami depremler ve yangınlardan zarar görünce yeniden inşa edildiği için ilk görünümünden uzaklaşmış.

Yeni Camii de Eminönü’nde konumlanıyor ve İstanbul’un simgelerinden biri. III. Murat’ın eşi Safiye Sultan’ın emriyle 1597’de inşaatı başlayan cami, ancak 1665 yılında IV. Mehmet’in annesi Turhan Sultan’ın isteği üzerine tamamlanabilmiş. İnşaatı bu kadar gecikip de Sultanahmet ve Süleymaniye’den sonra tamamlanınca da adına Yeni Camii denmiş.

İstanbul’da en çok turist çeken camilerden biri olan Eyüp Sultan Camii, Haliç’te bulunuyor. Caminin yer aldığı konumunun, Hz. Muhammed’in bayraktarları arasındaki en önemli kişi olan Ebu Eyyub el-Ensari’nin İstanbul’un 7. yüzyıldaki kuşatması esnasında şehit düştüğü nokta olduğuna inanılıyor. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethettikten 5 yıl sonra bu değerli kişiliğin anısına bir cami inşa edilmesini ister. Caminin inşasından sonra Osmanlı padişahları da kılıç kuşanma merasimleri için burayı tercih eder.

Meşhur Ortaköy fotoğraflarının ana karakterine geldi sıra. Boğazın kenarında köprünün ayağına yakın olduğu için Ortaköy’e giden herkes mutlaka bu camiyi de içine alan bir manzara fotoğrafı çektiriyor. Eminim mutlaka böyle bir fotoğraf görmüşsündür, ancak caminin asıl adının Büyük Mecidiye Camii olduğunu biliyor muydun? Ortaköy’de olduğu için halk arasında Ortaköy Camii diye geçse de gerçek adı farklı. Caminin yapımına Sultan Abdülmecit’in isteği üzerine 1854 yılında başlanmış. 1856 yılında ise tamamlanmış. Mimar olarak da Nigoğos Balyan ve Garabet Amira çalışmış. Neo Barok tarzda tasarlanan caminin dış görünüşü güzel olduğu kadar içi de gayet etkileyici. Büyük pencereleri sayesinde oldukça ışık alan cami, restorasyon çalışmaları sonrası tekrar ibadete açıldı.

İstanbul’un diğer bir önemli ve güzel sarnıcı da Binbirdirek Sarnıcı. İstanbul’un büyük sarnıçlarından biri olan Binbirdirek Sarnıcı günümüzde 212 orijinal sütuna sahip. 3584 metrekarelik alana sahip Binbirdirek Sarnıcı bugün ışık ve lazer gösterileriyle ziyaretçilerine bambaşka bir atmosfer yaşatıyor.
Yerli tam 55 TL
Yerli indirimli 27.50 TL
Yabancı 385 TL
Açık olduğu saatler
Pazartesi-cumartesi: 10.00-17.00
Pazar günleri kapalı.

1600 yıllık geçmişiyle İstanbul’un en eski su haznelerinden biri olan Şerefiye Sarnıcı yaklaşık 24 metreye 40 metrelik bir alan üzerine inşa edilmiş. Şerefiye adını ise Osmanlı döneminde bulunduğu mahalleden alıyor. Sarnıç şimdilerde 360 derece projeksiyon haritalama sisteminin entegre edildiği atmosferiyle ziyaretçilerini büyülüyor. İstanbul’un Fethi ve Mustafa Kemal Atatürk’ün izlerini taşıyan bu gösteriyi mutlaka izlemelisin.
Yerli tam 150 TL
Yerli indirimli 50 TL
Yabancı 650 TL
Açık olduğu saatler
Haftanın her günü 09.00-19.00.

İstanbul’da gezilecek yerler arasında Bizans İmparatorluğu’ndan kalan birçok yer bulunuyor. Aya İrini Kilisesi de onlardan biri. 19. yüzyılda müze statüsü alan Aya İrini, Müze-i Hümayun olarak da biliniyor. Burası aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nda açılan ilk müze olma özelliğine sahip. Daha sonraları Askerî Müze olarak kullanılan kilise, 1973 yılından bu yana İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın bünyesinde bulunuyor.
Aya İrini yerli tam 120 TL
Aya İrini yerli indirimli 60 TL
Aya İrini yabancı 600 TL
Açık olduğu saatler
Salı günleri kapalı.
Her gün 09.00-17.30

İstanbul’un entelektüel yapısına katkılar sunan ve birçok esere imza atan Alexandre Vallaury tarafından yapılan Pera Palace Orient Express yolcularını ağırlayan bir otel olmasının yanı sıra Mustafa Kemal Atatürk, Agatha Christie gibi isimleri misafir eden bir değer. Bugün otel olarak faaliyetlerine devam eden ve 1892’de inşa edilen Pera Palace Hotel’i ayrıca müze olarak da gezmek mümkün. 101 numaralı Atatürk Müze Odası’nı ziyaret ederek bu tarihi yerinde yaşayabilirsin.
Atatürk Müze Odası 113,50 TL
Açık olduğu saatler
Her gün 10.00-11.00 ve 15.00-16.00

Sultan Abdülaziz, padişahlar için boğazın kenarında bir sayfiye sarayı inşa edilmesini istemiş ve Sarkis Balyan’a Beylerbeyi Sarayı’nı yapmasını emretmiş. 1861-1865 yılları arasında inşa edilen saray yapıldıktan sonra Alman İmparatoru II. Wilhelm ve Fransa İmparatoriçesi Eugénie de Montijo gibi önemli isimler burada konuk edilmiş. Dış görünümü Barok anlayışına uygun olarak tasarlanırken iç mekan tasarımında Sultan Abdülaziz’in denizciliğe olan ilgisinin etkileri görülüyor.
Yerli tam 100TL
Yerli indirimli 50 TL
Bahçe fiyatı 20 TL
Yabancı 400 TL
Açık olduğu saatler
Pazartesi günü kapalı
Diğer günler 09.00-17.00

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethetmeden önce Bizans İmparatorluğu’nun olası yardım kanallarını kapatmak istemiş. 1452 yılında Karadeniz üzerinden Bizans’a gelebilecek yardım gemileri olabileceğini düşünmüş ve 4 ayda Rumeli Hisarı’nı yaptırmış. Mart ayında başlayan inşaatta 300 usta ve 800 işçi bir arada çalışmış. 3 adet kulesi olan hisar, tam olarak Boğaz’ın iki yakasının birbirine en yakın olduğu noktada, Anadolu Hisarı’nın tam karşısında bulunuyor. Fetih zamanlarında ise bu sebepten Boğazkesen olarak anılmış. Günümüzde müze olarak gezilebilen Rumeli Hisarı’nda fetih esnasında kullanılmış toplar ve gülleler sergileniyor.

Sultan I. Mahmut, 1752 yılında Göksu Deresi’nin kıyısına bir ahşap konak yaptırmış. Bu konak yıllar boyunca padişahların mesire yerindeki ikamet adresi olmuş. Ancak konak ahşap olunca geçen yıllar sebebiyle yıpranmış. Sultan Abdülmecit de konağı restore ettirip Küçüksu Kasrı’nı inşa ettirmiş.

Hababam Sınıfı’nın çekildiği yer olan Adile Sultan Sarayı, Sultan Abdülmecit’in kız kardeşi Adile Sultan’a hediyesi. Osmanlı hanedanındaki ilk ve tek kadın divan şairi olan Adile Sultan, bu sarayda yaşamış ve ölmeden önce de kız okulu olarak restore edilip kullanılması için devlete bağışlamış. Yatılı bir okul olarak kullanıldıktan sonra yangın nedeniyle zarar gören sarayda restorasyon çalışmaları yapılmış. Hababam Sınıfı filmleri çekildikten sonra sarayın içine bir de Hababam Sınıfı Müzesi eklenmiş.

Sultan II. Abdülhamit, İstanbul ile Bağdat arasındaki demiryolunun başlangıç noktasının İstanbul’da olmasını istemiş. Bu amaçla 1908 yılında inşa edilen Haydarpaşa Tren Garı, yıllar içinde birçok kez zarar görmüş. 2010 yılına kadar restore edilerek gelen Haydarpaşa Garı, 2010’da çıkan yangında çatısını kaybetti ve 4. katı kullanılamaz hale geldi. Yangından sonra tüm seferler durdu, sadece banliyö seferleri yapıldı. 2012’de Marmaray çalışmaları nedeniyle tamamen kapatıldı. 2013 yılında ise restorasyon çalışmaları başladı. Çalışmalar henüz tamamlanmadı için ziyaret edilemiyor.

I. Ahmet’in eşi Mahpeyker Kösem Sultan, 1640 yılında Çinili Camii’nin inşa edilmesini emretmiş. Caminin adı bu nedenle Orta Valide Camii ya da Mahpeyker Kösem Valide Sultan Camii olarak da anılıyor. Çinili Camii ismi ise camiyi inşa ederken caminin içi, ön cephesi ve minberinde kullanılan İznik çinilerinden geliyor.

Çemberlitaş Hamamı’nın III. Murat’ın annesi Nurbanu Valide Sultan’ın emri üzerine Mimar Sinan tarafından yapıldığı düşünülüyor. Özellikle Türk hamamı deneyimi yaşamak isteyen yabancı turistleri ağırlayan Çemberlitaş Hamamı’nda kese ve köpük gibi geleneksel hamam hizmetlerinin yanında kil maskesi ve aromaterapi masajı gibi hizmetlerden de faydalanabilirsin. Hamamda kese, sabun, şampuan, havlu, terlik ve peştemal veriliyor.
Hamam 1.700 TL
Kese - Köpük (giriş dahil) 2.250 TL
Kese - Köpük - Yağ Masajı (giriş dahil) 3.000 TL
Masaj (giriş dahil) 2.650 TL
Bakım ve güzellik 350 - 600 TL
Açık olduğu saatler
Her gün 06.00 - 00.00

1741 yılında inşa edilen Cağaloğlu Hamamı da İstanbul’un sıkça ziyaret edilen hamamları arasında bulunuyor. Ünü Türkiye sınırlarını aşan hamam, New York Times’ın 2011 yılında hazırladığı “Ölmeden Önce Görülmesi Gereken 1000 Yer” listesinde bile yer alıyor. Ayrıca Osmanlı döneminde yapılan son büyük hamam olma özelliğine sahip. İstanbul’un en büyük çifte hamamı olarak bilinen yapının kadınlar ve erkekler için iki ayrı giriş kapısı bulunuyor. Kadınlar için ayrılan giriş kapısına Hamam Sokağı’ndan, erkekler için tahsis edilen giriş kapısına ise ana yoldan ulaşabilirsin. Cağaloğlu Hamamı’nda İstanbul Rüyası, Tepeden Tırnağa, Lüks Osmanlı Servisi ve I. Sultan Mahmut gibi özel hizmet paketleri mevcut. Bunlardan birini seçerek kendini şımartabilirsin.
2.500 TL
Açık olduğu saatler
Pazartesi - perşembe günleri arası 09.00 - 22.00
Cuma - pazar günleri arası 09.00 - 23.00

İsmini aslen İtalyalı, gerçek ismi Giovanni Dionigi Galeni olan Osmanlı donanmasının önemli komutanlarından biri olan Kılıç Ali Paşa’dan alan hamam, şehrin denizcilikle ünlü bölgelerinden Tophane’de bulunuyor. Gün ışığını geçirir özellikteki geniş kubbesiyle dikkatleri üzerine çeken yapı, Mimar Sinan tarafından yapıldı. 7 senelik bir restorasyonun ardından 2012 yılında misafirlerini yeniden ağırlamaya başlayan hamam, kadın erkek ayrı konseptte hizmet veriyor.
Yetişkin 2.900 TL
4 - 12 yaş 1.700 TL
Masaj 2.300 - 5.200 TL
0-3 yaş ücretsiz
Açık olduğu saatler
Kadınlar saati her gün 08.00 - 16.00
Erkekler saati her gün 16.30 - 23.30

Aynı anda hem Türkiye’nin en eski açık hava müzelerinden biri olma özelliğine sahip hem de işkenceleriyle ünlenmiş bir yer var İstanbul’da. Evet, doğru bildin. Şu an Yedikule Zindanları’ndan bahsediyorum. Daha kapısından adım attığın anda anlatılan efsanelerin hakkını veren bir ortamla karşılaşacağın Yedikule Zindanları gözlem kulesine benzeyen görünümü nedeniyle Yedikule Hisarı adıyla da anılıyor. Bizanslıların yaptığı 4 kuleye İstanbul’un fethinden sonra 3 kule daha eklenerek yapı bugünkü ismini almış. Aslında bu zindanlar Altın Kapı (Porta Aurea) adıyla bilinen zafer alayı giriş kapısını korumak maksatlı yapılmış. Osmanlı döneminde ise zindan olarak kullanılmış.
Yerli tam 50 TL
Yerli indirimli Öğrenci 20 TL
Yabancılar için 250 TL

İstanbul denince akıllara ilk gelen olay şüphesiz bir çağı kapatıp yenisini açan İstanbul’un fethi olur. 2009 yılında kurulan müze Fetih Müzesi ismiyle de anılıyor. Top sesleri, Mehter Takımı’nın marşları ve at kişnemeleriyle fetih zamanlarının canlandırıldığı Panorama 1453, Türkiye’nin ilk panoramik müzesi. Burada 38 metre yarıçaplı bir yarımkürede çizilmiş resim de bulunuyor.
Yerli tam 150 TL
Yerli indirimli 50 TL
Yabancı 650 TL
Açık olduğu saatler
Haftanın her günü 08.00-18.30

Rumeli Hisarı’nın karşısında tüm heybetiyle duran Anadolu Hisarı, 1395 yılında yaptırılmış. O yıllarda Cenevizliler ve Bizanslılar’ın bir araya gelip Karadeniz’in bazı şehirlerinde kurdukları koloniler boğazdan geçerek yol alıyorlarmış. Bunun üzerine Yıldırım Beyazıt boğazdan geçen yabancı gemileri kontrole tabi tutmak istemiş ve hisarın yapımını emretmiş. Yaklaşık 7000 metrekarelik alana kurulu olan Anadolu Hisarı, Osmanlı Devleti için kritik önemini Rumeli Hisarı inşa edildikten sonra kaybetmiş. Çevresinde de zamanla yerleşim başlamış. Günümüzde de Anadoluhisarı semtinde yaşam devam ediyor. Özellikle Göksu Deresi’nin manzarasına karşı bolca kafe bulunuyor.

Türkiye’nin denizcilik geçmişini anlatan Deniz Müzesi, çok sayıda esere ev sahipliği yapıyor. Koleksiyon Mustafa Kemal Atatürk’e ait eşyalar, kayıklar ve farklı çeşitte askeri eserden oluşuyor. Geniş bir koleksiyona sahip oluşu ve eserlerinin farklılığı da dünyada az görülür bir özelliğe sahip olmasını sağlıyor.
Tam 60 TL
İndirimli 30 TL
Açık olduğu saatler
Pazartesi günleri ziyarete kapalı.
Hafta içi 09.00-17.00
Hafta sonu 10.00-18.00

Daha çok avlanmak için gidilen Florya, Mustafa Kemal Atatürk’ün yazları sık sık burayı ziyaret etmesiyle yazlık bir yer halini alıyor. Atatürk 1936 yılında tamamlanan Florya Atatürk Köşkü’ne ziyareti sırasında önemli konuklarını da davet etmiş. Köşk, halk arasında Florya Atatürk Ormanı olarak da tanınıyor ve çevresinde manzaraya nazır birçok restoran bulunuyor.
Tam bilet 15 TL
Öğrenci 10 TL
Açık olduğu saatler
Pazartesi hariç 09.00-17.00

İstanbul’un en önemli tarihî yapılarından biri olan Kariye Camii, 6.yüzyılda Bizans İmparatorluğu tarafından inşa edildi. Chora Kilisesi olarak bilinen yapı 1511 yılında camiye dönüştürüldü. 1948 yılından 2020 yılına kadar müze olarak hizmet veren Kariye Camii, 2020 yılında tekrar cami statüsüne alındı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Kariye Camii’yi ziyaret ederek Bizans Dönemi’nin fresk ve mozaiklerini görebilirsin. Cami içinde yer alan mozaik ve resimler namaz vakitlerinde otomatik perdeleme sistemi ile kapatılıyor ve ardından tekrar açılıyor.
Yerli ücretsiz
Yabancı 20 euro
Açık olduğu saatler
09.00-18.00 saatlerinde ziyarete açık
Ne kadar sürede gezilir?
Kariye Camii’yi gezmek için 15 dakika yeterli.

III. Selim, Nizam-ı Cedid askerleri için Selimiye Kışlası’nı inşa ettirmiş. Ancak kışla ahşap malzemeden yapıldığı için yeniçeri isyanlarına dayanamamış ve yıkılmış. II. Mahmut, yıkılan kışlayı Krikor Balyan’a taş ve tuğla kullanarak yeniden yapmasını istemiş. Yeniden inşa edilen bina, 1854 yılında gerçekleşen Kırım Savaşı’nda bir asker hastanesi olarak görev yapmış. Askerleri tedavi eden hemşireler arasında Florence Nightingale de bulunuyormuş. Nightingale, tüm itirazlara rağmen hasta bakıcı olduğu ve birçok askerin hayatını kurtarmak için çabaladığı için İngiltere tarafından Liyakat Nişanı ile ödüllendirilmiş. Bu hemşirenin özverisine ithafen Selimiye Kışlası’nda da Florence Nightingale Müzesi kurulmuş.
Belirli dönemlerde ve izinle ziyaretçilere açık.

Mimar Sinan tarafından yapılan ve 1547 yılında tamamlanan cami Üsküdar’da bulunuyor. Cami, Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan için yapılan cami Mimar Sinan’ın klasik Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyor. Kubbe altında geniş bir ana mekân ve yanlarda revaklar içeren cami zarif süslemelere ve detaylarla sahip.

II. Bayezid döneminde inşa edilen Galatasaray Hamamı, klasik Osmanlı hamam mimarisini yansıtıyor. Galatasaray Hamamı geleneksel üç bölümden oluşuyor. Bunlar soğukluk (soyunma odası), sıcaklık (ısınma odası) ve hararet (kese ve yıkama odası). Günümüzde de hizmet veren hamam yerli ve yabancı ziyaretçilere geleneksel Türk hamamı deneyimini yaşatmak için kullanılmakta.
Hamam 900 TL
Kese + köpük masajı 2.000 TL (giriş dahil)

1732-1733 yılları arasında inşa ettirilen ve su deposu olarak kullanılan Taksim Mâksemi, Cumhuriyet’in 100. yılında Taksim Cumhuriyet Müzesi olarak ziyaret açıldı. Bölgenin simge yapılarından biri olan Taksim Müzesi’nde göz alıcı eserler ve ilgi çekici sergiler yer alıyor. Toplumsal tarih müzesi olarak ziyaretçilerini bekleyen müzede Cumhuriyet’in değerleri ve kazanımlarına yönelik içerikler, süreli ve süresiz sergiler, Atatürk’e ait eşyalar ve kıymetli belgeler yer alıyor.
İndirimli 15 TL
Tam 50 TL
Yabancı 100 TL
Açık olduğu saatler
Pazartesi hariç her gün 10.00-19.00 saatleri arası
Ne kadar sürede gezilir?
Çok büyük bir alana sahip olmayan müzeyi gezmek için 30 dakika yeterli.

İstanbul’da gezilecek yerlerin çoğu, Sultanahmet Meydanı ve çevresinde toplanmış. Ülkemizde bulunan Türk İslam sanatının tüm önemli eserlerini bir arada görebileceğin ilk müze olan Türk ve İslam Eserleri Müzesi de Sultanahmet Meydanı’nda bulunuyor. Bu müze, Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı Pargalı Damat İbrahim Paşa’nın inşa ettirdiği bir saraya kurulmuş. İbrahim Paşa yaşarken sarayın adı At Meydanı Sarayı imiş ama vefatı sonrası İbrahim Paşa Sarayı adını almış. 1983 yılında saray müze olarak kullanılmaya başlanmış.
MüzeKart geçerli
Yabancı ziyaretçi 17 euro
Açık olduğu saatler
Haftanın her günü 09.00-18.30
Ne kadar sürede gezilir?
Tüm eserleri dikkatli bir şekilde incelemek için en az 1 saate ihtiyacın olacak.