Bazen sadece şehrin karmaşasından uzaklaşarak bir ağacın gölgesinde, sessiz bir an arayışında olduğunu biliyoruz. Şehirden çok uzaklaşmadan doğa tatili yapmak istersen bu yazı tam sana göre. Doğayla, yeşille ve sakinlikle buluşmanın keyifli yollarından biri de trekking oluyor. Biz de o yolları seninle beraber yürümek ve yeni keşiflere çıkmak için İstanbul’a yakın yerler arasında yer alan en iyi trekking rotalarını listeledik. Çantanı, ayakkabılarını, batonunu kap ve güzel yollardan geçmek için yola çık.

Başlangıç seviyesine uygun rotalardan biri Polonezköy’de bulunuyor. Eğer dikleşmeyen düz zeminde keyifli bir doğa yürüyüşü yapmak istersen burası senin için ideal. İstanbul Anadolu Yakası’nın iç kısımlarında yer alan bölgede köy yolu, doğa yürüyüşü parkuru, orman içi gibi pek çok rota seçeneğin de oluyor. Üstelik trekking sonrası açlığını köy merkezindeki şahane kahvaltıcılarda veya mangal mekânlarında giderebilirsin.

Kocaeli Gebze’de yer alması sebebiyle Marmaray ve otobüs kullanarak kolayca ulaşabileceğin Ballıkayalar Tabiat Parkı hem kamp hem tırmanış hem de trekking için kullanılan bir alan. Alana girdiğinde ilk önce piknik yerlerini göreceksin, bu ilk bakış seni şaşırtmasın zira biraz ilerlediğinde önünde serili kanyonun büyüklüğü göz kamaştırıcı.
Bazen suya girmen, bazen kayalık zeminde tırmanman, bazense akan suyun üzerinden atlaman gerekiyor. Zorlayıcı gibi görünse de başlangıçtan ileri seviyeye kadar farklı parkurlar sunar. Rotanın en sonunda yer alan doğal havuz ve şelale ise trekking yapmayı keyifli hale getiriyor. Kanyonun serin suyunu hissettiğinde zihnindeki tüm gürültüler bir anda susacak, kendini huzurlu atmosfere kaptıracaksın.

Doğa sporları denilince Marmara Bölgesi’ndeki akla gelen ilk isim olan Uçmakdere, hafta sonu kaçamakları için de çok tercih ediliyor. Kamp, trekking, bisiklet ve yamaç paraşütü yapabileceğin bölgede bulunan yürüyüş rotası orta seviye zorlukta. Eğimli rotada şahane manzaralar görebilirsin. Hava şartları uygunsa suya girip serinlemek de mümkün. İstanbul’a 170 km uzaklıkta bulunan Uçmakdere, eski bir Rum köyü. Bu köyü dolaşıp yöresel lezzetlerini tatmadan dönmemeni öneririm.

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde yer alan Erikli Yaylası’nda yeşile ve oksijene doyarak hem kamp hem de trekking yapabilirsin. Bu listedeki favori rotalardan biri olan Erikli Yaylası, bağlı olduğu Teşvikiye Köyü’nden veya Çifte Şelale olarak bilinen mesire alanından başlıyor. Yakınlardaki gizli şelale ve Dipsiz Göl de görülmeye değer yerlerden. Telefonların çekmediği, yazın en sıcak günlerinde bile serin olabilen Erikli’ye ulaşım çok kolay. Yalova’ya giderek Çınarcık’a geçebilir veya direkt Çınarcık’a giden deniz otobüslerinden indikten sonra ilçe merkezinden tek dolmuşla yaylaya çıkabilirsin. Kuru yaprakların hışırtısı arasında, burnuna çalan taze çam kokusuyla birlikte şehrin gürültüsünü tamamen unutacaksın.

İstanbul Avrupa Yakası’nın gözde yeşil alanı olan Belgrad Ormanı hem ulaşımın hem de parkurların kolaylığı sebebiyle çocuklu aileler tarafından da sıkça tercih ediliyor. Hafta sonları kalabalık olsa da ormanın genişliği sebebiyle yürüyüş parkurlarından en boş olanda ilerlemen mümkün. Ana yoldan sapacağın küçük patikanın sonunda seni bekleyen asırlık ağacı bulmak eğlenceli olacak. İstanbul’un her yerinden otobüsler ve dolmuşlarla ulaşılabilen alanda kurulan masalarda piknik de yapabilirsin. Ayrıca bisikletliler için de keyifli yollar mevcut.

Kocaeli’nde bulunan Beşkayalar Tabiat Parkı özellikle bahar tatillerinde ve hafta sonları doğa severler tarafından yoğun ziyaret alıyor. Kolay-orta seviyede değerlendirilen bu trekking parkuru yaklaşık 15 km uzunluğunda. Yuvacık Barajı ile Aytepe arasında yer alan rotaya dilediğin taraftan başlayabilirsin.

Beşkayalar Tabiat Parkı içerisinde kalan bu alanı ayrıca yazmak istedim çünkü birkaç farklı rotadan da ulaşım imkânı var. Ayrıca Beşkayalar’ın ana rotasından farklı rotalara da sahip. Başiskele ilçesinde yer alan Menekşe Yaylası kolay seviyeye hitap eden parkurları ve bol oksijenli dağ havası ile çok seviliyor. Karadeniz yaylalarını andıran manzaralar eşliğinde yapılan bu yürüyüşü tek günde tamamlamak istemezsen kamp atmak için de uygun bir alan.

İstanbul’un Çatalca ilçesinde bulunan Çilingoz Tabiat Parkı az bilinen trekking rotalarından biri. Ormanlık alanda yer alan parkur yaklaşık 10 km uzunlukta. Parkur boyunca da irili ufaklı dereleri ve şelaleleri görebilirsin. Trekking sonrası serinlemek istersen Yalıköy Plajı’ndan denize de atlayabilirsin.

İstanbul’dan özel aracınla yaklaşık 3,5 saatlik bir yolculukla ulaşabileceğin İğneada Longoz Ormanları rehberli trekking turlarının başını çekiyor. “Cennet gibi” olarak tanımlanan ormanlık alan el değmemiş durumda olduğu için karmaşık bir yapıya sahip. Bu yüzden alanı bilen bir rehber eşliğinde yürüyüş yapmanı öneririm.

Sık sık kayak tatili için tercih edilen Kartepe’nin eteklerinde bulunan Maşukiye birden çok yürüyüş parkuruna sahip. Dilersen kamp dilersen günübirlik piknik yapabileceğin bölgeyi karlar eridikten sonra ziyaret etmeni öneririm. Karların erimesiyle birlikte coşan derenin o eşsiz şırıltısı eşliğinde yiyeceğin taze pişmiş köy ekmeği, bugüne kadar yediğin ekmekleri unutturacak. Romantik bir ortama sahip Maşukiye’nin otelleri de atmosferinden etkilenmiş. Kamp malzemelerini taşımak istemezsen sana uygun doğa otellerinde de konaklayabilirsin. Günübirlikçilerden olacaksan kahvaltıcılarını ziyaret ederek taze yiyeceklerin tadını çıkarabilirsin.

İstanbul’a yaklaşık 3,5 saat uzaklıkta olan Pürenli Yaylası, Düzce’nin Bolu-Mudurnu sınırı dolaylarında konumlanıyor. Yemyeşil dağlar, İsviçre’nin meşhur tepelerini hatırlatacak güzellikte. Hem kamp hem trekking yapabileceğin bölgeye bahar aylarında yolculuk ederek doğanın uyanışını deneyimlemek istersen mutlaka kalın kıyafetler giymelisin! Karların erimesiyle güzelliği ortaya çıkan göletin kıyısında sessizce oturmak bile dinlendirici gözüküyor. Orman içi parkurda yürüyüş yapmak yeterli gelmezse hemen yakınlarında bulunan diğer yaylaları da ziyaret edebilirsin. Peki, sis çöktüğünde yaylada oluşan o masalsı atmosferi yaşamaya hazır mısın? İsviçre Alp'lerini aratmayacak o sisli gölet manzarası seni bekliyor.

Orta zorluk derecesine sahip bu parkur, yol üstünde büyüklü küçüklü şelalelerin bulunduğu bir orman yolu. Bursa’nın turistik bölgesi Cumalıkızık civarından başlayan rota kısa olmasına rağmen oldukça seviliyor. Kent ormanı içerisinden geçtiği için kaya bahçeleri, seyir terasları gibi yapılar da bulunuyor. Küreklidere Şelalesi parkurunu yürüdükten sonra Cumalıkızık’a geri dönerek bu renkli köyü de gezmeyi unutma.

Erdek ve köylerini içeren, bol deniz manzaralı ve yeşillikli bir rota Kapıdağ Yarımadası rotası. Düzgün yolları, koylarda denize girme imkânı, kamp yapmaya elverişli yerleri ve köylerde yöresel deneyimler yaşama avantajı ile orta seviye yürüyüşçüler için en ideal rotalardan biri oluyor. Yürürken iyotlu rüzgârın yüzünde oluşturduğu serinlik, dalgaların kıyıya vururken çıkardığı ses, tüm yorgunluğunu üzerinden atmana yardımcı olacak.
Yürüyüşünü İstanbul'dan çıkmadan yapmak istiyorsan İstanbul yürüyüş parkurları yazısına da bir göz atabilirsin.