Biliyoruz, bazen sadece bir yemek değil, İstanbul'un gürültüsünden uzak, denizin sesiyle huzur bulacağın bir kaçış noktası arıyorsun İstanbul’un güzellikleri saymakla bitecek gibi değil elbette ama bu şehrin en güzel yanlarından biri baktıkça insanın içine huzur veren manzarası. Tarihî yarımada, Haliç, iki kıtayı birbirine kavuşturan köprüler, Kız Kulesi ya da boğazın o narin hâli. Hangi manzaraya karşı bakarsan bak, farklı anlamlar ve unutulmayacak dakikalar yaşayabilirsin. İstanbul’un o meşhur Boğaz manzarasının tadının en güzel çıktığı yerler manzaraya karşı konumlanmış restoranlar diyebiliriz. Senin için İstanbul’un her iki yakasında da en güzel Boğaz manzarasını sunan restoranları listeledim.
Hadi gel, İstanbul'un en güzel manzaralarına karşı lezzetli yemekler yiyebileceğin restoranları birlikte keşfedelim.

Taksim’de bulunan tarihi Mısır Apartmanı’nın en üst katında yer alan 360 İstanbul, adını boşuna almamış çünkü tam olarak 360 derecelik bir İstanbul manzarasına hakim. Masanın ne tarafına oturursan otur İstanbul’un simge yapılarının hepsini bir arada görebileceğin restoranda daha önce görmediğin yerler olduğunu bile keşfedebilirsin. 360 İstanbul'un eşsiz manzarasında, Galata Kulesi'ne karşı güneşin batışını izlemek eşsiz bir deneyim olacak. Tabii restoran sadece İstanbul manzarasına doyurmuyor, kalitesiyle birçok uluslararası ödüle layık görülen bir dünya ve modern Türk mutfağının sunulduğu menüsüyle de mutlu ediyor. Yemeklerinin yanında şarap menüsü ve barı da oldukça ihtişamlı. Türkiye’den ve dünyadan DJ’ler ve sanatçıları ağırlayan 360 İstanbul, hafta sonu bir gece kulübüne dönüşüyor.

İstanbul’da şık bir yemek için manzaralı bir restoran arayan herkesin ilk tercihleri arasında olan Sunset Gril & Bar, 1994 yılından beri misafirlerini ağırlıyor. İstanbul Boğazı’nın en can alıcı haline karşı konumlanan terasta mükemmel bir deneyim yaşayacağına garanti verebilirim. Akşam saatlerinde daha da güzel olan sembolik boğaz manzarasına karşı harika bir yemek yiyebilirsin. Özellikle fine dining severlerdensen, açıldığı ilk günden beri İstanbul’da bu anlayışın temsilcisi olduğu için Sunset tam sana göre. Hatta şöyle söyleyeyim, Sunset 1999 yılında Japon mutfağının sevilen lezzeti sushi için Japon şeflerle çalışarak ülkemizin ilk sushi barı oldu. O günden bugüne Japon mutfağındaki yenilikleri takip etmeyi bırakmadı ve bu yüzden de Türkiye’de en iyi sushiyi yiyebileceğin yerlerden.

Ali Ocakbaşı’nın İstanbul’da 3 farklı şubesi var. Bu 3 şubenin de her birinin manzarasının kendine has bir güzelliği var ama en güzelini seçecek olsam Karaköy’deki Ali Ocakbaşı’nı seçerim. Karaköy’de İstanbul tarihinin önemli yapılarından olan Grifin Han’ın içinde bulunan restoran, Haliç manzarasının en güzel halini sunuyor. Tarihi yarımada ve Haliç bir arada tarihi bir atmosferin içine seni çekerken modern ocakbaşı konseptiyle restoran geçmişi bugünle buluşturuyor. Türk mutfağının sevilen mezeleriyle masanı donatıp sonrasında da ocakbaşından uykuluk, kaburga, şaşlık gibi seçeneklerden birini tercih edebilirsin. Tabii sadece bunlarla sınırlı değil ocakbaşı lezzetleri. Ciğer şiş, kuzu şiş, fıstıklı kebap, patlıcanlı kebap gibi insanın kafasını karıştıracak birçok lezzet mevcut. Benim fikrimi sorarsan bence gitmişken buraya özgü özel lezzet olan Ali Kebap’ı tercih et derim. Ali Ocakbaşı'nın geniş terası, kalabalık arkadaş grubunla uzun uzun sohbet edebileceğin ve manzaranın keyfini çıkarabileceğin eşsiz yerlerden.

Azur Restaurant 2018’in Kasım ayında misafirlere kapılarını açan, Boğaz manzaralı, modern mimarili, lüks restoranlardan biri. Kendisini “Yeni nesil deniz mahsulleri restoranı” olarak tanımlayan restoranın menüsünde farklı şekillerde uyarlanarak modern hale getirilmiş meze çeşitleri, kabuklu deniz ürünleri, salatalar, deniz mahsullü ana yemekler ve özel balık çeşitleri bulunuyor. Bodrum’da da bir şubesi Azur Restaurant’ın İstanbul Yeniköy’de bulunan eşsiz Boğaz manzarası şubesi ise görülmeye değer. Özellikle deniz ürünleri ve meze ikilisini seviyorsan günümüze uyarlanmış menüsü ile Azur, aradığın o restoran olabilir.

Gazebo, Yeniköy’de denizin hemen yanı başında konumlanan tarihi bir yalının içerisinde hizmet veriyor. Alt katında deniz manzarası eşliğinde keyifle kahvaltını edebileceğin ya da şarabını yudumlarken akşam yemeği yiyebileceğin bu restoran, üst katlarında ise daha çok iş toplantıları, doğum günü, nişan gibi organizasyonlar için ziyaretçilerini ağırlıyor. Restoranın menüsünde kahvaltı, meze çeşitleri, dünya mutfağından lezzetler içeren ana yemekler, tatlı, kahve ve kokteyl seçenekleri seni bekliyor. Tabii restoranın Boğaz manzarası ve konumu da gerçekten etkileyici. Günün her saati deniz havası almak için ideal.

Big Chefs’in ülkemizde hatta dünyada farklı şehirlerde birçok şubesi olsa da en güzel manzara, Tarabya’daki şubesinde. Big Chefs’in sevilen lezzetleriyle dolu bir yemek yemek istediğinde sana güzel bir manzara da eşlik etmesin mi yani şimdi? Manzara olunca yemeklerin tadı da bir ayrı oluyor tabii. Denize sıfır konumlanan Big Chefs’te istersen güzel bir kahvaltı yapabilir, istersen restoranı öğle ya da akşam yemeği için tercih edebilirsin.

Manzaraya karşı lezzetli mi lezzetli bir yemek yiyebileceğin restoranlardan biri de Chef Mezze. İsminden de anlaşılacağı üzere mekânda çok fazla ana yemek seçeneği mevcut ancak menüde mezeler başrolde. Geleneksel lezzetlerin yaratıcı bir biçimde harmanlandığı yemekleri ile restoran modern görünümlü bir meyhane temasına sahip. Mekânın atmosferi de Boğaz manzarası ile birleştiğinde ortaya oldukça şık bir restoran çıkmış. Burada dilersen yemek öncesi restoranın teras katında özel kokteylleri ile başlangıç yapabiliyor, daha sonrasında ise alt katta müzik eşliğinde sevdiklerinle keyifle yemeğini yiyebiliyorsun. Restoranın müzikleri daha çok eski Türkçe müzikler ile 80 ve 90’lar Türkçe pop müziklerden oluşuyor.

Rumeli Hisarı’nda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün hemen yanı başında yer alan Yıldız Hisar Restaurant, Boğaz manzarası eşliğinde hem restoran hizmeti hem de nişan, düğün, davet gibi organizasyon hizmetleri veriyor. Alakart restoran bölümü sabah saatlerinde kahvaltı menüsü sunarken, sıcak-soğuk başlangıçların, salataların, makarna çeşitlerinin, ızgaraların ve mevsim balıklarının bulunduğu akşam yemeği menüsü ise bir hayli doyurucu. Alakart restoran yaklaşık 350 kişilik kapasitesi ve manzarası ile dikkat çekiyor.

Beşiktaş – Ortaköy’de yer alan Banyan Restaurant, hem çok keyifli bir Boğaz hem de Ortaköy Camisi manzarasına ev sahipliği yapıyor. İster iş çıkışlarında arkadaşlarınla ister romantik akşam yemekleri için tercih edebileceğin restoran, en çok da Uzak Doğu mutfağına ilgi duyanların favorisi olmayı başaracak türden bir menüye sahip. Restoranın Asya ve özellikle Thai baharatlarının bolca kullanıldığı özgün yemeklerinin yanı sıra ızgara balık, et ve tavuk gibi klasik dünya lezzetleri de servis ediliyor. Banyan’ın İstanbul’daki sayılı “fine dining” restoranlardan biri olduğunu söylersek abartmış olmayız. Restoran 2002 yılında Nişantaşı’nda açıldıktan yaklaşık 2 yıl sonra bugün Ortaköy’de bulunduğu konuma taşınmış. İyi ki de taşınmış. Çünkü böylesine muhteşem bir manzara eşliğinde yemek yemek harika bir deneyim. Banyan'da otururken, Boğaz esintisiyle birlikte yüzüne vuran mis gibi yasemin kokusu, seni bambaşka anılara götürecek.

Köprünün yanı başındaki Ortaköy Camisi’ne karşı bir yemek istersen Lokanta Feriye tam sana göre. Kabataş Vakfı’na ait bir tarihi binada, dokusunu hiç bozmadan çağdaşlaştırılmış iç tasarımıyla misafirlerini ağırlayan restoran adeta çınarların arasında. Yani anlayacağın harika bir manzaraya bakarak tarihi bir atmosfere sahip doğanın içinde bir yemek için başka yere gitmene gerek yok. Bunların üstüne bir de mevsimin taze sebze ve meyvelerine uygun hazırlanmış menüler olunca keyif ikiye katlanıyor. Mevsime göre değişen menüde ne zaman gidersen git damak tadına uygun bir lezzet bulacağına emin olabilirsin.

Türkiye’nin yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Umman ve Suudi Arabistan’da şubesi bulunan Huqqa, İstanbul’da üç farklı lokasyonda hizmet veriyor. Restoranın Emirgan’da bulunan şubesi ise görülesi bir İstanbul Boğazı manzarasına ev sahipliği yapıyor. İşletmenin dördüncü şubesi olarak hizmete açılan Huqqa Emirgan’da tıpkı diğer şubelerinde olduğu gibi oldukça şık bir dekorasyon hakim. Hafta sonları Boğaz manzarasına karşı kahvaltı etmek istersen burada doyurucu bir serpme kahvaltı edebilirsin. Ayrıca restoranın menüsünde pizza, makarna, çorba, ara sıcaklar, kebap çeşitleri gibi herkesin zevkine uygun oldukça fazla çeşit mevcut.

İlk olarak 1947’de İstanbul Aksaray’da kurulan köklü restoranlardan biri olan Kaşıbeyaz, Yeniköy’deki şubesinde kendine has geleneksel Güneydoğu mutfağını Boğaz’a taşıdı. Manzaraya karşı Türk mutfağına ait tatlarının birbirinden lezzetli tatları deneyebileceğin Kaşıbeyaz Bosphorus’ta yaz akşamları Boğaz manzarasının keyfini çıkarmak isteyenler için teras bölümü de bulunuyor. Restoranın menüsünde ise mezeler, kebap çeşitleri, ızgaralar, salatalar ve geleneksel Türk tatlıları yer alıyor.

Mürver Restaurant ziyaretçilerine 2017 yılından beri hizmet veren, henüz yeni sayılabilecek restoranlardan biri. Novotel Istanbul Bosphorus’un çatı katında yer alan restoranın hem manzarası hem de Türk mutfağına ait yemek menüleri görülmeye değer. Restoran özellikle odun ateşinde ve taş fırında pişen lezzetleri sayesinde çok kısa sürede geniş bir müdavim kitlesine sahip oldu. Restoran menüsünde çıtır pide, kaya levreği, mangalda sucuk, mangalda köy tavuğu, fırın sebzeler ve yanık sütlaç gibi meşhur lezzetler yer alıyor. Boğaz manzaralı terası ise hem yazın hem de kışın kullanıma uygun olacak şekilde tasarlanmış. Tabii böyle olunca yıl boyunca İstanbul manzarası eşliğinde o meşhur odun ateşinde pişen yemeklerini denemek isteyenler soluğu Mürver Restaurant’ta alıyor.

Swissotel The Bosphorus’un teras katında konumlanan 16 Roof, boğaz manzarasının en güzel halini sunuyor. Tarihi yarımada, Ortaköy Camii ve Dolmabahçe Sarayı’nın bir araya gelerek oluşturduğu klasik İstanbul silueti eşliğinde Swissotel kalitesiyle Peru ve Akdeniz mutfağının leziz yemeklerini tadabilirsin. 16 Roof’ta önce yemeğini manzaraya hayran kalarak yiyip sonrasında restoranının barında gecenin keyfini çıkarabilirsin. Mayıs ve ekim ayları arasında açık olan 16 Roof, yaz boyunca ülkemizin sevilen DJ’lerini ağırlıyor. Ayrıca haftanın belirli günleri canlı müzik performanslarına da sahne oluyor. Mekân 02.00’ye kadar açık olsa da mutfağın 23.00’te kapandığını hatırlatayım. Barda eğlenmeye gidip öncesinde geç bir akşam yemeği yemek istersen 17.00 - 23.00 saatleri arasında yiyebilirsin.

Üsküdar – Kandilli’de Cemile Sultan Korusu içerisinde hizmet veren Hünkar Köşk Restaurant, manzara eşliğinde serpme kahvaltı edebileceğin, öğle ve akşam saatlerinde ise lezzetli kebap çeşitlerini deneyebileceğin restoranlardan biri. 120 kişilik kapasiteye sahip olan restoranda Türk mutfağının yöresel tatlarının yanı sıra tercihe göre diyet menüler de servis ediliyor. İster hafta sonu ister hafta içi ziyaret edebileceğin restoran için önden rezervasyon yapmanı tavsiye ederim.

Boğaz manzarasına karşı şöyle derin bir nefes çekip de etkilenmeyen yoktur aramızda diye düşünüyorum. Bu etkileyici manzara karşısında sevdiğin insanlarla bir arada lezzetli yemeklerin tadına bakmanın güzelliğini de çok az şey geçebilir bence. Hele bir de yemek yediğin restoran Tarihi Ahmet Paşa Yalısı’ndaysa o atmosfer bir başka oluyor. A’jia Restaurant, yalının restore edilmesiyle hizmet veren A’jia butik otele ait. Böyle tarihi bir yalıda konumlanmış olması sadece manzara ve lezzet açısından değil tarihi açıdan da insanı doyuruyor. Tabii eğer açsan ilk olarak ödüllü ustaların ellerinden çıkan Akdeniz lezzetleriyle karnını doyuruyorsun orası da bir gerçek. Kavacık’tan 10 dakika, Kadıköy ve Üsküdar’dan 25 dakikalık araç yolculuğu yaparak restorana ulaşabilirsin. İstinye’den kalkan araç feribotuna binerek 5 dakika uzaklıktaki Çubuklu iskelesine gelebilirsin.

İstanbul’un en zarif simgesi Kız Kulesi’nin manzarasına karşı yemek yemek çok güzel tabii ama Kız Kulesi’nde boğazın tam da ortasında yiyeceğin yemek çok daha büyüleyici. Şöyle düşün sonuçta Avrupa Yakası'na karşı oturduğunda sadece bir tarafı, Anadolu Yakası manzaralı bir restoranda da sadece Avrupa kıtasını görüyorsun. Yani hep birinin hatırı kalıyor. İşte Kız Kulesi’nde ikisini de aynı anda görüp bu durumu ortadan kaldırabilirsin. Zaten İstanbul’da yaşayıp ya da bu güzel şehri ziyarete gelip Kız Kulesi’nde yemek yemenin keyfini çıkarmazsan bir yanın eksik kalabilir, benden söylemesi.

Avrupa Yakası ve Asya Kıtası’nı buluşturan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün Anadolu Yakası'ndaki ayağının hemen altında konumlanan Villa Bosphorus’un akşam saatlerindeki manzarası oldukça etkileyici. Eğer İstanbul’u hiç bu açıdan görmediysen İstanbul’a uçak bileti alıp Villa Bosphorus’a rezervasyon yaptırmanı öneririm. Manzaranın yanına bir de deniz ürünleri ve mezelerle dolu menü eklenince daha da keyifli oluyor.
Deniz Yıldızı Restaurant, Anadolu Yakası'nın en güzel manzarasını izleyebileceğin Çengelköy’de konumlanıyor. Köprünün en etkileyici haline karşı yemek yiyebileceğin restoranın menüsünü taptaze balıklarla yapılan lezzetler oluşturuyor. Mezeleri de oldukça çeşitli ve aynı zamanda leziz. Her gittiğinde farklı mezeler deneyebilirsin. Ayrıca 10.00 ile 14.00 saatleri arasında serpme kahvaltı servisi de yapılıyor.

Anadoluhisarı’nda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün hemen altında yemek yemeye ne dersin? Köprünün tam altında tarihi bir yalıda konumlanan Lacivert’in manzarası eşsiz bir deneyim sunuyor. Deniz kokusu ve İstanbul’un unutulmaz martı sesleri eşliğinde Executive Şef Hüseyin Ceylan’ın yönetimindeki mutfaktan çıkan Akdeniz lezzetlerini tadabilirsin. Yaz aylarında serin bir esinti eşliğinde terasta, kışın ise camekanlı salonunda manzaraya karşı yemek yiyebilirsin. Lacivert’in tamamen organik ürünlerden oluşan brunchını da mutlaka denemelisin. Anadolu mutfağının unutulmuş lezzetlerinin sunulduğu brunchta geleneksel şerbetler, nevruz, demirhindi ve mevsimine uygun olarak frenk inciri ve kuşburnu gibi tatları keşfedebilirsin. Ayrıca Lacivert, kendi teknesiyle Rumeli Hisarı’ndan cumartesi ve pazar günleri 10.00 ile 12.00 arasında ulaşım imkanı da sağlıyor. Böylece brunchı kaçıracağım diye korkmana gerek yok.

Osteria Salvatore Çengelköy’de tarihi 1800’lü yıllara uzanan ve Osmanlı tarafından işletilen bir fil ambarı olarak kullanılan tarihi binada hizmet veriyor. Bir İtalyan restoranı olan Osteria Salvatore, mekân tasarımı, yemekleri ve manzarası ile oldukça farklı bir deneyim vadediyor. Restoranın menüsünde İtalyan mutfağının çok sevilen lezzetleri bulunuyor. Menüde odun fırınında hazırlanan pizzalar, el yapımı özel makarnalar, deniz ürünleri, kokteyller ve tatlılar yer alıyor. Misafirler tarafından en sevilen lezzetlerin başında ise aranchini, deniz kerevitli linguine ve panzuotto geliyor. Burayı tercih edersen, gün batımı manzarasına karşı deniz kerevitli linguine denemeni tavsiye ederim. O anın fotoğrafı, zihninden hiç çıkmayacak.
İstanbul'daki manzaralı mekânlar bu kadarla sınırlı değil. Dilersen senin için hazırladığımız İstanbul'daki manzaralı en ucuz 20 mekân yazımıza da bir göz atabilirsin.