Hanoi, kültürel yapısı ve tarihî kimliğiyle dünyanın en orijinal ülkelerinden biri olan Vietnam’ın başkenti. Aynı zamanda ülkenin turistik merkezi sayılan Hanoi, özellikle de Fransız sömürge döneminden kalan etkileyici mimarisi ile biliniyor.
Burada geleneksel tapınaklara, göllere, müzelere, pirinç taraçalarına ve hareketli sokak pazarlarına tanıklık edebilirsin. Doğaya ve tarihe meraklı olanların beklentilerini fazlasıyla karşılayan Hanoi’de gezilecek en popüler yerler şimdi seninle.
Hanoi’ye ne zaman gidilir?
Sıcak ve ılıman iklimin hakim olduğu Hanoi’de yaz ayları sıcak, kış ayları ise ılık ve fazla yağışlı geçiyor. Yıllık yağış oranının oldukça yüksek olduğu Hanoi’de en kurak aylarda bile mutlaka yağış görülebiliyor. Havanın genel olarak sıcak ve nemli olduğu Hanoi’ye gitmek için ekim ve nisan ayları arası dönemi tercih edebilirsin.
Hanoi’nin neyi meşhur?
Hanoi’de ‘nha ong’ olarak da bilinen tüp evler mevcut. Şehrin en dikkat çekici yapıları arasında yer alan bu dar konutlar, geleneksel ve modernizmi bir araya getiren bir mimari oluşturuyor. Şehrin en önemli tarihî simgeleri arasında yer alan Ho Chi Minh Mozolesi’ni mutlaka görmelisin. Kültürel alt yapısı, köklü tarihi ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken şehirde Old Quarter bölgesi oldukça ünlü. Bu bölgede renkli dükkanları, tarihî yapıları, alışveriş mekanlarını ve sokak lezzetleri gibi şehre özgü her detayı yakından görebilirsin.
Hanoi’de ne yenir?
Vietam’ın başkenti Hanoi’de sokak yemekleri oldukça yaygın. Budizm inancına göre et yemek yasak olduğu için yemekler daha çok sebze ve meyve ağırlıklı. Soya sosu, balık sosu, karides sosu, taze otlar, pirinç gibi malzemelerin kullanıldığı Hanoi mutfağından cha ca, pho çorbası, banh xeo, pancake, bahn khot, hoa qua dam ve Vietnam kahvesi gibi lezzetleri mutlaka denemelisin.

Şehrin merkezinde bulunan Ho Chi Minh Mozolesi, Vietnam’ın en önemli tarihî simgelerinden biri olarak görülüyor. Ho Chi Minh, ülkenin bağımsızlık mücadelesinin lideri ve Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’nin kurucusu olduğu için ülkede büyük bir saygı görüyor. Bir bakıma Chi Minh’in hatırasına saygı duruşunda bulunmak amacıyla inşa edilen mozolenin geçmişi 1975 senesine uzanıyor.
Yaklaşık 1 yılın sonunda inşa süreci tamamlanan Ho Chi Minh Mozolesi’nin genel tasarım yapısı, Lenin’in Mozolesi’ni andırıyor. Ho Chi Minh’in naaşını görmek için sıraya girmen gerekiyor. Özellikle de hafta sonlarında bu sıra biraz daha uzun olabiliyor. Ho Chi Minh’in sadeliği ve mütevazılığına uygun bir tarzda dizayn edilen mozoleyi ziyaret ettiğinde, cam bir tabut içinde Ho Chi Minh’in mumyalanmış bedeni ile karşılaşabilirsin. Bu arada mozolenin hemen çevresinde geniş bahçeler ve Ba Dinh Meydanı yer alıyor.

Hanoi şehrini keşfetmek istersen, zaten yolun bir şekilde Ol Quarter ile kesişecek. Old Quarter, “Eski Mahalle” olarak da biliniyor. Şehri her açıdan gerçek anlamda hissetmek için Eski Mahalle'de bol bol vakit geçirmelisin. Bu mahalle, Hanoi’nin tarihî sokakları ve rengarenk dükkânlarıyla seni içine çekecek bir destinasyon. Şehrin bir anlamda kalbi sayılan Old Quarter’ı dolaşırken her köşede farklı bir hikâyeye tanıklık edebilirsin.
Eski Mahalle’nin en güzel yanlarından biri de alışveriş yapabileceğin yerlerin çeşitliliği. Sokaklarda gezinirken, her bir caddede farklı bir iş dalına dair dükkanlar bulabilirsin. Eski Mahalle isimli bölgede “Hang Bac” olarak tanınan özel gümüşçüler sokağına uğrayabilirsin. Özellikle de yöreye özgü el yapımı gümüş takılar bulmak için mahalle ideal bir yer. Ayrıca, “Hang Dao” sokaklarında geleneksel kumaşlardan yapılmış kıyafetleri keşfetmek mümkün. Eğer alışveriş yapmayı seviyorsan pazarlık yapmaktan asla çekinme. Çünkü buradaki esnaflar, turistlerle pazarlık yapmak konusunda oldukça esnek davranıyor.
Eski Mahalle’de sadece alışveriş değil, sokak yemekleri de oldukça ünlü. Eğer açsan, sokağa adımını attığında hemen etrafında geleneksel Vietnam yemeklerini pişiren küçük tezgâhlar görebilirsin. “Banh mi” ve “pho” gibi lezzetleri burada hoş bir atmosfer eşliğinde deneyebilirsin. Bazı kaynaklarda “36 Sokak Bölgesi” ismiyle de anılan Old Quarter, 13’üncü yüzyıldan bu yana şehrin kalbi olmayı sürdürüyor.

Vietnam gibi orijinal bir ülkeyi daha yakından keşfetmek ve kültürel çeşitliliği tüm detaylarıyla incelemek için Vietnam Etnoloji Müzesi iyi bir fırsat sunuyor. Ülkenin farklı etnik gruplarının geleneklerini, yaşam tarzlarını ve tarihlerini keşfetmek istersen, sen de zengin içeriğiyle öne çıkan bu müzeyi gezi notlarına alabilirsin. Vietnam ile sınırlı kalmayıp Asya'nın diğer kültürlerini de sergileyen Etnoloji Müzesi, açık hava ve kapalı sergi salonları ile biliniyor.
Açık hava sergilerinde genellikle geleneksel Vietnam evleri ve farklı etnik grupların yaşam tarzlarına yönelik bir dizayn söz konusu. İçerideki bölümlerdeyse geleneksel kıyafetler ve günlük yaşama dair eşyalar sergileniyor. Vietnam’ın 54 farklı etnik grubunun kültürel mirasını bünyesinde barındıran Vietnam Etnoloji Müzesi, hem görsel hem de işitsel materyallerle ziyaretçilerine özel bir deneyim vadediyor. Vietnam Etnoloji Müzesi, şehir merkezine 1 km uzaklıkta yer alıyor. Yaklaşık 30 senedir hizmet veren müzeye gitmek için “Cau Giay” isimli semte yönelmen gerekiyor.
Kişi başı 40.000 VND
Açık olduğu saatler
Pazartesi hariç 08.30 ile 17.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Şehrin ikonik noktaları arasında yer alan Hoan Kiem Gölü, tabiatın ortasında huzur arayanlar için müthiş bir seçenek. Hanoi’nin kalbindeki göl, etrafındaki parklar, yürüyüş yolları ve tarihî yapılarla keyifli bir yürüyüş rotası sunuyor. Özellikle gölü erken saatlerde ziyaret edersen, bu çevrede koşu ya da yürüyüş yapan bölge halkına rastlayabilirsin.
Gölün orta kısmında Ngoc Son Tapınağı yer alıyor. Buraya ulaşmak için kısa da olsa bir yürüyüş yapman gerekiyor. Zira tapınağa sadece gölün üstündeki köprü sayesinde ulaşılıyor. Bu arada meşhur kaplumbağa heykeli de gölde bulunuyor. Ayrıca Hoan Kiem Gölü, Su Kuklası Tiyatrosu‘na da ev sahipliği yapıyor. Göle adını veren Hoan Kiem, “geri alınan kılıç” anlamında kullanılıyor. İsim konusunda Trưng Kraliçeleri'nin zaferine atıfta bulunulduğu belirtiliyor. Gölün Old Quarter'a yakın olması, turistik bir gezi planı yapanların işini epey kolaylaştırıyor.

Vietnam’ın bu harika şehrini ziyaret ettiğinde görmen gereken önemli destinasyonlardan biri de Başkanlık Sarayı. Chi Minh’in Mozolesi'ne yakın konumda yer alan Başkanlık Sarayı, turistlerin en sık ziyaret ettiği noktalardan biri olarak kabul ediliyor. Oldukça gösterişli olan sarayın dışı da en az iç bölümleri kadar ilgi çekiyor. Bu nedenle dışarıdaki bahçeleri de es geçmemelisin. Sarayın içinde özellikle Ho Chi Minh’in yaşamına dair birçok eşya ve heykelle karşılaşabilirsin.
Vietnam'ın bağımsızlık mücadelesinin sembol isimlerinden olan Ho Chi Minh’in buradaki ana bölümde uzun süre ikamet ettiği biliniyor. Fransız sömürge dönemi mimarisinin etkisiyle dizayn edilmiş olan Başkanlık Sarayı’nda Ho Chi Minh’in kullandığı eşyalar ve eski Sovyet dönemi hediyeleri ağırlıkta. Bu arada sarayın hemen arkasında ufak bir gölet yer alıyor. Yapımına 1900 senesinde başlansa da 1906’da tamamlanabilen Başkanlık Sarayı, sene boyunca ziyaretçilerini beyaz renkli duvarları ve şık yapısıyla karşılıyor.
Kişi başı 40.000 VND
Açık olduğu saatler
Hafta için 07.00 ile 16.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Hanoi’de etkileyici bir yapıya şahitlik etmek istersen meşhur İmparatorluk Kalesi’ni mutlaka keşfetmen gerekiyor. Orijinal adı “Hoàng Thành” olan kale, aynı zamanda ülkenin sembollerinden. 11. yüzyılda Ly Hanedanı tarafından inşa edilen İmparatorluk Kalesi’nin sonraki dönemlerde ise Tran ve Le hanedanları tarafından genişletildiği biliniyor.
Uzun yıllar boyunca şehrin siyasi merkezlerinden olan tarihî kale, hem geniş duvarları hem de avlularıyla dikkat çekiyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde kendine yer bulan İmparatorluk Kalesi, tapınaklara ve saray odalarına ev sahipliği yapıyor. Ziyaretçiler Vietnam krallarının taç giydiği ve resmi törenlerin yapıldığı özel kısımları inceleme şansı buluyor.

Literatür Tapınağı ya da bir başka ifadeyle Edebiyat Tapınağı, hiç kuşkusuz şehrin en özgün yapılarından. Buranın en eski eğitim kurumlarından biri olarak öne çıkan Literatür Tapınağı, önemli bir kültürel mirası sırtında taşıyor. 1070 yılında inşa edilen bu tapınak, ülkenin bilim ya da eğitime atfettiği önemin bir yansıması. Tapınağın farklı yerlerinde Vietnam’ın en önemli bilginlerine ve entelektüel figürlerine adanmış pek çok anıt ve heykel bulunuyor.
Hanoi’nin merkezine oldukça yakın bir noktada olan Literatür Tapınağı’nda özellikle 82 taş levhayı yakından incelemelisin. Bu levhalarda Vietnam’ın ilk üniversitesine kabul edilen öğrencilerin isimleri yazıyor. Orijinal adı Temple of Literature olan tapınağın yapımında Ly Thanh Tong imzasından söz edebiliriz. Aktif eğitim süreçlerinde, daha çok Konfüçyüs öğretisinin ağırlıkta olduğu aktarılıyor. Hatta bu nedenle bazı kaynaklarda tapınağın adı, “Konfüçyüs Tapınağı” olarak da geçebiliyor.

Vietnam’ın en eski tapınaklarından biri olan Bach Ma Tapınağı, ismini efsanevi bir beyaz attan alıyor. Tarihi 11. yüzyıla kadar uzanan Bach Ma Tapınağı, Tang Hanedanı dönemine ait bir yapı. Bach Ma Tapınağı’nı dilimize Beyaz At Tapınağı olarak da çevirebiliriz. Vietnam’ın ilk imparatorlarından birine adanmış olmasından dolayı özel bir anlama sahip olan bu görkemli tapınağın içinde Beyaz At’a adanan çok sayıda heykelle karşılaşabilirsin.
Hanoi’nin yoğun caddelerinden biraz uzak olduğu için huzurlu ve mistik bir atmosfere sahip olabiliyor. Harika fotoğraf fırsatları sunan tapınak, dokusunu büyük oranda koruyor. Her ne kadar şehirdeki diğer tapınaklara kıyasla daha ufak olsa da kırmızı renkli kapıları ve altın detayları ile hayranlık uyandıran Bach Ma Tapınağı, genel itibarıyla, “feng shui” prensiplerine uygun olarak tasarlanmış. Tam olarak Eski Mahalle içinde konumlanan tapınak, sene boyunca birçok festivale ev sahipliği yapıyor. Bu tip festivaller, tapınağın canlı kalmasını sağlıyor.

Sadece Hanoi şehrinin değil tüm Vietnam’ın en etkileyici doğal güzelliklerinden biri olan Sa Pa Taraçaları, görünüm itibarıyla kartpostalları anımsatıyor. Bu etkileyici pirinç tarlaları, Kuzey Vietnam’da, hemen Çin sınırına yakın bir konumda yer alıyor. Sa Pa adı verilen yer, hem pirinç taraçaları hem de etnik grupların kültürel zenginliği ile biliniyor. Sa Pa Taraçaları’na gelenler aynı zamanda etrafta yer alan keyifli yürüyüş rotalarını da değerlendiriyor. Bu rotlarda Cat Cat, Lao Chai ve Ta Van gibi turistik köyleri görebilirsin.

Vietnam Güzel Sanatlar Müzesi, şehrin kültürel açıdan kalbinin attığı ayrıcalıklı bir mekân. Özellikle sanat ve tarih meraklılarını buluşturan müze, 1966 senesinden bu yana hizmet veriyor. Hanoi’nin sanatsal ve kültürel çeşitliliğini yansıtan Vietnam Güzel Sanatlar Müzesi, oldukça geniş bir koleksiyona sahip.
Müzede hem modern sanat eserlerine hem de geleneksel sanatlara dair eserlere yer veriliyor. Taş oymacılığı ve el işçiliği ile yapılan eserler dışında heykeller ya da geleneksel Vietnam resimleri sayesinde Vietnam’ın sanatını daha detaylı bir şekilde keşfetme şansı bulabilirsin. Eski bir Katolik kız yurdundan dönüştürülen müzede, özellikle soyut empresyonizme ilgi duyan sanatçıların eserleri büyük beğeni topluyor.
6-16 yaş arası 10.000 VND
16 yaş ve üzeri 40.000 VND
Açık olduğu saatler
Her gün 08.30 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Hanoi’nin özellikle de yakın tarihi, sayısız mücadeleyi ve olayı içinde barındırıyor. Bu tarihin karanlık yönüyle yüzleşmek için Hoa Lo Cezaevi Müzesi’ne gitmeni öneriyoruz. Fransız sömürge döneminde, 1896 yılında inşa edilen bu cezaevi, ilk senelerde genellikle Vietnamlı devrimcileri hapsetmek amacıyla kullanıldı.
Fransızların “Maison Centrale” ismini verdiği Hoa Lo Cezaevi Müzesi, sert işkenceler ve kötü muamelelerle anılıyor. Cezaevinin önemli bir kısmının günümüze ulaşmadığı görülüyor. Geriye kalan kısımlar ise 1990’lı yıllarda müze projesi kapsamında ziyaretçilerle buluşturuluyor. Hoa Lo Cezaevi Müzesi, esir tutulan mahkûmların nasıl zor şartlarda hayatta kalmaya çalıştığını gözler önüne seriyor. Bu arada müzede, Amerikalı savaş esirlerinin tutulduğu döneme ait bir kalıcı sergi de bulunuyor.
Kişi başı 30.000 VND
Açık olduğu saatler
Her gün 07.00 ile 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Hanoi’de etkileyici bir başka müzeyle daha karşındayız. Vietnam Devrimi Müzesi, ülkedeki bağımsızlık mücadelesini ve daha da önemlisi devrim sürecini yakından tanımak isteyenlerin yöneldiği bir destinasyon. Kuruluşu 1959 senesine tekabül eden Vietnam Devrimi Müzesi, Fransız sömürge döneminden başlayarak Vietnam Savaşı’nın sonuna kadar gerçekleşen önemli olaylara ışık tutuyor. Müzeye ev sahipliği yapan bina, eski bir devlet dairesi olarak biliniyor.
Kolonyal tarzda inşa edilmiş olan bina, en az müzenin içeriği kadar ilgi görüyor. Vietnam Devrimi Müzesi’nde silahlardan belgelere, propaganda posterlerinden döneme ilişkin orijinal fotoğraflara kadar pek çok materyal ile karşılaşman mümkün. “Propaganda sanatı ve afişler” isimli bölüm, müzenin en popüler koleksiyonları içinde gösteriliyor. Toplamda 30 ayrı galerisi bulunan müzede 40 bine yakın envanterden söz etmek mümkün.
Kişi başı 40.000 VND
Rehberli turlar 80.000 VND
Açık olduğu saatler
Her gün 07.30 ile 17.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Hanoi’nin en orijinal yerlerinden biri de hiç şüphesiz ki meşhur Tren Sokağı. Train Street olarak da bilinen bu sokak, sıradışı bir deneyim yaşamak isteyenlerin öncelikli tercihleri arasında bulunuyor. Sokakta yürürken evlerin kapı önlerinden ve kafelerin arasından geçen bir trenle burun buruna gelebiliyorsun.
Dapdar sokakta yer alan tren istasyonu, 1902’de Fransızlar tarafından inşa edildi. Bu eski istasyon hala aktif şekilde kullanılıyor. Old Quarter’ın en heyecan verici sokağı olan Tren Sokağı’nda güvenlik nedeniyle bazı dükkânlar kapatılmış. Tren yaklaşırken bekçi güçlü bir düdük sesiyle herkesi uyarıyor. Tren geçişlerinde elini kamerasına götüren yüzlerce insan görebilirsin.

Hanoi şehrinin merkez bölgesinde olan Kaplumbağa Kulesi’nin orijinal adı Thap Rua şeklinde. Üstte söz ettiğimiz Hoan Kiem Gölü’nün hemen ortasında olan bu estetik kule, Hanoi’nin simgelerinden. Kule, Vietnam halkının bağımsızlık mücadelesi açısından da önemli bir yere sahip.
19. yüzyılın sonlarında inşa edilen ve bugüne dek ulaşan Thap Rua, Le Hanedanı döneminde bir tapınak olarak değerlendirilmiş. Kule, aynı zamanda çok sayıda efsaneye de ev sahipliği yapıyor. Mimari olarak Gotik ve Vietnam geleneksel stillerinden esinlenen kule, gölde küçük bir ada gibi görünüyor.

Şehrin tarihinde ufak bir yolculuğa çıkmak istersen seni Vietnam Ulusal Tarih Müzesi’ne alabiliriz. Şehirdeki pek çok tarihî bina gibi Fransızlar tarafından inşa edilen bu binanın yapım tarihi 1926 olarak görünüyor.
Başlangıçta Fransız Doğu Asya Arkeoloji Okulu olarak kullanılsa da 32 sene sonra müzeye dönüştürülen bu yer, sarı tonlardaki dış cephesiyle öne çıkıyor. Ayrıca kolonyal mimariye sahip olan Vietnam Ulusal Tarih Müzesi’ndeki eserler, genel olarak prehistorik dönemden modern Vietnam’a dek uzanıyor. Dong Son kültürüne ait olan bronz davullardan Ly-Tran hanedanlıklarına ait kalıntılara kadar birçok envanter seni bekliyor.
Kişi başı 40.000 VND
Açık olduğu saatler
Pazartesi hariç 08.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Kendine has tasarım yapısıyla ilgi uyandıran Tek Sütunlu Pagoda, turistlerin gezi rotalarından biri. Lotus çiçeğinden ilham alınarak tasarlanan bu küçük ancak etkileyici tapınak, tek bir taş sütunun üstünde yükseliyor. 1049 yılında Thai Tong tarafından inşa edilen Tek Sütunlu Pagoda, aynı zamanda ülke tarihinin en köklü dini mekânlarından.
Tek Sütunlu Pagoda’nın hemen yan tarafında ufak bir Buda heykeli yer alıyor. Ziyaretçiler heykele doğru yönelerek genellikle sağlık ve bereket gibi dileklerde bulunabiliyor. Başkanlık Sarayı’na da komşu olan Tek Sütunlu Pagoda, ücretsiz şekilde ziyaret edilebiliyor.

Hoan Kiem Gölü’ndeki Ngoc Son Tapınağı, 13. yüzyıldan kalma bir yapı. Vietnam’ın efsanevi kahramanlarından Tran Hung Dao’ya adanmış olan bu eşsiz tapınak, hem mimari yapısı hem de özel konumuyla ilgi görüyor.
Tapınağa ulaşabilmek için meşhur Huc Köprüsü’nden geçmen şart. Tapınağın giriş bölümünde, mumyalanmış dev bir kaplumbağa ile karşılaşabilirsin. 1500’lü yıllardan sonra ibadet edilen Ngoc Son Temple, gölün hemen kuzey kısmında yer alıyor.

Şehri ziyaret edeceğin süreçte tabiat güzelliklerini de keşfetmek istersen, Ban Gioc Şelaleleri’ni es geçmemelisin. Ülkenin en büyük şelalesi olan bu yer, tam olarak Çin-Vietnam sınırında konumlanıyor. 30 metre yüksekliği ve 300 metrelik genişliğiyle dikkat çeken Ban Gioc Şelaleleri, kuvvetli sularının oluşturduğu beyaz köpüklerle oldukça estetik kareler yaratıyor.
Şelaleye kadar gitmişken yürüme mesafesindeki Nguom Ngao Mağarası’na da uğramalısın. Yağışlardan kaynaklı olarak mayıs-eylül arasında mağarayı ziyaret etmek en doğrusu. Her sene ekim ayında burada oldukça eğlenceli bir festival organize ediliyor.
Vietnam tarihinde güçlü kadın figürlerine tanıklık etmek istersen bu köklü tapınağı görmelisin. Vietnam’ın en önemli kahramanlarından olan Trung Bacıların anılarını yaşatmak amacıyla inşa edilen Hai Ba Trung Tapınağı, Vietnam tapınak mimarisinin en nadide örneklerinden.
Kırmızı sütunlarla desteklenmiş ahşap yapısı haricinde ejderha motifleriyle de fark yaratan tapınakta Trung bacılarının heykelleri farklı noktalara dağılıyor. Tapınağa gitmek için Me Linh bölgesinde yer alan Ha Loi Köyü’ne yönelmen gerekiyor.
Hanoi’de gezilecek yerleri keşfettikten sonra 2025’in seyahat trendleri yazımızı inceleyebilirsin.