Likya Yolu Seyahati İçin Sorabileceğin 12 Soru ve Cevapları


Setenay Gökdağ
18 Mart 2020 | 3358

Bir tarafta yol boyunca görünüp kaybolan Akdeniz'in sonsuz maviliği, diğer tarafta ise yemyeşil çam ormanları, görkemli dağ manzaraları ve tarihe tanıklık eden antik şehirler... Doğanın tüm güzelliklerini tek bir rota üzerinde gözler önüne seren Likya Yolu sadece bir yürüyüş parkuru olmanın çok ötesinde. Burası aynı zamanda geçmiş ile bugünü birbirine bağlayan doğal bir köprü gibi. Sen de yakın zamanda Likya Yolu'nun bir bölümünü veya tamamını yürümenin hayalini kuruyorsan yol boyunca işine yarayacak bu sorulara ve yanıtlara mutlaka göz atmalısın.

1- Nerede bu Likya Yolu?

 

Fethiye’den başlayıp Antalya’nın Beldibi beldesine kadar uzanan bu yol, antik zamanda bölgede yaşamış Likya Uygarlığı sebebiyle bu ismi almış. Teke Yarımadası’nda konumlanan yolun kuzeyinde Burdur’un Gölhisar ilçesi, güneyinde pırıl pırıl Akdeniz, batısında Muğla’nın Köyceğiz ilçesi ve doğusunda Antalya’nın merkezi yer alıyor. Likya Yolu; ilk olarak 1999’da, İngiliz bir turist olan Kate Clow tarafından yürünüyor. Günümüze de hala taşınan, işaretlediği noktalar sayesinde kaybolma olasılığımız azalıyor.

2- Kaç kilometre yürüyeceğiz? Çok uzun sürmez mi?

2- Kaç kilometre yürüyeceğiz? Çok uzun sürmez mi?

Eğri oturalım, doğru konuşalım; çok kolay bir yol değil. Bu yüzden de tek seferde yürümek pek tercih edilmiyor. Yaklaşık 550 kilometre süren yolu tek seferde yürümek ortalama olarak 25 günü alıyor diyen de var, 45 günde ancak yürüyebildiğini söyleyen de. Ne kadar idmanlı olduğuna da çok bağlı kısacası. Ama benim tavsiyem, 20’den fazla parkuru bulunan bu yolu çeşitli şekillerde bölerek yürümen. Günde kaç saat yürüyebileceğini en iyi sen bilirsin sonuçta.

3- Likya Yolu parkurları nereden nereye sürüyor? Hangi rotaları tercih etmeliyim?

3- Likya Yolu parkurları nereden nereye sürüyor? Hangi rotaları tercih etmeliyim?

Dünyanın en uzun yürüyüş parkurlarından biri olan Likya Yolu'nda yürümek için çok sayıda rotadan birini seçebilirsin. Fethiye’den başlayarak vereceğim sıralamayı dilersen tersinden takip eder, dilersen zaman zaman bu parkurları yürüyerek kendince bir rota oluşturursun. Yazacağım noktalardan en merak ettiğini seçip sonrasında veya öncesinde bulunan herhangi bir noktaya bağlanabilirsin.

  • Ovacık
  • Faralya
  • Kabak
  • Alınca
  • Bel
  • Gavurdağı
  • Xanthos
  • Kınık
  • Akbel
  • Patara
  • Kalkan
  • Sarıbelen
  • Gökçeören
  • Çukurbağ
  • Kaş
  • Liman Ağızı
  • Boğazıcık
  • Üçağız
  • Çayağız
  • Myra
  • Finike
  • Karaöz
  • Adrasan
  • Çıralı
  • Tekirova
  • Roman Bridge
  • Göynük Yayla
  • Göynük
  • Hisarçandır
  • Çitdibi
  • Geyikbayırı

Bu noktalardan oluşturulacak en keyifli parkurlardan biri Karaöz – Adrasan – Çıralı rotası. Yolun en turistik noktalarını içeren rotanın en keyif verici ise yanı nefes kesici manzaraları. Toplamda 47 km süren yolu, tek günde yürümek zor olacağı için Adrasan otellerinde konaklayabilir veya uygun gördüğün ilk yerde kamp kurabilirsin.

Göynük Yayla – Çitdibi ise en zorlu parkurlardan biri olarak görülür. Yaklaşık 45 km süren bu rotanın zorlu yanı, çok dik tırmanışlar içermesi. Göynük Milli Parkı’nda çadır kurulmasına izin verilmediği için Göynük pansiyonlarında ve otellerinde konaklamak mümkün.

Myra – Finike arasında bulunan Alaca Dağ, bu 41 km’lik parkuru aşılması zor hale getiriyor. Rotanın ilk 5 km’si boyunca düzlükte ilerledikten sonra ilk eğimle karşılaşacaksın. 0 metreden başladığın yürüyüşün en yüksek noktası yaklaşık 1800 metreyi bulur. Bu rotada özellikle dikkatli olmanı ve ilk doğa yürüyüşünde tercih etmemeni öneriyorum.

Yazdıklarım dışında her sene Kate Clow Derneği’nin üyeleri tarafından yeni parkur keşifleri yapılıyor. Ayrıca bu dernek sponsor ve gönüllülerin desteği ile; var olan parkurların temizliği, işaretleme noktalarının yenilenmesi gibi hizmetleri de gönüllü olarak gerçekleştiriyor.

4- Likya Yolu’na nasıl gidilir?

4- Likya Yolu’na nasıl gidilir?

Likya Yolu’nun başlangıç noktası, ülkemizin sevilen turistik beldelerinden biri olan Fethiye’de bulunuyor. Fethiye’ye en yakın havaalanı olan ve yaklaşık 2 saat uzaklığında bulunan Dalaman Havaaalanı’nı tercih edebilirsin. Rotayı tersinden takip etmek istersen de Antalya’ya uçak biletleri için bakabilirsin. “Yolun keyfini çıkaracağım” diyenlerdensen Fethiye’ye direkt otobüsle gitmek için de biletler burada.

5- Nerede kalınır?

5- Nerede kalınır?

Likya Yolu gibi geniş bir alana yayılan rota üzerinde doğal olarak konaklama alternatiflerinin sayısı da hiç az değil. Fethiye ve Faralya başta olmak üzere ağaç evlerden, pansiyon ve otellere kadar aradığın özelliklerde bir tesiste kalabilirsin. Doğa ile daha fazla iç içe olmak istersen de yol boyunca geçeceğin yerlerin pek çoğunda çadır kurabileceğin veya uyku tulumunla geceyi geçirebileceğin ideal alanların bulunduğunu hatırlatırım. Yine de tercihin bir otel veya pansiyondan yana olacaksa Likya Yolu rotalarına yakın olan Demre otelleri, Kemer otelleri ve Kaş otellerine de bakabilirsin.

6- Yol boyunca nereler görülmeli?

6- Yol boyunca nereler görülmeli?

Antik çağlardan günümüze ulaşan sayısız kalıntı ile karşılaşacağın Likya Yolu boyunca Fethiye, Kaş, Finike, Kalkan, Adrasan ve Kekova gibi pek çok önemli turizm merkezinde mola verebilirsin. Yolun tamamını yürüyerek geçmek uzun bir macera. Bununla birlikte sadece bir bölümünü görmek bile tüm yaşamın boyunca unutamayacağın deneyimlerle buradan ayrılman için yeterli olacak. Yolculuk sırasında bir süre mola vermek ve bu arada kendini Akdeniz'in ılık sularına atmak istersen Patara, Olimpos ve Adrasan Koyu gibi noktalarda masmavi sularla buluşabilirsin. Eğer antik kalıntılar ilgini çekiyorsa rota üzerinde Phaselis, Simena, Myra ve Xanthos gibi 20'den fazla antik şehrin bulunduğunu bilmende yarar var.  Ayrıca “2007 Yılının En İyi Manzarası” seçilen Gelidonya Feneri de yol boyunca görebileceğin en şahane yerlerden biri.

7- Yürüyüş için en iyi zaman hangisi?

7- Yürüyüş için en iyi zaman hangisi?

Likya Yolu üzerinde yürümek için herhangi bir zaman kısıtlaması yok. İster ilkbahar, ister yaz, sonbahar veya kış... Hangi dönemi seçersen seç doğanın ve tarihi eserlerin güzelliğini sonuna kadar yaşayabilirsin. Buna karşılık bölgenin yaz aylarında kavurucu sıcakların etkisinde olması, kış döneminde ise yürümeyi zorlaştırabilecek soğukları sebebiyle; Likya Yolu yürüyüşü için en ideal zaman aralıklarına ilkbahar veya sonbahar diyebiliriz. Kışın bitmesiyle canlanan doğanın uyanışına tanık olmak için baharın ilk günlerini veya ılık güneşin altında sararan yaprakların ilham veren görüntüsünü seyretmek istersen de sonbaharı tercih edebilirsin.  

8- Başka neler yapılmalı? 

8- Başka neler yapılmalı? 

Likya Yolu macerası denilince neredeyse herkesin aklına gelen tek şey yürüyüş. Ancak bu benzersiz rota; yürümenin dışında görülmesi gereken sayısız harika yer, yapılacak aktivite ve yaşanması gereken birçok deneyim vaat ediyor. Yolculuk sırasında yüksekliği 2365 metreye ulaşan Tahtalı Dağı'na tırmanabilir ve dünyaya neredeyse bulutların arasından bakmanın tadını çıkarabilirsin. Dik yamaçlar ve engebeli yollar nedeniyle bazı yerlerde zorlayıcı olsa da yolun bir bölümünü bisikletle geçmek de seçenekler arasında. Bu sayede en azından elverişli yollar üzerinde iki teker üzerinde yol almanın keyfini sürebilirsin. Pek çok köy ve kasabadan da geçen Likya Yolu üzerinde gezinirken buralarda yaşayan yerel halkla tanışmayı, onlarla sohbet edip civarda bulunan farklı yerlerle ilgili bilgi almayı da unutma. Bu sayede önceden belirlediğin rotanın biraz dışına çıkabilir ancak hiç tahmin etmediğin türden macera dolu bir deneyim yaşayabilirsin. Antik çağlar boyunca bölgenin önemli şehirlerinden olan Patara'ya su ulaştırması için yapılan tarihi Delikkemer'i görmek ise yol boyunca yapılabilecek en iyi şeylerden bir diğeri.

9-Ben hiç doğa yürüyüşü/trekking yapmadım. Ne kadar zorlanırım?

9-Ben hiç doğa yürüyüşü/trekking yapmadım. Ne kadar zorlanırım?

Likya Yolu uzun ve zaman zaman kayalıklı yol içeren bir rota olsa da genel parkura baktığımızda orta zorluk seviyesinde bulunuyor. Kendini zorlamamak ve bu keyifli doğa sporunu zamanla daha çok sevmek için en basit rotalardan başlayarak zamanla yürüdüğün yolun kilometresini arttırabilirsin. Ayrıca çeşitli sakatlıklardan korunmak adına eğimli yerlerde zikzaklar çizerek yürümeni ve bütün parkur boyunca en eğimsiz noktaları tercih etmeni öneririm. Batonlar da ağırlığını dengelemek ve yürüyüşünü kolaylaştırmak için değerlendirebileceğin seçeneklerden.

10- Likya Yolu tehlikeli mi?

10- Likya Yolu tehlikeli mi?

Yürüyüş boyunca dikkatli olup tedbirli yola çıkarsan tehlikesi yok denecek kadar az. Öncelikle doğa ile iç içe olacağını unutmamalısın. Yolda görebileceğin akrep, yılan, arı gibi çeşitli hayvanlar senin ona saldırdığını düşünmeden genellikle saldırmazlar. Yine de düşme, ısırık, sokma vb. durumlar için yanında muhakkak ilkyardım malzemesi taşımanı öneririm.

Yol üzerinde bulunan köyleri sakın es geçme. Zaten onlar da yıllardır Likya Yolu yürüyüşçülerine alışkınlar. Su, yiyecek, şarj gibi acil ihtiyaçlarını buralarda karşılayabilirsin.

Likya Yolu parkurunu yürürken işaretlere muhakkak dikkat etmen gerek. İlkini Ağaç ve kaya üzerine koyulan bu işaretlerden kırmızı olanı “çıkmaz yol” anlamına geliyor. Kırmızı beyaz işaretler doğru yolda ilerlediğinizi anlatırken, eğer işaretlenecek bir ağaç ya da kaya bulunamazsa üst üste koyulmuş taşlarla yol gösterdiklerini görebilirsin. Neredeyse her yüz metrede bir koyulan bu işaretlere dikkat etmezsen kaybolabilir veya sürekli aynı noktaya geri dönebilirsin.

11- Likya Yolu’nda kamp yapmak ne kadar güvenli?

11- Likya Yolu’nda kamp yapmak ne kadar güvenli?

Doğada kamp yapmak her zaman bazı önlemler almayı gerektirir. Öncelikle yanına alacağın kamp malzemelerinin hafif ve dayanıklı olduğuna emin olmalısın. Uzun bir yürüyüş yaparken yanında çok ağır kamp malzemeleri taşımak seni hem çabuk yorar hem de sakatlanmana yol açabilir.

Ormanda ateş yakmanın ne kadar tehlikeli sonuçlara yol açabileceğinden bahsetmeme sanırım gerek yok. Dilersen yanına gazlı küçük tüplerden alıp bunu kullanabilir, dilersen de ateş yaktığın alanı açıklıkta seçerek işin bittiğinde söndüğüne emin olabilirsin.

Çadırını olabildiğince temiz ve düz bir zemine kurmaya çalış. İster içinde ister dışında ol, kapısını mutlaka kapalı tut. Kapalı tutmadığın kapılar, çadırını çeşitli böceklerin yuvası yapabilir. İçeriye giren toz toprak da cabası…

Bir diğer önemli konu ise yiyeceklerin saklanması. Asla ve asla çadırın içinde yiyecek bulundurmamalısın. Asla! Yemek kokusuna gelen hayvanlardan sakınmak için yiyeceklerini bir poşet ya da çanta içerisine koyarak ağaca asabilirsin.

12-Yanımda neler götürmeliyim?

12-Yanımda neler götürmeliyim?

Bir seyahate çıkarken en çok sorulan soru bence bu. Üstelik epey de kişisel zevk ve tercihler barındıran cevapları var. Ben olabildiğince ortalama durumlardan bahsederek bu soruyu cevaplandıracağım. Öncelikle kamp atmayı veya uyku tulumuyla uyumayı düşünüyorsan muhakkak kamp malzemelerini alman gerekiyor. Eğer otellerde kalacaksan terlik, şampuan, nemlendirici gibi kişisel temizlik ürünlerin bence ilk unutmaman gerekenler arasında. Küçük bir çantada gerekli ilaçları da yanına almayı unutma!

Trekking için uygun kıyafetler ve rahat ayakkabı, güneşten koruyacak bir şapka, önünü rahatça görebilmen için güneş gözlüğü ve akşamları gereksiz yanıklarla uğraşmamak adına güneş kremi hangi mevsimde olursa olsun alman gerekenlerden. Mevsime göre rüzgârlık veya yağmurluk ile mayo da alabileceklerin arasında.

Çantana ilk koyman gerekenlerden biri Likya Yolu Rehberi isimli kitap, böylece yol boyunca kaybolmadan dolaşmak ve yolculuğun tadını çıkartmak biraz daha garantilenecektir. Kaybolmak demişken taşınabilir GPS, powerbank ve eski usul bir basılı harita da işini kolaylaştıracaktır. Yürüyüş boyunca kolayında taşıyabileceğin bir havlu, el feneri ve sinek kovucu da yanına alman gerekenler arasında. Son olarak en önemli uyarıyı yapmalıyım. Rotanın özellikle Karaözü Koyu ile Adrasan arasında bulunan kısmında su bulman neredeyse imkânsız hale geliyor. Tüm yürüyüş boyunca yanında bol miktarda su ve şekerinin düşmesini engelleyecek kadar yiyecek bulundurmalısın.

Umarım harika bir Likya Yolu yürüyüşü geçirirsin, iyi yolculuklar!

Setenay Gökdağ
277 Yazı
Antalya doğumlu İstanbul ikametli metin yazarı-editör. Okumak, yazmak ve gezmek en büyük üç hobisi. Yarı zamanlı olarak kamp ve doğa yürüyüşü ile meşgul.