İnsanın başını döndüren güzelliklerle dolu ülkemizin dört bir yanında büyüleyici manzaralarla karşılaşıyoruz. Etkileyici gün doğumu ve gün batımları, huzur veren yemyeşil ormanlar, deniz ve dağ manzaraları ziyaretçileri adeta büyülüyor. Türkiye’de manzara izlemek nereye gidebileceğine birlikte bakalım mı?

Türkiye'nin en güzel manzaralarından biri olan Ölüdeniz, turkuaz rengi denizi ve beyaz kumsalı ile büyülüyor. Muğla'nın Fethiye ilçesinde yer alan Ölüdeniz’in nefes kesen manzarasını izlemek için Babadağ’a çıkabilirsin. Babadağ’a teleferikle çıkarak bu manzaranın tadını çıkarmayı ihmal etme. Yaz aylarında Ölüdeniz’e gideceksen yamaç paraşütü yapabilir, tekne turlarına katılabilir ve çevredeki koylarda yüzebilirsin.

Akdeniz'in güney kıyılarında 500 kilometrelik parkuru ile Likya Yolu, doğaseverler ve yürüyüş tutkunları için benzersiz bir deneyim sunuyor. Antalya ve Muğla arasında uzanan bu tarihî yol, antik çağlardan kalma kalıntılar, muhteşem deniz manzaraları ve yeşil ormanlar arasında keyifli bir yürüyüş rotası sunuyor. İlkbahar ve sonbahar aylarının ılıman havasında Likya Yolu’nu yürüyerek muhteşem manzaralara şahit olabilirsin. Yol boyunca antik kentleri gezebilir, yerel köylerde mola verebilir ve harika fotoğraflar çekebilirsin.

Fethiye'nin sakin ve huzurlu koylarından biri olan Kelebekler Vadisi, adını vadide yaşayan nadir kelebek türlerinden alıyor. Doğal sit alanı olarak koruma altında olan vadiye kara ile ulaşım neredeyse imkansız. Teknelerle ulaşılabilen vadide yüzebilir, kamp yapabilir ve rengarenk kelebekleri görebilirsin. Faralya köyünden Kelebekler Vadisi’ni tepeden izleyebilirsin.

Manzarasıyla ünlü yerlerden bir diğeri ise Kapadokya! Geleneksel taş evleriyle ve peri bacalarıyla başka bir dünyaya benzeyen bu inanılmaz coğrafyada özellikle gün doğumu ve gün batımı manzaraları hayli meşhur. Uçhisar Kalesi, Gül Vadisi, Aşıklar Vadisi ve Kızıl Vadi gibi yerlerde muhteşem manzaralar izleyebilirsin.

Dünya mirası listesinde yer alan Pamukkale, bembeyaz travertenleri ile meşhur. Denizli'nin Merkezefendi ilçesinde bulunan bu alan, beyaz kireç taşı terasları ve şifalı sularıyla ünlü. İlkbahar ve sonbahar aylarında Pamukkale’yi ziyaret ederek travertenlerin oluşturduğu eşsiz manzarayı izleyebilirsin. Özellikle gün batımında ışık açıları nedeniyle kırmızıya bürünen travertenleri mutlaka görmelisin. Travertenlerin ardından Hierapolis Antik Kenti’ni de ziyaret edebilirsin.

Doğu Karadeniz'in yemyeşil doğası ve temiz havasıyla meşhur Pokut Yaylası, Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde yer alıyor. Bulutların üzerinde geziyor hissi veren bir yaylada, ormanın ve sisli dağ manzaralarına hayran kalacağına eminiz. Yaylaya çıkmak ve muhteşem manzaralar izlemek için en ideal dönem temmuz ve ağustos ayları diyebiliriz. Yaylayı günübirlik gezebilir, kamp yapabilir ya da dağ otellerinde konaklayabilirsin.

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Nemrut Dağı, dev heykelleri ve muhteşem gün doğumu-gün batımı manzaralarıyla ünlü. Dönemin Kommagene Kralı Antiochus Teos tarafından yaptırıldığı bilinen heykeller Nemrut Dağı Milli Parkı’nda ziyaretçilerini bekliyor. 2150 metre yükseklikteki dağın yamacında yer alan dev heykeller etkileyici bir manzara sunuyor. Kahta ilçesinde bulunan Nemrut Dağı’na çıkmak ve manzarayı en iyi şekilde izlemek için ideal dönem mayıs ve eylül arası.

Geçmişten günümüze çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul’un tarihî yapılarını, kültürel mirasını ve doğal güzelliklerini izlemek için İstanbul Boğazı muhteşem bir yer. İster sahil hattı boyunca yapacağın yürüyüşlerde ister tekne ile Boğaz turu yaparken şehrin muhteşem manzaralarına şahit olabilirsin. Dolmabahçe Sarayı, Çırağan Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Ortaköy Camii, Küçüksu Kasrı, Kız Kulesi, Rumeli Hisarı, Anadolu Hisarı’nı boğazın ortasında izleyebilirsin.

İstanbul Boğazı’nı tepeden gören Çamlıca Tepesi, özellikle Avrupa Yakası manzarası ile ziyaretçilerini etkiler. Çırağan Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, yalı ve köşkleri tepeden izleyebilirsin. Özellikle gün batımında muhteşem görüntülere şahit olabilirsin. Şehrin tarihî silüeti nefes kesici bir manzara sunarken Büyük Çamlıca Tepesi'ndeki sosyal tesislerde çay veya kahve içebilirsin. Tepede yer alan Çamlıca Kulesi’ne çıkarak tüm İstanbul’u kuşbakışı izleyebilir ve 360 restoranda güzel bir akşam yemeği yiyebilirsin.

İstanbul'un en güzel seyir tepelerinden biri olan Pierre Loti, Haliç manzarasını kuş bakışı izleyebileceğin bir yer. Eyüp semtinde yer alan tepe, Fransız romancı Pierre Loti'nin adını taşıyor. İstanbul’un tarihî ve doğal güzelliklerini kuşbakışı görebileceğin Pierre Loti’ye teleferikle çıkabilirsin. Tepede yer alan çay bahçelerinde çay-kahve eşliğinde İstanbul manzarasını izleyebilirsin.

Artvin’in Şavşat ilçesi ülkemizin en güzel göllerinden birine ev sahipliği yapıyor. Çevresini saran ağaçların arasında gizlenen Karagöl, doğayı ve sakinliği sevenler için muhteşem bir yer! Karagöl’e bahar ve yaz aylarında geldiğinde yemyeşil bir görüntüyle, sonbahar ve kış aylarında ise sarı ve beyaz renkleri görebilirsin.

Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesinde bulunan Ali Kayası, bölgenin en etkileyici doğa manzaralarından birine sahip. 160 metre yükseklikteki Ali Kayası’ndaki seyir terasından, Menzelet Barajı ve Güredil Kalesi’nin manzaralarını izleyebilirsin. Çevresinde bulunan parkurlarda yürüyüş yapabilir, dinlenme alanlarında çay kahve içebilirsin. Etrafını saran çam ağaçları ile yeşil ve mavinin bir arada bulunduğu Ali Kayası’na yaz aylarında giderek gün doğumu ve gün batımı izlemeni öneririz.

Bursa'nın doğal güzellikleri arasında yer alan Uludağ, her mevsim ayrı bir güzelliğe sahip oluyor. Kış aylarında kayak sporları için ideal olan Uludağ Milli Parkı, yazın da doğa yürüyüşleri ve kamp tutkunları tarafından ziyaret ediliyor. Kış aylarında bembeyaz bir kar örtüsü yazın ise çam ağaçlarının oluşturduğu doğa manzarasını izleyebilirsin. Tepede yer alan tesislere teleferikle çıkarak yol boyu şehri tepeden görebilirsin.

Çanakkale'nin Adatepe köyünde yer alan Zeus Altarı, hem tarihî hem de doğal güzellikleri ile büyüleyen bir yer. Bahar aylarında buradan Kaz Dağları ve Ege Denizi manzarası izleyebilirsin. Mitolojik hikayelere konu olan Zeus Altarı, Zeus ile Hera’nın aşık olduğu yer olarak biliniyor.

Çanakkale Savaşı’nın önemli noktalarından biri olan Anzak Koyu ve Conkbayırı, tarihî öneminin yanı sıra doğal güzelliği ile de öne çıkıyor. Mavi ile yeşilin buluştuğu bu iki yerde, deniz ve kıyı manzarasının yanı sıra tarihî yapıları da görmek mümkün. Nisan ve mayıs aylarında Gelibolu Yarımadası’nda yer alan bu iki nokyayı ziyaret edersen doğanın canlanışına şahit olabilirsin.

Ihlara Vadisi, Kapadokya’nın en etkileyici yerlerinden biri. olan 18 kilometre uzunluğunda, ortalama 150 metre derinliğindeki vadi, derin kanyonları ile öne çıkıyor. Melendiz Çayı boyunca uzanan vadinin manzarasını ziyaretçilerini büyülüyor. Çevresinde yer alan parkurlar doğa yürüyüşleri yaparak etrafı keşfetmek isteyenler için ideal bir rota sunuyor. Ihlara Vadisi’ne gittiğinde burada yer alan kilise ve şapelleri de gezmeyi unutma!

Bolu'nun doğal güzelliklerinden biri olan Gölcük Tabiat Parkı, çam ağaçlarının arasında kartpostallık görüntüler oluşturuyor. Gölün kenarında bulunan Tarım ve Orman Bakanlığı'nın "Devlet Konukevi" ise sıcak bir görüntü oluşturuyor. Her mevsim ayrı bir güzelliğe bürünen parkı özellikle sonbaharda ziyaret etmeni tavsiye ediyoruz. Gölcük Tabiat Parkı, sonbaharın turuncu ve kızıl renklerinin en güzel yaşandığı yerlerden biri.
Eski taş evleri ve dar sokakları ile Mardin, adeta bir açık hava müzesi gibi ziyaretçilerini bekliyor. Her köşesinde geçmişten bir iz taşıyan şehirde birbirinden güzel manzaralar ile karşılaşabilirsin. Eski Mardin ve Midyat'taki konakların teraslarından ve evlerin damlarından baktığında uçsuz bucaksız bir Mezopotamya manzarası ile karşılaşacaksın. Kasımiye Medresesi ve Zinciriye Medresesi'nden şehrin manzarasını izlemek mümkün. Deyrulzafaran ve Mor Gabriel Manastırı ise şehir merkezinin biraz dışında kalsa da büyüleyici manzaralara sahip. Özellikle gün batımlarını teras kafelerde ve seyir tepelerinde izlemeni tavsiye ederiz. Mardin'de en güzel manzaralar ilkbahar ve sonbahar aylarında ortaya çıkar.

Doğu Karadeniz'in en etkileyici tarihî yapılarından biri olan Sümela Manastırı, Trabzon'un Maçka ilçesinde yer alıyor. 1600 metre yükseklikteki Karadağ'ın sarp yamacına inşa edilen manastır, muhteşem bir manzaraya sahip. Manastırdan yemyeşil orman manzarası izleyebilirsin. Sümela Manastırı'na gitmek içine en ideal zamanın temmuz-eylül ayları arası olduğunu hatırlatalım. Eğer sabah erken saatlerde manastırı ziyaret edersen sis ile kaplı vadinin etkileyici atmosferine şahit olabilirsin. Güzel manzaranın yanı sıra manastırın tarihî yapısını inceleyebilir ve çevresindeki patikalarda yürüyüş yapabilirsin.

Aydın'ın Bozdoğan ilçesindeki Akçay Nehri'nin üzerinde bulunan Arapapıştı Kanyonu, yeşili suları ve dik yamaçlarıyla etkileyici bir doğa manzarası sunuyor. 6 kilometre uzunluğunda ve 380 metre yüksekliğiyle ziyaretçilerinin beğenisini kazanıyor. İlkbahar ve yaz aylarında kanyona gidersen manzarayı izledikten sonra tekne turu da yapmanı tavsiye ederiz.
Farklı yerler keşfetmeyi seviyorsan Türkiye'de görülmesi gereken 16 jeosit yazımızı da okuyabilirsin.