• Anasayfa
  • Bilgi
  • Dünyadaki tüm ülkeleri gören ilk Türk kadın: Tansel Büyükbay

Dünyadaki tüm ülkeleri gören ilk Türk kadın: Tansel Büyükbay

gizemtorun

Bazıları için seyahat bir varoluş, kendini dünyaya ait hissetme biçimi. Seni bu varoluşu hisseden biriyle, dünyadaki tüm ülkeleri gezerek bir ilki başaran Tansel Büyükbay ile tanıştırmak istiyorum. Tansel Büyükbay, 26 yıla yayılan seyahatleriyle 195 ülkenin tamamına giderek ‘dünyadaki tüm ülkeleri görme hedefini tamamlayan ilk Türk kadını’ ünvanına sahip. 

Yolculuklarını bazen bir savaş bölgesinde, bazen Afrika’da bir gece seyahatinde, bazen de yerel bir halk pazarında tamamladı. Bu röportajda Kuzey Kore’nin bilinmeyen sokaklarından Afganistan’ın riskli coğrafyasına uzanan seyahatleri okuyacak, görülecek yerler listesinin dışına çıkacaksın. Bir gezginin dünyayı tanımasını, anlamasını ve "insan her yerde insandır" gerçeğine tanıklık edeceksin.

Hadi gel dünyadaki tüm ülkeleri gören ilk Türk kadınının ilham veren seyahatlerine birlikte çıkalım. 

Yazar Notu: Tansel Büyükbay’ın rotasını keşfetmek, hikayesine tanıklık etmek ve tanışmak istersen TravelOut JourneyIn Instagram hesabını takibe alabilirsin.

Dünyadaki tüm ülkeleri görme hedefini tamamlayan ilk Türk kadını oldun. Önce seni tanımak ve sonra hikayenin başladığı noktayı öğrenmek isteriz. 

Tansel Büyükbay

İstanbul’da doğdum ve büyüdüm. Kadıköy Anadolu Lisesi ve ODTÜ Kimya Mühendisliği mezunuyum. Amerika’da Michigan’da ve New York Columbia Üniversitesi’nde, burslu olarak Üretim Yönetimi ve Endüstri Mühendisliği alanlarında yüksek lisans yaptım. Sonra ilaç ve gıda sektörlerinde mühendislik, tedarik zinciri, satın alma, üst düzey yöneticilik alanlarında tam zamanlı çalıştım. Kariyerim bana gezginlik icin maddi imkanları sağladı ama zaman ve tatiller açısından kısıtlayıcı oldu. 

Okul bitince, çalışıp kendi paramı kazanmaya başlayınca 1999’da ilk klasik Avrupa tren gezisi ile başlayan seyahatlerim, daha sonra arkadaşların davet ettigi yerlere, iş gezileri ve çevredeki yeni ülkelere derken artmaya başladı. Her fırsatı, her tatili, her imkanı değerlendirir oldum. 2000 yılında Jamaika'ya, 2001’de yüksek lisanstan okul arkadaşımın daveti ile Venezuela’ya gittim. Bunlar sıradışı ülkelerdi ve ben o zamanlar toplam 10-15 ülkeye gitmiştim. Yani Amerika ve Avrupa dışına çıkmamıştım. Demek ki gezginlik o zamanlardan ruhumda varmış. 

2000'lerin başında dünya haritasını okuyup çalışarak Birleşmiş Milletler ülke listesi yapmıştım ve gittiğim ülkeleri işaretlemeye başlamışım. Bunu hala saklarım. Önceden adını bile duymadığım ülkelerin varlığını öğrenip nasil gidilir, oralarda ne vardır, insanlar nasıl hayatlar yaşıyordur diye merak etmeye başladım. İlk başlarda sadece merakla daha fazla yer görmek istedim. Tüm dünyayı görebileceğimi hayal bile edemezdim. 2017’de bir arkadaşımın daveti ile turla Kuzey Kore’ye gittim. Kuzey Kore benim 100. ülkemdi. Bu gezide diğer dünya gezginleri ile tanışma fırsatım oldu. O noktaya kadar benim gibi tüm dünyayı gezmeye meraklı başka insanların olduğunu bile bilmiyordum. Ben kendi yolumda ilerliyordum yavaş yavaş. Baktım ki gezginler birbiri ile zor ülkelere gitmek hakkında bilgi alışverişi yapıyor, destek veriyor, işte o zaman “zor veya riskli” dediğimiz ülkelere gitmeye başladım ve onlar yapabiliyorsa ben de yapabilirim dedim. Merak, araştırma ve öğrenme tutkusu, enerji, pes etmeme gibi özelliklerimi gezginliğe taşıdım. 2017-2025 yıllarında iş gezileri ve aile sebepli seyahatler dışında 95 yeni ülke daha gezip ikinci ve zorlu yarıyı tamamladım. Özellikle pandemi dönemindeki uzaktan çalışma şekli çok işime yaradı. Beni turist kategorisinden gezgin veya kaşif kategorisine bu ikinci yarıdaki gezilerim, emeklerim, tecrübelerim getirdi diyebilirim.  

Seyahat kültürü içinde, kendi sessizliğini ve keşif duygunu nasıl koruyorsun? 'Görülecek yerler listesi' yapmanın ötesine nasıl geçiyorsun?

Istanbul, 195 ülkeyi bitirme kutlaması   Eylül 2025

Ben 26 yıldır geziyorum. Önceleri yavaş yavaş, sonraları daha yoğun bir şekilde seyahat ettim. Ve artık seyahat etmek benim için bir yaşam tarzı oldu. Yeni bir yer ile ilgili bir şey okuyunca, bir resim görünce, arkadaşlarımdan bir yer duyunca hemen oraya bakıyorum nasıl bir yermiş, gidip görmek ister miyim diye. Yani listede olmayan yeni yeni yerler her zaman var. 

Eger zaman kısıtlaması yoksa sevdigim yerlerde daha uzun kalıp, ruhuma uymayan yerlerde de bir gün fazla harcamıyorum. Ruhuma uyan ülkelere tekrar tekrar gidip yeni mekanlar veya yeni gerçekler keşfediyorum. Genellikle tek yön bilet ile gidiyorum kendi rotamı an içinde çizebilmek için. Çoğunlukla solo veya gezi arkadaşları ile seyahat ettiğimden planlarım esnek oluyor, böylece keşif duyusunu korumak mümkün oluyor.

Bazen de yeni bir ülkeye, yeni bi bölgeye giderken plansız, “görülecek yerler listesi” olmadan gidiyorum. Orada yaşasam nasıl olurdu diye hayal edip gözlem yapıyorum, yerel halkla sohbet edip, mahallelerde dolanıp şehir sakinleri ile birlikte otobüse metroya binerek gittigim yeri hissetmeye çalışıyorum. Yerel halkın içine karışmaya çalışıyorum.

Son gittiğin ülke hangisi oldu? Ve bir hedefi tamamlamanın hissettirdiği duygu neydi?

 

Seyşeller Temmuz 2025

Son gittiğim ülke Seyşeller idi. Özellikle kolay gidilebilir, vize sıkıntısı olmayan, arkadaşlarımın da bana katılabileceği, beraber tatil ve kutlama yapabileceğimiz bir ülkeyi sona bıraktım.

Diğer tanıştığım dünya gezginleri en sona zorlu ulkeleri bırakmışlardı hep. Mesela en çok Kuzey Kore, Sudan ve Libya kalıyormuş en sona. Ben öyle olsun istemedim. Zor ve politik olarak stabil olmayan ülkeleri uygun zaman yakalayıp bitirdim geçen 20-25 sene içinde. Son 10-15’e de kolay ve rahat gezilir yerler bıraktım. Bir liste tamamlama çabası ile değil, sindire sindire, zevk alarak gezerek 26 yıllık emek ile tamamlamayı istedim.

Son ülkem Seyşeller'e Madagaskar üzerinden gittim. Her zaman yeni bir ülkeye girerken bir heyecan ve midemde kelebekcikler olur zaten. Ama son ülkem olduğunu bildiğimden hem çok heyecanlandım, hem de tuhaf bir hüzün hissettim. Uçaktan inip, pasaport kontrolünden geçer geçmez, olayın gerçekliğini kanıksadım. O anda gözlerimden yaşlar boşandı. Hem gurur, hem bir ömür boyu emek verilen bir uğraşının sonunu görmenin mutluluğu, hem “acaba yeni bir ülkeye girmenin heyecanını bir daha yaşayamayacak mıyım” diye bir kaygı iç içe geçti. Anlatılması zor, karmaşık duygular içindeydim. 

Bir yandan eski bir dostu geride bırakır gibiydim. Bir yandan kariyer sahibi olup tam zamanlı çalışarak seyahat için harcadığım her kuruşu kendim kazanarak, seyahatlerimi kendim planlayarak gördüğüm 195 ülkenin anıları ile mutlu ve doymuş olma duygularını aynı anda hissettim.

Savaş bölgelerine, turist kabul etmeyen kapalı ülkelere seyahat ettin. Güvenliğin riskli olduğu ya da yoğun çaba gerektiren bu seyahatler gezginlik tanımını nasıl değiştirdi?

Tanzanya  2015

Bence, dünyadaki 100-120 kadar ülke turistik ülke tanımına giriyor. Asıl zorlu geziler, foto-muhabirlik tarzında olanlar. Ve asıl bu ülkelere gitmeye başlayınca kendimi gerçek gezgin gibi hissetmeye ve tanımlamaya başladım. O noktada gercek gezginin dünyanın gerçekleri ile yüzleşen, dünyanın ve insanların sorunlarını gözlemleyen ve anlayan kişi olduğunu görüyorsunuz. Sadece bize magazinlerde sunulan veya sosyal medyada görülen sahte “truman show” tarzı sahneleri değil, dünyadaki zorlu koşulları, çilekeş hayatları görünce gerçek gezgin olunuyor. 

Algısı açık, tehlikeleri ön görebilen, önlemini alan ve riskli ülkelerde risk almadan mümkün olduğunca güvenli gezebilmeyi başaran kişi gerçek gezgin. Mesela Güney Sudan, Mali, Burkina Faso, Papua Yeni Gine, Orta Afrika Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Liberya gibi güvenliğin riskli olduğu ülkelerde hem tedirgin hem dikkatli gezdim. Bu tip geziler dinlendirici, rahatlatıcı turistik gezilerinden çok farklı. Çoğu zaman diken üstünde ve sürekli dikkatli olmaya çalışmak ve tetikte olmak çok yorucu oluyor. Bu tip gezilerden dönünce hem bedensel, hem zihinsel dinlenmeye ihtiyacın oluyor. 

Gitmeden ‘burası kesinlikle şöyledir' deyip, gittiğinde seni çok şaşırtan ülke hangisi oldu?

 

Eritre   2018

Çok oldu…  Mesela Fiji ve Maldivler genelde internette ve seyahat dergilerinde hep lüks tatil, cennetten köşe, balayı adaları diye reklamı yapılan ülkeler. Havaalanından direkt pahalı resortlara gidip kalıp dönen kişiler de aynı bu sahneleri görüyorlar. Ben bu ülkelerde yerel halkın yaşadığı kaldığı yerlere de gittim, o zaman sahilin kirli, halkın tutucu veya fakir olan ülkelerin gerçeğini görünce şok olmuştum.

Bunun dışında Kuzey Kore hakkında hep korkutucu şeyler duyup okuyoruz. Benim gördüğüm normal bir Asya ülkesi. Dünyanın başka yerlerindeki gibi aileler, okuluna güle oynaya giden çocuklar, klasik Kore yemekleri, hiç de anlatıldığı gibi fakir olmayan, yolları binaları düzgün bir Asya ülkesi ile karşılaşınca çok şaşırmıştım. 

İran da bu şekilde anlatılan ülkelerden. Fakat oraya gittiğimde güzelliği, insanlarının kibarlığı, misafirperverliği beni fazlasıyla etkileyip beklentimin üstünde pozitif etki bırakmıştı. Suriye, Libya, Cezayir, Suudi Arabistan da benzer örnekler. Gitmekten tereddüt edebileceğiniz bu ülkeler en etkileyici deneyimlerim ve beğendiğim yerler arasında.

Beklediğimden kötü çıkan örnekler de var. Madagaskar'ın yakınındaki Komorlar. Burayı Hint Okyanusu’nda bir plaj cenneti zannederken, çöp altında kalmış adacıklar görünce şok olmuştum. Aslında doğası ve zamanında yapılan Arap-Fransız mimarisi ile eskiden çok güzel olduğu belli olan bu ada ülkesi, hayatımda görmediğim kadar çöpün altında kalmış. Bu vazgeçmişliğin bir sembolü olarak karşıma çıkınca beni çok üzmüştü.

Bhutan için de gitmeden önce dünyanın en mutlu ülkesi diye duymuştum. Mutlu ve huzurlu bir halk beklerken, kontrollerle kendilerini ifade özgürlüğü bastırılmış bir halk ile karşılaşmıştım. Değişik örnekler ama ana fikir aynı. Kendiniz gidip deneyimleyince ve görerek yaşayınca okuduklarınızdan farklı tablolar ortaya çıkıyor. 

Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi derler ya… Bence ikisi birlikte. Ama çok gezen kendi fikirlerini daha otantik geliştiren kişi oluyor her zaman. 

Peki macera aramadan sadece iyi yemek yemek ve dinlenmek istediğinde gittiğin o 'kolay ve keyifli' ülke hangisi?

Malawi  2021

Avrupa’da Güney ve Orta Amerika’daki, Karayipler’deki ve Güneydoğu Asya’daki çoğu ülke ve Pasifikler’deki birkaç ülke bu kategoriye girer. Kolay ve keyifli deyince benim favorim İtalya. Sonra Yunanistan, Fransa, İsviçre'nin Lugano bölgesi. Sonra Arjantin, Japonya, Cape Verde ile Güney Afrika.

Ekonomi, vize problemleri ve güvenlik gibi gerçekler hayatımızda. Bugün yola çıkmak isteyen gençlere, tek başına seyahat etmek isteyen kadınlara neler söylemek istersiniz? 

Güney Sudan   2022

Öncelikle kadın gezgin sayısı az, özellikle zor ülkere giden ve solo seyahat eden kadın sayısı çok az. Tüm dünyada bütün ülkelere gitmiş kadın sayısı 50-55. Türkiye’den bir tek ben varım bu listede. 

Cesaretli, istekli, dirayetli olmak gerekiyor. Gezginlik için reçetedeki ilk madde bu. Bu, gençler için de geçerli. Yani maddi imkani ilk sıraya koymuyorum. Öyle olsa bütün zenginler dünya gezgini olurdu. Oysa ki dünyada sadece 500 kişi kadar insan var tüm ülkelere gitmiş. 

Sadece parayla olacak iş değil gezginlik. Tam tersine belli standartlara alışanlar, lüksünden ve rahatından ödün vermezler. Esnek olmayanlar 195 ülke içindeki en az 70-80 ülkeye gidemez, kaldıramaz. 

Tabii ki ekonomik olarak zorlayıcı bir aktivite gezginlik. Ama varlıklı olmak gerekmiyor. Genel algının tersine sponsor bulmak da gerekmiyor. Yani anne baba veya eş parası da gerekmiyor. Bu konuda alınan ilk tepki genelde “paran varsa gezersin tabii” oluyor. Kimse bana “al Tansel şu kadar para, çık dünyayı gez” demedi. Kendisi çalışarak belli imkanı yaratabilen herkesin yapabileceği bir şey gezmek. Tabii herkes bütçesine göre gezer.

Eger rahatınızdan ödün vererek gezebilecekseniz, sistemini hiç bilmediğiniz ülkelerde otobüs, minibüs kullanıp, gerektiğinde pazardan, süpermarketten meyve bisküvi yiyerek idare edebilecekseniz, düşük bütçeli otellerde, standart altı konaklama yerlerinde veya ucuz otellerde kalabilecekseniz, 3-4 bağlantılı uçuşlarla veya ülkeler arası halkın seyahat ettiği otobüslere, feribotlara binebilecekseniz çok daha ekonomik gezmek mümkün. Hizla 5-10 yılda gezmek de gerekmiyor. Çalışmadan, tam zamanlı gezmek için ya önceden birikimin olması gerek, ya da uzaktan çalışabildiğiniz bir işinizin olması gerek. Eğer benim gibi ofis çalışanı iseniz, 20-30 yıl içinde yavaş yavaş kazanıp biriktirdikçe de gezebilirsiniz.

Temiz ve güvenli olması dışında hiçbir ön koşul öne sürmedim kalacağım yerler için. Afrika'da bir sürü ülke arasında yerel otobüs, minibüs veya şoförle anlaşarak pazarlık yaparak gezdim. Güney Afrika’dan Namibya'ya, Namibya’dan Angola’ya gece otobüsleri ile yolculuk etmiştim mesela. Tek yabancı turist bendim bu otobüslerdeki. Temiz veya uygun fiyatlı restoran olmayan yerlerde kahvaltı olarak muz, akşam yemeği olarak sadece domates yediğim zamanlar oldu. Rahatından lüksünden ödün verip bu şekilde seyahat edebilecek kişiler için ekonomik engeller daha az. 

Afganistan   2021

Vize problemlerine gelince… Aslında turistlerin gittiği ülkeler vize için en zor olan ülkeler. Avrupa için Schengen veya Amerika, Kanada vizeleri gibi… Ama Afrika, Asya, Güney Amerika’da vizesiz veya varışta vize veya online vize başvurusu ile gezilecek çok ülke var. Mesela birçok yabancı gezgin arkadaşım Libya ve Pakistan vizeleri için çok uğraşmıştı. Ben Türkiye Cumhuriyeti pasaportum ile çok çabuk ve kolay aldım. Yani vize zorluğu konusu turistik yerler için. Gezginlerin gittiği yerler için bazen daha kolay oluyor. Pasaportumuzun çok avantajlı olduğu durumlar var gezgin rotalarındaki yerler için. Bazı ülkelerde ise zaten yerel bir acente veya rehber aliyor vizeyi. Kişinin başvurması mümkün değil; Yemen, Kuzey Kore buna örnek.

En zor veya güvenliği riskli yerlere mutlaka yerel rehberle gitmeyi tavsiye ediyorum kadın gezginlere. Ve mümkünse diğer gezginlerle birlik olup, küçük dikkat çekmeyen ama destek olabilecek grupla. 

Dünyanın tamamını görmüş biri olarak, insanlık hakkında tek bir genel geçer kural söyleyecek olsan bu ne olurdu? Sınırlar, diller ve dinler değişse de, dünyanın her yerinde değişmeyen o 'ortak insanlık hali' nedir?

Libya  2024

Hani derler ya, insan her yerde insan diye, bu çok doğru. Yardıma ihtiyacınız olduğunda, yol sorarken, yiyecek bir şeyler ararken dünyanın her yerinde yardımcı olacak insanlar var. Aynı dili konuşmadan bile yardım istemek, yardım almak mümkün. Özellikle gezgin kadınlar riskli olan yerlerde başka kadınların ve çocukların olduğu yere giderse, onların yanında durursa, onlardan yardım isterse daha güvenli hisseder. Bu da bir evrensel kadın gezgin öğüdü olsun. 

Bunun dışında en farklı ülkelerde bile çevremi gözlemlediğimde, günlük hayatta gördüğüm sahneler benzer. Dünyanın her yerinde insanlar geçim derdinde, ailelerinin ve kendilerinin mutluluğu huzuru için mücadele veriyor. Dünyanın her yerinde çocuklar kendi aralarında oynuyor, şakalaşıyor. Dünyanın her yerinde insanlar dostları ile iki lokma paylaşıp sohbet ederek vakit geçiriyor. Yani kültürler, diller, dinler, gelenekler farklı olsa da, Pasifik’ten Afrika’ya herkes Maslow’un piramidi doğrultusunda beslenme, barınma, ait olma, statü, güvenlik ve sosyal ihtiyaçlar gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. 

Dünyanın en uzak köşesinde, haritada yerimizi bile zor bulan bir yerliye 'Ben Türküm' dediğinde, yüzlerinde oluşan ilk ifade veya akıllarına gelen ilk kelime ne oluyor? Bizi nasıl biliyorlar?

Lagos, Nijerya   2021

Bazı çok uzak ülkelerde bilmeyenler var doğruyu söylemek gerekirse. Pasifik ada ülkelerinde veya Orta Afrika’da köylerde, kabilelerde Türkiye’yi bilmeyen, hayatında hiç duymamış olan çok insan vardı.

Duymuş olanlar da genelde çok detay bilmiyor ve merak edip soru soruyorlar. En çok sorulan soru iklimi ile ilgili. “Senin ülken sıcak mı, soğuk mu, kar yağıyor mu, güneşli mi” gibi. Yani çok nötr, doğal tepkiler gösterdiler. Biraz duymuş bir şeyler bilenler de genelde İstanbul’u duymuş oluyor. 

Son olarak EN’lerini öğrenmek isteriz. EN sevdiğin ülkeler, şehir, yemek, gelenek… Senin EN listen ne olur? Tansel Büyükbay enleri tablosu

Dünyayı ilham veren kadın gezginlerle keşfetmek ve onların hayallerine ortak olmak istersen dünyayı gezerek fark yaratan kadınlar yazımızı da okumak sana iyi gelecek. 


gizemtorun
Gizem Torun
39 Yazı
Birçok sektörde proje ve içerik yönetimi üzerine çalıştı; kültürel miras ve sürdürülebilir turizm alanlarında projeler geliştirdi. Şimdi ise ENUYGUN'un içerik süreçlerini yönetiyor ve yaptığı seyahatleri paylaşıyor.
Yorum Yap
Yorumlar
Bu yazı için henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan sen ol.
Son Eklenen Seyahat Yazıları
Uzman Yazarlar
Desktop App Banner Triangle

Sana özel kampanyalar, fırsatlar ve daha fazlası Enuygun uygulamasında!

  • checkedUygulamaya özel fiyatlar
  • checkedYolcu kaydedebilme özelliği
  • checkedAnlık bildirimler
  • checkedSana özel kampanyalar
Hemen İndir
Desktop App Banner Phone
QR kod ile indirİndirimler için QR kodu telefonuna okut