
İstanbul denilince ilk akla gelen yerlerden biri İstanbul Boğazı. İstanbul’a tüm o güzelliğini katan yer bile diyebiliriz hatta. Marmara Denizi ve Karadeniz’in birleştiği nokta olan İstanbul Boğazı’nı düz bir çizgi haline getirirsek 32 kilometre uzunluğa sahip oluyor. Anadolu Hisarı ve Rumeli Hisarı arasında uzanan İstanbul Boğazı’nda turlamak istersen Şehir Hatları tarafından düzenlenen boğaz turlarına katılabilirsin. Uzun ve kısa olmak üzere iki çeşit tur düzenlendiğini de belirtelim.
Ayrıca tek yön olarak da boğaz turu seferleri yapılıyor. Hatta boğazın akşam saatlerinde güzelliğini de görebilmemiz için mehtap turları da düzenliyorlar. Boğazı uzaktan izlemek istersen Büyükada, Heybeliada ya da Kınalıada’ya gidip seyir keyfi yaşayabilirsin. Ayrıca boğaz manzaralı restoranlarda manzaranın güzelliğini seyrederek yemek yiyebilirsin.

İstanbul denilince akla ilk gelen şeylerden biri de lale. Lale denildiğinde ise Emirgan Korusu. Her yıl bahar aylarında Emirgan Korusu rengarenk lalelerle süsleniyor. Ve yine her yıl Nisan ayında düzenlenen Lale Festivali dolup taşıyor. Korudayken Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk’ü de gezebilirsin. Hatta bu köşklerde kahvaltı da yapabilirsin.

III. Selim döneminden önce, I. Abdülhamit’in eşi Rabia Sultan tarafından yaptırılan bir köşk üzerine inşa edilmeye başlanan Yıldız Sarayı’nın II. Mahmut, Abdülmecit ve Abdülaziz dönemlerinde eklemelerle yapımına devam edilmiş. II. Abdülhamit döneminde ise Osmanlı’nın idare merkezi haline gelmiş. II. Abdülhamit bu sarayda yaşarken sarayın genişletilmesi ve dekorasyonuyla bizzat ilgilenmiş.
II. Abdülhamit’in isteğiyle Küçük Mabeyn Köşkü, Çit Kasrı, Güvercinlik Binası gibi bölümler eklenen saray, beş yüz bin metrekarelik bir alana yayılmış. Saraya sadece bu bölümler değil, kültürel aktivitelere uygun alanlar da eklenmiş. Basımevi, fotoğraf atölyesi, tiyatro, müzik stüdyosu gibi eklemelerle saray bir kültür merkezi olmuş.

Nazım Hikmet’in “Ceviz Ağacı” şiirinden tanıdığımız Gülhane Parkı’na girdiğin andan itibaren, Cem Karaca’nın şiirden bestelediği şarkıyı mırıldanmaya başlayacaksın. Geçmişte Topkapı Sarayı’nın arka bahçesi olarak kullanılan park, padişahları ağırlamış bir alan. Türkiye’deki en temiz parklardan biri olarak bilinen Gülhane Parkı’nın bu özelliğini korumaya devam etmesi için temizliğine ve park düzenlemelerine ekstra özen gösteriliyor. Parkın içindeki çay bahçeleri, Tarihi Yarımada’yı karış karış gezdikten sonra bir ağacın altında serinlemek isteyenlerin uğrak noktası.

Belgrad Ormanı’nın hemen yanında bulunan Atatürk Arboretumu, İstanbul’un her mevsim en güzel yerlerinden. İlkbaharda ve yazın yemyeşil doğasıyla ayrı, sonbahar renkleriyle ayrı güzel olan arboretum, kış mevsiminde de bir başka atmosfere bürünüyor. Ağaç parkı olarak bilinen bu alanın çalışmaları 1940’lı yıllarda başlamış ve dünyanın farklı yerlerden ağaçlar getirilip dikilmiş. Şimdilerde ise 1500’den fazla ağaç türünün bulunduğu bir alan konumunda.
Yerli tam 30 TL
Yerli indirimli 10 TL
Açık olduğu saatler
Pazartesi günü kapalı.
Diğer günler 09.00-17.00

İstanbul’daki en popüler noktalardan biri olan Belgrad Ormanı, İstanbul sınırları içinde olsa da sanki bambaşka bir yerdeymişsin gibi hissedebileceğin bir atmosfere sahip. Bu yüzden de İstanbullar, sabah yürüyüşü ya da koşusu yapmak istediklerinde kendilerini Belgrad Ormanı’nda buluyorlar. Kahvaltılık malzemelerini al, çayını termosa koy ve doğruca ormana. Doğanın içine kurulmuş piknik masalarında kuş sesleriyle kahvaltı yapmak İstanbul’un tadını çıkarmanın en güzel yollarından biri. Ayrıca Bizans ve Osmanlı devletlerinden kalma bentler ve çeşmelere de kahvaltıdan sonra çıkacağın yürüyüş esnasında mutlaka uğra.

Doğa ile iç içe olmak, metropol hayatının karmaşasından az da olsa kurtulmak için İstanbulluların kaçış noktalarından biri de Polonezköy oluyor. Burada yemyeşil ormanlarda yürüyüş yapabilir, at binebilir, dağ evlerinde konaklayabilir ya da doğada kahvaltı yapabilirsin.

İstanbul’un en popüler noktaları olan Dolmabahçe, Maçka, Nişantaşı ve Harbiye arasında doğanın içinden bir parça oluyor Maçka Demokrasi Parkı. Ayrıca Harbiye-Maçka arası teleferiğe binerek İstanbul manzarası da seyretmen mümkün.

Fenerbahçe Parkı, Kalamış Marina’nın hemen yanında konumlanıyor. Genelde yakın çevrede yaşayan insanlar tercih ettiği için büyük kalabalıklar oluşmuyor. Fenerbahçe Parkı’nda oturabileceğin mekanlar olduğu gibi piknik masaları da bulunuyor. Ayrıca Kalamış Marina çevresinde bulunan restoranlarda da yemek yiyebilirsin.

Ataşehir’de, Anadolu Yakası’nın ortasında konumlanan Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi, botanik zenginliği ile öne çıkıyor. Özellikle bahar ve yaz aylarında renkli çiçeklerle ve yeşilliğiyle insanın içini açan bahçede bahçıvanlık ve bitki ressamlığı gibi konular üzerine eğitimler ve atölyeler gerçekleşiyor. Bahçeye, çiçeklere ve doğaya ilgin varsa mutlaka bu eğitimlere katılmanı öneririm.

Anadolu Yakası’nda İstanbul manzarası izleyebileceğin bir yer ararsan Çamlıca Tepesi’ne gideceksin. Marmara Denizi, Haliç, Prens Adaları ve Karadeniz’i panoramik görebileceğin Çamlıca Tepesi, aslında Büyük Çamlıca Tepesi ve Küçük Çamlıca Tepesi olarak ikiye ayrılıyor. Büyük tepenin adı denizden 268 metre yükseklikte olmasından gelirken küçük tepe deniz seviyesinden 230 metre yükseklikte. Küçük Çamlıca Tepesi’nde Küçük Çamlıca Korusu, Cihannüma ve Topkapı Köşkleri’ni görebilirsin. Ayrıca Cumhuriyet tarihinde inşa edilmiş en büyük cami olan Çamlıca Camii de Çamlıca Tepesi’nde konumlanıyor. Beltur’un Çamlıca Tepesi’nde işlettiği restoranda yemek yiyerek günü sonlandırabilirsin.

Anadolu Yakası’nın en sakin noktalarından biri olan Anadolu Kavağı, Beykoz’un bir mahallesi. Bir balıkçı kasabası olan Anadolu Kavağı, özellikle yaz aylarında rağbet görüyor. İstanbullular da huzurlu bir hafta sonu için Anadolu Kavağı ve buraya çok yakın noktada konumlanan Poyrazköy’e gidiyorlar. Anadolu Kavağı’nın en yüksek noktasında Yoros Kalesi bulunuyor. Bu kale, Doğu Roma İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü yıllarda boğazın kontrolünü sağlamak için inşa edilmiş. Manzaraya karşı bir kahvaltı fikri kulağına hoş geliyorsa kalede kahvaltı servisi yapan bir kafe de var.

Beykoz, İstanbul Anadolu Yakası’nda gezilecek yerler arasından birçok noktaya ev sahipliği yapıyor. Mihrabat Korusu da bunlardan biri. Sultan II. Abdülhamit’in padişahlık yıllarında Berlin Büyükelçisi olan Sadullah Paşa, Mısırlı Abbas Halim Paşa’nın kızına bir koru hediye etmek istemiş. Bu nedenle inşa edilen Mihrabat Korusu yıllarca padişahların ve sultanların konuk olarak geldiği bir yer olarak görev yapmış. Ortaköy, Rumeli Hisarı ve İstinye Koyu’nun manzarasına nazır olan muhteşem bir konumda 200 bin metrekarelik bir alana yapılan koruda Nevşehirli İbrahim Paşa’nın emriyle inşa edilen Mihrabat Kasrı olduğu rivayet edilir.

Bağdat Caddesi’ne yakın olan Caddebostan Sahili, İstanbullular arasında popüler bir yer. Deniz kenarında sandalyenle ya da çimlerin üzerine sereceğin bir örtüyle keyifli zaman geçirebileceğin Caddebostan’da sabah erken saatlerde yürüyüş ve koşu da yapabilirsin. Ayrıca bisiklet ve scooter ile bu araçlar için yapılmış yolları kullanarak gezebilirsin.

İstanbulluların bahar ve yaz aylarında sıklıkla gittiği bir sahil şeridi olan Moda, Kadıköy’de bulunuyor. Moda Parkı ve Yoğurtçu Parkı’nı gezdikten sonra Moda Sahili’ne gidip çimlere oturup deniz havası alabilirsin. Ali Usta’dan dondurma alabilir, kafelerde keyif yapabilir ve Moda’da yaşamış olan Barış Manço’nun evini, Barış Manço Müzesi’ni gezebilirsin.

Deniz seviyesinden 206 metre yükseklikteki Gözdağı Korusu, İstanbul’da manzara izlemek için sıklıkla tercih edilen noktalardan. Pendik ilçesinde bulunan korudan Yalova ve Adalar’ı panoramik olarak izleyebilirsin. Piknik alanlarında piknik yapabilir ya da tesiste bir şeyler yiyip içebilirsin.

Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa, 1907 yılında Hidiv Kasrı’nı inşa ettirmiş. Yıllar sonra İstanbul Belediyesi’nin satın aldığı Hidiv Kasrı’nın bulunduğu koru da Hidiv Korusu ya da Çubuklu Korusu olarak biliniyor. Koruda belediyenin bir sosyal tesisi bulunuyor. Burada yemek yiyebilirsin ya da korunun içinde dolaşıp piknik alanlarından birini seçerek piknik de yapabilirsin. Çubuklu Korusu’nda rakımın oldukça yüksek olduğunu de belirteyim.

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmek için hazırlık yaparken Otağtepe Parkı’nın bulunduğu noktada olduğu rivayet ediliyor. Beykoz’un yüksek noktalarından birinde bulunan park, Rumeli Hisarı’nı ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü birlikte görebileceğin bir manzaraya sahip. Resmî adı "Fatih Korusu TEMA Vehbi Koç Doğal Kültür Merkezi” olan parkta oturup vakit geçirebileceğin tesisler var.

Kendine has huzurlu bir atmosferi bulunan Ağva’da deniz kenarında çay ya da kahve içebileceğin kafeler, taze deniz ürünleri tadabileceğin restoranlar ve konaklayabileceğin yetişkin otelleri var. Özellikle İstanbul’un karmaşasından sıkıldıysan Ağva’ya gidebilir ve nehir kenarında kiralayacağın motor ile gezintiye çıkabilirsin.

Şile, her mevsim ayrı güzel ve birçok farklı seçenek sunuyor. Piknik yapabilir, kahvaltı yapabilir, denize girebilir, Şile Feneri’ni ziyaret edebilirsin. Şile Halk Plajı, Sahilköy Plajı, Doğancılı Plajı ve Sofular Plajı, denize girmek için tercih edebileceğin plajlardan..

Anadolu Yakası’nda İstanbul manzarası izleyebileceğin noktalardan biri de Dragos Tepesi. Adaları bir arada ve en net görebildiğin tepede gün batımı manzarası izlemek de oldukça keyifli oluyor. Belediyenin işlettiği sosyal tesiste manzaraya karşı yemek keyfi yapabilirsin.

Bağdat Caddesi’nde alışveriş maratonu yaptıktan sonra dinlenmek istersen Göztepe 60. Yıl Parkı seni bekliyor. İstanbul’un tematik parklardan biri olan Göztepe 60. Yıl Parkı’nda rengarenk çiçekler görebilirsin. Ağaçları şekillendirerek yapılan çim heykeller, lale mevsiminde rengarenk olan laleler, güller ve kendini temizleyen biyolojik göletle görülmeye değer duraklardan.

İstanbul Boğazı'nın eşsiz manzarasına sahip olan Yıldız Parkı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Sultan Abdülhamit tarafından 19. yüzyılın ortalarında yapılmış. Park içinde karşımıza tarihi yapılar, bahçeler, göletler, yürüyüş yolları ve dinlenme alanları bulunuyor. Yıldız Sarayı, Hamidiye Camii ve Malta Köşkü de onlardan biri. Parktaki yürüyüş yolları, yeşil alanlar ve çiçek bahçeleri ziyaretçilerin doğa ile iç içe zaman geçirmesini sağlıyor.

İstanbul’da sevdiklerinle birlikte doğa içinde güzel bir gün geçirebileceğin, kahvaltı yaparak güne merhaba diyebileceğin Turkcell Platinum Park yılın her günü misafirlerine kapılarını açıyor. Parkta at binebilir, sezonda açık hava sineması keyfi yaşayabilir, yürüyüş yapabilir veya restoran bölümünde yemeklerin tadına bakabilirsin. Parkta çocuklu aileler için çocuk oyun alanları da mevcut.
Park girişi ücretsiz
Offroad Deneyimi 1.600 TL
Okçuluk deneyimi 450 TL
Balta atış deneyimi 450 TL
Açık olduğu saatler
Her gün 09.30 - 23.00

Beykoz'da bulunan Elmasburnu Tabiat Parkı, İstanbul’un en büyük parklarından. Elmasburnu Tabiat Parkı'nda 3 adet plaj ve harika bir orman ekosistemi mevcut. Doğa ile baş başa kalmak istersen Elmasburnu’nu tercih edebilirsin.

Yeşilçam filmlerinin seti diyebileceğimiz İnceğiz Mağaraları özellikle kamp yapanların uğrak noktası. Türk sinemasının çekim için kullandığı İnceğiz Mağaraları antik bir geçmişe sahip. İnsan eliyle yapılması ise en önemli özelliği. İnceğiz Mağaraları’na dair arkeolojik buluntular ise İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.

İstanbul’da görmen gereken birçok koru var. Onlardan biri de Anadolu Yakası’ndaki Beykoz Korusu. Anadolu Yakası’na nefes aldıran, spor alanları, çocuk parkı, restoran ve kır kahveleri ile özellikle hafta sonu yoğun olan Beykoz Korusu’nu İstanbul’da gezilecek yerler listene eklemelisin.

Cemal Süreya’nın da dediği gibi kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olduğuna inananlardansan İstanbul’da kahvaltı etmek Garipçe’ye gidebilirsin. Sarıyer’e bağlı bir balıkçı köyü olan Garipçe, Sarıyer’e 10 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Kahvaltı ile birlikte güzel bir balık keyfi yapabileceğin Garipçe özellikle hafta sonları talep görüyor.

Silivri sahili, denizi, yoğurdu, piknik ve mangal alanları ile popüler İstanbul duraklarından. Silivri’de özellikle hafta sonu yapılacak birçok doğa aktivitesi bulabilirsin. İstanbul’da denize girilecek yerler arasında yer alan Silivri doğa gezileri için ideal rotalardan. Silivri’de ayrıca Mimar Sinan eseri köprü de göreceklerin arasında.

İstanbul’da denize girilecek yerlerden olan ve Sarıyer’de yer alan Kilyos aynı zamanda hafta sonu gezilerinin de vazgeçilmezi. Yazın oldukça popüler olan Kilyos, kışın da manzaralı restoranları ile ilgi görüyor. Kilyos’ta denize girebilir, yürüyüş yapabilir ya da balık keyfi yapmak için kendine güzel bir gün planlayabilirsin.