İstanbul’a 2 saat uzaklıktaki tatil rotaları

busra.guzeller
İçindekiler

İstanbul ülkemizin en kalabalık şehri. Bu nedenle İstanbullular ara sıra şehrin karmaşasından kaçmak için minik tatillere gitmeye ihtiyaç duyuyor. Kısa tatilleri için de İstanbul’a çok da uzak olmayan lokasyonları tercih ediyorlar. Bugün hazırladığım içerikte kente yaklaşık 2 saatlik mesafedeki keyifli seyahat rotalarından bahsedeceğim. Sen de İstanbul’da yaşıyorsan ve ara ara bir yerlere giderek kendini yenilemek istiyorsan içeriğimde yer verdiğim rotaları kesinlikle çok seveceksin. Hazırsan başlıyoruz.

Sapanca

İlk önerim İstanbul’daki kalabalığın izlerini sakin bir rotada yok etmek isteyenler için ideal. İstanbul’a yaklaşık 1,5 saat uzaklıkta konumlanmış Sapanca, Sakarya il sınırları içerisinde. Gölü ve sakin atmosferiyle öne çıkan ilçe, ziyaretçilerine huzur, keyifli anılar ve sakinlik vadediyor. Yükselen glamping trendinin ardından lüks kampçılık tesisleriyle dolup taşan Sapanca’da daha önce deneyimlemediysen göl kenarında bir bungalovda kalmayı tercih edebilirsin. Ya da yarım pansiyon konseptiyle hizmet veren lüks Sapanca otelleri arasından tercihini yapabilirsin.

Buraya gelmişken mutlaka yapman gereken şeyler de var. Mesela Sapanca’ya gelmişken popüler alabalık tesislerinden birinde kiremitte alabalık yemeden dönmek olmaz. Gölün çevresindeki kafelerde tavşan kanı çay içmeden, mevsim yazsa manzaraya karşı dondurma yemeden, eğer kışsa salep içmeden Sapanca’dan ayrılmamalısın. Tabii kalabalığın etkilerini üzerinden atıp düşüncelere dalman için yürüyüş de işlevsel bir yol. İlçedeki ormanlarda yeşilin bin bir tonu eşliğinde uzun uzun yürüyerek deyimi yerindeyse kendini sıfırlaman ve İstanbul’a döndüğünde yeniden başlaman mümkün. Sapanca’ya çocuğunla gittiysen görmen gereken yerlerden biri de Ormanya Doğal Yaşam Parkı. Buradaki yemyeşil ortamda unutulmaz anılar biriktireceğinize eminim. Tatilinle ilgili bir diğer önerim de ulaşımla ilgili olacak. Madem İstanbul’dan arınacağın bir yolculuk yapıyorsun Sapanca’ya giden güzel yollarda uzun uzun düşünebilmen için ilçeye otobüs ile gitmen isabetli bir karar olur. Yorgunsan ve dinlenmek istiyorsan bence hemen bir Sapanca otobüs bileti al ve huzura doğru yola çık!

Ağva

Aslında İstanbul sınırları içerisinde yer alan fakat Avrupa Yakası’ndaki ilçelere yaklaşık 2 saatlik mesafede bulunan Ağva, şehrin yoğunluğundan kaçmak isteyen tüm İstanbulluların rotalarını çevirdikleri ilk seçeneklerden. Yazın denize girmenin mümkün olduğu bir lokasyon olması ve kışın doğa yürüyüşleri için benzersiz bir seçenek olması semtin neden popüler olduğunun cevabı niteliğinde. Sen de yakın bir yerde birkaç gün dinlenmek istersen gitmeyi düşündüğün yerler arasına Ağva’yı da eklemelisin. Semte gittiğinde yapman gerekenlerin başında meşhur Göksu Nehri’nde tekne turuna katılmak olmalı. Çünkü bu nehirde gezerken çok sayıda ağaç ve su kaplumbağası göreceksin. Özellikle su kaplumbağalarını görmek çok keyifli bir deneyim olacak. Güven bana.

Nehrin etrafındaki otellerde manzaraya karşı kahvaltı etmek de bu seyahatte mutlaka yapman gerekenlerden. Tabii Ağva yalnızca bu deneyimlerle sınırlı değil. Semtte mevsim yazsa denize girebilirsin. Hava serinse bisiklet kiralayarak atmosferi keşfedebilir, Gürlek Mağarası’na giderek keşif yapabilir, sonbahar mevsiminde gittiysen Ağva Mantar Günleri’ne katılarak farklı mantar türlerinden toplayabilirsin. Son olarak Ağva otelleri hakkında da seni bilgilendirmek isterim. Burada oda kahvaltı ve yarım pansiyon konseptiyle hizmet veren konaklama birimleri genelde bungalov tarzında. Aynı zamanda odasında jakuzi olan romantik otellerin sayısı da Ağva’da çok fazla. Sen de nasıl bir kaçamak planladığına göre otel seçimini yapabilir, kendine yaşadığın şehirden çok uzaklaşmadan bir macera hediye edebilirsin.

Kerpe

İstanbul Anadolu Yakası’na yaklaşık 2 saat uzaklıktaki Kerpe, Kocaeli’nde Kandıra ilçesine bağlı bir liman kasabası. Destinasyonun deniz kenarında olması Kerpe’nin İstanbullular için ideal bir rota olmasını beraberinde getiriyor. Peki, Kerpe’de neler yapılır? Öncelikle bölgede denize girmenin mümkün olduğunu söylemek isterim. Hatta deniz o kadar iyi ki bazıları Kerpe’deki denizin Ölüdeniz ile çok benzerlik gösterdiğini düşünüyor. Tabii, yüzmek burada yapabileceğin tek şey değil. Bölgedeki ormanlar da eşsiz. Yani orman yürüyüşü yapmak, yeşilin bilmediğin tonlarıyla tanışmak istersen de Kerpe doğru tercih olacak. “Good Food, Good Mood” diye tüm dünyada kullanılan bir söz var. Bu deyişi eminim sen de biliyorsundur. Peki, o güzel yemeği keyifli bir yerde yemek ruhuna ne kadar iyi gelir? Bir düşünsene. Kerpe’deki ormanlardaki piknik masalarında mangal yakabilir, güzel yemeklerle yalnızca bedenini değil ruhunu da besleyebilirsin. Kerpe ile ilgili dikkat etmeni istediğim bir nokta var. Burası yaz sezonunda o kadar kalabalık oluyor ki. Denizde yer bulmak zorlu bir maratona dönüşebiliyor. Bu nedenle Kerpe tatilini özellikle Eylül ayında planlamanı öneririm.

Trilye

Geçmişte Zeytinbağı adıyla bilinen Trilye, Bursa’nın en keyifli mahallelerinden biri. İstanbul Anadolu Yakası’na tam 2 saat uzaklıkta bulunan rota, huzur kelimesinin adeta somutlaştığı bir yer. Sakinleştirici ve keyifli bir tatil için gidebileceğin Trilye’de bilmen gereken ilk mekan Çamlı Kahve. Hayatında gördüğün en eşsiz gün batımını izleyebileceğin Çamlı Kahve’de kahvaltı etmeni tavsiye ediyorum. Buranın kahvaltısı tüm Bursalılar tarafından biliniyor. Çünkü hem çeşit bol hem de servis edilen ürünler çok taze. Rotada başka ne yapılır diye merak ediyorsan açıkçası tarih kokan sokaklarda uzun uzun yürümen bile başlı başına yenileyici olacak. Taş Mektep, Fatih Cami, Köylü Pazarı ve Yat Limanı da gezmen gereken yerler. Eğer limanda kahve içtiğin bir tatildense sürekli gezmek istiyorsan Mudanya’daki güzellikleri de keşfedebilirsin.

Kıyıköy

İstanbul Avrupa Yakası’na 2 saat uzaklıktaki Kıyıköy; ormanlarıyla, glamping tesisleriyle, deniziyle ve doğal güzellikleriyle minik kaçamaklar için oldukça ideal bir lokasyon. Eğer ki İstanbul seni yorduysa ve doğayla kucaklaşarak yorgunluklarından özgürleşmek istiyorsan Kıyıköy’de kamp yapmaya gitmeni öneririm. Kamp sana uzak bir seçenekse İğneada’da bulunan sınırlı sayıdaki lüks otellerden birine de gidebilirsin. Kıyıköy’de en sevdiğin şarkıları dinleyerek uzun yürüyüşler yapabilir, denize girebilir, koyları, tabiat parklarını ve mağaraları gezebilir, dolu dolu bir tatil geçirebilirsin. Nereleri gezmen gerektiğinden emin değilsen Kastro Koyu’nu, Çilingöz Tabiat Parkı’nı, Aya Nikola Manastırı’nı, Kıyıköy Kalesi’ni ve Cehennem Şelaleleri’ni görmeni tavsiye ederim.

Yalıköy

Aslında İstanbul sınırları içerisinde bulunan ve Çatalca’ya bağlı olan Yalıköy, Anadolu Yakası’ndaki bazı yerlere yaklaşık 2 saatlik uzaklıkta bulunduğu için hazırladığım listede yer almayı hak etti. Gittiğinde içinden “İstanbul’da bu kadar sakin bir yer mi varmış yahu?” diyeceğin Yalıköy’de yapabileceklerinin başında bol bol dinlenmek geliyor. :) Tabii dinlenmenin yanı sıra burada denize girmen, Çatalca’yı keşfetmen, kamp yapman mümkün. Eğer gastronomiyle yakından ilgiliysen ve lezzetli yemekler tattığında mutlu oluyorsan Yalıköy yine doğru tercih. Çünkü kahvaltı etmek için oldukça başarılı mekanlar ve lezzetli Karadeniz balıklarını tadabileceğin salaş restoranlar da Yalıköy sınırları içerisinde var.

Armutlu

Yazımı buraya dek okuduysan şu ana dek genel olarak doğa tatili yapabileceğin yerleri mercek altına aldığımı fark etmişsindir. Şimdi biraz konsepti değiştiriyorum ve sana termal tatil yapabileceğin bir ilçeden bahsetmek istiyorum. Yalova’nın özellikle yaz mevsiminde kalabalık olan Armutlu ilçesi hem deniz tatili hem de termal tatil yapabileceğin yerlerden. İstanbul’a yakın diğer rota önerilerim gibi Armutlu da bir hayli sakin destinasyonlardan. Yani yaşadığın kentteki kalabalıktan arınmak için burası da eşsiz bir seçenek. İlçede kalacaksan dilersen Armutlu termal otelleri arasından birini seçerek bedenindeki rahatsızlıklar için önlem alabilirsin. Armutlu’ya gitmek istemiyorsan fakat yine de termal bir tatil yapmak istersen İstanbul’a yakın termal oteller arasından birini seçerek dilediğin ilçeye bir seyahat planlayabilirsin.

Akçakoca

Batı Karadeniz kıyı şeridinde yer alan Akçakoca, eşsiz denizi ve güzel doğasıyla 1950’lerden beri turistik geziler için sıklıkla tercih ediliyor. Sen de kayın, kestane, çınar ve ıhlamur ağaçlarının kokusunu içine çeke çeke yeşilin daha önce karşılaşmadığın tonlarıyla tanışmak istersen İstanbul’a yaklaşık 2,5 saat uzaklıktaki Akçakoca’ya gidebilirsin. Eğer yaz mevsiminde gidersen ilçede denize girebilirsin. Daha soğuk bir mevsimde gitmeyi tercih edersen de ilçenin eşsiz doğasını keşfedeceğin uzun yürüyüşlere çıkabilirsin. Akçakoca’ya gitmeni önerme nedenlerimden bir diğeri de Akçakoca otelleri arasında başarılı seçenekler olması. Düzce merkeze yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki bu oteller genellikle oda kahvaltı ya da sadece oda konseptinde hizmet veriyor. Bölgedeki konaklama birimlerinin neredeyse tamamı şehrin güzelliklerinden Aktaş Şelalesi’ne çok yakın. Tabii ilçede görülecek yerler şelaleyle sınırlı değil. Fakıllı Mağarası, Ceneviz Kalesi ve Bekir Özkök Kültür Evi buradayken mutlaka görmen gereken diğer yerler.

Abant

İstanbul’a yakın bir lokasyonda huzuru bulmak isteyenler buraya! Yani öncelikle benim hazırladığım içeriğe sonra da Abant’a. :) Sonbahar tatillerinin, kampçılık deneyimlerinin ve doğanın kalbine yolculukların en keyifli arka planlarından Abant, İstanbul Anadolu Yakası’na yaklaşık 2,5 saat uzaklıkta bir destinasyon. Doğasıyla, gölüyle ve kendine has atmosferiyle o kadar keyifli bir yer ki Abant, özellikle sonbaharda gidenler sonraki yıllarda da gitmeye devam ediyor. Fakat endişelenme, en kalabalık olduğu zamanlarda dahi Abant oldukça dinlendirici bir yer. Yani buraya gelerek doğanın içinde dinlenmen, şehrin kalabalığından arınıp sakinleşmen ve yenilenmen mümkün olacak. Genellikle oda kahvaltı ya da yarım pansiyon konseptinde hizmet veren Abant otelleri, göle çok yakın konumlarda bulunuyor. Bu otellerde kalmayı seçersen gölün etrafında uzun uzun yürüyebilir, Yedigöller Milli Parkı’na gidebilir ve Abant’a giden yoldaki satıcılardan kendine bir sucuk ekmek ısmarlayabilirsin.

Avşa Adası

İstanbul’a deniz otobüsüyle 2,5 saat uzaklıktaki Avşa Adası, özellikle yaz mevsiminde şehir hayatına mola vermek isteyenler için ideal. Hem eğlenceli aktiviteleri hem de dinlenilecek mekanları ile öne çıkan ada, fotoğraf çekilmeyi seven kişiler için çok özel bir lokasyon. Çünkü adanın her köşesi tatilcilere eşsiz bir manzara sunuyor. Denize sıfır balık restoranlarıyla ziyaretçilerinden tam puan alan Avşa’da İstanbul’un karmaşasına dair her şeyi unutman mümkün olacak. Kocaman her şey dahil tesislerdense butik otellerin samimi havasında kendini daha iyi hisseden bir seyahat seversen de Avşa senin için en doğru adreslerden. Organik ürünlerden satın almak istersen Avşa Çarşı’yı, manzarayı izlemek için Konstantin Tepesi’ni, lezzetli balıklar tatmak içinse Çınar Koyu’nu görmen gerek. Bu arada Avşa Adası’nda dondurmaların hem bayağı lezzetli hem de uygun fiyatlı olduğunu da eklemek istiyorum. Eğer dondurma en sevdiğin tatlılar listesindeyse Avşa sana cenneti yaşatacak.

Taraklı

İstanbul’a yakın ve termal tatil dendiğinde öne çıkan ilçelerimizden Taraklı, hem ülkemizin tanıtımı için hem de ilçenin geliştirilip dönüştürülmesi için “sakin şehir” unvanını almış bir lokasyon. İstanbul’a yaklaşık 200 kilometre uzaklıktaki Taraklı her ne kadar Sakarya sınırları içerisinde yer alsa da Bolu’da bulunan Göynük ilçesine ve Bilecik’te yer alan Gölpazarı ilçesine çok yakın bir konumda yer almakta. Bağdat Yolu üzerinde konumlandığı için ziyaretçilerine tarihi bir atmosfer sunan ilçeye gitmişken yapılması gereken aktivitelerin başında Taraklı sokaklarında uzun uzun yürümek geliyor. Çünkü yalnızca bu sokaklarda yürümek bile başlı başına nostaljik bir deneyim oluyor. Keyifli bir seyahat için gezmen gereken diğer yerler arasında Yunus Paşa Cami, Kurşunlu Cami, Tarihi Han ve Hisar Tepesi’ndeki kalıntılar var. Konaklama birimlerinden söz edecek olursam Taraklı’da çok fazla otelin olmadığını söylemem gerek. Olan oteller de genellikle eski konakların restore edilmesiyle yapılmış. Bu otellerden birinde kalarak farklı bir deneyim yaşaman mümkün.

İğneada

İstanbul Avrupa Yakası’na yaklaşık 2 saat 45 dakika uzaklıktaki bir konumda bulunan İğneada, ülkemizin doğasıyla en güzel yerlerinden biri. Özellikle kamp yapmayı seven kişiler tarafından sıklıkla tercih edilen ada, Kırklareli sınırları içerisinde bulunuyor. Gezilecek birçok yeri olan İğneada’da bana sorarsan yalnızca bir kamp sandalyesinde oturup güzel bir kitap okumak bile çok rahatlatıcı bir deneyim. Tabii kitap okumaktansa gezmeyi tercih edeceksen de İğneada Longoz Ormanları’nı, Tarihi Demirköy Fatih Dökümhanesi’ni, İğneada Plajı’nı ve Mert Gölü’nü görmeni öneririm. Mert Gölü’nde kano turu yapman da mümkün, aklında olsun. Beldede popüler bir glamping tesisinde lüks kampçılık deneyimini yaşayabilirsin ya da kendi çadırını yanına alarak kamp kurabilirsin. Eğer ki doğanın içinde kamp yapmaktansa bir otelde kalmak istersen İğneada otelleri arasından seçimini yapabilirsin.

Uçmakdere

Sıradaki önerim adrenalin severler için ideal. Çünkü bu lokasyonda yamaç paraşütü yapmak mümkün. Tekirdağ il sınırları içerisinde bulunan ve İstanbul Avrupa Yakası’na yaklaşık 2 saat uzaklıkta bulunan Uçmakdere, aslında eski bir Rum köyü. Ganos Dağları’nın yeşil tonlarını Marmara Denizi’nin mavisiyle harmanlayarak ziyaretçilerine sunan köyde yapılan en popüler aktivite başta da bahsettiğim gibi yamaç paraşütü. Ama gidenlerden bazıları yalnızca güzel bir manzaranın ruhlarını katacakları dinginliği deneyimlemek için daha önce Uçmakdere’ye rotalarını çevirmiş. Sen de yamaç paraşütü yapmak istiyorsan burası kesinlikle doğru adres. Ama yapmak istemiyorsan da köye gidebilirsin. Ganos Dağları’nda uzun uzun yürüyebilir, köyün sokaklarını keşfedebilir hatta Uçmakdere Kamp Alanı’nda konaklayabilirsin. Mevsim uygunsa Uçmakdere’de denize girmen de mümkün. Yalnız şunu bilmen gerek. Deniz burada taş. Yani yanında deniz ayakkabın olsa iyi olur.

Mudurnu

İçeriğimi hazırlarken tabii ki tarih gezisi yapmak isteyenleri de unutmadım. Sahip olduğu mimari değeri yüksek 173 adet yapı sayesinde Kentsel Sit Alanı ilan edilen Mudurnu, İstanbul Anadolu Yakası’na yaklaşık 2,5 saat uzaklıkta bir ilçe. Görülmesi gereken tarihi evlerle, camilerle, çeşme ve hamam ile tarihi yönden zengin bir gezi vadeden Mudurnu, termal tatil için de elverişli bir bölge. İster geçmişle ilgili bilmediğin yeni şeyler keşfetmeyi dile istersen de termal sularda şifa bulmayı hedefle, Mudurnu kesinlikle minik kaçamağın için doğru adres olacak. İlçede görmen gerekenler arasında Abant Gölü, Sülüklügöl, Babas Kaplıcası, Akkaya Travertenleri ve Mudurnu Saat Kulesi var. Mudurnu sınırları içerisindeki yarım pansiyon konseptiyle hizmet veren lüks otelleriyle de ünlü. Özellikle Abant’a yakın konumlanmış bu lüks otellerden birinde kalarak kendine birçok açıdan tatmin edici bir kaçamak hediye edebilirsin.

Kartepe

Hazırsan içeriğimin son maddesiyle birlikte seni kayağa götürüyorum. :) İstanbul Avrupa Yakası’na yaklaşık 2 saat uzaklıkta Kocaeli il sınırları içerisinde bulunan Kartepe, kayak tatilinin popüler destinasyonlarından biri. İstanbulluların günübirlik gezileri için bile tercih ettiği bu rotada sezon kasım ayında açılıyor ve nisan ayının ortasına dek devam ediyor. 14 adet doğal pistin bulunduğu ilçe genellikle kayak yapmak için tercih edilse de aslında gezilecek yer sayısı da bir hayli çok. Kartepe’ye kadar gitmişken Maşukiye’de alabalık yiyebilir, Eşme’da piknik yapabilir, Kuzuyayla Tabiat Parkı’nda yürüyüş yapabilirsin. Otellerden de bahsetmem gerekirse Kartepe otelleri arasında çok lüks seçeneklerin olduğunu söyleyebilirim. Yarım pansiyon ya da oda kahvaltı konseptiyle hizmet veren bu lüks otellerde genelde kayak dersi alabileceğin hocalar bulunuyor. Yani daha önce kayak yapmadıysan Kartepe’ye giderken hiç endişeli olma. Kalacağın oteldeki hocalardan bir ders ayarla ve kendini yeni bir şey öğrenme deneyimine teslim et. :) İnan bana gerisi gelecek.

busra.guzeller
Büşra Güzeller
38 Yazı
İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun olan yazar, yazı yazma tutkusunu oldukça erken keşfetti. Ortaokul yıllarından beri farklı türlerde yazılar kaleme aldı ve üniversiteden mezun olduktan sonra ajanslarda metin yazarı ve içerik editörü olarak rol aldı. Uzun süre çalıştığı bir ajansta seyahat alanında yazmaktan çok keyif aldığını keşfetti ve en keyif aldığı alanda daha çok üretmek için Enuygun ekibine katıldı. Büşra yazı yazmayı, köpeğiyle vakit geçirmeyi, okumayı ve yol filmlerini izlemeyi çok seviyor.
Uzman Yazarlar