
Antalya tarih ve kültür gezilerinin en önemli adreslerinden biri olan Aspendos Antik Kenti, Antalya merkezine 46 kilometre uzaklıkta yer alıyor. M.Ö. 10. yüzyılda inşa edilmiş ve günümüze kadar özenle korunmuş antik kenti gezerken Roma dönemi mimarisinin en güzel örneklerine şahit olacaksın. Yaz aylarında klasik müzik festivallerine ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapan 20.000 kişilik Antik Aspendos Tiyatrosu’yla ünlü antik kent, iki tepe üzerine bölgeye hakim bir konumda yer alıyor. Döneminin en zengin kenti olan Aspendos Antik Kenti’nde tarihi Roma hamamları, agoralar, su kemerleri, akropol ve tapınaklar arasında tarihî bir yolculuğa çıkmaya hazır ol.
Açık olduğu saatler

Antalya’nın güney sahilinde yer alan Olimpos Antik Kenti, Phaselis Antik Kenti’yle birlikte bölgedeki en büyük liman kentlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Her sene binlerce kişinin ziyaret ettiği, tarih ve kültür meraklılarının hayran kaldığı yerlerden olan Olimpos Antik Kenti'nin, M.Ö. 300 yıllarında Helenistik dönemde inşa edildiği düşünülüyor.
Antik çağın en önemli ve büyük liman kentlerinden biri olan Olimpos Antik Kenti, Beydağları Milli Parkı içinde özenle korunuyor ve tarihî hazineleriyle tüm dünyanın ilgisini çekiyor. Antik kent gezinde Roma döneminde kesme taşlarla inşa edilmiş tapınaklar, agora, etkileyici bir Orta Çağ Kalesi, tanrılara adaklar adanan sunaklar ve antik liman gibi pek çok yeri keyifle gezebilirsin. Kemer'e 30 kilometre uzaklıktaki Olimpos Antik Kenti'ni tam olarak gezmek ve doğanın tadını çıkarmak içinOlimpos’un en güzel kamp alanlarıyazısına tıklayarak inceleyebilirsin.
Açık olduğu saatler

Hitit döneminde inşa edildiği düşünülen Perge Antik Kenti, Antalya merkeze 16 kilometre uzaklıkta bulunuyor. O dönemler Parha ismiyle bilinen Perge, Roma döneminde de Anadolu’daki en gelişmiş şehirlerden biri olma özelliği taşıyor. Etkileyici heykelleri ve düzenli mimarisi ile ilgi çeken Perge, doğu-batı ve kuzey-güney yönlerinde planlanmış sütunlu caddeleri, M.S. 2. yüzyılda inşa edilmiş 15.000 kişilik devasa antik tiyatrosu, anıtsal çeşmeleri, Roma’nın antik hamamları ve agoraları ile Antalya’nın en çok ziyaret edilen antik kentleri arasında.
Açık olduğu saatler

Antalya merkezinde Karaalioğlu Parkı'nın güney köşesinde, Kaleiçi Yat Limanı’na hakim bir noktaya inşa edilen Hıdırlık Kulesi’nin tarihi M.Ö. 2. yüzyıla kadar uzanıyor. Alt kısmı kare, üst kısmı ise silindir biçiminde inşa edilen kule, 14 metre yükseklikte bir Roma dönemi eseri. Roma imparatoru Hadrianus için yaptırıldığı düşünülen Hıdırlık Kulesi’nin içindeki merdivenlerden kulenin zirvesine çıkarak Antalya, yat limanı ve Kaleiçi'nin en güzel manzaralarını izleyebilirsin. Günümüze kadar gelen ve doğal yapısını koruyan Hıdırlık Kulesi, antik çağlarda deniz feneri ve gözetleme kulesi olarak kullanılmış, şimdi ise çevresini saran kafeler, restoranlar, barlar ve seyir teraslarıyla Antalya’nın en çok ziyaret edilen gezi alanlarından biri.

Türkiye'nin en büyük doğal mağaralarından biri olan Karain Mağarası Şehir merkezine 30 kilometre uzaklıkta, Antalya-Burdur yolu üzerinde yer alıyor. Milyonlarca yıl önce doğal yollarla oluşmuş ve ilk çağlardan beri yerleşim yeri olarak kullanılan Karain Mağarasında yapılan kazılarda ilk çağlara kadar uzanan kişisel eşyalar ve etkileyici mağara resimleri bulundu.
Tarihe yolculuk yapabileceğin Karain Mağarası'nda iyi düzenlenmiş yürüyüş yollarıyla keşfe çıkabilir, milyonlarca yılda oluşmuş devasa sarkıtlar, dikitler ve göletler arasında gezebilir; mağara duvarlarına kabartma yöntemi ile kazanmış Roma yazıtları ve binlerce yıllık yaşam odalarını inceleyebilirsin.
Açık olduğu saatler

Serik ilçesinin yer alan Aspendos Antik Kenti'nin en önemli yapısı olan Aspendos Antik Tiyatrosu, günümüze kadar varlığını sürdüren, antik çağın en büyük tiyatrolarından biri. M.Ö. 2. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen ve dünyanın en iyi korunan antik tiyatrolarından biri olarak kabul edilen Aspendos Antik Tiyatrosu, klasik Roma mimari özelliklerini taşıyor.
Roma döneminde tiyatro gösterileri, kutlamalar ve dini ayinler için kullanılan 20.000 kişilik devasa tiyatro; kemerli köprüsü, taş kulisleri ve kesme taşlarla inşa edilmiş oturma alanlarıyla tüm dünyadan tarihseverleri Aspendos'a çekiyor. Günümüzde müzik dinletileri, senfoni konserleri, uluslararası sanatsal ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan Aspendos Antik Tiyatrosu’nun muhteşem atmosferinde etkinliklere katılabilir veya tiyatronun en üst basamaklarından muhteşem fotoğraflar çekebilirsin.
Açık olduğu saatler

1. Dünya Savaşı'nda işgalcilerden kurtarılan eserlerin sergilenmesi için Kaleiçi Yivli Camii'nde açılan Antalya Müzesi, 1972 yılında Konyaaltı Caddesi'ndeki binasına taşındı. 30.000 m2 gibi geniş bir alana yayılan Antalya Müzesi, 14 sergi salonunda Pamfilya ve Pisidya bölgelerinde yapılan kazılarda çıkarılan binlerce tarihi esere ev sahipliği yapıyor.
Geniş bahçesinde Lidya lahitleri, Roma sütunları ve Helenistik dönemden kalan heykelleri görebileceğin bir açık hava bölümü de bulunan Antalya Müzesi, iyi düzenlenmiş koleksiyonlarıyla pek çok uluslararası ödül kazandı. Seni Anadolu tarihinde unutulmaz bir yolculuğa çıkacak Antalya Müzesi'nde tabiat tarihi, seramik eserler, imparatorlar, tanrılar ve mozaik salonu mutlaka görmeni önerdiğimiz yerler arasında.
Açık olduğu saatler

Antalya’nın en popüler turistik ilçesi Alanya'nın simgesi olan görkemli Alanya Kalesi, Akdeniz’e hakim bir tepede bütün ihtişamıyla yükseliyor. Deniz seviyesinden 250 metre yükseklikteki bir yarımadanın zirvesine kurulmuş olan kale, 10 hektar gibi geniş bir alana yayılıyor. 6,5 kilometre toplam uzunluğa sahip surlarıyla büyüleyici bir manzara sunan Alanya Kalesi, 13. yüzyılda Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından inşa ettirilmiş bir mimari şaheser. Denizden gelecek saldırılara karşı Akdeniz’e hakim bir noktaya inşa edilen kale, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde de kullanılmış. Ayrıca uzun bir süre korsanların işgalinde kalmış.
83 kulesi, 140 burcu ve günümüze kadar bozulmadan kalmayı başarmış kilometrelerce uzanan surlarıyla yerli ve yabancı turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerden biri olan Alanya Kalesi’nin iç bölümü ise Tophane, saray kompleksi, Süleymaniye Camii, çeşitli bedestenler ve tarihi Osmanlı evleri ile tam bir açık hava müzesi.
Açık olduğu saatler

Alanya’da mutlaka görmen gereken yerlerden biri de Selçuklu dönemi eseri olan ve tarihe ışık tutan Kızıl Kule. 1226 yılında Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından inşa ettirilen Kızıl Kule, dikdörtgen şekliyle klasik Selçuklu mimarisini yansıtıyor. 12,5 metrelik surlarla çevrili 33 metre yükseklikteki kule, 5 kattan oluşuyor. Deniz kenarında saldırılara karşı koruma amacıyla tasarlanan kulenin 1. katında Alanya Etnografya Müzesi bulunuyor. Müzeyi gezdikten sonra Kızıl Kule’nin zirvesine çıkarak Alanya’yı izleyebilirsin.

Deniz seviyesinden 1.150 metre yükseklikte, Güllük Dağı zirvelerinde kurulmuş Termessos Antik Kenti, dağ eteklerinde inşa edilmiş devasa antik tiyatrosu ile dünya çapında bir üne sahip. Anadolu'nun bilinen en eski halklarından olan Luvi ve Solym uygarlıkları tarafından inşa edildiği düşünülen antik kent, doğa yürüyüşleri için ideal olan Termessos Milli Parkı'nın içerisinde yer alıyor. Antalya tarih ve kültür turları ile keşfe çıkabileceğin Termessos Milli Parkı ve Termessos Antik Kenti’nde Güney Amerika’nın Maya ve İnka kentlerine benzer büyüleyici manzaralarla karşılaşacaksın. Birçok arkeolojik kazı çalışması yapılan antik kentte bulunan paha biçilmez tarihi eserler ise Antalya Müzesi'nde özel bir bölümde sergileniyor.
Açık olduğu saatler

Antalya'nın tarihi kent bölgesini çevreleyen surların antik kapısı olan Hadrianus Kapısı, Antalya'nın tam ortasında yer alıyor ve Kaleiçi'ne bir giriş kapısı görevi görüyor. Halk arasında Mermer Kapı olarak da bilinen ve M.Ö. 130 yılında Roma İmparatorluğu tarafından yaptırılan 3 gözlü Hadrianus Kapısı, Korint tarzında devasa mermer sütunlarla inşa edilen etkileyici bir tarihi eser.
Antalya kartpostallarını süsleyen Hadrianus Kapısı, Atatürk Caddesi üzerindeki merkezi konumundan dolayı şehrde gezerken mutlaka karşına çıkacak.

Kaş le Ölüdeniz arasında yer alan Patara, hem dünyaca ünlü plajı, Caretta Caretta deniz kaplumbağaları hem de Patara Antik Kenti’yle turistlerin mutlaka uğradığı doğal güzelliklerden biri. Kaş ve Fethiye arasındaki gizemli Xanthos Vadisi üzerinde yer alan Patara, Likya döneminin en büyük ve önemli şehriydi. Çağın en büyük ticaret merkezi de olan Patara Antik Kenti, günümüzde iyi korunmuş tarihi hazineleriyle tüm dünyadan tarih ve arkeoloji meraklılarının kendine çekiyor.
Etkileyici Korinth Tapınağı, Vespasian Hamamı, antik kentin sütunlu caddeleri ve görkemli Patara limanı da keşfedeceğin diğer tarihî güzellikler arasında. Patara Antik Kenti’ni gezdikten sonra bembeyaz kumlarıyla ünlü Patara Plajı’nda bir mola verip tertemiz sularda yorgunluk atabilirsin.
Açık olduğu saatler

13. yüzyıl Selçuklu dönemi eseri olan Yivli Minare,Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin Keykubat'ın Antalya’da yaptırdığı en önemli tarihi simgelerden biri. Kesme taş, tuğla ve turkuaz renkli çinilerle inşa edilen Yivli Minare'nin zirvesine, 38 metre yükseklikte ve 90 basamaklı bir merdivenle çıkılabiliyor. Antalya'nın ortasında, tarihî Kaleiçi'nin girişinde yer alan Yivli Minare, muhteşem Akdeniz ve Kaleiçi manzarasından dolayı şehrin en çok fotoğraflanan yerlerinden biri. 1230 yılında inşa edilen minarenin muhteşem çinilerini inceledikten sonra hemen yanındaki 6 kubbeli tarihi camiyi de ziyaret etmelisin.

Serik ilçesinin yer alan Aspendos Antik Kenti'nin en önemli yapısı olan Aspendos Antik Tiyatrosu, günümüze kadar varlığını sürdüren, antik çağın en büyük tiyatrolarından biri. M.Ö. 2. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen ve dünyanın en iyi korunan antik tiyatrolarından biri olarak kabul edilen Aspendos Antik Tiyatrosu, klasik Roma mimari özelliklerini taşıyor.
Roma döneminde tiyatro gösterileri, kutlamalar ve dini ayinler için kullanılan 20.000 kişilik devasa tiyatro; kemerli köprüsü, taş kulisleri ve kesme taşlarla inşa edilmiş oturma alanlarıyla tüm dünyadan tarihseverleri Aspendos'a çekiyor. Günümüzde müzik dinletileri, senfoni konserleri, uluslararası sanatsal ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan Aspendos Antik Tiyatrosu’nun muhteşem atmosferinde etkinliklere katılabilir veya tiyatronun en üst basamaklarından muhteşem fotoğraflar çekebilirsin.
Açık olduğu saatler

Simena (Kaleköy), Kekova Adası'nın hemen karşısındaki yarımada yer alan ve 1. derece sit alanı olarak korunan, Akdeniz’in en güzel tarihi köylerinden biri. Binlerce yıllık Simena Kalesi'nin çevresini süsleyen taş evleriyle büyüleyici bir manzaraya sahip olan Simena, günümüzde küçük bir balıkçı köyü ve Antalya’nın yeni keşfedilen gizli cennetlerinden biri.
Simena Kalesi surlarına çıkarak harika panoramik fotoğraflar çekebileceğin sahil köyünün her yerinde karşınıza Roma dönemi lahitleri, tarihi harabeler ve etkileyici kaya mezarları çıkacak.

Antalya’ya düzenlenen tarih ve kültür gezilerinin değişmez adreslerinden olan Side Antik Kenti, Side merkezinde yer alıyor. Eşsiz bir gün batımı manzarasına sahip olan antik kent kartpostal güzelliğindeki manzaralarıyla turizm dergilerinin kapağını süslüyor.
Geç Hitit Dönemi’ne inşa edildiği tahmin edilen ve antik çağlarda bölgenin önemli deniz ticaret merkezlerinden biri olan Side Antik Kenti, dönemimin en zengin kentleri arasındaydı. Lidya ve Pers egemenliğinde de kalan antik kentin pek çok parçası Side merkezine yayılmış durumda.
Açık olduğu saatler

Antalya merkezindeki en hareketli caddelerinden biri olan Atatürk Caddesi üzerinde, Karaalioğlu Parkı ve Kaleiçi'nin hemen yanında güzel bir konumda yer alan Antalya Atatürk Evi ve Müzesi, 11 Mart 1930 yıllarında Atatürk'ün Antalya’ya yaptığı ziyaret sırasında kaldığı tarihi Osmanlı konağında hizmet veriyor. Merkezi konumundan dolayı şehri gezerken mutlaka karşına çıkacak olan bu etkileyici müzede Atatürk’ün kaldığı oda ve kişisel eşyaları, Atatürk’ün gezi sırasında çekilen fotoğrafları, dönem mobilyaları ile süslü odalar, silah ve para koleksiyonları gibi pek çok tarihi hazineyi inceleyebilirsin.
Giriş ücreti
Açık olduğu saatler

Demre ilçesinde yer alan Noel Baba Kilisesi (Aziz Nikolaos Kilisesi), Hristiyanlar için kutsal kabul edilen önemli bir hac alanı. Tüm dünyanın Noel Baba olarak tanıdığı Aziz Nikolaos, uzun süre Demre’nin Myra Antik Kenti’nde piskoposluk yaptı. Yoksullara ve çocuklara yaptığı yardımlarla ünle kavuşan Aziz Nikolaos anısına halk tarafından inşa edilmiş bu küçük kilise, günümüzde her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret ediliyor. Aralık ayında Noel kutlamaları ve mayıs ayında Noel Baba Şenlikleri’ne de ev sahipliği yapan Noel Baba Kilisesi’nin içi ise etkileyici süslemelerle görülmeye değer güzellikte.
Açık olduğu saatler

Myra Antik Kenti, Noel Baba’nın evi olarak bilinen Demre'nin, dağ eteklerine kadar uzanan kalıntılarıyla çok ilgi görüyor. Bizans döneminde inşa edilen Aziz Nikolaos Kilisesi (Noel Baba Kilisesi) ile Hristiyanlar için önemli bir hac noktası da olan Myra Antik Kenti’nde büyük kesme taşlara oyulmuş insan yüzleri, mistik figürler ve heykeller arasında tarihe yolculuk yapabilir ve özellikle gün batımında uçurum kenarındaki kaya mezarlarının güzel fotoğraflarını çekebilirsin.
Açık olduğu saatler

Side Antik Kenti’ne kısa bir yürüyüş mesafesinde yer alan ve Roma dönemi mimarili bir hamam kompleksi içerisinde hizmet veren Side Müzesi, zengin koleksiyonlarıyla 1962 yılında kapılarını açtı. Geç Hitit, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden binlerce tarihî eseri görebileceğin zengin koleksiyonlara sahip müze, özellikle M.S. 2. yüzyıla ait bir bereket simgesi olan Üç Güzeller Heykeli ile ünlü.
Müzenin iyi düzenlenmiş koleksiyonlarında Roma dönemi lahitleri, mozaik parçaları, heykeller, Selçuklu dönemi yazıtları, Geç Hitit döneminden bazalt sütun başları arasında tarihte bir yolculuğa çıkabilirsin.
Giriş Ücreti
Açık olduğu saatler

Köprülü Kanyon Milli Parkı'nın tam ortasında bulunan Selge Antik Kenti, dağ yamaçlarında çarpıcı manzaralar oluşturuyor. Köprüçay Nehri’nde rafting yapan turistlerin mutlaka uğradığı antik kent, iyi düzenlenmiş yürüyüş yollarıyla son yıllarda çok popüler bir gezi noktası haline geldi. Köprüçay Nehri kıyısında kurulan ve çevresi akarsularla çevrili Selge Antik Kentine ulaşım için Roma döneminde inşa edilen köprüler, bugün hala ayakta ve muhteşem manzaralar sunuyorlar. Roma su kemerleri ve tarlaları sulamak için geliştirilen teras sistemi de antik kentte mutlaka görmen gereken yerler arasında.
Döneminin en büyük ve güçlü kenti olan Selge’de M.S. 2. yüzyıla tarihlenen antik tiyatro, ozanların toplanma alanı olan oditoryum, antik tapınaklar ve pazar yeri de görülmeye değer güzellikteki yerlerden. Selge gezinizde antik tiyatronun en yüksek noktasından panoramik Köprülü Kanyon Milli Parkı fotoğrafları çekmeyi de unutma.

Antalya merkezindeki tarihî simgelerden ve halkın buluşma noktalarından biri olan Antalya Saat Kulesi, Kale Kapısı mevkiinde tarihi Kaleiçi’nin hemen girişinde yer alıyor. 1901 yılında padişah II. Abdülhamid için inşa ettirilen Antalya Saat Kulesi, 14 metre yüksekliği ve kare planlı mimarisiyle dikkat çekiyor. Dört tarafında saatlerin bulunduğu Antalya Saat Kulesi, bozulmadan kalmış mimarisiyle görülmeye değer güzellikte. Çevresi alışveriş çarşıları, mağazalar, restoranlar ve nostaljik tramvay ile oldukça hareketli olan Antalya Saat Kulesi’nin önünde fotoğraf çekmeyi unutma.

60.000 hektardan büyük yeşil bir alana yayılan Termessos Güllük Dağı Milli Parkı, büyüleyici doğa manzaralarının yanı sıra binlerce yıllık antik kentleriyle de Antalya’nın önemli gezi alanlarından biri. Anadolu'nun en eski yerli halklarından olan Luvi ve Solym'lerin inşa ettiği Termessos Antik Kenti, dünyanın en iyi korunmuş antik kentlerinden biri olarak milli parkın en çok ilgi çeken yeri konumunda.
Kızılçam ormanları ve maki bitki örtüsüyle süslü onlarca yürüyüş parkuruyla sarılı Termessos Güllük Dağı Milli Parkı, aynı zamanda nesli tükenmekte olan Alageyik gibi pek çok vahşi canlıyla da doğa tutkunlarını kendine çekiyor. Rehberli turlara katılarak veya kendi başınıza milli parkın doğal güzelliklerini keşfe çıkabilir; yemyeşil vadiler, sarp kanyonlar, masmavi akarsular ve buz gibi sularında yüzebileceğin dağ gölleri arasında güzel bir gün geçirebilirsin.
Açık olduğu saatler

Gün batımında sunduğu muhteşem manzarasıyla uluslararası turizm dergilerinin kapaklarını süsleyen ve sadece Antalya'nın değil Türkiye'nin de en bilinen simgesel yapılarından biri olan Side Apollon Tapınağı, belde merkezinde yarımadada denize hakim bir konumda yükseliyor. M.S. 150 yıllarında inşa edilen, müzik, uyum ve ışık tanrısı Apollon’a adanmış bu etkileyici tapınaktan günümüzde sadece 3 tane devasa sütunu ayakta kalmayı başarmış durumda. Sütunların üstünde yer alan Roma kabartmaları ise seni büyüleyecek güzellikte. Her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği özellikle gün batımında fotoğraf çektirmek için sıraya girdiği Side Apollon Tapınağı’nı Antalya gezinde mutlaka yakından görmelisin.

Antalya ve Muğla arasında yer alan Xanthos Antik Kenti, antik ismi Xanthos Nehri olan Eşen Çayı kenarında bölgeye hakim iki tepenin üzerinde yükseliyor. Hem Likya hem de Roma akropolü bulunan Xanthos Antik Kenti, Türkiye'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan antik kentinden biri olmasından dolayı büyük bir öneme sahip. M.Ö. 8. yüzyılda inşa edildiği düşünülen Xanthos, Likya Birliği'nin yönetim merkezi ve başkentiydi. Halkının Truva savaşına katıldığı bilinen antik kent, döneminin en demokratik kenti olarak da biliniyor. Dağ yamacına inşa edilmiş devasa antik tiyatrosuyla üne kavuşan Xanthos Antik Kenti’nde hem bu antik tiyatronun hem de tepeler boyunca uzanan pek çok tarihi eserin harika fotoğraflarını çekebilirsin.
Açık olduğu saatler

Antalya'nın tam ortasında, Kaleiçi’ne sadece 5 dakika yürüyüş mesafesinde yer alan Murat Paşa Camii, Osmanlı sadrazamı Kuyucu Murat Paşa tarafından 1570 yılında inşa ettirmiş etkileyici bir tarihi yapı. İçerisinde hem Osmanlı dönemini hem de Selçuklu dönemini yansıtan kaligrafi sanatının en güzel örneklerini görebileceğin Murat Paşa Camii, devşirme malzemeler kullanılarak inşa edilmiş etkileyici Türk-İslam mimari eserlerinden biri. Yüzlerce yıldır hizmet vermeye devam eden cami, özellikle kutsal günlerde ve bayramlarda tamamen doluyor. Geniş avlusunda asırlık çınar ağaçları altında dinlenebileceğin Murat Paşa Camii, Antalya merkezindeki mutlaka görülmesi gereken tarihi yapılardan biri.

Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin Keykubat’ın Akdeniz Bölgesi’nde inşa ettirdiği başka bir mimari şaheser olan Alara Kalesi, 1232 yılından beri bölgeye hakim bir tepede yükseliyor. Önemli ticaret yollarının yanında yer alan ve kervanların güvenliğini sağlamak amacıyla gözlem kulesi olarak inşa edilen Alara Kalesi, Alanya merkezine sadece 37 kilometre uzaklıkta. Bizans dönemine ait eski bir kale kalıntılarını da görebileceğiniz bölgede Alara Kalesi’nin sarp kayaların üzerine yükselen etkileyici manzarasının fotoğraflarını çekebilir veya kale surlarına çıkarak panoramik Akdeniz ve Alanya manzaraları izleyebilirsin.

Antalya'nın Finike ilçesinde Arif Köyü sınırları içerisinde yer alan ve yemyeşil çam ormanlarıyla sarılı bir tepede inşa edilen Arykanda Antik Kenti, Geç Bakır Çağı ve Erken Bronz Çağı’na kadar uzanan yerleşimlerin bulunduğu etkileyici bir tarihi hazine. 1 kilometre uzunluğundaki zorlu yamaçlar aşılarak ulaşılabilen antik kent, bu nedenle doğa gezileri için de tercih ediliyor.
Likya Birliği şehri olan ve daha sonra Roma egemenliğine giren Arykanda Antik Kenti, 1838 yılında bir İngiliz gezgin tarafından şans eseri keşfedildi. Antik tapınaklar, 20 basamaklı devasa tiyatro, agora, meclis, sur duvarları ve Roma hamamlarıyla etkileyici bir manzaraya sahip antik kent, görülmeye değer güzellikte. Yer aldığı vadinin panoramik manzaralarını sunduğu için doğa fotoğrafçılarının da sıkça uğradığı Arykanda Antik Kenti’ni rehberli turlarla da keşfe çıkabilirsin.

Alanya merkezinde İsmet Hilmi Balcı Caddesi üzerinde, Damlataş Plajı’na kısa bir yürüyüş mesafesinde yer alan Alanya Arkeoloji Müzesi, hem Antalya çevresindeki antik kentlerde yapılan kazılarda elde edilen tarihi eserleri hem de Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nden getirilen Tunç Çağı’ndan Lidya dönemine uzanan tarihi eserleri için ziyaret ediliyor. Fenike dilinde yazılmış taş yazıtlar, müzenin en eski tarihi eseri olarak görülmeye değer güzellikte.
Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinden onlarca eserin sergilendiği müzenin Türk-İslam koleksiyonunda ise Selçuklu ve Osmanlı döneminden silahlar, takılar, el yazmaları, yörük kilimleri ve Alanya'nın tarihini yansıtan eşyaları inceleyebilirsin.
Açık olduğu saatler

1993 ile 1995 yılları arasında restore edilerek müzeye dönüştürülen iki katlı klasik bir Osmanlı konağında hizmet veren Suna ve İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi, 19. yüzyıl Antalya yaşamını gözler önüne seriyor. Yöresel ürünlerle bir etnografya müzesi olarak düzenlenen müzenin bahçesinde bulunan, 1863 yılında inşa edilmiş tarihi Aya Yorgi Kilisesi de ziyarete açık.
Çeşitli dönemlere ait yöresel kıyafetler giymiş balmumu heykellerinden 19. yüzyıl mobilyaları, duvar süslemeleri ve ev eşyalarına kadar büyüleyici bir koleksiyona sahip olan müze, Antalya'nın tarihi semti Kaleiçi'nde Kocatepe Sokak üzerinde ziyaret edilebilir. Suna ve İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi’ni gezdikten sonra yabancı turistlerin Kaleiçi'nde en çok ziyaret ettiği yerlerden biri olan Aya Yorgi Kilisesi’ne de uğrayabilir ve kilisenin benzersiz iç dekorasyonlarını inceleyebilirsin.

Antalya merkezine 18 kilometre uzaklıkta, Aspendos ve Perge antik kentleri arasında yer alan Sillyon Antik Kenti, yüksek bir tepe üzerine bölgeye hakim bir konumda yer alıyor. Pamfilya bölgesinin başkentliğini yapmış bu etkileyici antik kent, döneminde dünyanın en zengin ve güzel şehirlerinden biriydi. Antalya'ya en yakın antik kentlerden biri olarak yerli ve yabancı turistler tarafından sıkça ziyaret edilen Sillyon Antik Kenti’nde dağ eteklerinde yer alan 8.000 kişilik antik tiyatro, agora, ev kalıntıları, kuleler ve kale harabeleri arasında gezebilir; Selçuklu Camii ve Bizans Kilisesi gibi kent alanında sonradan yapılmış tarihi yapıları görebilirsin.

Antalya’nın Demre ilçesine 6 kilometre uzaklıktaki Soura Antik Kentinin Apollon’un kehanet merkezlerinden biri olduğu düşünülmekte. Çayağzı’ndaki Andriake Harabelerinin üzerinde ve Kaş’a giden yolda bulunan antik kent hakkında maalesef ki çok fazla bilgi yok. Şehirde akropol ve doğu tarafındaki mezarları görebilmek mümkün. Soura’ya gitmişken görmen gereken bir diğer yer de yakınlarındaki Trabenda Antik Kenti. Çok keyifli bir gün geçirmek için bu iki antik kenti gezerek tarihte bir yolculuğa çıkabilirsin.

Kumluca ilçesine 2,5 kilometre uzaklıktaki bir tepenin yamaçlarına kurulmuş Rhodiapolis Antik Kenti, isminden dolayı Rodos dönemine ait olduğu düşünülse de bulgular kentin tarihinin daha önceye dayandığını gösteriyor. Avusturyalı arkeologlar tarafından keşfedilen kent, Opramoas Anıt Mezarı ile ünlü adını duyuruyor. Anıt mezarın bu kadar ünlü olmasının nedeni ise yazıtın Anadolu’nun en uzun Antik Yunanca yazıtı olma özelliğine sahip olması. Klasik dönemden Bizans dönemine dek kalıntıların görülebildiği Rhodiapolis Antik Kenti, Antalya gezinde seni tarihte yolculuğa çıkaracak duraklardan yalnızca biri olacak.

Neolitik dönemden bugüne pek çok uygarlığın gelişimine ayna tutan Elmalı, Türkiye’nin arkeolojik açıdan en önemli müzelerinden Elmalı Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Eski Hükümet Konağına kurulmuş müze, 11 adet teşhir salonu ile ziyaretçilerine farklı bir deneyim yaşatıyor. 2011 yılında açılan müzede kalkolitik döneme ait Bağbaşı eserleri, Karataş Semayük mezar alanında bulunmuş mezarlar ve Kızılbel ve Bayındır Tümülüsleri kazılarında çıkarılan eserler mutlaka görülmesi gerekenler arasında.
Açık olduğu saatler