• Anasayfa
  • Bilgi
  • Türkiye'den UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren yerler

Türkiye'den UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren yerler

ipekincir

İnsanlık tarihine ışık tutmuş ya da ender bulunan doğal güzellikleriyle dünyada farklılık yaratan yerler, UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınıyor. Ülkemizden bugüne kadar tam 19 yer, listeye dahil oldu. Tescilli dünya harikası bu yerlere göz atarak seyahat programlarını yapmaya ne dersin?

İçindekiler

1. İstanbulistanbul11

İstanbul, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan ve bu medeniyetlerin izlerini günümüze kadar taşıyan, listenin en başında olan şehir olarak karşımıza çıkıyor. Doğu ile Batı'nın buluşma noktası olarak stratejik bir konumda yer alan İstanbul, tarihsel, kültürel ve mimari açıdan zengin bir mirasa sahip. Bu özellikleriyle İstanbul, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde geniş bir yer kaplıyor.

Bizans İmparatorluğu'nun başkenti olan şehir, ardından Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti oluyor. Ayasofya, 6. yüzyılda Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından inşa edilmiş olup zaman içinde kilise, cami ve müze olarak kullanıldı. Sultanahmet Camii ise Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biri olup şehrin siluetine eşsiz bir güzellik katıyor. Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii ve Kapalıçarşı gibi tarihi ve mimari açıdan önemli yapılar, İstanbul'u benzersiz kılan unsurlar olup 1985 yılından bu yana UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alıyor.  

İpucu: ENUYGUN’da erken alınan biletler için özel fiyatlar bulunuyor. Bir sonraki sene için tatilini ocak ayinin sonuna kadar planlarsan biletini çok daha uygun alacağını unutma! Seyahat için İstanbul uçak biletini almak için tıkla.

2. Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir)Kapadokya – Balon Turu

Göreme Milli Parkı ve Kapadokya, Nevşehir ilinde bulunan eşsiz bir coğrafyaya sahip. Bölgenin belki de en çarpıcı özelliği, doğal oluşumlarının yanı sıra insan eliyle şekillendirilmiş benzersiz kaya oyma yerleşimleri. Bölge aynı zamanda tarih öncesi dönemden itibaren farklı medeniyetlerin yerleşim yeri olduğu için bu medeniyetlerinde bıraktığı izler günümüze kadar geliyor.

Bölge, Kapadokya'nın benzersiz coğrafyası, yumuşak tüf kayalarının rüzgar ve erozyon etkisiyle oluşturduğu peri bacaları, vadiler, konik tepecikler ve yer altı şehirleriyle ünlü. Bu doğal oluşumlar, bölgeyi adeta bir açık hava müzesine çeviriyor. Göreme Milli Parkı içinde yer alan peri bacaları ve kaya oyma kiliseler, tarih boyunca farklı dönemlerde Hristiyanlığın önemli merkezlerinden biri olarak da kabul edildi. Bölgedeki kaya oyma kiliseleri, freskleri ve yer altı şehirleri, mimari ve sanatsal açıdan da büyük öneme sahip. 1985 yılında listeye dahil olan Kapadokya, sadece Türkiye'nin değil, tüm dünyanın ortak kültür mirası olarak kabul edilmekte ve ziyaretçilere tarih ve doğanın muazzam bir birlikteliğini sunmakta. 

İpucu: En iyi otel fiyatlarını tek bir yerde görmek, seçeceğin otel hakkında bilgi almak ve saniyeler içinde rezervasyon yapmak için ENUYGUN üzerinden Kapadokya otelleri araştırmasına başlayabilirsin.

Uçak Bileti

3. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas)sivasdivrigi

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, 13. yüzyılın ortalarında inşa ediliyor. Yapı, Anadolu Selçuklu mimarisinin en özgün örneklerinden biri olup, dönemin kültür ve sanatının muazzam bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Camii, kendine özgü planı, taş işçiliği ve süslemeleriyle dikkat çekerken, özellikle camiinin portalındaki taş oyma detaylar, mimari ustalığın bir göstergesi. Ayrıca, cami içerisindeki ahşap işçiliği, dönemin sanatının yüksek seviyesini ortaya koyuyor.

Divriği Ulu Camii'nin yanında yer alan Darüşşifası ise döneminde tıp ve sağlık hizmetlerinin sunulduğu bir hastane olarak kullanıldığı biliniyor. Bu yapı, hem tıp tarihine ışık tutan bir sağlık kompleksi hem de mimari açıdan dikkate değer bir eser olarak ön plana çıkıyor. Türkiye'nin UNESCO listesindeki bu değerli miras, 1985’ten beri listede yer alıyor.


4. Hitit Başkenti Hattuşa (Çorum)hattusa

Hitit İmparatorluğu'nun başkenti olarak tarihe damga vuran Hattuşa, M.Ö. 17. ve 12. yüzyıllar arasında Anadolu'nun merkezi olmuş Hititlere başkentlik yapmış bir yer. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almasının ana nedenlerinden biri, Hitit medeniyetinin en önemli ve kalıcı merkezlerinden biri olarak kabul edilmesidir.

Hattuşa'nın mimari zenginlikleri, o dönemin bilgi ve teknolojisinin bir yansımasıdır. Kent, muazzam surlarla çevrili olup, ana giriş kapısı üzerindeki taş oyma süslemeler dikkat çekerken, büyük tapınaklar, saraylar, depo alanları ve özel konutlardan oluşan karmaşık bir yapıya sahip olduğu biliniyor. Hitit mimarisinin özgün örnekleri, Hattuşa'da günümüze kadar korunarak ulaşıyor. Ziyaretçilere, Anadolu'nun antik geçmişine dair benzersiz bir pencere açan Hattuşa, Hattuşa 1986 yılında listeye dahil edildi.

5. Nemrut Dağı (Adıyaman)nemrut

Türkiye'nin muazzam kültürel ve tarihi zenginliğini yansıtan bir başka önemli destinasyonun, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı olduğunu söyleyebiliriz. Eşsiz bir gün batımı ve doğumunu izleyebileceğin muhteşem manzaraya sahip olan Nemrut Dağı her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapıyor. Nemrut Dağı, Kommagene Krallığı'nın M.Ö. 1. yüzyılda hüküm süren kralı I. Antiochus'un emriyle inşa edilmiş büyüleyici bir anıt kompleksiyle adını duyuruyor. Dağın zirvesinde, devasa heykellerle çevrili bir sunak ve tapınak kompleksi yer alır.

UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilen Nemrut Dağı, sadece mimari ve sanatsal açıdan değil, aynı zamanda tarih öncesi dönemin kültürü, dini inançları ve siyasi yapısını anlamak açısından da büyük öneme sahip. Bu antik anıt kompleksi, ziyaretçilere Anadolu'nun zengin tarihini ve kültürünü keşfetme fırsatı sunarken 1987 yılından beri Dünya Mirası Listesi ile tescillenmiş durumda.

Giriş ücreti

  • 240 TL
  • 0-18 yaş arası ücretsiz
  • Müzekart geçerli

Yazar Notu: Yaz aylarında bile serin olan bölgeye gitmeyi düşünüyorsan yanına hırka almanı öneriyoruz. Girişten 100 TL’ye şal kiralayıp, alandan çıkarken 50 TL’sini geri alabilirsin. Tuvalet için yanında bozuk para bulundurmanı öneriyoruz.

6. Xanthos ve Letoon Antik Kentleri (Antalya-Muğla)letonantik

Türkiye'nin en batısında bulunan ve en önemli tarihi ve turistik alanlara ev sahipliği yapan Muğla, aynı zamanda dünya mirası iki antik şehre de sahip. Xanthos, Likya'nın en önemli kentlerinden biri olarak öne çıkıyor. M.Ö. 4. yüzyılda Persler tarafından işgal edilen Xanthos, halkının kahramanca direnişi ve sonrasında gerçekleşen trajik olaylarla ünlü. Bu direniş, Likya'nın bağımsızlık mücadelesini simgeler. Xanthos, antik tiyatrosu, kaya mezarları ve agora gibi kalıntılarıyla ziyaretçilere antik Likya medeniyetinin atmosferini yaşatıyor. UNESCO'nun bu antik kenti Dünya Mirası Listesi'ne dahil etmesi, Xanthos'un tarihi ve kültürel önemini vurguluyor.

Xanthos'un kutsal alanlarından biri olan Letoon, Likya bölgesindeki dini ve kültürel önemiyle biliniyor. M.Ö. 2. yüzyıldan kalma tapınakları, tiyatrosu ve agora gibi yapıları içinde barındırıyor. Ayrıca, Letoon, antik dünyanın önemli dini festivallerinden biri olan Letoia Festivali'ne ev sahipliği yaptı. 1988 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak kabul edilmesi, Letoon'un Likya kültürünün önemli bir merkezi olduğunu ve dini ritüellerin yanı sıra kültürel etkinliklere de ev sahipliği yaptığını gösteriyor.

7. Hierapolis ve Pamukkale (Denizli)pamukkale

Antik Roma dönemine ait Hierapolis, Pamukkale kasabasının üzerinde yükselirken, şehrin, termal su kaynakları ve şifalı sularıyla ünlü olduğu biliniyor. Hierapolis, antik dönemde bir tedavi merkezi olarak kullanılırken, sahip olduğu tiyatro, agora, tapınaklar ve diğer yapılarla zengin bir kültürel mirasa ev sahipliği yaptığı biliyor.

UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmesi, Hierapolis'in antik dönemin sağlık, kültür ve mimari açıdan önemli bir merkezi olduğunu vurgular. Hierapolis, tarih severlere ve arkeologlara antik Roma İmparatorluğu'nun izlerini keşfetme fırsatı sunuyor.

Hierapolis'in yanında yer alan Pamukkale, sımsıcak termal su kaynaklarından oluşan beyaz traverten teraslarıyla ünlü. Doğanın yarattığı bu eşsiz güzellik, antik kenti tamamlayarak ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunuyor. Pamukkale, suyunun mineralleri sayesinde birçok sağlık yararı taşır ve yıllardır termal turizmin en çok tercih edilen yerleri arasında bulunuyor. Bu iki yer de 1988 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. 

Giriş ücreti

  • Müzekart geçerli
  • 700 TL

Açık olduğu saatler

Her gün 08.00-18.00 arasında açık

Yazar Notu: Hierapolis Antik Kenti geniş alana yayıldığı için bir günde gezilemeyebilir. Buraya en az iki gün ayırmanı öneriyoruz.

8. Safranbolu (Karabük)safranbolu

Osmanlı dönemi mimarisinin en iyi örneklerinden biri olan Safranbolu, tarihi atmosferi, eşsiz mimarisi ve kültürel zenginlikleri ile büyüleyici bir destinasyon olarak öne çıkıyor. Karabük iline bağlı bu şehir, Anadolu'nun geçmişini koruyan ve günümüze taşıyan bir açık hava müzesini andırıyor. Safranbolu2nn listeye katılmasındaki en büyük neden Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait tarihi ve mimari dokusunu büyük ölçüde muhafaza etmiş olması.

Safranbolu kendine özgü evleri, camileri, hamamları, köprüleri ve diğer yapıları ile geçmişin izlerini günümüze taşırken, Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomik ve kültürel merkezi olarak tarih sahnesinde yer alıyor. Geçmişin izlerini günümüze taşıyan Safranbolu 1994 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine dahil edildi.

9. Troya Antik Kenti (Çanakkale)troya

Troya Antik Kenti, tarihin en eski uygarlıklarının yaşadığı Anadolu topraklarında bugüne dek hüküm sürmüş en ilgi çekici ve efsanevi yerlerin başında geliyor. Bölge, Antik Yunan mitolojisinin en ünlü hikayelerinden biri olan Truva Savaşı'na da ev sahipliği yapmasıyla da biliniyor. M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanan bir geçmişe sahip olan bölge, birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Troya Antik Kenti'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alması hem mitolojik hikayelerin hem de tarihi gerçekliğin bu eşsiz yerde birleştiği ve korunduğu anlamına geliyor. Bu antik kent, tarih severleri, arkeologları ve mitoloji meraklılarını kendine çekerek Türkiye'nin zengin kültürel mirasına ışık tutmaya devam ediyor. Troya Antik Kenti 1998 yılında listeye alındı.

10. Selimiye Camii ve Külliyesi (Edirne)Selimiye Camii

Osmanlı İmparatorluğu'ndan miras kalan ve her biri sanat eseri olarak adlandırılan birçok yapıya imza atan Mimar Sinan'ın 'ustalık eserim' dediği Selimiye Camii sadece Edirne'nin değil, dünyanın da en güzel camilerinden birisi. Selimiye Camii estetik ve mühendislik harikası olarak adlandırılırken, cami, dört minaresi, muazzam kubbesi ve zarif süslemeleriyle dikkat çeker.

Selimiye Camii'nin içerisinde bulunan Külliye, medrese, kütüphane, hastane, imarethane, hamam ve dükkanlar gibi çeşitli binaları içerir. Yapı, Osmanlı toplumunda sadece ibadet değil, aynı zamanda eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerin bir araya geldiği bir merkez olarak hizmet vermiştir. Selimiye Külliyesi, Osmanlı'nın dini ve sosyal hayatına dair benzersiz bir pencere sunarken cami 2011 yılından bu yana da UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunuyor.

Yazar Notu: Selimiye Camii’nin restorasyonu 9 Mart 2025 tarihine kadar devam edecek. Bu yüzden caminin şu an için sadece bir bölümü ziyarete ve ibadete açık. Selimiye Camii’nin görkemli kubbesinin bulunduğu ana bölüm ise tamamen kapalı.

11. Çatalhöyük (Konya)catalhoyuk

Dünyanın ilk yerleşimlerinden olan Çatalhöyük M.Ö. 7500-5700 yıllarına tarihlenen bir Neolitik yerleşim yeri olup, günümüzden yaklaşık 9,000 yıl önceye kadar uzanıyor. 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilen Çatalhöyük, sadece Anadolu'nun değil, aynı zamanda dünya tarihindeki Neolitik döneme ait en iyi korunmuş yerleşimlerden biri olma özelliğini vurgular. Bu antik kent, insanlığın tarımı keşfetmesi ve yerleşik hayata geçişi gibi önemli dönemlere ait arkeolojik kanıtlar sunarak tarih öncesi dönemin anlaşılmasına önemli bir katkı sağlıyor.

12. Cumalıkızık (Bursa)cumalıkızık

Osmanlı'nın ilk başkentlerinden birisi olan Bursa ve Cumalıkızık Köyü, 2014 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alındı. Osmanlı'nın ilk dönemlerine ait mimari özellikleri, geleneksel Türk evleri ve sokağa açılan avlularıyla Cumalıkızık, zaman içinde korunarak günümüze kadar gelmeyi başardı.

UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak kabul edilen Cumalıkızık Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk dönemlerine ait tarihî, kültürel ve mimari değerlerini muhafaza etmesini ve gelecek nesillere aktarması açısından önemli olduğu biliniyor. Köy, sadece Türkiye'nin değil, aynı zamanda dünya tarihindeki önemli bir dönemin izlerini taşıyan özel bir bölge olarak kabul ediliyor.

13. Bergama ve Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı (İzmir)bergama

Antik tiyatrosu, kütüphanesi ve muazzam tapınaklarıyla Bergama, Helenistik dönemin izlerini günümüze taşıyor. Bergama ilçesi yakınlarında bulunan Pergamon Antik Kenti'nin tarihi milattan önce 4. yüzyıla kadar uzanıyor. Türkiye'nin ilk arkeoloji müzesinin de bulunduğu antik kentte bulunan önemli kalıntılar Avrupa'nın başta Berlin olmak üzere farklı bölgelerinde sergileniyor. Az sayıda sütun ve şehir meyanından oluşan kent ve çevresini görmek için en uygun zaman ilkbahar ve yaz ayları. İzmir şehir merkezinden hareket eden günübirlik turlarla veya araç kiralayarak Bergama'yı görebilirsin.

Giriş ücreti

  • 340 TL

Açık olduğu saatler

Her gün 08.30-18.30 arasında açık

İpucu Bu rota için araç kiralamak iyi bir fikir! Ekonomik, lüks, aile boyu araçları günlük, haftalık, aylık veya uzun dönem kiralayabilirsin. ENUGUN’un avantajlı araç kiralama seçenekleri için tıkla!

14. Tarihi Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleridiyarbakirsur

Tarihi Diyarbakır Surları, M.Ö. 4. yüzyıldan kalma tarihi eserler arasında yer alıyor. 9 binden yıldan eskiye dayandığı tahmin edilen surların uzunluğu 5.8 kilometreyi buluyor. Orta Çağ’ın büyük surları arasında yer alan Diyarbakır Surları, kent içindeki tarihi dokuyu koruyarak zaman içinde birçok medeniyetin etkileşimine tanıklık ettiği biliniyor. Kentte görülmesi gereken yerler arasında ilk sıralarda gösterilen surların bir diğer özelliği ise dünyada bu kadar eski ve iyi korunmuş surlar arasında Çin Seddi'nden sonra ilk sıralarda gelmesi. Hevsel Bahçeleri ise Diyarbakır Surlarına yakın bir konumda, Dicle Nehri kıyısında bulunan verimli arazilerden oluşuyor.

15. Efes Antik Kenti (İzmir)Efes

Efes, antik Roma İmparatorluğu'nun önemli bir liman şehri olup M.Ö. 10. yüzyıldan itibaren varlığını sürdürerek antik dünyanın en önemli kültür ve ticaret merkezlerinden biri olarak biliniyor. Artemis Tapınağı, Celsus Kütüphanesi, Büyük Tiyatro gibi görkemli yapılarıyla ünlü olan Efes, antik dünyanın mimari ve mühendislik ustalığını sergileyen eşsiz örnekler olarak karşımıza çıkıyor.

Efes Antik Kenti 2015 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alındı.Geçmiş çağlarda 14 binden fazla kitaba ev sahipliği yapan kütüphanesine ait sütunlar ve kalıntılar günümüzde aslına uygun olarak onarılarak ayağa kaldırılmış. Kütüphane önünde fotoğraf çektirmek Efes'e gelen birçok turist tarafından ilk yapılan şeylerden birisi. Efes ve çevresinde Meryem Ana Evi, Artemis Tapınağı ve Yedi Uyurlar gibi diğer tarihi yerleri de görebilirsin. Şehrin tarihini daha yakından tanımak istersen, İzmir şehir merkezinden düzenlenen günübirlik rehberli turlara katılabilir veya minibüslerle Selçuk'a geldikten sonra kolayca ulaşarak kendiniz de keşfedebilirsin. 

Giriş ücreti

  • 700 TL

Açık olduğu saatler

Her gün 08.00-18.30 arasında açık

16. Ani Arkeolojik Alanı (Kars)aniharebe

Ani, Orta Çağ boyunca önemli bir ticaret ve kültür merkezi olarak Anadolu'nun zenginliğine katkıda bulundu. Ermenistan Krallığı döneminde başlayan bu tarihi serüven, Bizans ve Selçuklu dönemlerinde devam etti. Ani, tarihi boyunca farklı medeniyetlerin etkisi altında kaldığı için şehir, mimari eserleri ve sanat eserleriyle ünlüdür. Ani Harabeleri, 2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Bu unvan, Ani'nin sadece Türkiye'nin değil, aynı zamanda dünya tarihindeki çok kültürlü mirasın önemli bir parçası olduğunu vurgular.


17. Aphrodisias (Aydın)afrodisias

Aphrodisias, adını antik Yunan mitolojisinin aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite'den alır. Bu antik kent, M.Ö. 5. yüzyılda başlayan Helenistik dönemden Roma İmparatorluğu'nun sonlarına kadar olan süreçte büyük bir kutsal alan olarak varlığını sürdürdü. Aphrodisias, özellikle Afrodit kültüne adanmış tapınakları ve anıtsal yapıları ile ünlü olduğu biliniyor. Aphrodisias, antik dünyanın en önemli heykeltıraşlık merkezlerinden biri olarak kabul edilir. Kent, özellikle Roma İmparatorluğu döneminde heykeltıraşlık okulu ile adını duyurdu. Aphrodisias, antik kentin mimari zenginlikleri ile de dikkat çekerken, Antik stadyumu, 30 bin kişilik tiyatrosu, tapınakları ve agora gibi yapılarıyla Aphrodisias, antik kent yaşamının izlerini günümüze taşır. Bu yapılar, antik Roma İmparatorluğu'nun zirvesindeki mimari ihtişamın birer yansıma olarak bilinir. Geçmişin izlerini taşıyan Aphrodisias Antik Kenti, 2017 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alındı.


18. Göbeklitepe (Şanlıurfa)Göbeklitepe

Göbeklitepe, 1995 yılında yılında yapılan kazılar sonucunda keşfedildi. Bu antik yerleşim, M.Ö. 9600–9500 yıllarına tarihlenen kalıntılarıyla bilinir ve dünyanın bilinen en eski tapınak yapısı olarak kabul edilir. Burada yapılan kazılarda ortaya çıkan devasa taş sütunlar, hayvan figürleri ve geometrik desenler, dönemin insanlarının bilinçli bir şekilde inşa ettiği büyüleyici bir tapınak alanını gözler önüne serer.

Göbeklitepe'nin en çarpıcı özelliği, o dönemdeki insanların bu alanda gerçekleştirdikleri dini ve ritüel etkinlikleri simgeliyor olması. Sütunların üzerindeki hayvan figürleri ve kabartmalar, dönemin inanç sistemini yansıtan birer sanat eseri olarak karşımıza çıkıyor. Göbeklitepe'nin bu dini yapıları, insanların toplu ritüeller düzenleme kapasitesine ve ortak bir inanç sistemine sahip olduklarını gösterir.

Göbeklitepe, 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Bu unvan, Göbeklitepe'nin sadece Türkiye'nin değil, aynı zamanda insanlık tarihinin anıtsal bir başlangıç noktası olduğunu vurgular.

Giriş ücreti

  • 450 TL
  • Müzekart geçerli

Açık olduğu saatler

Her gün 08.30-17.30 arasında açık

19. Arslantepe Höyüğü (Malatya)

Arslantepe Höyüğü

Arslantepe Höyüğü, M.Ö. 4000 yıla kadar uzanan bir tarihi geçmişe sahip. Bu antik höyüğün kazıları, birçok farklı medeniyetin izlerini ortaya çıkarttı. Günümüzde Battalgazi adıyla bilinen Eski Malatya’da konumlanan Arslantepe, Fırat Nehri’nin batısında bulunduğu için verimli topraklara sahip. Tarım potansiyelinin yüksek olması ve nehir taşkınlarından korunabileceği bir yapının varlığı nedeniyle Hitit, Roma ve Bizans gibi imparatorluklara da ev sahipliği yapmış bir bölge. Arslantepe’de bulunan milattan önce 5000’li yıllardan Demir Çağı’na kadar gelen kalıntılar günümüze kadar korunarak ulaşmayı başarmış. Yapılan arkeolojik kazı çalışmalarında bulunan kerpiç saray ve 2000’i aşkın mühürle Anadolu

Arslantepe Höyüğü'ndeki kazılar, arkeologlara ve tarihçilere Anadolu'nun tarihi derinliklerini anlama fırsatı sunuyor. Çeşitli dönemlere ait tapınaklar, saray kalıntıları, mozaikler, seramikler ve diğer arkeolojik buluntular, bölgenin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısına dair önemli bilgiler sağlar.

2014 yılında geçici listeye alınan Arslantepe Höyüğü, 2021’de UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne kalıcı olarak alındı.Böylece ülkemizden listeye giren son yer oldu.

20.Gordion Antik Kenti (Ankara)

gordion-antik-kenti-ankara

Gordion, Frigya Krallığı'nın başkenti olarak M.Ö. 9. yüzyılda kuruldu. Gordion, kendi döneminde stratejik bir konumda bulunması, zengin ticaret yollarına hakim olması ve etkileyici mimarisi ile büyük bir öneme sahipti. Antik çağlardan günümüze kadar sürekli olarak yerleşim görmüş olan Gordion, zengin tarihi geçmişiyle biliniyor.

Gordion Antik Kenti, zengin arkeolojik kalıntılarıyla dikkat çekiyor. Saray kalıntıları, tapınaklar, mezarlar ve savunma duvarları, Gordion'un tarihî geçmişini günümüze taşıyan unsurlar olarak biliniyor. Ayrıca, Frigya'nın geleneksel mimarisini ve yaşam tarzını anlamak için önemli bilgiler sunan bu kalıntılar, arkeologlar ve tarih meraklıları için büyüleyici bir açık hava müzesi niteliğinde.

Ankara’nın 80 kilometre batısında yer alan Gordion Antik Kenti, 2023’ün eylül ayında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi.


ipekincir
İpek İncir
355 Yazı
Marmara Üniversitesi Reklam bölümünde yüksek lisans yaptı. Eğitimini tamamlamak için bir süre Londra’ya gitti. Otomotiv, sağlık, turizm sektörü gibi birçok farklı alanda içerik üretti. Şimdi ise Enuygun ekibinin bir parçası olarak seyahat yazıları yazıyor.
Yorum Yap
Yorumlar
Bu yazı için henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan sen ol.
Uzman Yazarlar

10 milyondan fazla kullanıcı, seyahatini Enuygun’la planlıyor!

Hemen İndir

App Store'dan

indirin

Google Play

'DEN ALIN

AppGallery

ile KEŞFEDİN