Deniz, kum, güneş ve tarihin bir arada olduğu Side, tüm güzelliği ile her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turist ağırlıyor. Side otelleri ve plajları ile yaz aylarındaki yüksek deniz turizmiyle adını duyursa da aslında tarih meraklıları için vazgeçilmez duraklardan biri. Roma Dönemi’ne kadar uzanan eski bir tarihe sahip olan Side, yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapıyor. Yaz turizminin popüler duraklarından olan Side’nin birbirinden güzel plajlarında Akdeniz’in tadını çıkarabilir, zamanının en önemli Pamfilya kentlerinden biri olan Side Antik Kenti’ni ziyaret edebilirsin. Sevdiklerinle birlikte güzel bir tarih gezisi yapıp mükemmel doğanın tadını çıkaracağın Side’de gezilecek yerleri senin için derledik.
Side’nin neyi meşhur?
Side antik kentleri ve muhteşem plajları ile Manavgat'ın öne çıkan bir mahallesi. Side’den ayrılmadan önce hediyelik eşya olarak yörük kıyafetlerine, antik kent temalı magnet ve heykellere göz atabilirsin. Ayrıca adını Grekçe’deki nardan alan Side’de nar ağacının etkileyici hikayesini dinleyebilirsin.
Side’de denize ne zaman girilir?
Side’de mayıs ayının ortalarından itibaren deniz sezonu başlar. Antalya’nın sıcak iklimi sayesinde ekim ortalarına kadar masmavi denizlerin tadını çıkarabilirsin.
Side’de ne yenir?
Side’de Girit yemeklerinden olan çullama böreği, piteraç ve bakla gilikli mutlaka denemen gereken lezzetleden. Ayrıca saç kavurma, arabaşı çorbası ve hibeş gibi yemekler ile Antalya mutfağını tadabilir, taze deniz ürünleri ve lezzetli mezelerle muhteşem bir Akdeniz sofrasını deneyimleyebilirsin.

Antik Tiyatro, Agora, Apollon Tapınağı, Tike gibi Türkiye’nin değerli arkeolojik alanlarından biri olan Side Ören Yeri, bir yarımada şeklinde konumlanıyor. Dünyaca ünlü ören yerleri arasında yer alan Side Ören Yeri, mimarisi ile Anadolu’daki tek örnek olan antik tiyatrosuyla farklılaşıyor. Side Ören Yeri Antalya’nın arkeoloji hazineleri arasında bu yönden oldukça farklı bir konumda bulunuyor. Helenistik ve Roma Dönemi’ne ait izleri sürebileceğin Side Ören Yeri’nde Dionysos Frizini de görmen mümkün. Lidyalıların, Büyük İskender yönetimindeki Makedonya Devleti’nin, Ptolemaios Hanedanlığı’nın ve ardından da Roma ve Bizans imparatorluklarının eline geçmiş olan Side, bu özelliğiyle muazzam bir tarih hazinesi olarak karşına çıkacak. Side Ören Yeri’nde görebileceğin tüm güzellikleri diğer maddelerde detaylarıyla keşfetmeye devam edelim.
Yabancı turistler 300 euro
T.C. vatandaşlarına MüzeKart ile ücretsiz
Ziyaret Saatleri
08.00-19.00 saatleri arası

Burası Side’de bulunan ve Roma İmparatorluğu Dönemi’nde 2. yüzyılda, Pax Romana (Roma Barışı) döneminde inşa edilmiş, Apollon ve Athena’ya adanmış olan tapınaklara ev sahipliği yapıyor. Apollon mitolojide müziğin, okçuluğun ve güneşin tanrısı olarak biliniyor. Apollon Tapınağı’nın yanında bulunan Athena Tapınağı ise adını sanat, savaş, barış ve zeka tanrıçası Athena’dan alıyor. Yıllar içinde ayaktan kalan kısımları için restorasyon çalışması yapılmış olan tapınak, antik çağların Side’deki harika bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle beş sütunlu kısmı ile çok ilgi çeken Apollon Tapınağı’nı ziyaret edersen güzel fotoğraflar çekmeyi de unutma!
MüzeKart ile ücretsiz
Ziyaret Saatleri
08.00-19.00 saatleri arası

Side Müzesi, ülkemizde köye açılan ilk müze olma özelliğini taşıyor. Side’deki antik bir hamam olan Agora Hamamı içinde yer alan Side Müzesi, 1962’de hizmete açılıyor. Geç Hitit, Roma İmparatorluğu ve Selçuklu Devleti Dönemi’nden kalma birçok eserin yanında, kendi içindeki dış ve iç dekorasyonunda tarihî izlerin bulunması, Side Müzesi’nin ziyaretçileri için çok büyük bir şans diyebiliriz. Müzenin bahçe kısmında birçok cam eser, sikke, heykelcik, takı ve lahit gibi tarihi kalıntılar yer alıyor. Side’nin yerel tarihinin çeşitli dönemlerdeki yansımalarının somut ve günlük hayattan karşılıklarının bulunduğu bu güzide müzeyi gezip görmek, Side’deki kültürel turizm fırsatlarının başında geliyor.
MüzeKart ile ücretsiz

Şimdi Side Ören Yeri’nin içinde bulunan ve hem kültürel hem de tarihî bağlamda çok kıymetli Side Antik Tiyatrosu’nu listenin ilk sıralarına eklemezsek olmaz. Antik kentin merkezine konumlanmış olan tiyatronun yapı planı her ne kadar Helenistik Döneme ait ekole uygun olsa da inşa tekniğinin Roma mimarisine uygun olduğu söyleniyor. Oturma sıralarından, basamak ortasındaki yoluna kadar olan kısmı bir yamaca yaslı şekilde duran tiyatronun bu şekli onu daha da özel kılıyor.
Ayrıca sahne binasının birinci katında Roma tanrısı Dionysos’la ilişkili bir friz de bulunan bu antik tiyatroda sahne eserleri, toplantılar ve müsabakalar gerçekleştirildiği tahmin ediliyor.
MüzeKart ile ücretsiz
Ziyaret Saatleri
08.00-19.00 saatleri arası

Side Antik Kenti’nin merkezi olarak sayabileceğimiz yer Devlet Agorası, modern şehirlerin çarşı kısımları gibi de düşünülebilir. Antik zamanlardaki şehirlerde bulunan dükkanların, ticarethanelerin ve çeşitli zanaat işlerinin de yapıldığı imalathanelerin merkezi olarak kabul edilen agoralardan güzel bir örnek de Side’deki antik kentte bulunuyor. Burada ayrıca Agora’nın ortasında Tike’ye adanmış bir tapınak da bulunuyor.
MüzeKart ile ücretsiz
Ziyaret Saatleri
08.00-19.00 saatleri arası

Side Antik Kenti’nde girişte ziyaretçileri karşılayan Anıtsal Çeşme veya antik adıyla Nymphaeum, Roma Dönemi’nden kalma, 2. yüzyıla bir eser olarak karşına çıkacak. Duvar içine oyulmuş kubbeli üç kemeri ve yirmi bir sütunu bulunan üç katlı ve önü havuzlu çeşmenin üzerinde çeşitli Roma kültürüne ait kaplamalar, semboller ve heykel tasvirleriyle olağanüstü bir manzarayla karşılacaksın. Zamanında Side Antik Kenti’nin su ihtiyacının bir kısmını karşıladığı bilinen çeşmenin günümüzde eski ihtişamından pek bir şey kaybetmediği de görenlerin kabul edeceği bir gerçek diyebiliriz.
MüzeKart ile ücretsiz
Ziyaret Saatleri
08.00-19.00 saatleri arası

Side Antik Kenti’nin içinde bulunan ve tarihî değeri yüksek olan Tike Tapınağı, Side’deki Helenistik yapılardan biri. Tarih boyunca birçok onarım geçirmiş olan tapınağın uzunluğu 18, genişliği de 12 metre. Roma Dönemi’nde şans tanrıçası olarak kabul edilen Tike’ye adanmış olan tapınağın mimari özellikleri ve estetiği bir araya gelerek görenleri mest ediyor. Aynı zamanda Side Antik Kenti’ndeki en büyük tapınaklardan biri olma özelliğine de sahip olan tapınak, gayet hoş dekorasyonlarıyla da göz alıcı bir güzelliğe sahip.

Side merkezine yaklaşık olarak 14 kilometre uzaklıkta bulunan Side Halk Plajı, bölgede en çok tercih edilen plajlar arasında yer alıyor. Plajı kumlu ve ince yapıda olan Side Halk Plajı’nın alanı da gayet geniş. Berrak ve hemen derinleşmeyen bir su yapısına sahip olan Side Halk Plajı’nda denizin tadını çıkarabilirsin. İçinde giyinme kabinleri, duş, restoran ve kafeterya gibi sosyal imkânlar da bulunan plajda istersen gün batarken yürüyüş yapabilir, Akdeniz’in sularına kendini bırakabilirsin.
Ücretsiz

Kumköy bölgesinde bulunan bu harika plaj, Side’nin merkezine ortalama 4 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Side’de en berrak ve neredeyse en dalgasız denize sahip olan Kumköy Plajı’nın kumsalı da temiz. Denizin sığ olduğu bu plaj yüzme bilmeyen veya çocuklu aileler için de son derece uygun. Ek olarak plaj içinde soyunma kabini, duş, tuvalet ve büfe gibi sosyal olanaklarda bulunuyor.

Roma İmparatoru Vespasianus’un zamanında yaptırılmış bir olan Vespasianus Anıtı, imparatorun hatırasını yaşatmak amacıyla ortaya çıkmış bir eser. Anıtın kendisinin haricinde etrafında da bulunan tarihî değere sahip eserler, çevrenin tarihî zenginliğini ziyaretçilere yansıtıyor. Yıllar boyunca çeşitli mimari ve arkeolojik çalışmalarla birlikte eski fiziksel yapısı da ortaya çıkarılmış olan Vespasianus Anıtı’nın günümüzde hali, antik zamanları andırıyor.

Side’nin Antik Dönem’de en önemli ana damarlarından biri olarak rol oynayan Side Limanı, şehrin diğer yerleşim yerleriyle ticaret yapabilmesini ve aynı zamanda balıkçılık alanında gelişmesini sağlamış. Günümüzde eskisi gibi ticari faaliyetten ziyade yat limanı ve sosyalleşme alanı olarak tercih edilen Side Limanı’nda çeşitli dalgıçlık faaliyetleri gerçekleştiren tesislere de ulaşabilmek mümkün.

Side’ye bağlı Çolaklı Mahallesi’nde yer alan Çolaklı Halk Plajı genelde yerel halk tarafından tercih ediliyor. İnce taneli kumlara ve geniş bir sahile sahip olan Çolaklı Halk Plajı, Side’ye gidenlerin denizde güzel vakit geçirebilecekleri güzel bir alternatif. Aynı zamanda duş, soyunma kabini, tuvalet, kafeterya ve restoran gibi sosyal imkânların da var olduğu plajda yazın denizin keyfini çıkarabilirsin.

Side’nin en güzel plajlarından biri olarak karşımıza çıkan Side Plajı ince kumu, gün batımı ve gün doğumundan ortaya çıkan olağanüstü manzaralarıyla herkesi kendine hayran bırakıyor. Masmavi suları, altın sarısı kumları ve huzur veren atmosferiyle yaz aylarında Side’ye gelenlerin mutlaka uğraması gereken yerlerden biri.

Side Antik Kenti’nin güneydoğu tarafında yer alan Büyük Plaj, ziyaret edenlerin memnun kalacağı nitelikte bir güzelliğe sahip. Doğal bir albenisi bulunan, ince kumu ve her zaman berrak kalan deniziyle birlikte ziyaretçilerini bekleyen Büyük Plaj’da yeme-içme, şezlong ve şemsiye hizmetleri veren işletmeler bulunuyor. Side’de denizin tadını çıkarmak isteyenleri bekleyen Büyük Plaj, masmavi denizi ile ziyaretçilerini büyülüyor.

Side’de gezilecek yerler listesi hazırlarken hemen yakınındaki Titreyen Göl’den bahsetmemek olmaz.
Side merkezine ortalama 7 kilometre uzaklıkta Manavgat’ın Sorgun Mahallesi’nde yer alan Titreyen Göl, hem tatlı su hem tuzlu suyu bir arada arayanların adresi. Denize çok yakın olan Titreyen Göl, 3.000 metrekarelik bir alana sahip. Yeşil ve mavinin birleştiği noktada çok sayıda işletme misafirlerini ağırlıyor.
Side’nin güzelliklerini keşfettikten sonra Manavgat’a geçeceksen Manavgat’ta gezilecek yerler yazımıza da atmayı unutma!