İstiklal Caddesi’nin kalabalığında yürürken bazen bir durup nefes almak istersin ya, işte o anlarda imdadına bu tarihi pasajlar yetişiyor. Her gün önünden geçtiğin o büyük kapıların ardında aslında caddenin en samimi ve gerçek köşeleri saklı. Kimine en ucuz tişörtü bulmak için girersin, kimine ise sadece bir bardak çay içip kafa dinlemek için. Ama hepsinde olan tek şey, kentin kültürünün saklı olması.
Eğer sadece vitrinlere bakmaktan sıkıldıysan ve Beyoğlu’nun asıl karakterini keşfetmek istiyorsan, rotanı bu pasajlara kırmalısın. Senin için İstiklal’in en ikonik duraklarını ve hangi kapıdan girince seni nelerin beklediğini tek tek özetledim. Hadi gel, caddenin gürültüsünü biraz dışarıda bırakıp pasajları gezelim.

Eski Naum tiyatro binasının dönüşmesiyle birlikte İstanbul’un en şık ve aristokrat duraklarından biri haline gelen Çiçek Pasajı, bugün de İstiklal’in gözdesi durumunda. 1870 yılında çıkan büyük yangında yanan pasaj yerine Banker Christaki Zografos tarafından bugünkü bina yaptırılır. Çiçek Pasajı bugün İstanbul’un balık restoranları ve meyhane kültürü ile yaşayan tarihi simgelerinden biri olmaya devam eder.

Kendisini filmlerden de tanıdığımız ve sinema ile özdeşleşen pasajlardan biri olan Atlas Pasajı, aslında 1870'li yıllarda kışlık bir konak olarak inşa edilir. Bugün içinde ağırlıklı olarak festival filmlerinin sergilendiği sineması ve kıyafet dükkanları yer alan Atlas Pasajı, bir dönem tiyatrocuların, yazarların ve sinemaseverlerin buluşma noktasıydı. İstanbul’un entelektüel hafızasını taşıyan pasaj neo-rönesans mimari tarzıyla ve tavan süslemeleri ile dikkat çeker.
1948 yılında açılan ve dönemin en büyük salonlarından biri olan Atlas Sineması ve 1951’de Muhsin Ertuğrul önderliğinde kurulan Küçük Sahne, pasajın kültürel kimliğini yansıtan en önemli unsurlar. Pasaj günümüzde teknolojik imkanlarla yenilenmiş İstanbul Sinema Müzesi’ne ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

İstiklal Caddesi’nin tam kalbinde, sanat ve tiyatronun iç içe geçtiği en zarif duraklardan biri de Halep Pasajı. 1885 yılında Halepli bir tüccar olan M. Hacopulo tarafından neoklasik tarzda inşa ettirilen yapı, cephesindeki ince işçilikle Pera’nın altın çağını günümüze taşıyor. Şehrin en eski sinemalarından Pera Sineması ve Türk tiyatrosunun mabedi sayılan Ses Tiyatrosu (Ortaoyuncular) da burada nefes alıyor.
Günümüzde pasajın içindeki dükkanlar ağırlıklı olarak gümüş takılardan oluşuyor. Alışveriş anlamında çok seçeneği olmasa da Beyoğlu’nun bohem ruhunu en iyi yansıtan yer diyebiliriz. Bunun için Ses Tiyatrosu’nun varlığı bile yeterli.

İstiklal’in Tünel’e yakın kısmında yer alan bu Suriye Pasajı, hem mimarisiyle hem de alt katındaki farklı kültürlerin izleriyle ziyaretçilerini şaşırtır. İçinde yer alan butik dükkanlar ve kafeler, kendini aynı anda hem Orta Doğu hem de eski Avrupa bileşiminde bulabilirsin. 1901-1908 senelerinde Hasan Halbuni Paşa ve Mehmet Abud Efendi tarafından neoklasik yapıda yaptırılan pasaj, Dolmabahçe Sarayı’ndan sonra İstanbul’da elektrik ve hava gazı bağlanan ilk bina olma özelliğini taşıyor.
Günümüzde deri ve kürk mağazaları ile birlikte dizi ve film sektörüne dönem kostümleri sağlayan dükkanları ile ziyaretçilerini ağırlıyor.

Galatasaray Lisesi’nin tam karşısında yer alan Aznavur Pasajı, Beyoğlu’nun kendine has karakteri bulunan binalarından. 20. yüzyılın başlarında İtalyan mimarisi esintileriyle Aznavur ailesi tarafından inşa ettirilen yapı, yüksek tavanları ve zarif cephe süslemeleriyle Pera’nın Avrupai ruhunu günümüze taşıyor. Eskiden üst katları konut, alt katlarında ise dükkanların bulunduğu pasaj günümüzde ağırlıklı olarak gümüş dükanlarına ev sahipliği yapıyor.

İstiklal Caddesi’nin mimari açıdan en etkileyici duraklarından biri olan Avrupa Pasajı, Galatasaray Lisesi’nin hemen yanı başında, Balık Pazarı’nın girişinde yer alıyor. 1874 yılında mimar Domenico Pulgher tarafından inşa edilen yapı, dönemin Paris pasajlarından ilham alan ‘belle epoque’ ruhunu İstanbul’a taşıyor. Pasajın içindeki dükkânların arasına yerleştirilen devasa aynalar nedeniyle Aynalı Pasaj olarak da bilinen pasajda özellikle otantik ürünler ve plaklar bulunuyor.

Adını bir zamanlar içinde bulunan ünlü Elhamra Sineması'ndan alan bu pasaj, 1922 yılında neoklasik tarzda yapılıyor. İstanbul’un kültürel hayatında operadan sinemaya, baleden konserlere kadar pek çok ilke ev sahipliği yapan Elhamda Pasajı günümüzde sahafçılara, şapkacılara, antikacılara ev sahipliği yapıyor. El Hamra Pasajı’nda dönemsel olarak bienal sergileri de düzenleniyor. Ve güzel bir nor: Mustafa Kemal Atatürk'ün de burada film izlediği ve operaları takip ettiği arşivlerde yer alan bilgiler arasında.

Birçok filme ve diziye otantik atmosferiyle doğal set ortamı sunan Hazzopulo Pasajı, İstiklal Caddesi müdavimlerinin yakından tanıdığı bir yer. 1871 yılında yapılan ve Beyoğlu’nun bohem havasını bugüne dek koruyan Hazzopulo, özellikle çay içmek için kalabalıklar arasında bir vaha oluyor. Neoklasik tarzda inşa edilen ve tarihi bir avluya sahip olan pasaj döneminin en şık kuaförlerine, şapkacılarına ve terzilerine ev sahipliği yapıyordu.Kısacası burası, Beyoğlu’nun yüksek sosyete vitriniydi.
Fakat tüm bu imajının yanı sıra pasajı önemli kılan asıl unsur edebiyatımızın ünlü isimlerinden Ahmet Mithat Efendi’nin matbaasını bu pasajın içine kurmasıydı. Üstelik onunla birlikte Namık Kemal de İbret Gazetesi’ni pasajın arkasında yer alan matbaada bastırıyordu.

İstiklal Caddesi’nin en bütçe dostu alışveriş noktası olan Terkos Pasajı, adını bulunduğu sokaktan alan bu geçitte yer alıyor. Sokak tarzını yansıtan, oldukça uygun fiyatlı tekstil ürünleri ile rağbet gören Terkos, 19. yüzyılın sonlarında inşa edilen binalar içinde sokak-pasaj formunda bir yapı olarak öne çıkıyor.
Özellikle öğrenciler ve uygun fiyatlı kıyafet almak isteyenlerin gittiği yer olan Terkos Pasajı, bir alt katı da dahil olmak üzere hem hızlıca alışveriş yapabileceğin hem de Beyoğlu’nu keşfetmeye devam edebileceğin nitelikte.

Çiçek Pasajı'nın tam karşısında yer alan pasaj, aslında İstanbul'un en lüks otellerinden biriydi. 19. yüzyılın sonunda açılan Tokatlıyan Oteli, Pera’nın altın çağında Mustafa Kemal Atatürk’ten pek çok önemli dünya liderini ağırladı. Bugün ise alt katı kıyafet dükkanları, antikacılar ve terzilerin olduğu bir alışveriş pasajı olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.
İstiklal Caddesi’ni gezmeye devam etmek için birbirinden güzel durakları keşfettiğimiz Beyoğlu’nda gezilecek yerler yazımıza da bakmanı öneririz.