İstanbul’un koşturmacasıyla geçen yorucu günlerin ardından ya da bütün bir haftanın stresini geride bırakmak istediğin bir hafta sonunda rotanı Adalar’a çevirerek tazelenebilirsin. Adalar serüveni vapura bindiğin an başlıyor. Güverteden martılara simit atabilir, manzarayı izlerken şehrin gürültüsünden yavaş yavaş uzaklaştığını görebilirsin. Prens Adaları arasında en çok ziyaret edilen bu 4 ada, şehre yakın olmasına rağmen sakin ve huzurlu atmosferi ile seni metropolden sakin bir tatil rotasına götürecek.
Peki, rotanı hangi adaya çevirmen gerektiğini ve ulaşımı nasıl sağlayacağını biliyor musun? Gününü en verimli şekilde geçireceğin kusursuz bir Adalar kaçamağı için merak ettiğin tüm detayları senin için tek yazıda birleştirdik.

Her bir adanın kendine has bir karakteri var. Bu yüzden beklentilerine en uygun adayı seçmen çok önemli. İşte adaların genel özellikleri:
Büyükada: En büyük, en hareketli ve en kalabalık ada. Tarihî köşkleri, uzun yürüyüş rotaları ve zengin yeme-içme seçenekleriyle öne çıkıyor. İlk kez Adalar’a gideceksen, deniz rotaları, manzara, restoranlar ve tarihî atmosfer bir arada olsun istiyorsan doğru yerdesin.
Heybeliada: Yemyeşil çam ormanlarının yer aldığı Heybeliada, Büyükada’ya nazaran daha sakin ada. Doğa yürüyüşleri yapmayı ve yeşilin tadını çıkarmayı seviyorsan Heybeliada seni tatmin eder.
Burgazada: Diğer iki adaya göre daha küçük olan Burgazada, samimi ve yerel ruhunu korumayı başarmış. Sait Faik Abasıyanık’ın izlerini taşıyan sokaklarında kaybolmak, salaş balıkçılarında vakit geçirmek ve kalabalıktan uzak kafa dinlemek isteyenler için ideal.
Kınalıada: İstanbul’a en yakın ada olan Kınalıada, aynı zamanda yüzölçümü en küçük ve en ağaçsız ada. Çoğunlukla yazlıkçıların tercih ettiği bu adaya, kısa bir vapur yolculuğuyla gidebilirsin. Yaz aylarında sakin deniz arayanların tercihi olur.

Adalar’da keyifli bir gün geçirmek için plan yapmaya hazırlanıyorsan senin de aklına “Büyükada'ya nasıl gidilir?” sorusu gelir. Adalara ulaşım için Avrupa Yakası'nda Kabataş, Beşiktaş ve Eminönü, Anadolu Yakası'nda ise Kadıköy, Bostancı, Maltepe ve Tuzla iskelelerini kullanabilirsin. Bu noktalardan kalkan Şehir Hatları nostaljik bir deneyim yaşatır.
Dilersen Mavi Marmara, Turyol ve Dentur gibi özel yolcu motorlarıyla da kolayca Adalar’a gidebilirsin. Özellikle hafta sonları iskelelerde ciddi bir yoğunluk olabileceğini hatırlatalım. Bu nedenle vapura binmeden en az 30 dakika önce iskelede olmanı tavsiye ederiz. Sakin bir vapur deneyimi için hafta içini ya da hafta sonu sabah erken saatleri tercih edebilirsin.
Adalar vapur saatleri mevsime ve günlere göre değişiklik gösterdiği için yola çıkmadan önce güncel tarifeyi kontrol etmelisin. Planlamanı kolaylaştırmak için Şehir Hatları vapurlarıyla iskelelerden Büyükada'ya (son durak) ortalama varış sürelerini aşağıda bulabilirsin:
|
Kalkış İskelesi |
Büyükada'ya Ortalama Varış Süresi |
Hat Tipi / Araç |
|
Bostancı |
35 - 40 dakika |
Şehir Hatları / Özel Yolcu Motoru |
|
Kadıköy |
1 saat 15 dakika |
Şehir Hatları |
|
Kabataş |
1 saat 40 dakika |
Şehir Hatları |
|
Eminönü |
1 saat 50 dakika |
Şehir Hatları |

İstanbul’da en çok şikayet ettiğin trafik ve araç gürültüsü Adalar’a ayak bastığın an kesiliyor. Motor sesi ve egzoz kokusu yok. Adalarda artık fayton kullanılmıyor. Bunun yerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından işletilen çevre dostu ve sessiz elektrikli araçlar (AdaBüs ve AdaTaksi) hizmet veriyor. Bu araçları İstanbulkart’ınla kullanabilir, belirli güzergâhlarda rahatça seyahat edebilirsin. Güncel ücret ve güzergâh bilgileri iskele çevresindeki duraklarda da asılı.
Büyükada: BA-1 (Çarşı - Tepeköy - Kadıyoran), BA-4 (Çarşı - Kumsal - Maden), BA-5 (Çarşı - Nizam) gibi hatlar iskele meydanından kalkar.
Heybeliada: HA-1 (Çarşı - Akçakoca - İtfaiye)
Burgazada: BU-1 (Çarşı - Kalpazankaya)
Kınalıada: KA-1 (Çarşı - Narçiçeği)
Adalar elektronik bilet tarifesi
Tam-Sosyal-Öğrenci-Yaşlı: 158,35 TL
Adakart: 46,20 TL
Büyükada’da elektrikli araçlar genellikle 06.00 - 00.00 saatleri arasında çalışır.
Adalar’da en çok kullanılan ulaşım alternatiflerinden biri de bisiklet. İskelenin hemen arkasındaki sokaklarda birçok bisiklet kiralama dükkanlarından saatlik ya da günübirlik bisiklet kiralayabilirsin.

Günübirlik bir ada gezisi planlıyorsan en baştan dört adayı aynı anda gezemeyeceğini kabul etmelisin. Hepsini aynı güne sığdırmaya çalışırsan tüm günün iskeleye koşturmak ve vapur beklemekle geçer. Adalarda dolu dolu bir gün geçirmek istiyorsan en ideal plan, tüm enerjini seçeneklerin en bol olduğu Büyükada'ya ayırmak ya da en fazla iki adayı birleştirmek. Örneğin güne Burgazada'da başlayıp, öğleden sonrayı Büyükada'ya ayırabilirsin.
İşte Burgazada ve Büyükada'yı harmanlayan ideal bir günlük ada rotası:
Sabah (10.00 - 12.00) - Sakin bir başlangıç ve kahvaltı: Erken saatlerde orada olursan adaların o sakin sabahını deneyimleyebilirsin. Güne Burgazada'da başlayıp denize sıfır, salaş çay bahçelerinde kahvaltını yapabilirsin. Sokaklarda kısaca adımladıktan sonra vapurla Büyükada'ya geçebilirsin. Burgazada’ya uğramadan doğrudan Büyükada’ya geçeceksen kahvaltını iskelenin karşısındaki pastanelerde yapabilirsin.
Öğle (12.00 - 15.00) - Tarihî köşkler ve doğa rotası: Büyükada'ya geçtikten sonra öğle saatlerini Nizam tarafına ayırmalısın. İster yürüyerek ister kiraladığın bisikletle çam ağaçlarının ve begonvillerle süslü tarihî ahşap köşklerin arasında kaybolabilirsin. Fotoğraf çekimleri ve yürüyüşün ardından Dilburnu Tabiat Parkı'na ulaşıp denize karşı dinlenmek için bu rotaya en az 3 saatini ayırmalısın. Yaz aylarında gideceksen Büyükada’ya iner inmez plajlara geçebilirsin. Adanın arka kısmında olan bazı işletmeler plajlara iskelenin yanından kalkan vapurlar ile ulaşım sağlar. Büyükada’da ücretsiz halk plajları olsa da birçok plaj ücretli.
Öğleden Sonra (15.00 - 17.30) - Aya Yorgi tırmanışı ve zirve keyfi: Günün en efor gerektiren ama en tatmin edici kısmına geldik. Yokuşun başından başlayıp ağaçlara bağlanan renkli dilek iplerini takip ederek yaklaşık 20-30 dakikalık bir tırmanışla Büyükada'nın zirvesine çıkabilirsin. Kiliseyi ziyaret ettikten sonra, yanındaki kır gazinosunda tüm İstanbul ve Marmara Denizi’nin manzarası eşliğinde yorgunluk kahvesi içebilirsin. Tırmanış, dinlenme ve iniş için yaklaşık 2,5 saati gözden çıkarmalısın. Aya Yorgi Kilisesi’ni haftanın her günü 08.00 - 16.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin. Sadece pazar günleri ayin nedeniyle 09.00 - 12.00 arası ziyarete kapalı.
Akşamüstü (17.30 - 19.30) - Gün batımı, lezzet ve dönüş: Adanın kalabalığı yavaş yavaş azalırken sen de iskele meydanına doğru yola çıkabilirsin. Kapanışı deniz kenarına dizilmiş restoranlardan birinde taze deniz ürünleri ve enfes mezeler eşliğinde gün batımını izleyerek yapabilirsin. Dönüş vapuruna doğru yürürken o meşhur ada dondurmacılarından dev bir külah yaptırmayı da sakın es geçme. Ayrıca meydandaki tezgahlardan sana hep bu günü hatırlatacak bir bileklik ya da magnet alabilirsin.

Adalar’ı doya doya keşfetmek isterken aklına “Adalar'da kalınır mı?” sorusunun geldiğini biliyoruz. Günübirlik Adalar gezisi son derece keyifli olsa da adada kalırsan, son vapur kalktıktan sonra o sakinliğin tadını çıkarabilirsin. Sokaklarda sadece rüzgar ve dalga seslerinin olduğu adada kaldığında sabahları göz alıcı bir deniz manzarasına ve martı seslerine uyanabilirsin.
Adalarda devasa tatil köyleri ya da büyük oteller bulunmuyor. Bunun yerine restore edilmiş tarihî konaklar, yüksek tavanlı butik oteller ve şirin pansiyonlar bulunur. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında, hafta sonları bu evlerde doluluk oranı en üst seviyeye çıkar. Kış aylarında ise şömine başında romantik ve çok daha sakin bir konaklama deneyimi seni bekler.
Geceyi adada geçirmeye karar verirsen, sana en uygun konaklama seçeneklerini incelemek ve rezervasyonunu erkenden yaptırmak için Adalar otelleri sayfasını ziyaret edebilirsin. Eğer planın adada tam gün geçirip geceyi İstanbul’da geçirmek ya da sabah erken saatlerde vapura kolayca ulaşmak ise Kadıköy otelleri en mantıklı seçenek olur.

Adalar’a dört mevsim gidebilirsin ancak en keyifli zamanlar ilkbahar ve sonbahar dönemi olur. Mayıs-haziran ve eylül-ekim aylarında doğanın değişimine tanıklık edebilirsin. Bu dönemlerde kavurucu sıcaklar olmadan ve üşümeden rahatça bisiklete binebilir, uzun yürüyüşler yapabilirsin.
Deniz tatili yapmak istersen temmuz-ağustos aylarını tercih edebilirsin. Bu aylarda özellikle hafta sonu plajlar son derece kalabalık olur. İskelelerde uzun kuyruklar beklemen gerekebilir. Yazın gideceksen günün ilk vapurunu tercih etmeni öneririz.
Kışın ise ada son derece sakin olur. Gri ve melankolik bir atmosfere sahip olsa da kafa dinlemek için ideal.
Gezi rotanı oluşturmak için Adalar’da gezilecek yerler rehberimize göz atabilirsin.