Geçmişten günümüze ramazan gelenekleri

dilaranarci

Biliyoruz, 'nerede o eski ramazanlar', 'ah ah nerede o eski iftar sofraları' gibi cümleler her ramazan ayında büyüklerin ağzında olur ve bazen uzak bir masal gibi gelir. Tabii yeni jenerasyon bu çok özlenen “eski ramazanlar”ı göremedi, yaşayamadı. Böyle olunca da büyüklerimizin neye özlem duyduklarını anlamak zor olabiliyor. Fakat o eski ramazanların huzuru, bir fırın köşesinde ya da bir mahya ışığında bize kendini hissettiriyor.

Büyüklerimizden mutlaka duymuşuzdur. Ramazanın kendine özgü gelenekleri bulunuyor. Unutulmaya yüz tutmuş olsa da hâlâ yerine getirilmeye devam edilen bu gelenekleri listeledik. Belki bazıları hoşuna gider ve sen de yerine getirmek istersin.

1. 11 ayın sultanı ramazana hazırlık 

Aktarda satılan baharatlar ve ikramlıklar

Evler ayların en güzeli kabul edilen ramazan ayı için özenle köşe bucak temizlenirdi. İlk sahura kalkacak ev halkı için sahurluk ve iftariyelikler için çarşıya çıkılıp hummalı bir ramazan mutfak alışverişi yapılırdı. Hurma ve zeytin, ne sahur ne iftar sofralarından eksik edilirdi. Günümüzde de hâlâ devam eden bu gelenek, ramazan ruhunu yaşatan güzel geleneklerden.

2. Hünerli ustaların donattığı mahyalar

Ramazan ayında akşam camide asılan mahya görünümü

Bugün Ramazan boyunca tüm camilerin minareleri arasına gerilen ve güzel mesajlar ileten mahyalar, Osmanlı döneminden bugüne ulaşan geleneklerden. O zamanlar hatlara dizilen yağ kandillerinden oluşan mahyalar büyük ustalık gerektiren bir zanaat dalıydı. Üstelik mahyalar ramazan boyunca belirli aralıklarla değiştirilirdi. Günümüzde de devam etmekte olan bu gelenek, ramazanın gelişinin habercisi gibi. Karanlık gökyüzünde parlayan o kandillerin, şehrin üzerindeki büyüleyici görüntüsünden kim etkilenmez ki?

3. Sahur vakti sokaklarda şenlik

Toplu iftar etkinliklerine aşinayız fakat her gece sahur vaktinde de birlikte oruca niyetlenen insanların bir araya geldiklerini söylesem? Osmanlı’da özellikle İstanbul’da yaşayanlar için Feshane ve Sultanahmet civarında toplu sahur masaları kurulur, birlik ve beraberlik sahura da taşınırdı. Çocuklar sokaklarda oyunlar oynarken yetişkinler de önce ibadetlerini eder ardından da manilerle ve fasıllarla coşkulu bir ramazan sevinci yaşardı.

İpucu: En iyi otel fiyatlarını tek bir yerde görmek, seçeceğin otel hakkında bilgi almak ve saniyeler içinde rezervasyon yapmak için ENUYGUN'da otel araştırmasına başlayabilirsin.

En iyi tatil ve şehir otelleri Enuygun'da!

4. Davulumun ipi kaytan

Davul çalan davulcular

Teknolojinin ve alarm uyandırma sisteminin olmadığı bir çağ düşünün. Osmanlı dönemindeki oruç tutmaya niyet edenlerin sahur saatlerinde uyanabilmeleri için ramazan davulcuları sokak sokak dolaşır, maniler okurlardı. Ve bu gelenek hâlâ devam ediyor. Uyanmakta zorlandığımız o anlarda ramazan davulunun sesini duymak, çocukluğumuza ışınlanmak gibi bir his veriyor.

5. İftar habercisi ramazan topları

Ramazan ayında iftar vakti atılan toplar

Sahur vaktinin habercisi davulcularken iftar vaktinin duyurulması nasıl sağlanıyordu dersen bugün hâlâ geleneksel olarak atılmaya devam edilen Ramazan topları sayesinde. İlk olarak Sultan II. Mahmut tarafından önce Anadolu sonra da Rumeli Hisarı’nda atılan Ramazan topları 200 yılı aşkın süreden beri devam ediyor. Ramazan ayında büyüklerimizden sıkça duyduğumuz 'top patladı mı?' sözü de oradan geliyor.

6. Dumanı tüten ramazan pideleri

Ramazan pidesi görünümü

Osmanlı fırınlarında 1400’lü ve 1500’lü senelerde yayılmaya başlayan ramazan pidesi geleneği 500 aşkın yıldır hayatta kalmış. Fırından yeni çıkmış, sıcacık pidenin tadını ve kokusunu düşününce şaşırmamak lazım. Ramazan pidesi zamanla o kadar büyük önem kazanmış ki Osmanlı fırınları 11 ayın sultanına 1 ay kala fırınlarını kapatıp ramazan sofralarına ve hatta bayrama pide yetiştirebilmek için tedarik yaparlarmış. Geçmişten günümüze gelen bu eşsiz lezzet, hâlâ iftar sofralarımızı tatlandırmaya devam ediyor. Fırın sırasında o sabırlı bekleyişin ardından, parmak uçlarını yakan o ilk sıcak lokma hayal et. Şimdiden acıktın değil mi?

İpucu: Bu ramazan çocukluğuna bir yolculuk yapmak istersen tatil planını birlikte yapalım mı? ENUYGUN’da erken alınan biletler için özel fiyatlar bulunuyor. Bir sonraki sene için tatilini ocak ayı sonuna kadar planlarsan uçak biletini çok daha uygun alabileceğini unutma! Seyahatinin ilk adımı olan uçak bileti almak için tıkla.

7. Herkesi bir araya toplayan iftar sofraları

İftar sofrası örnek görseli

Günümüzde de her ne kadar herkes akrabaları, arkadaşları ve yakın çevresiyle iftar sofralarında buluşup davetler verse de aslında bu geleneğin özünde maddî durumu olan ve olmayan tüm halkın aynı iftar sofrasında buluşması yatıyor. Bugünün iftar çadırı uygulamalarına daha yakın bir gelenek diyebiliriz.

8. Ramazan pişisi ve şerbeti 

Ramazan şerbeti görünümü

Özellikle kahvaltılarda severek yediğimiz pişiler, ramazan ayında iftarda dağıtılır ve yanına da bin bir meyve, çiçek ve ottan yapılan şerbetler ikram edilirdi. 600 yıllık bir lezzet geleneği olan şerbetler bugün de büyük ilgi görüyor.

9. İftar sonrası güllaç ikramı

Güllaç üzerinde ayıklanmış nar ile servis görünümü

Osmanlı Saray mutfağının vazgeçilmezi Güllaç özgün bir lezzet. Güllaç yaprakları, buğday nişastası ve yumurta akı ve sudan yapılan güllacın tarihi 15.yüzyıla dayanıyor. Bu eşsiz lezzeti komşular, özellikle iftar sonrası Türk kahvesi eşliğinde birbirlerine ikram eder, paylaşım ve birlik ayı olan Ramazan’ı tatlandırırlardı. Güllaç geleneği günümüzde de devam eden geleneklerden. Güllaç tatlısının sadece ramazan ayında yeniyor olması çok ilginç değil mi?

10. Diş kirası

Ramazan birlik beraberlik ve paylaşım ayı deyip de diş kirasından bahsetmemek olmaz. Hali vakti yerinde aileler, görece yoksul ve yardıma muhtaç aileleri evlerine iftara davet eder ve diş kirası adı verilen hediyeler sunardı. Görgü ve adap gereği keselere güzelce yerleştirdikleri hediyeleri gösterişsizce ikram etmek önemliydi.

Kampanyalar

11. Tekne orucu

Küçük çocukların ramazan geleneğine ve İslam dininin en önemli şartlarından oruç ibadetine alışabilmeleri için tekne orucu tutmalarına müsaade edilirdi. Öğle vaktine kadar yarım günlük bir oruçla iradelerini sınayan minikler teşvik olsunlar diye küçük hediyeler vermek de adettendi.

12. İftar sonrası eğlenceleri

İftar eğlencesi gölge oyunu görünümü

İftardan sonra herkes ramazan şenliklerinin düzenlendiği panayırlarda buluşurdu. Özellikle de çocukların akın ettiği ve tadını çıkardığı şenliklerde minikler için Hacivat-Karaöz gibi gölge ve orta oyunları oynanırdı.

13. Teravih namazı

İftardan sonra yeme içme faslı ve eğlence bitince herkes sahura kadar olan süreyi ibadetle değerlendirir ve genç, yaşlı, büyük, küçük demeden herkes camilere teravih namazına koşar. 

14. Ramazan macunu

Ramazan macunu renkli görünümü

Listeyi ramazan panayırlarının en renkli ve tatlı detayıyla sonlandıralım. Özellikle çocuklar Hacivat-Karagöz oyununu izledikten sonra meydanlardaki macunlardan rengarenk macunlarını alır ve sahura kadar sokaklarda oyunlar oynarlardı.

Sen de İstanbul'da nostaljik bir Ramazan yaşayıp birlik ve beraberlik sembolü iftar sofralarında buluşmak istersen, planını yapmadan önce İstanbul'un en güzel iftar mekanları yazımıza bakmadan geçme derim.


dilaranarci
Fatma Dilara Narci
245 Yazı
Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu ve yine Sosyoloji'den yüksek lisans yaptı. Metin yazarlığı, içerik üretimi ve haber editörlüğü alanlarında tecrübe kazandı. Şimdi ise ENUYGUN içerik ekibinde yer alıyor.
Yorum Yap
Yorumlar
Bu yazı için henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan sen ol.
Son Eklenen Seyahat Yazıları
Uzman Yazarlar
Desktop App Banner Triangle

Sana özel kampanyalar, fırsatlar ve daha fazlası Enuygun uygulamasında!

  • checkedUygulamaya özel fiyatlar
  • checkedYolcu kaydedebilme özelliği
  • checkedAnlık bildirimler
  • checkedSana özel kampanyalar
Hemen İndir
Desktop App Banner Phone
QR kod ile indirİndirimler için QR kodu telefonuna okut