
Eskişehir'in Odunpazarı semtinde, Atatürk Bulvarı üzerinde ahşap mimarili ultra modern binası ile hemen dikkat çeken Odunpazarı Modern Müze (OMM), Türkiye'nin yanı sıra dünyanın pek çok ülkesinden modern ve çağdaş sanat eserlerinin sergilendiği koleksiyonlara sahip. Müze, sadece Eskişehir'in değil Türkiye'nin de en büyük ve en güzel sanat müzelerinden biri olarak gösteriliyor.
Onlarca uluslararası ödül kazanan Odunpazarı Modern Müze'de kalıcı sergilerin yanı sıra bazı dönemlerde geçici sergiler, workshoplar, atölyeler ve sanatçılarla söyleşiler gibi onlarca çeşit etkinliğe katılabilirsiniz. Pazartesi hariç her gün 10:00 ile 18:00 saatleri arasında ziyaret edebileceğiniz Odunpazarı Modern Müze'nin ahşap el sanatı bölümlerini de mutlaka gezmenizi öneririz.

Eskişehir'in en eski yerleşim bölgesi ve tarihi kalbi olan Odunpazarı ilçesi, aynı zamanda şehrin kültürel merkezi konumunda. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Odunpazarı merkezi, kentsel sit alanı olarak korunuyor. Geleneksel Anadolu ve Türk mimarisinin en güzel örneklerini görebileceğiniz Arnavut kaldırımlı sokakları ve birbirinden güzel ahşap konakları ile sadece Eskişehir'de değil, Türkiye'de düzenlenen fotoğraf safarileri ve kültür gezilerinin de en önemli adreslerinden biri olan Odunpazarı'nda 300'den fazla tarihi ev, camiler, külliyeler, hanlar ve kervansaraylar sıralanıyor.
Evliya Çelebi'nin de kitaplarında güzelliğinden bahsettiği Odunpazarı'nın tarihi çarşılarında hizmet veren geleneksel el sanatları atölyeleri, alışveriş için Eskişehir'de ilk uğramanız gereken yerler arasında. Her sokağının büyüleyici manzaralar sunduğu Odunpazarı'nda her mevsim muhteşem fotoğraflar çekeceksiniz.

Eskişehir'in tarihi merkezi Odunpazarı ilçesinde sıralanan ve Safranbolu, Beypazarı, Göynük’ün büyüleyici evleri ile mimari özellikleri benzeyen Odunpazarı evleri, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor ve özenle korunuyor. Ahşap ve taş malzemelerle klasik Osmanlı tarzında inşa edilmiş cumbalı Odunpazarı evlerinin bazıları müze, sanat galerisi ve kültür merkezine dönüştürmüş durumda.
300'e yakın evin bulunduğu bölgede bu tarihi evlerin iç bölümlerini gezebilir ve Osmanlı dönemi dekorasyonları arasında o zamanların günlük yaşamı hakkında bilgi alabilirsiniz.

Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde gezebileceğiniz başka bir önemli müze de Türkiye'nin ilk cam sanatları müzesi olarak 2007 yılında ziyarete açılan Eskişehir Çağdaş Cam Sanatları Müzesi. Odunpazarı Evleri Kent Müzesi Kompleksi içerisinde Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Anadolu Üniversitesi ve Cam Dostları Grubu ortaklığı ile kurulan müze, tarihi bir Osmanlı konağında hizmet veriyor. Müzenin koleksiyonlarında 75 Türk sanatçının yanı sıra dünyanın dört bir yanından 12 sanatçının da cam eserleri sergileniyor.
İyi düzenlenmiş koleksiyonlarını gezdikten sonra müzenin kütüphanesi ve dokümantasyon merkezinden de faydalanabilirsiniz. Yılın bazı dönemlerinde atölyeler, workshoplar, kültürel ve sanatsal etkinliklerin düzenlendiği Eskişehir Çağdaş Cam Sanatları Müzesi’ne toplu taşıma araçları ile kolayca gidebilir ve pazartesi günleri hariç her gün 10:00 ile 17:00 saatleri arasında müzeyi ziyaret edebilirsiniz.

Devrim Arabaları Müzesi olarak da bilinen Tülomsaş Müzesi, 2018 yılında Tepebaşı ilçesinde ziyarete açıldı. Türkiye'nin ilk otomobili olarak 1961 yılında üretilen Devrim arabasını yakından görme şansı bulabileceğiniz müzede aynı zamanda Türkiye'nin ilk buharlı lokomotifi ve pek çok sanayi ürünü de sergileniyor. Türesaş Eskişehir Bölge Müdürlüğü yerleşkesinde, Ahmet Kanatlı Caddesi üzerinde yer Tülomsaş Müzesi’nin pazartesi günleri hariç her gün 10:00 ile 17:00 saatleri arasında keyifle gezebilirsiniz.

Eskişehir’in simgesel ürünlerinden biri olan ve Eskişehir Taşı olarak da bilinen lületaşları ile yapılmış 400'den fazla eserin sergilendiği Lületaşı Müzesi, 2008 yılında Odunpazarı ilçesinde etkileyici bir mimari yapı olan Kurşunlu Külliyesi’nde ziyarete açıldı. Dünyada sadece Eskişehir'de toprağın 150 metre derinliklerinden çıkarılan lületaşından pek çok sanatçının hazırladığı onlarca eseri yakından görebileceğiniz etkileyici koleksiyonlara sahip Lületaşı Müzesi’nin hediyelik eşya dükkanından lületaşından yapılan süs eşyalarını satın alabilirsiniz.

Odunpazarı ilçesi Arif Bey Sokak üzerinde yer alan ve 2016 yılında ziyarete açılan Eskişehir Kurtuluş Müzesi, modern müzecilik anlayışıyla ve teknolojinin bütün olanaklarından faydalanılarak tasarlanmış. Çocuklara özel eğlenceli ve interaktif bölümlerin de bulunduğu müzede Türkiye'nin Kurtuluş Savaşı mücadelesi ve Lozan Barış Konferansı süreçleri etkileyici bir şekilde aktarılıyor.
Karikatürlerle Milli Mücadele, Gazetelerle Milli Mücadele, Strateji Odası ve Gösterim Odası olarak 4 ayrı bölümü bulunan Eskişehir Kurtuluş Müzesi’nde döneme ait silahlardan tarihi belgelere veya İsmet İnönü, Fahrettin Atay ve Mehmetçiklerin balmumu heykellerine kadar pek çok etkileyici bölümü ziyaret edebilir ve Kurtuluş Savaşı dönemini anabilirsiniz.

Eskişehir'in kültürel merkezi Odunpazarı semtinde yer alan ve 16. yüzyıl Osmanlı dönemi eseri olan Kurşunlu Camii ve Külliyesi, Osmanlı vezirlerinden Çoban Mustafa Paşa tarafından 1517 yılında yaptırıldı. Cami, talimhane, imaret, ünlü simaların türbeleri ve kervansarayın bulunduğu alanda Osmanlı dönemine bir yolculuk yapacaksınız.
Asırlık çınar ve çam ağaçları ile çevrili Kurşunlu Camii ve Külliyesi içerisinde aynı zamanda sıcak cam üfleme atölyesinin bulunduğu Cam Sanatları Merkezi de hizmet veriyor. Uluslararası Odunpazarı Cam Festivali gibi birçok kültürel ve sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapan tarihi külliye hem muhteşem mimarisi ve huzurlu atmosferi ile ziyaret edilmeye değer.

Tarihi Odunpazarı’nda kentsel sit alanı içerisinde yer alan Atlıhan El Sanatları Çarşısı, 1850 yılında çevre köylerden gelen seyyahların ve satıcıların hem ürünlerini satması hem de konaklanması için tasarlanmış tarihi bir han. Atlıhan, 2006 yılında aslına uygun olarak yenilenerek 25 el sanatı atölyesi ile yeniden ziyarete açıldı.
Atlıhan El Sanatları Çarşısı, alışveriş yapmak için Eskişehir’de turistlerin en çok uğradığı, tarihi atmosferiyle ilgi çeken bir gezi alanı. Gezinizde geleneksel Türk ve Osmanlı el sanatı ürünlerinin satıldığı dükkanlarda usta zanaatkarları iş başında da izleyebilirsiniz. Özellikle kış aylarında kar altında ve akşam aydınlatıldığında muhteşem fotoğraflar çekebileceğiniz Atlıhan El Sanatları Çarşısı’nda birbirinden güzel geleneksel el sanatı ürünleri satın almayı unutmayın.

Odunpazarı ilçesinde kentsel sit alanı kapsamında bir bölgenin aslına uygun olarak restore edilmesi ile 2012 yılında hizmete açılan Arasta Çarşısı, 14 dükkanı ile çini ve seramik sanatçılarının eserlerini satışa sunuyor. Geleneksel Osmanlı ve Türk el sanatlarını yaşatmak amacıyla açılan Arasta Çarşısı’nın içerisinde sanatsal faaliyetlerin düzenlendiği çok amaçlı açık hava salonu da yıl boyu etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Sazova Parkı içerisinde ziyaret edebileceğiniz Türk Dünyası Bilim, Kültür ve Sanat Merkezi, Türklerin asırlar boyunca değişen kültür, gelenek, görenek, örf ve adetlerinin sergileyen en etkileyici bir merkezi. 2017 yılında ziyarete açılan ve modern kubbeli mimarisiyle hemen dikkat çeken bilim, kültür ve sanat merkezinin içerisinde Eskişehir'in ünlü isimlerinden Yunus Emre ve Nasrettin Hoca gibi şahsiyetlerin yanı sıra Türk tarihi boyunca yapılan bilim, sanat ve kültür çalışmaları da detaylı olarak sergileniyor.
Türk musikisinde kullanılan onlarca müzik aletinin sergilendiği koleksiyonlarda ebru ve hat sanatı örneklerinden etkileyici çinilere, seramiklere ve geleneksel Türk mutfağında kullanılan eşyalara kadar pek çok objeyi inceleyebiliriz, hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz.

Odunpazarı ilçesinde Atatürk Bulvarı üzeri ziyaret edebileceğiniz, Eskişehir'in en önemli müzelerinden biri de Eti Arkeoloji Müzesi. İlk olarak 1945 yılında Alaattin Camii'nde hizmete başlayan, 1966 yılında Kurşunlu Camii Külliyesi’ne taşınan ve en sonunda 1974 yılında yeni binasına geçen Eti Arkeoloji Müzesi, 4000 m2 gibi geniş bir kullanım alanına sahip.
3 bloktan oluşan müzede Eskişehir ve çevresinde yapılan kazılarda elde edilen Neolitik, Tunç, Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemini kapsayan 22.500 tarihi eser sergileniyor. Müze, ayrıca 20.000’den fazla eseri de depolarında koruyor. Rehberli turlarla da gezebileceğiniz Eti Arkeoloji Müzesi’nin içerisinde ve bahçesinde Anadolu tarihine ışık tutan tarihi eserler arasında unutulmaz gezi yapabilir; yılın belirli dönemlerinde düzenlenen uygulamalar ve etkinliklere katılabilirsiniz.

23 Nisan 1994 yılında, Anadolu Üniversitesi tarafından ziyarete açılan Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Odunpazarı ilçesinde Atatürk Caddesi üzerinde yer alıyor. 1915 yılında 1. Ulusal Mimarlık Dönemi’nde inşa edilen 3 katlı taş bir mektebin restore edilmesi ile ziyarete açılan müzenin zengin koleksiyonlarında Orta Asya'da kurulan ilk Türk devletlerinden başlayarak Osmanlı dönemine kadar uzanan siyasal ve kültürel eserleri inceleyeceksiniz.
Çanakkale Savaşı'nda gösterilen kahramanlıkların sergilendiği ve savaşa ait belgelerin sergilendiği koleksiyonların yanı sıra Balkan Savaşları, 1. Dünya Savaşı ve Milli Mücadele Dönemi’nden yüzlerce eserinin bulunduğu müzenin video odasında da döneme ait belgeselleri izleyebilirsiniz.
Türkiye'nin Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e ait özel eşyalar, cumhuriyetin ilk dönemlerinde Eskişehir'de kurulan fabrikalar ve atölyelere ait görsellerin de sergilendiği Cumhuriyet Tarihi Müzesi’ni pazartesi günleri hariç hafta içi her gün 10:00 ile 17:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

Eskişehir'in Mihalıççık içerisinde yer alan ve 1974 yılında ziyarete açılan Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi, Selçuklu dönemi mimari üslubu ile inşa edilen etkileyici bir mimari eser. Eskişehir'in en çok ziyaret edilen yerlerinden olan türbe, yanına farklı zamanlarda inşa edilen cami, şadırvan ve kültür evi eklenerek bir külliyeye dönüştürüldü.
Yunus Emre’nin kitapları, yaşamı ve ünlü dörtlüklerini içeren levhaların sergilendiği müzenin koleksiyonlarını gördükten sonra türbeyi de ziyaret edebilirsiniz. Yunus Emre Türbesi’nin çevresinde de bazı etnografik eserler sergileniyor.

2013 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı destekleri ile gerçekleştirilen bir projeyle hizmete açılan Esminyatürk Türk Dünyası Şaheserleri Parkı, Türk kültürünün kapsadığı ve yaşatıldığı ülkelerdeki birbirinden güzel mimari eserlerin minyatürlerinin sergilendiği etkileyici bir park.
Parkın yeşil alanı içerisinde Selimiye Camii, Divriği Ulu Camii, Ahlat Ulu Kümbet, Uluğbey Medresesi,Fatih Camii gibi Türkiye’nin ünlü tarihi yapılarının yanı sıra Medine Osmanlı Tren Garı, Şam Osmanlı Tren Garı, Mostar Köprüsü, Orhun Anıtları ve Tac Mahal gibi onlarca Türk mimari üslubuyla inşa edilmiş şaheserin minyatür versiyonlarını da yakından görme şansı bulacaksınız. Küçük bir ücret karşılığında pazartesi günleri hariç haftanın her gün saat 09:00 ile 17:00 saatleri arasında ziyaret edebileceğiniz Esminyatürk, özellikle hafta sonları oldukça kalabalık oluyor.

Yapımına 1953 yılında başlanan ve 1955 yılında hizmete açılan Eskişehir Tren Garı, günümüzde İstanbul-Ankara, Eskişehir-Konya ve Ankara-İstanbul hızlı tren hatları ile oldukça hareketli. Tren garı bünyesinde yer alan Demiryolları Müzesi ise 1997 yılında ziyarete açıldı. Müzede tarihi telgraf makinelerinden lokomotiflere kadar Eskişehir Tren Garı’nda kullanılan birçok alet ve cihaz sergileniyor.
Hem müzeyi gezmek hem de 3075 m2 gibi büyük bir alanı kapsayan modern hızlı tren istasyonunu incelemek için Tepebaşı ilçesi Hoşnudiye Mahallesi’nde bulunan tren garını pazar ve pazartesi günleri hariç her gün ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

Tepebaşı ilçesinde, İsmet İnönü Caddesi ve İstasyon Kavşağı arasında yer alan etkileyici Ulus Anıtı, 2019 yılında açıldı. Anıtın en üstünde Mustafa Kemal Atatürk, alt kademelerde ise eğitim, bilim teknoloji alanındaki gelişmelerin simgeleyen figürler ve Kurtuluş Savaşı'nı yansıtan kabartmalar sıralanıyor.

Odunpazarı ilçesi Şemşettin Sokak üzerinde yer alan ve Eskişehir'in en etkileyici müzelerinden biri olan Ahşap Eserler Müzesi, şehri gezerken mutlaka ziyaret etmeniz gereken bir yerlerden. Kurşunlu Külliyesi içerisinde 2015 yılında ziyarete açılan ve Türkiye'nin ilk ahşap eserler müzesi olarak görülmeye değer koleksiyonlar sunan Ahşap Eserler Müzesi, Türkiye'de ilk kez düzenlenen Uluslararası Ahşap Festivali'nde üretilen 162 tane birbirinden ilginç sanat eserini sergileniyor.
Her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilen ve kervansarayın tarihi taş duvarları arasında iyi düzenlenmiş koleksiyonlarıyla keyifli bir gezi yapabileceğiniz müzede kültürel ve sanatsal pek çok etkinliğe de katılabilirsiniz.
Açık olduğu saatler

Odunpazarı ilçesi Reşadiye Caddesi üzerinde yer alan ve 1916 yılında Osmanlı sultanı V. Mehmed tarafından inşa ettirilen tarihi Reşadiye Camii, 1969-1978 yılları arasında aslına uygun olarak restore edildi. Klasik Osmanlı mimarisi ile hemen dikkat çeken Reşadiye Camii, Eskişehir Valiliği ve Taşbaşı Çarşısı arasında merkezi konumuyla kolayca ziyaret edilebileceğiniz önemli bir tarihi yapı.
Bahçesinde uçuşan çeşit çeşit güvercinleri ile ünlü caminin çarpıcı dış mimarisi ve iç mekanlarını inceledikten sonra bahçedeki asırlık çınar ağaçlarının altında huzurlu atmosferde dinlenebilirsiniz.

Yazılıkaya Frig Anıtı olarak da bilinen Midas Anıtı, Eskişehir'e 80 kilometre uzaklıktaki Anıtkaya Köyü sınırlarında yer alıyor. Tüm dünyadan tarih ve kültür meraklılarının ziyaret ettiği Türkiye'nin önemli tarihi hazinelerinden biri olan Midas Anıtı, mitolojik kral Midas adına 17 metre yükseklikteki kayalar oyularak inşa edilmiş.
M.Ö. 600 yıllarında yapıldığı tahmin edilen anıt, antik Midas şehrinin kuzeydoğu eteğinde yer alıyor ve üzerindeki geometrik motifler ve süslemelerin yanı sıra önünde dini törenlerin yapıldığı Tanrıça Matar’ın heykeline de ev sahipliği yapıyor. Anadolu’daki en etkileyici Frig kaya anıtlarından biri olan ve yazıtları ile de ünlü Midas Anıtı, Eskişehir'in en bilinen tarihi hazinelerinden biri.

Eskişehir merkezine 75 kilometre, Seyitgazi ilçesine ise 36 kilometre uzaklıktaki Kümbet Köyü’nde yer alan ve Frigya uygarlığının inanç merkezi olan Kümbet Vadisi'nde bulunan Solon'un Mezarı, Aslanlı Mabet olarak da biliniyor. Dağ yamaçlarında kayalara oyulmuş olan ve giriş kapısının üstündeki kayalardaki iki aslan kabartmasından ismini alan Aslanlı Mabet, tarihin ilk dönemlerinden Roma dönemine kadar pek çok medeniyet tarafından kullanılmış.
Aslanların yanı sıra kayalara oyulmuş kartal figürleri ve yazıtları ile de dikkat çeken Solon’un Mezarı, sekiz köşeli ve daire planlı kesme taşlarla örülmüş yapısıyla tarih ve arkeoloji meraklılarının ilgisini çekiyor.

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesi sınırlarında yer alan Pessinus Antik Kenti, antik Yunan ve Roma yazıtlarına göre M.Ö. 8 yüzyılda efsanevi Frig kralı Midas tarafından kurulmuş. Sivrihisar'ın 13 kilometre uzağında, Ballıhisar Köyü sınırları içerisinde yer alan Pessinus Antik Kenti’nin binlerce yıllık taş sütunlarla süslü caddelerinde unutulmaz bir gezi yapabilirsiniz.
30 yılı aşkın zamandır kazıların yapıldığı ve pek çok paha biçilemez tarihi eserlerin bulunduğu antik kent, Kral Midas’ın kutsal kenti olarak hala gizemini koruyor. Kazılarda M.Ö. 1600 yıllarına kadar uzanan pek çok eserin bulunduğu Pessinus Antik Kenti’nde Roma ve Bizans döneminden kalan ev kalıntıları, atölyeler ve kiliseleri de gezme şansı bulacaksınız.
Midas şehrinin bulunduğu platoya çıkan yolun güneyinde konumlanan Sümbüllü Anıt, adını yapısının sümbüle benzemesinden alıyor. Bölgede bu tip bir yapıya sahip olan tek anıt olduğu tespit edilen yapının iki yanında simetrik pencereler bulunuyor. Yapısı incelendiğinde Friglerle ilgili birçok bilgiye sahip olunan anıtı Frig Vadisi gezinize dahil edebilirsiniz.
Yapıldak adı verilen bölge, Kümbet Vadisi’nin güneyinde Friglerin yaşadığı bir alan. Bu vadiden Kümbet Vadisi’nin tamamı görülebiliyor. Bu vadide konumlanan yapılardan biri olan Yapıldak Kale’nin kayalıkları Frig Dönemi’nden kalma bir mezara ev sahipliği yapıyor.

Seyitgazi ilçesinin Kümbet Köyü’nde konumlanan Himmet Baba Türbesi, Frig Vadisi üzerinde mutlaka görülmesi gereken noktalardan bir diğeri. Aslanlı Mabet’e oldukça yakın olan türbenin 13. yüzyılda yapıldığı düşünülüyor. Kesme taşlarla oluşturulan gövdesinin üzerinde külah bir çayı bulunuyor. Türbe çevresindeki mezarların üzerinde yazan yazılar incelendiğinde bu türbenin Osmanlı Dönemi’ne kadar kullanıldığı ortaya çıkıyor.
{tarihiStart}

Sivrihisar ilçesinin merkezinde 1881 yılında inşa edilen Sivrihisar Ermeni Kilisesi, kırmızı kesme taşlarla inşa edildiği için Kızıl Kilise olarak da biliniyor. Etkileyici mimarisi ile günümüze kadar sağlam kalmayı başarmış Ermeni Kilisesi, dönemin ünlü Ermeni mimarları tarafından inşa edilmiş ve gece aydınlatmalarıyla muhteşem bir manzaraya sahip.
1400 m2 alanıyla Anadolu'nun en büyük üç kilisesinden biri olan Sivrihisar Ermeni Kilisesi, büyüleyici taş işçiliği ile tüm dünyanın ilgisini çekiyor. İlk olarak 1650 yılında inşa edilen ve 1876 yılında yangında zarar gördükten sonra 1881 yılında yenilenen kilise, yabancı turistlerin de Eskişehir'de en çok ziyaret ettiği yerlerden biri. Hem tarih ve kültür meraklıları hem de mimarlık meraklıları bu etkileyici kiliseyi mutlaka görmeliler.
Türkiye'nin ilk açık hava heykel müzesi olması ile ünlü Metin Yurdanur Açık Hava Heykel Müzesi, Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde yer alıyor. Sivrihisarlı ünlü heykeltıraş Metin Yurdanur’a ait onlarca etkileyici heykelin sergilendiği açık hava müzesinde dağ eteklerine sıralanan Mustafa Kemal Atatürk, Kazım Karabekir, Karacaoğlan, Yunus Emre, Yaşar Kemal, Nasrettin Hoca ve Kurtuluş Savaşı’nın isimsiz şehitleri gibi 100’den fazla devasa heykeli yakından görebilirsiniz.

Osmanlı'nın ilk fethettiği kale olması ile ünlü olan ve uzun tarihinde pek çok türkü veya efsaneye konu olan Karacahisar Kalesi, Porsuk Çayı'nın yanındaki plato üzerinde yer alan tarihi bir Bizans kalesi. Eskişehir’in en tanınan tarihi hazinelerinden biri olarak turistler tarafından sıklıkla ziyaret edilen Karacahisar Kalesi, 10 metre yükseklikteki plato üzerinde görkemli bir manzaraya sahip.
200 x 300 metrelik geniş bir alanı kapsayan kale, Osman Gazi tarafından 1288 yılında ele geçirildi. Karacahisar Kalesi, günümüze kadar az bir bölümü ayakta kalmış olsa bile tarihi önemi ile arkeoloji ve tarih meraklılarını hala kendine çekiyor.
Cami, kervansaray ve hamamdan oluşan Hüseyin Paşa Camii ve Külliyesi, 1631 ile 1638 yılları arasında Osmanlı padişahı 4. Murat'ın vezirlerinden Hüsrev Paşa tarafından yaptırıldı. Menzil Külliyesi’nin merkezi olan Hüseyin Paşa Camii, ters t planlı yapısıyla diğer Anadolu camilerinden ayrılıyor.
Bizans döneminden kalan bir kilise üzerine inşa edilen ve büyük bir kubbe ile çevrelenen camide 16. ve 17. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en güzel taş mimari örneklerinin görebilir; kervansaray, hamam ve caminin güzel mimarisini inceleyebilirsiniz.
Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde yer alan ve TBMM'nin Ankara dışında ilk kez toplandığı yer olmasıyla özel bir öneme sahip olan Zaimağa Konağı, hem etkileyici mimarisi hem de tarihi önemi ile ziyaret etmeye değer bir yer. TBMM ve Bakanlar Kurulu’nun Kurtuluş Savaşı'nda pek çok önemli karar aldığı Zaimağa Konağı, yöresel taş ve ahşap mimarisi, cumbaları ve dönem mobilyalarıyla süslü odaları ile sizi Kurtuluş Savaşı dönemine yeniden götürecek.
İçerisinde pek çok kişisel eşya ve tarihi belgeyi inceleyebileceğiniz Zaimağa Konağı’nda Mustafa Kemal Atatürk ve komutanlarının bilinmeyen fotoğrafları da sergileniyor.

Eskişehir’e 41 kilometre uzaklıktaki Seyitgazi ilçesinde yer alan bir makam tekkesi olan Melikgazi Türbesi, başarılarıyla Türk-İslam kültürünün önemli bir parçası olan Melikgazi’ye adanmış. Eskişehir ve çevresinde çok sevilmesinden dolayı Seyitgazi’de inşa edilen ünlü Selçuklu komutanının türbesi dikdörtgen planlı klasik Selçuklu mimari tarzıyla inşa edilmiş ve bitki motifleri ile süslü.
Tarihi yazıtları ile de dikkat çeken Melikgazi Türbesi’nin hemen yanı başında Nazım Hikmet Anıt Mezarı’nı da ziyaret edebilirsiniz.
Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde güzel bir konumda bulunan Taşbaşı Çarşısı, alışveriş yapmak için Eskişehir'de gidebileceğin en güzel yerler arasında. Çarşı boyunca sıralanan kuyumcular, aktarlar, sahaflar ve antikacılar ile hem alışveriş yapmak hem de tarihi atmosferde gezmek için turistler tarafından sıkça ziyaret edilen Taşbaşı Çarşısı, Eskişehir halkının da vazgeçemediği ve çok sevdiği alışveriş alanlarından biri. Arifiye Mahallesi'nde bulunan Taşbaşı Çarşısı’nın restoranlarında yöresel Eskişehir yemeklerini de tadabilirsiniz.

Odunpazarı ilçesinde Kemal Zeytinoğlu Caddesi üzerinde yer alan ve Türkiye'nin ilk daktilo müzesi olmasıyla ünlü Talipoğlu Daktilo Müzesi, 2006 yılında zengin koleksiyonlarıyla ziyarete açıldı. Müzede ünlü gazeteci ve yazar Tayfun Talipoğlu’nun balmumu heykeli ve daktilosunun yanı sıra pek çok ünlü yazar ve gazetecinin daktiloları, ayrıca Bülent Ecevit'in daktilosu ve balmumu heykeli de sergileniyor.
Eskişehir merkezinden toplu taşıma araçlarıyla ve taksilerle kısa sürede ulaşabileceğiniz Talipoğlu Daktilo Müzesi’ni pazartesi günleri hariç hafta içi her gün 09:00 ile 18:00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezebilirsiniz.

Odunpazarı ilçesinde Kemal Zeytinoğlu Caddesi üzerinde ziyaret edebileceğiniz Osman Yaşar Tanaçan Fotoğraf Müzesi, tarihi Kurşunlu Külliyesi'nde yer alıyor. Fotoğraf sanatçısı Osman Yaşar Tanaçan’ın Odunpazarı Belediyesi’ne bağışladığı 372 fotoğraf makinesi, fotoğrafçılıkta kullanılan ekipmanlar, kitaplar ve dergilerden oluşan zengin koleksiyonuyla dikkat çeken müzede fotoğraf sergilerini gezebilir, kütüphaneden faydalanabilir ve tarihi fotoğraf makineleri arasında güzel bir gezi yapabilirsiniz.

Odunpazarı evlerinin restore edilmesi sonrasında bu evlerin Kent Müzeleri Kompleksi olarak kullanılması kararı alındı. Bu kompleksin bir parçası olan Çağdaş Cam Sanatları Müzesi 2007 yılında açılırken Kent Belleği Müzesi de 2012 yılında ziyaretçilerine kapılarını açtı. Bu müzede sanat eserlerinin ya da tarihi önemi olan eşyaların sergilenmesinden ziyade Eskişehir’in geçmişten bugüne nasıl geliştiğini görebilirsiniz.
Şehrin tarihinin ve sembollerinin dijital olarak kaydedildiği müze oldukça modern ve çağdaş bir müze olarak karşınıza çıkacak. Pazartesi günleri hariç haftanın her günü ziyaret edebilirsiniz.
Odunpazarı ilçesinde Beyler Sokak üzerinde yer alan ve Eskişehir'in ilk lületaşı ustalarından biri olan Hafız Ahmet Efendi’ye ait tarihi konak, çarpıcı güzelliğiyle görenleri büyülüyor. 2 katlı olarak tasarlanmış, ahşap ve kerpiç dolgularla inşa edilmiş tarihi Osmanlı evi, aslına uygun olarak restore edilerek ziyarete açıldı.
İçerisinde dönem mobilyaları ve lületaşından yapılmış birbirinden güzel eserler arasında tarihi bir yolculuk yapabileceğiniz Hafız Ahmet Efendi Konağı, Eskişehir'in en güzel konaklarından biri olması ile ünlü.
Anadolu'daki Hristiyanların ilk yerleşim yerlerinden olan ayrıca Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de yerleşim yeri olarak kullanılmaya devam edilen Han Yeraltı Şehri, Eskişehir merkeze 83 kilometre uzaklıkta ve tüm dünyadan arkeoloji meraklılarını kendine çekiyor.
Arap saldırılarına karşı korunmak amacıyla sarp kayaların içine oyulmuş yaşam odaları, sığınaklar, tapınaklar ve kutsal mekanları ile görülmeye değer güzellikte olan Han Yeraltı Şehri, M.S. 1. yüzyıldan başlayarak yerleşim yeri olarak kullanılmış. 100’den fazla kaya mezarının bulunduğu ve 1992 yılından beri kazı çalışmalarının yapıldığı antik şehre 1,80 metre yükseklikteki kapıdan girerek iç mekanları gezebilir ve kayalara oyulmuş figürleri yakından inceleyebilirsiniz.
Eskişehir-Ankara Yolu üzerinde şehir merkezine 13 kilometre uzaklıkta yer alan Kanlıpınar Şehitliği, Sakarya'nın doğusuna yeni bir hat çekerken şehit olan askerler anısına inşa edilmiş etkileyici bir yapı. Kanlıpınar mevkiinde yer alan Kanlıpınar Şehitliği, 2 metre yükseklikte duvarlarla çevrili 12 x 12 metre ölçülerinde inşa edilmiş.
6 tane sanduka mezara da ev sahipliği yapan şehitlikte bayramlarda özel anma törenleri düzenleniyor. Eskişehir merkezinden kolayca ulaşabileceğiniz Kanlıpınar Şehitliği’ne uğrayarak şehitlerimizi anabilirsiniz.

Eskişehir'in Seyitgazi ilçesine bağlı Çukurca Köyü’nde yer alan ve volkanik bir kaya kütlesinin üzerine oyulmuş etkileyici kabartmaları ile dikkat çeken Hamamkaya Frig Kaya Mezarı, oldukça küçük ve sadece 2 odadan oluşuyor. Frigya uygarlığının Anadolu’da bıraktığı izlerden biri olan bir küçük olmasına rağmen kayaların içine oyulmuş etkileyici odaları ve kabartmaları ile ilgi çeken Hamamkaya Frig Kaya Mezarı, Eskişehir tarih gezileri ve doğa yürüyüşlerinin de rotası üzerinde yer alıyor.
Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde yer alan Üryan Baba Türbesi, bölgede çok sevilen Kalanderi dervişi Üryan Baba için yaptırılmış. 15. yüzyıl civarında yapıldığı tahmin edilen türbe, geleneksel kesme taşları ve kubbeli dikdörtgen mimarisi ile dikkat çekiyor. Üryan Baba Türbesi, özellikle kutsal günler ve dini bayramlarda sıkça ziyaret ediliyor.
Seyitgazi-Mahmutbey Yolu üzerinde bulunan Yazıdere Köyü’nde ziyaret edebileceğiniz Üryan Baba Türbesi, hem kutsal değeri hem de mimari yapısıyla Eskişehir'in en ilgi çeken türbelerinden biri.
Eskişehir'e 35 kilometre, Seyitgazi ilçesine ise 15 kilometre uzaklıktaki Yenikent Köyü sınırlarında yer alan Küllüoba Höyüğü, M.Ö. 4000 yılına uzanan tarihi ve Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden biri olması ile ilgi çekiyor. Geç Bakır Çağı’ndan İlk Tunç Çağı’na kadar yerleşim yeri olarak kullanılan ve yapılan kazılarda binlerce yıllık paha biçilmez eserlerin bulunduğu Küllüoba Höyüğü, antik dönemlerde büyük kervan yollarının da bir parçasıydı.

Eskişehir'in Akhisar Köyü’nde, bölgeye hakim bir tepe üzerine inşa edilen 9000 yıllık Akhisar Kalesi, Frig döneminde inşa edilmiş çarpıcı bir tarihi yapı. Kayalar oyularak inşa edilmiş Akhisar Kalesi’nin çevresinde Roma ve Bizans döneminden kalan kaya mezarlarını da görebilirsiniz. Eskişehir'de düzenlenen tarih gezileri ve doğa turlarının değişmez noktalarından biri olan ancak günümüze kadar az bölümü ayakta kalan Akhisar Kalesi’nde kayalara oyulmuş odaları ve kaya mezarlarını gezebilirsiniz.
Eskişehir’de keyifli bir yürüyüşe çıkmak isterseniz Hamamyolu’na gidebilirsiniz. Geçmişte Porsuk Nehri’ne kavuşan Akarbaşı Deresi’nin ikiye böldüğü cadde yapılan restorasyonlarla trafiğe kapalı bir yürüyüş alanı haline geldi. Tarihi Odunpazarı bölgesi ile Taşbaşı ve Köprübaşı’nı birbirine bağlayan bir noktada konumlanan Hamamyolu Caddesi, antik çağlardan bugüne şifalı sıcak sularıyla biliniyor. Bu nedenle de burada birçok tarihi hamam yer aldığı için caddeye Hamamyolu adı veriliyor.
1207 yılında Alaaddin Keykubat’ın annesi Ümmühan Hatun’un inşa ettirdiği Selçuklu Hamamı günümüzde dünyanın ilk Bor ve Etnografya Müzesi olarak kullanılıyor. Uzun yıllar boyunca hamam olarak işlev gören yapı, zaman içerisinde yıprandıktan sonra restore edilerek müzeye dönüştürüldü. Müzede Kırka, Bigadiç, Kestelek, Emet ve Bandırma gibi yerlerden çıkarılan bor örnekleri, açık ocak maketi ve bordan yapılmış ürünler sergileniyor. Girişi ücretsiz olan müzeyi 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.
Odunpazarı ilçesinde konumlanan Alaeddin Camii, 1267 yılında III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde inşa edilmiş. Eskişehir’deki en eski camilerden biri olan Alaeddin Camii, yıllar boyunca yapılan değişiklik ve restorasyonlar sonunda Selçuklu mimarisinin özelliklerini kaybetmiş. Caminin çevresinde bir de Alaeddin Parkı olarak anılan yeşil alan da bulunuyor.
Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde bulunan Kümbet’in doğusunda bulunan bir kayaya oyulmuş olan Berberini Kaya Kilisesi, Frig Yolu üzerinde görülmesi gereken noktalardan biri. Friglerin bu topraklarda yaşadığı yıllardan kaldığı düşünülen bu kilisenin bulunduğu kayanın eteklerinde kaya mezarları da oyulmuş. Frig Yolu’nu keşfetmeye çıktığınızda bu kiliseyi de mutlaka görmelisiniz.

Eskişehir'in en büyük ilçesi olan Sivrihisar, 1289 yılında Osmanlı hakimiyetine giren ve tarihi hazinelerle dolu gezilmeye değer bir yer. Nasrettin Hoca, Yunus Emre ve Hızır Bey gibi pek çok önemli Türk büyüğünün Sivrihisar'a doğduğu söyleniyor.
Anadolu'nun en etkileyici ahşap camilerinden biri olan Sivrihisar Ulu Camii’ye ev sahipliği yapan ilçe, aynı zamanda Kurtuluş Savaşı döneminde Bakanlar Kurulu'nun ilk kez Anadolu'da toplandığı yer olan Zaimağa Konağı ile de her yıl binlerce insanı kendine çekiyor. Birbirinden lezzetli yöresel yemekleri, sokaklarını süsleyen tarihi Osmanlı konakları ve huzurlu atmosferi ile her mevsim güzel bir gezi deneyimi sunan Sivrihisar, Eskişehir merkezinden sadece 90 kilometre uzaklıkta.

Sivrihisar’da konumlanan Yunus Hoca Kümbeti, 1274 yılında inşa edilmiş. Kümbet, Selçuklu Bahriye Nazırı Sadreddin Hoca Yunus, Cimri ve Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından öldürülünce yapılmış. Kümbetin kapısında birçok motif bulunuyor. Bunların en belirgini aslanın geyiği kovalama anını anlatan figür. Sivrihisar’ı görmek için gittiğinizde bu kümbete de uğrayabilirsiniz.

Türkiye'nin en etkileyici camilerinden biri olan ve 2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen Sivrihisar Ulu Camii, Türkiye'de çok az görebileceğiniz ahşap direkli ve ahşap tavanlı cami örneklerinden biri. 1274 yılında Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin müritlerinden Emineddini Mikail tarafından yaptırılan Sivrihisar Ulu Camii'nin ahşap çatısını, iç mekanda sıralanan 67 tane ahşap direk taşıyor.
Etkileyici el yapımı ahşap oymalar, devasa avizeler ve otantik süslemeler ile görülmeye değer bir güzelliğe sahip Sivrihisar Ulu Camii’nin geometrik ve bitkisel motiflerle bezenmiş ahşap direkleri de birer sanat eseri. İç mekanlarında Sivrihisar'ın kilim dokumacılığının en güzel örneklerini görebileceğiniz Silivri Ulu Camii, hem huzurlu atmosferi hem de ahşap ve taş mimarisi ile sizi etkileyecek güzellikte.

13. yüzyılda yaşamış olan Nasreddin Hoca’nın 1208 yılında Sivrihisar’ın Hortu köyünde doğduğu düşünülüyor. Eğitimci, din adamı ve hukukçu olan Nasreddin Hoca’nın Konya’da eğitim aldığı biliniyor. Sonrasında da Sivrihisar’a geri dönerek kadılık yaptığı söyleniyor. Bölge çevresinde yapılan kazılarda Nasreddin Hoca’nın mezarına ait kalıntılar da bulunduğu için Sivrihisar aynı zamanda hocanın öldüğü yer olarak önem kazanıyor.
Evi günümüzde müze haline geldi ve ziyaretçilerini ağırlıyor. Nasreddin Hoca’nın Evi’nde her yıl 3-10 Haziran tarihlerinde hocaya özgü şenlikler düzenleniyor.
Sivrihisar ilçesinin Kurşunlu Mahallesi’nde konumlanan Seyyit Mahmut Suzani Külliyesi, tam olarak ne zaman yaptırıldığı bilinmiyor. Külliye; kümbet, türbe ve hazire kısımlarından oluşuyor. İki katlı olan kümbetin alt katı ise mezar odası. Türbede bulunan sanduka mezarlar arasında Nasrettin Hoca’nın gelinin mezarı bulunuyor.

Eskişehir'in tarihi ilçelerinden Sivrihisar'da Alemşah Caddesi üzerinde, Sivrihisar Ulu Camii'nin hemen karşısında yer alan Alemşah Kümbeti, Selçuklu dönemi mimari eserleri arasında güzelliği ile öne çıkıyor. Melihşah tarafından, şehit edilen kardeşi Aultanşah adına inşa edilen iki katlı ve kare planlı kümbet, kesme taşlarla inşa edilmiş ve etkileyici bir mimariye sahip.
Altındaki mumyalık bölümünü de ziyaret edebileceğiniz Alemşah Kümbeti’nin 13 mermer kesme bloktan oluşan ve her biri etkileyici Selçuklu motifleri ile süslü sütunlarının güzel fotoğraflarını da çekebilirsiniz.
İsmet İnönü tarafından Kurtuluş Savaşı’nda karargah olarak kullanılan evler günümüzde müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Bina iki katlı Osmanlı Dönemi sivil mimari örneği evlerden biri. 2001’de müze olarak ziyarete açılan evde İnönü Savaşları’nı anlatan eşyaları görebilirsiniz. Aynı zamanda İsmet İnönü’ye ait üniformaların kopyaları da bu müzede sergileniyor.
Açık olduğu saatler

Sivrihisar ilçesinin sembolü haline gelen Saat Kulesi, Eskişehir gezinizde Sivrihisar’a gidecekseniz mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri. 1899 yılında Kaymakam Mahmut Bey tarafından yaptırılan kule, yüksek bir kaya kütlesi üzerinde bulunuyor. Bunun nedeni de ilçenin her yerinden kulenin görünür olmasının istenmesi. Haftalık kurmalı bir saate sahip kulede saat, pirinçten yapılan bir tokmakla saat başı çalınır.
Sivrihisar ilçesinde konumlanan İhsan Erdemgil Konağı, Atatürk’ün Sivrihisar ziyareti esnasında kaldığı konak. 7 Mart 1922’de, Kurtuluş Savaşı’nın oldukça çetin geçtiği günlerde Sivrihisar’a gelen Atatürk bu konakta 3 gün boyunca kalmış. Gündüzleri cephedeki birliklerin kontrolünü yapan Atatürk, geceleri de karargah olarak kullandığı konakta savaşın gidişatı ile ilgili önemli kararlar almış.
Göcenoluk Köyü ve Sandıközü Küyü arasında bulunan Zahren Deresi Bizans Yerleşmesi, Türkmen Dağı’nın zirvesine oldukça yakın. Yemyeşil bir vadi olan alan Helenistik Dönem’den kalma kaya mezarları ve Bizans Dönemi’nde kayalara oyulan yerlerle görülmeye değer noktalardan biri.