• Anasayfa
  • Bilgi
  • Dünyanın en zengin kültürel mirasına sahip şehirler

Dünyanın en zengin kültürel mirasına sahip şehirler

ipekincir

Her seyahat, bir hikâyenin başlangıcını simgeler; geçmişin izlerini takip etmemizi sağlar ve bize unutulmaz anılar yaşatır. Kültür gezileri; tarih, sanat, mimari ve  kültürel öğeleri keşfetmek, yeni bilgiler edinmek ve farklı kültürleri deneyimlemek için harika bir fırsat sunar. Bu yazıda, kültür gezisi yapmak isteyenler için tarihte iz bırakan, medeniyetlerin doğduğu yerleri keşfetmeye çıkıyoruz. Geçmişe yolculuk yapmaya hazır mısınız? O zaman başlıyoruz.

1. Kyoto, Japonya

kyoto-garden

Japonya'nın kalbini keşfetmeye hazır mısınız? Kyoto’nun tarihi, 794-1185 yılları arasında Japon İmparatorluğunun başkentinin Nara'dan Kyoto'ya taşınması ile başlıyor. Bu dönem Japon kültürünün altın çağı olarak adlandırılıyor. Japonya'da edebiyat, mimari ve sanatta önemli gelişmelerin yaşandığı bu dönem sayesinde Kyoto, hala dünyanın en zengin kültürüne sahip şehirleri arasında yer alıyor.

Kyoto, Tokyo ve Osaka’nın tam tersine geleneksel Japon kültürüne ev sahipliği yapar.Kyoto, geleneksel Japon kültürünü ve mimarisini barındıran birçok tapınak, bahçe ve eski yapıya ev sahipliği yapan şehir olmasının yanında eski ve yeni kültürü bir arada barındırıyor.

Kyoto; geleneksel Japon mimarisine ait evleri ve kartpostaldan çıkmış gibi duran bahçeleriyle ziyaretçilerine tam bir görsel şölen yaşatıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan şehir Budist tapınakları, anıtları ve mabetleriyle kültür aşıklarının ilk görmeleri gereken yerler arasında bulunuyor.

Altın köşk veya tapınak olarak bilinen ‘’Kinkaku-ji’’, Gümüş Köşk olarak bilinen “ Gingaku-ji”, Fushimi Inari Taisha gibi meşhur tapınaklar, Sannenzaka’daki geleneksel kasaba evleri ve Sanjusangendo tapınağı Japon sanatı ve mimarisinin en güzel örnekleri olarak biliniyor. Şehirde bulunan  her bir tapınak, Japon Budizmi ve Şinto inançlarının kültürünü yansıtıyor.

Geçmişe yolculuk edebileceğiniz Higashiyama ve Gion gibi mahalleler, dar taş sokakları, ahşap evleri ve geleneksel dükkanları ile geçmişin izlerini günümüze taşıyor. Gion bölgesi geleneksel Japon kültürüne ev sahipliği yaptığı gibi Japon eğlence dünyasının vazgeçilmez adreslerinden biri. Gion'da, geleneksel kimonoları ile ünlü geishalar ve maikolar, antik dans ve müzik sanatlarını sürdürerek bölgeye özgü bir atmosfer yaratırlar. Aynı zamanda geleneksel Japon kıyafetlerini deneyimleyebilir, tarihi sokaklarda gezebilirsiniz. Gion’a gelmişken  geleneksel restoranlarda Japon mutfağına ait tatları deneyebilirsiniz.

Kyoto şehrinde bulunan bahçeler, doğanın ve insan yapımının zarif uyumunu harmanlayarak ziyaretçilere kendilerini masal diyarında gibi hissetmelerini sağlıyor. Ryoan-ji ‘nin  bahçesi, taşlar arasındaki dengeyi simgelerken, Katsura İmparatorluk villasının bahçeleri ve çay evleri Japon estetiğini gözler önüne serer.

Seyahatiniz sırasında Kyoto'da düzenlenen çay seremonileri, geleneksel el sanatları ve kimono giyme deneyimlerini yaşayarak Japon kültürünü daha iyi anlayabilirsiniz.

Her yıl Ekim ayında düzenlenen Kyoto Kültür Festivali, şehrin zengin kültürel mirasını kutlarken geleneksel dansları, müzik performansları, giyim seremonileri ve antik çağlardan kalma törenleriyle, ziyaretçilere Kyoto'nun kültürünü daha yakından tanıma fırsatı sunar.

Şehir her ne kadar  modern dünya ile iç içe geçmiş olsada geleneksel Japon değerlerini ve mimarisini günümüzde korumaya devam ediyor. Dünyanın en iyisi onur ödülüne layık olan Kyoto şehrinin kültürel mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması çok önemlidir.

2.  Mexico City, Meksika

mexico-city-zocalo-meydani

Renkli kültürel mirasıyla büyüleyici bir şehri keşfetmeye hazır mısınız? Mexico City, Latin Amerika'nın kültürel ve tarihi zenginlikleriyle ünlü, renkli, canlı ve kültürel bakımdan zengin bir şehri olarak öne çıkıyor. Bu büyüleyici şehir, sadece modern yaşamın değil, aynı zamanda binlerce yıllık geçmişin izlerini de taşıyor. UNESCO tarafından korunan bu şehir, barok kiliseleri, tarihi evleri ve sanat galerileriyle ziyaretçilerine görsel bir şölen yaşatıyor.

Mexico, muhteşem plajları ve gelişmiş turizm olanaklarının yanı sıra binlerce yıllık tarihi ve kültürel zenginlikleriyle de her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor. Aztekler, Mayalar, Olmekler, Zapotekler ve Toltekler gibi birçok gizemli medeniyete ev sahipliği yapan şehir bazı yazarlar tarafından “Mexico City, 21. yüzyılın başkenti’’ olarak da adlandırılıyor.

Şehirde eski ve yeni uyum içerisinde varlıklarını sürdürürken, Mexico City’e  geldiğinizde şehrin  her köşesinde devasa Aztek tapınakları, Maya mabetleri ve Teotihuacan piramitleri ile karşılaşabilirsiniz.  Antik Aztek uygarlığının izlerini taşıyan şehirde, Zocalo meydanında Mexico kültürü hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Meydan, şehrin tarihi açıdan önemli bir merkezi olup Meksika katedrali ile çevriliyken, şehirde görebileceğiniz Templo Mayor  ise Aztek İmparatorluğu'nun ana tapınağı olarak biliniyor.. Frida Kahlo Müzesi, ünlü ressamın eserlerini sergileyen ve yaşamına dair birçok eseri barındıran bir müze olarak hizmet verirken, Antropoloji Müzesi ise Meksika'nın zengin kültürel geçmişini anlatan bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Meksika Müzesi ise ülkenin geçmişini, sanatını ve kültürünü kapsayan geniş bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor.

Seyahatiniz sırasında mutlaka deneyimlemeniz gereken yerlerden biride Xochimilco'da yapılan kanal turları. Renkli teknelerde müzik eşliğinde gerçekleşen turlar geleneksel Meksika ruhunu  ziyaretçilerine yaşatıyor.

Chapultepec Parkı, şehrin en büyük parkı olup, park içerisinde müzeler, göletler ve hayvanat bahçesi bulunuyor.. San Miguel de Allende, geleneksel el sanatları ve el yapımı ürünleriyle şehri ziyaret edenlerin ilk uğradığı yerler arasında yer alıyor.

Seyahatinizi ‘’Dıa de los Muertos’’, ölülerin anıldığı geleneksel Meksika bayramına denk getirirseniz, şehirde renkli şeker iskeletleri, marigold çiçekleri ve özel olarak hazırlanan ofrendelerle dolu kutlamalara tanık olabilirsiniz.

Mexico City, dünya üzerindeki en zengin kültüre sahip şehirler arasında yer alıyor.Renkli geçmişi, farklı medeniyetlerin etkileşimi ve doğal güzellikleriyle Mexico City, kültür aşıklarının hayallerini süsleyen şehir olarak her yıl binlerce kişiye ev sahipliği yapıyor. 

3. Roma, İtalya

roma-vatikan

Dünyanın en etkileyici antik medeniyetlerinden birine ev sahipliği yapmış olan  Roma aynı zaman da  Roma İmparatorluğu'nun başkenti olarak da tarihte büyük rol oynuyor. Tarihe yön veren, ortaçağ, Barok ve Rönesans’ın tüm izlerini taşıyan şehir, çeşmeleri, sokakları, kiliseleri ve her yerde bulunan tarihi yapılarıyla göz kamaştırıyor. Roma tarihine tanıklık edebileceğiniz başlıca yapılar arasında; Kolezyum, Roma Forumu, Vatikan, İspanyol Merdivenleri ve Trevi çeşmesi yer alıyor. Bu müthiş eserler, Roma'nın hem antik hem de Orta Çağ dönemine ait zengin kültürünü gözler önüne seriyor. Şehrin nabzını tutmak için Campo de Fiori’ye giderek sokak kahvecisinde kahvenizi yudumlarken şehrin kültürünü hissedebilirsiniz. Ayrıca, İtalyan mutfağıyla ünlü olan Roma, ziyaretçilerine lezzetli yemekler ve benzersiz bir mutfak deneyimi de sunuyor.

Roma’nın, bir açık hava müzesinden çok daha fazlası olduğunu söyleyebiliriz. Devasa bir sanat, inanç ve tarih merkezi olan şehir antik Roma özelliklerini de bünyesinde barındırıyor. Barok dönemine ait çeşmeler ve kiliseler kadar şehrin bugünkü görünümünü tamamlayan  birçok eser şehirde bulunuyor.  Roma seyahatinizde  dünyanın en güzel freskleri olan 500 yıllık tabloları da görebilirsiniz.

Roma'yı ziyaret ettiğinizde, çarpıcı ve etkileyici antik yapılar olan; Pantheon, Kolezyum ve Roma Forumu, Romalılar tarafından bir tür çimento kullanılarak inşa edilen geçmişten günümüze gelen eserler olarak karşımıza çıkıyor. Kullanılan çimento günümüzde kullanılan klasik çimento olmadığı halde eserler günümüze kadar varlığını devam ettiriyor.

Roma'nın içinde yer alan Vatikan Şehri, dünyanın en küçük bağımsız devleti ve Roma Katolik Kilisesinin merkezi olarak kabul ediliyor. Vatikan'ın dini lideri olan Papa'nın aynı zamanda devlet başkanı olması, Vatikan şehrinin hem dini hem de siyasi bir nitelik taşıdığını söyleyebiliriz. Michelangelo'nun "Yaratılış" freskleri ve Michelangelo ve Bernini'nin eserleri, Vatikan'ın kültürel zenginliklerini gözler önüne serer.

Roma, yıl boyunca çeşitli festivallere ve etkinliklere ev sahipliği yapıyor. "Natale di Roma" (Roma'nın Doğuşu) ise 21 Nisan'da Roma'nın kuruluşunun kutlandığı bir festival olarak kutlanır.  Bu yılki 21 Nisan 2024’te yapılacak.

Roma’nın, tarih, sanat ve kültür tutkunları için tam bir cennet olduğunu söyleyebiliriz. Tarihi  Roma sokaklarında gezebilir, tarihle iç içe geçmiş mekanları keşfedebilirsiniz.  kendinizi adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyor gibi hissedeceğiniz, her köşe başında tarih kokan mekanlarıyla eski çağın izlerini taşıyan bu şehri mutlaka ziyaret etmelisiniz.

4.  İstanbul, Türkiye

istanbul-eminonu

İstanbul, tarihi boyunca Roma, Bizans ve Osmanlı gibi tarihe yön veren imparatorluklara başkentlik yapmış önemli kültür şehirlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.  Boğaziçi'nin iki yakasını birleştiren bu muazzam şehir hem Avrupa hem de Asya kıtalarına ev sahipliği yaptığı için eşsiz bir konuma sahip.  Binlerce yıllık tarih, kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yapması, savaşlara, tarihteki dönüm noktalarına şahit oluşu şehri eşsiz kılıyor.

İstanbul’un ikonik yapılarından biri olan Ayasofya, ilk olarak Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından kilise olarak inşa edilse de İstanbul’un fethinden sonra camiye dönüştürülüyor. Topkapı Sarayı, Osmanlı İmparatorluğu'nun gücünü ve ihtişamını sergilerken sarayın zengin koleksiyonları, muhteşem mimarisi ziyaretçilerine muhteşem bir görsel şölen yaşatıyor.

Sultanahmet Cami altı minaresiyle ünlü olup İslam mimarisinin en güzel örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. İstanbul seyahatinizde ise görmeniz gereken yerlerden biri de Kapalıçarşı. Kapalıçarşı (Grand Bazaar) ise yüzyıllardır varlığını sürdüren  ticaret geleneğini temsil ediyor. Aynı zamanda dünyanın en eski ve en büyük çarşılarından biri olan Kapalıçarşı içerisinde binlerce el yapımı ürünler, takılar ve hediyelik eşya satan dükkanlar bulunuyor.

Tarihi Yarımada içerisinde Sultanahmet Meydanı ve çevresinde bulunan, Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Yerebatan Sarnıcı ve diğer tarihi yapılar UNESCO tarafından "Historic Areas of Istanbul" (İstanbul'un Tarihi Alanları) olarak kabul edildi ve Dünya Mirası Listesine alındı.

Galata Kulesi, İstanbul'un muazzam manzarasını sunan bir gözlem noktası olarak her sene binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor.    

Dünya üzerinde çok az şehir, tarih ve kültürü ziyaretçilerine bu denli hissettirebilir. Adeta bir açık hava müzesi gibi olan İstanbul, her sokağı, her yapısı binlerce yıllık bir tarih ve kültürün izlerini içerisinde barındırır.

5. Varşova, Polonya

varsova

Tarihi, mimarisi ve sanatıyla adından sık sık bahsettiren Varşova, tarih boyunca yaşadığı zorlu dönemlere rağmen kültürel zenginliğini  tüm ihtişamıyla sürdürmeye devam ettiriyor. II. Dünya Savaşı'nda büyük zarar gören bölge, savaştan sonra restore edilmiş renkli binaları, dar taş sokakları ve meydanlarıyla tarih severlerin uğrak noktası halinde.

‘’Stare Miasto’’ olarak bilinen Eski Şehir, Varşova'nın tarihi merkezi olarak kabul ediliyor. Eski şehir bölgesi, tarihi dokusunu hala korumakta ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almakta.

Bölge renkli binaları, dar sokakları ve meydanlarıyla, Orta Çağ atmosferini yansıtıyor. Kraliyet Sarayı, şehirdeki tarihi yapıların başında gelir ve zengin Polonya tarihini yansıtır. Müze  her yıl binlerce ziyaretçiye ev sahipliği yapar.

Varşova Kraliyet yolu, şehrin tarihîne ışık tutan ve kültürel önem taşıyan yerleri birleştiren bir güzergâh olarak biliniyor. Şehir merkezinden başlayarak, Kraliyet Şatosu, Sigismund Sütunu ve Lazienki Kraliyet Sarayı gibi önemli noktaları gezebilirsiniz. Yol boyunca, Polonya'nın tarihindeki önemli olaylara, kültürüne ve kraliyet geçmişine tanıklık edebilirsiniz. Eski Şehir öeydanındayken Rönesans dönemi tarzında inşa edilmiş Güzel Sanatlar Sarayı gibi yapıları da ziyaret etmelisiniz.

Lazienki Parkı, doğal güzellikleri, göletleri ve heykelleri ile ünlü olup parkın içerisinde yer alan Lazienki Kraliyet Sarayı, barok mimarisi ve zengin koleksiyonları ile dikkat çeker. Park, aynı zamanda Chopin'in anısına dikilmiş heykeli de içerisinde barındırır.

II. Dünya Savaşı'ndaki Varşova ayaklanmasını anlatan Uprising Müzesi, ziyaretçilerine dönemin şartlarını hissettirirken,şehrin direnişini ve kurtuluşunu detaylı bir şekilde anlatan canlı sergiler içerir.

Ünlü besteci Frederic Chopin’in, Varşova'nın kültürel mirasının oluşmasında etkili olduğunu söyleyebiliriz. Şehirde Chopin'e adanmış müze, anıt ve etkinlikler bulunurken her yaz Lazienki Parkı'nda düzenlenen konserlerde, Chopin'in eserlerini dinleme şansı bulabilirsiniz.

Sanat ve kültür alanında da zengin bir geçmişe sahip olan bu şehri mutlaka ziyaret etmelisiniz.

6. Atina, Yunanistan

atina-da-parthenon

Atina, tarihi boyunca birçok medeniyetin izlerini taşıyan, antik ve modern dünyanın birleşimi olan büyüleyici bir şehir olarak karşımıza çıkıyor. Atina, kültür aşıkları için bir açık hava müzesi niteliği taşırken ziyaretçilerine geçmişe yolculuk yapma imkanı sunuyor.

Antik Yunan medeniyetinin beşiği olarak bilinen Atina, Akropolis Tepesi, Parthenon Tapınağı ile çevrili olup antik Yunan mimarisinin en iyi örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Parthenon Tapınağı, Athena'ya adanmış olup antik dünyanın en önemli merkezlerinden biri olarak kabul edilir ve dünya kültür mirası listesinde yer alır. Tapınak antik dönemin zanaatkarlık ve mühendislik yeteneklerini en iyi şekilde ortaya koyar.

Antik Agora ise antik Atina'nın merkezi, pazar ve toplumsal yaşam alanı olarak biliniyor. Stoa Attalosa, bu alanda yer alan muazzam bir yapı olurken  antik dönemdeki ticaretin ve kültürel etkinliklerin merkezi olarak biliniyor.

Atina'daki Ulusal Arkeoloji Müzesi, antik Yunan, Roma ve Miken uygarlıklarına ait zengin bir koleksiyona ev sahipliği yapar. Müze, bronz, seramik, heykel ve diğer arkeolojik eserlere ev sahipliği yaparak ziyaretçilerine antik Yunan dünyasının derinliklerine bir yolculuk yapma imkanı sunar.

Modern Atina, geleneksel Yunan müziği, dansı ve yiyecekleriyle tanınırken tarihi Plaka bölgesi, dar sokakları, tavernaları ve geleneksel müzikleriyle adını duyuruyor. Atina, antik ve modern kültürü harmanlayarak ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunar.

Antik dünyanın mirasını modern yaşamla birleştiren benzersiz bir şehir olan Atina’nın  her köşesinde geçmişin izleriyle karşılaşabilir aynı zamanda çağdaş kültürün ve yaşamın izlerini de sürebilirsiniz. Buram buram tarih kokan kültür şehri her sene binlerce turiste ev sahipliği yapıyor.

7. Kahire, Mısır

kahire

Kahire, tarih sahnesine antik Mısır'ın başkenti olarak giriyor. Antik dünyanın eski yedi harikasından olan Mısır Piramitleri, Giza Platosunda yer alırken; Büyük Piramit ise Khufu'nun mezarı olarak da biliniyor. Kahire'nin eski sokakları, İslam mimarisinin eşsiz eserlerini  ve Osmanlı döneminden kalma tarihi yapıları bünyesinde barındırıyor.

Kahire, dünya üzerindeki en ünlü antik yapıların ev sahibi olarak anılıyor.  Giza Piramitleri, Sfenks, Keops, Kefren ve Mikerinos piramitleri, antik Mısır'ın mimari dehasını ve matematik bilgisini gözler önüne seriyor. 

Kahire'de bulunan Mısır Müzesi, dünya çapında önemli bir koleksiyona ev sahipliği yaparken mumyalar, antik yazıtlar, takılar ve diğer arkeolojik hazineler, ziyaretçilere antik Mısır'ın zenginliğini ve gizemini keşfetme fırsatı sunuyor. Müze, Firavun Tutankamon'un hazinelerine de ev sahipliği yapmasıyla öne çıkıyor.

Han el-Halili çarşısı, renkli ve canlı bir pazar atmosferi sunarken Mısır'ın en eski çarşılarından biri olarak bilinir. Geçmişe yolculuk yapabileceğiniz El-Muizz Caddesi, tarihi camiler, medreseler ve geleneksel dükkanlarla çevrili bir sokak olarak şehrin ruhunu hissedeceğiniz yerlerin başında geliyor. Kahire'nin sokaklarında dolaşarak, geleneksel Mısır mutfağını keşfedebilir ve şehrin tarihi atmosferini hissederek büyüleyici bir kültürel deneyim yaşayabilirsiniz.

Kahire, İslam dünyasının önemli kültürel merkezlerinden biri olarak El-Azhar Camii, İslam'ın en eski üniversitelerinden birine ev sahipliği yapar ve İslam mimarisinin inceliklerini sergiler. Aynı zamanda bölgede yer alan, Sultan Hasan Camii ve Rifa'i Camii gibi tarihî camiler, İslam sanatının zenginliğini ziyaretçilerine gösterir.

Nil Nehri, şehrin kalbi olan Kahire’den geçer ve nehrin kıyısında bulunan tekneler ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunar.

Kahire; ünlü camileri, medreseleri, hamamları ve çeşmeleriyle dünyanın en eski İslam şehirlerinden biri olarak UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Ayrıca zanaat ve halk sanatları dalında UNESCO yaratıcı şehirler ağına dâhil olan Kahire yaratıcı endüstrilerin sürdürülebilir bir şekilde geliştiğini gösteriyor.

Kahire, Mısır'ın kalbinde yer alan ve tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kültür şehri olarak biliniyor. Nil Nehri  kıyısında bulunan bu büyüleyici şehir, antik ve modern Mısır'ın izlerini taşıdığı için her sene binlerce turiste ev sahipliği yapıyor.

Uçak Bileti


ipekincir
İpek İncir
293 Yazı
Marmara Üniversitesi Reklam bölümünde yüksek lisans yaptı. Eğitimini tamamlamak için bir süre Londra’ya gitti. Otomotiv, sağlık, turizm sektörü gibi birçok farklı alanda içerik üretti. Şimdi ise Enuygun ekibinin bir parçası olarak seyahat yazıları yazıyor.
Yorum Yap
Yorumlar
Bu yazı için henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan sen ol.
Uzman Yazarlar