Yalnız Gezginin El Kitabı

setenay.gokdag
İçindekiler

Aileyle, arkadaşlarla, sevgiliyle hatta belki yeni tanıştığın birkaç insanla yolculuğa çıkmak elbette keyifli olabilir. Ama tek başına yapacağın bir seyahat kadar özgürleştirici ve huzurlu olabilir mi?

Başkalarıyla çıktığımız seyahatlerde ortak rotalar çizmek, bazen istemediğimiz yerlere gitmek bazense istediğimiz aktiviteleri kaçırmak demek olabiliyor. Üstelik her plan ve karar ortak yapıldığı için istediğimiz kadar yalnız da kalamayabiliyoruz.

Tek başına seyahat etmek gözüne korkutucu geliyorsa bu rehber senin için! Yalnız bir gezgin olmanın tüm detaylarını tek yazıda toparlamaya çalıştım. Korkma, çık yola! Yeni deneyimler, kültürler ve arkadaşlar vardığın yerlerde seni bekliyor olacak.

1. Planlarını incelikle yap

Tatil planlamak bence yolculuğa çıkmanın en keyifli aşamalarından biri. Tek başına seyahate çıkarken bunu daha büyük dikkatle yapmalısın. Unutma ki bu tatilin tüm kararları sana ait. Tabii ki plansız da çıkmayı tercih eden insanlar var. Tamamen plansız olmayı, yol seni nereye götürürse oradan devam etmeyi de seçebilirsin.

Eğer benim gibi planlı olmayı sevenlerdensen yalnız seyahat edeceğin için güvenli bulduğun rotaları, hayal ettiğin şehirlerin hep görmek istediğin noktalarını düşünebilirsin. Nerede, kaç gün kalıp ne kadar para harcayacağını ortalama olarak belirleyip bütçeni buna göre ayarlayabilirsin. Eğer işler planladığın gibi gitmez veya yollar sana beklenmedik güzellikler sunarsa planından rahatlıkla çıkabileceğini aklının bir köşesinde tutabilirsin.

2. Götürmen gerekenleri listelemeyi unutma

Yalnız olacağın için yanında taşıman gerekenler önemli hale geliyor. Kullandığın ilaçlar varsa bunu listenin en başına yazmalısın ki acil durumlarda zorda kalma. Eğer bu yolculuğunda kamp yapmayı planlıyorsan ve nasıl sığacağını bilemiyorsan Kamp Çantası Hazırlama Yolları yazımıza göz atabilirsin.

Listene kulaklık ve kitaplar gibi hoş vakit geçirmeni kolaylaştıracak şeyler ekleyebilirsin. Ayrıca seyahat sırasında aç susuz kalmamak için çantana yiyecek-içecek koyabilirsin. Ben her yere termosla kahve taşımayı çok severim. Seyahatin için kendine ısıyı koruyacak bir termos alabilirsin.

3. Tripod taşımayı ihmal etme

Tek başına seyahat ederken manzara ile senin fotoğrafını çekebilecek bir yoldaşının olmaması üzücü olabiliyor. Yol kenarından birini çevirsen bile ne kadar iyi çekecek, telefonu alıp kaçacak mı, beğenene kadar çektirmeye devam etmekten utanılmaz mı gibi sorular aklını kurcalayabilir. Bu yüzden sen yine kendine yetmeye devam et ve bir tripod al derim. Çantanda taşıyacağın bu yardımcı fotoğrafçı arkadaş sayesinde kimselere prim vermeden, zamanlayıcıyı kurarak en güzel fotoğrafları çekilebilirsin.

4. Güvenli bir çanta senin en yakın arkadaşın

Özellikle bilmediğin bir ülkeye tek başına giderken saklaman gereken çok önemli şeyler var. Telefon, pasaport, kimlik, para gibi. Bunları alelade bir çantaya koyarsan ve kaybedersen elbette dönüş için yurtdışında konsolosluklara, ülke içindeyse polise başvurmak bir çözüm. Ama neden korumak varken tadımız kaçsın ki?

Bu yüzden güvenliği sağlam bir çanta, gezin boyunca senin en yakın arkadaşın oluyor. İstersen sırt istersen bel çantası tercih et, güvenli olması ilk kural. Ben yurt dışı gezimde, yaygın olarak satılan iç çantadan takmayı tercih etmiştim. Ayrıca tüm paranı nakit olarak yanında taşımamanı da öneririm.

5. Acil durum numaraları en kolayında olsun

Hepimizin ilkokul yıllarından beri ezberinde acil durum numaraları var. 112, 155, 110 gibi. Ancak panik durumlarında bildiklerimizi de unutabiliriz. Basit bir çözüm geliştirerek bir kâğıda numaraları ve karşılıklarını yazabilirsin. Özellikle yurt dışı gezilerinde konsolosluk ve ülkenin acil durum numaraları işine yarayabilir.

Ayrıca aksilikleri göz önünde bulundurarak bu kâğıda bir de ulaşılmasını istediğin kişinin adı soyadı ve numarasını yazmak isteyebilirsin. Bu kâğıdı çantanın en kolay ulaşılabilen yerinde tutmayı da unutma.

6. Hasta olmamak için önlemlerini al

Tatilde hasta olmayı kim ister ki? Üstelik bunun önüne geçmenin pek çok yolu varken… Tatile çıkmadan önce beslenme ve uyku düzenini olabildiğince sağlam tutmanı öneririm. Yolculuğun başlangıcından itibaren vitamin ve gıda takviyeleri de kullanabilirsin. Yanına kullandığın ilaçları almanın öneminden daha önce bahsetmiştim. Düzenli kullandıkların dışında antihistaminik, ağrı kesici, ateş düşürücü gibi ilaçlardan da birer film alırsan çok yer kaplamayacağına eminim.

7. Her şeyi iki kere kontrol et

Yolculuğa başlamadan önce ve ilerlerken her şeyi iki kere kontrol etmelisin. Evden çıkarken tüm fişleri çektin mi? Kapıyı kilitledin mi? Kaldığın hostelde çantanı güvenli bir yere bıraktın mı? Pasaportun veya kimliğin yanında mı? Aklında sorular varken seyahatinin tadını çıkarman zorlaşabilir. Garantiye al ve iki kere kontrol et. Kaybettiğin zamana değeceğini göreceksin.

8. Yalnızlığın dayanılmaz hafifliğini hisset

Belki toplumsal yapımızdan belki kültürel bakış açımızdan dolayı “yalnız” olmak hep karamsar ve kötücül çınlar kulaklarda. Halbuki tek başına seyahat etmek, yalnız tatile çıkmak da bir ihtiyaç! Bu yüzden tüm olumsuz iç ve dış seslere kapa kulaklarını. Kendinle kalmanın, kendini tanıyıp sevmenin tadını çıkar. İstediğin zaman insanlarla tanışabileceğini çünkü tatilin yeni birileriyle tanışmanın en kolay yolu olduğunu da aklından çıkarma!

9. Bir “merhaba” ile başlar her şey

Yeni insanlarla tanışmak benim en büyük hobim sanırım. Her zaman heyecan verici ve eğlenceli bulduğum tanışma işleri özellikle seyahatlerde oldukça yararlı geliyor. Çekingensen, yeni insanlarla tanışmak tuhaf bir şekilde geriyorsa seni ama isteğin de varsa her şeyin bir “Merhaba” ile başladığını unutma. Kalabalık partilerde, hostellerin ortak alanlarında veya plajda güneşlenirken dost canlısı gördüğün biriyle bir kere laflamaya başlarsan ne kadar keyif verici olduğunu sen de göreceksin!

10. Kaybolmayı öğren

Kulağa tuhaf gelse de kaybolmak da öğrenilecek bir durum. Bir şehrin, bilmediğin sokaklarında kaybolup yalnızca yürümenin ve yeniliklerin tadını çıkaracak kadar gevşemek özellikle büyükşehrin gerginliğini omuzlarında taşıyanlar için zamanla öğrenilebiliyor. Tabii ki güvenli olmadığını hissettiğin yerlerde kaybolmaman gerekiyor. GPS böyle zamanlar için var. Çevrimdışı kullanabileceğin haritaları telefonuna indirerek en yakın güvenli alana kendini atabilirsin. Güvende hissediyorsan yürümeye, fotoğraflar çekmeye ve etrafını incelemeye devam et. Kim sana “Geç mi oldu? Dönelim mi?” diyecek ki senden başka?

setenay.gokdag
Setenay Gökdağ
55 Yazı
Antalya doğumlu yazar, Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Lise yıllarından itibaren medyanın çeşitli alanlarında metin yazarı ve editör olarak çalıştı. Okuma, yazma ve seyahat etme tutkularını tek amaç altında birleştirmek adına, Enuygun’da seyahat yazıları yazmaya başladı. Şu anda da Turist Rehberliği bölümünde eğitim alarak seyahat yazılarına farklı bir gözle bakmayı hedefliyor. Boş bulduğu her an yollara çıkmayı, otostop çekerek seyahat etmeyi ve kamp yapmayı çok seviyor.
Uzman Yazarlar