Tatilde farklı yerleri ve kültürleri keşfetmek denildiğinde genellikle ilk akla gelen başta Avrupa olmak üzere yurt dışı rotalar olur. Bu yerleri görmek her ne kadar cezbedici olsa da vize almanın zorluğu veya ödemek zorunda kalınan ekstra masraflar bu yerleri gitgide cazip alternatifler olmaktan uzaklaştırıyor. Oysa vize almadan gezip görebileceğimiz harika bir seçenek daha var. O da Türkiye. Gelin, pasaporttu, vizeydi uğraşmadan keşfedebileceğiniz ülkemizin saklı cennetlerine doğru yolculuğa çıkalım.

Ege'nin mavi sularında yüzen Karaburun

İzmir'in en güzel tatil beldelerinden biri olan Karaburun, Çeşme, Bodrum gibi popüler olmasa da en az onlar kadar güzel ve dikkate değer bir yer. Masmavi berrak suları ve baş döndüren güzellikteki koylarıyla Karaburun sadece İzmir'in değil, Ege'nin de en karşı konulmaz adresleri arasında. Koylar ve kumsalların yanında sakin yaşamıyla da ziyaretçilerin gözdesi olmayı başaran Karaburun'un bunca güzelliğine karşın daha az popüler olması ve sakin kalmasının belki de en önemli nedeni buraya ulaşmanın zorluğu. Karaburun'a gelmek için İzmir'den yaklaşık 2 saat süren dar ve virajlı bir yolu aşmayı göze almanız gerekiyor. Üstelik toplu taşıma olanağı da özellikle yaz ayları dışında yok denecek kadar az. Ancak tüm bu zorluklar Karaburun'un hem bölgenin hem de dünyanın en güzel yerlerinden biri olmasının önüne geçemiyor. Bölgede bulunan otellerin sayısı fazla değil. Olanlar da genellikle yaz döneminde kapılarını açıyor. Kıyıya yakın yerlerde yazlıkları ve buralardan sahile inen dik yamaçların etkisini biraz olsun azaltan merdivenli yolları görebilirsiniz. İşte buralar Karaburun'un akvaryum berraklığındaki koylarına açılan birer kapı aynı zamanda. Merdivenlerden inip kendinizi Ege'nin serin sularına bırakabilir veya bahar aylarında zeytin ağaçlarının gölgesinde dinlenebilirsiniz. İzmir'e kadar gelmişken kentte deneyebileceğiniz benzersiz lezzetler de galerimizde.

Fethiye'nin yeni gözdesi Faralya

Faralya için özellikle son yıllarda ''gizli cennet'' demek ne kadar doğru bilinmez. Çünkü burası da birçok doğa harikası gibi farklı yerler arayışında olan yerli ve yabancı turistler tarafından keşfedilmiş durumda. Ancak halen ulaşımı zor, bakir koyları ve otellere, kalabalık merkezlere uzaklığı ile gözlerden uzak yerini koruyor. Esasında adı Uzunyurt olan bu bölge Faralya olarak da biliniyor ve bu isimle ünlenmiş durumda. Bölge özellikle son yıllarda Fethiye ve çevresinde en fazla gitmek istenen yerlerden biri haline geldi. Masmavi berrak denizi ile hayranlık uyandıran Kabak Koyu da burada. Koyda büyük oteller veya tatil köyleri yok. Güzelliği de belki buradan geliyor. Çadırınızla giderseniz, koya yakın yerlerde kamp yapabilir, geceleri yıldızları seyrederek uyuyabilirsiniz. Diğer bir seçenekse biraz daha tepelere konumlanmış ve genellikle ağaç evlerden oluşan küçük oteller. Bu otellerin çoğu koyu tepeden seyreden dik arazi üzerine inşa edilmiş. Böylece uyandığınız anda yeşil ve mavi içinde, başka bir dünyaya ait bir yerdeymiş hissine kapılıyorsunuz. Burası kitap okumak hatta belki yazmak için de ilham veren bir yer. Fethiye ve çevresinde mutlaka gereken diğer yerler de galerimizde.

Yeşilin yarattığı dünya Borçka

Türkiye'nin muhteşem doğal zenginlikleri ile bilinen rotalarından birisi de Artvin Borçka. Uçsuz bucaksız ormanları ve benzersiz doğal güzellikleri ile kesinlikle görmeye değer bir yer. Özellikle kış aylarında oluşan buzul gölleri de insana başka bir dünyadaymış hissi veriyor. Yine bölgede bulunan Maral Şelalesi'nin serin suları etrafında gezinebilir veya Bizans döneminde inşa edildiği tahmin edilen ve Türkiye'nin en eski kiliselerinden biri olan İbrikli Kilisesi'ni görebilirsiniz. Bölgede doğal yapısı çok iyi korunmuş Şerefiye, Sülüklü ve Taraklı gibi köyler de var. Buralarda yerel halk tarafından yetiştirilen taze sebze ve meyvelerin tadına bakabilir, tamamen geleneksel yöntemlerle hazırlanan bal ve peynir gibi ürünleri alarak yolunuza devam edebilirsiniz. Borçka'ya gelirken yanınıza mutlaka fotoğraf makinenizi de alın. Her durakta karşınıza çıkacak enfes manzaralar ve yeşilin binbir renginde büyüleyici atmosferi ölümsüzleştirmek isteyeceksiniz. Buraya gelirken dikkat edilmesi gereken şeylerden birisi de hava sıcaklığı. Kuzeyde yer alan konumu ve yüksekliği ile Türkiye'nin birçok bölgesine kıyasla daha soğuk olabiliyor. Yani Borçka'yı yaz aylarında bile ziyaret etseniz, yanınıza giyecek kalın bir şeyler almak yararınıza olacaktır.

Ormanda gizlenen cennet Karagöl

Artvin'in benzersiz doğal güzellikleri Borçka ile sınırlı değil. Bölgenin ve belki de dünyanın en güzel manzaralarından birine tanık olmak için rotanızı Karagöl'e de çevirebilirsiniz. Artvin'in Şavşat ilçesine bağlı Meşeli köyünde bulunan bu yer yeşilin neredeyse tüm tonlarını bir arada görebileceğiniz bir masal diyarı gibi. Karagöl'e ulaşmak için Artvin merkezden araç kiralayabilir veya en yakın havalimanı olan Kars'tan yola çıkabilirsiniz. Biraz daha uzak olsa da bir diğer seçenek Batum'a uçarak buradan yaklaşık 2 saatlik bir araba yolculuğu yapmak. Yolun sonunda karşılaşacağınız çam ağaçları ve ladinlerin çevrelediği göl özellikle ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde gözün görebileceği en güzel renklere bürünüyor. Burası ilk bakışta gerçek olduğuna inanması zor bir tablo gibi. Artvin'in harikalarını keşfederken Borçka'nın güzelliklerinden sonra rotanızı Karagöl'e çevirebilir, böylece kendinize unutulmaz bir yeşil rota çizebilirsiniz. Gölün çevresinde küçük bir konaklama tesisi de var. Burada birkaç gün kaldıktan sonra dünyayı farklı gözlerle görmeye başlayacaksınız. Karagöl, ziyaretçilerine sunduğu tüm bu özellikleri ve benzersiz atmosferiyle yurt dışına çıkmadan da başka dünyalara götüren yerlerin başında geliyor. Karagöl ve Artvin'in diğer güzelliklerini keşfetmek için Artvin'de gezilecek yerler galerimize de göz ataiblirsiniz.

Yükseklerde gezen mucize Kaçkarlar

Karadeniz'de bulunan bir diğer gizli cennet de Kaçkar Dağları. Rize ve Artvin arasında yer alan konumuyla bile Türkiye'nin cennet köşelerinden biri olmaya aday. Dağlara adını veren ''Kaçkar'' sözcüğü Ermenice'de ''haçlı dağ'' anlamına gelen ''Haçkar''dan geliyor. Bölgenin fazla turistik olmamasının belki de en önemli nedenlerinden birisi ulaşım zorluğu. Ancak sonunda karşılaşacağınız doğal güzellikler ve karşı konulmaz manzaralar kesinlikle bunu göze almaya değer. Bölgede Fırtına Deresi'nin buz gibi sularının çevresinde gezintiye çıkabilir veya piknik yapabilirsiniz. Üstelik burası tırmanışa elverişli arazisiyle dağcılar için de tam bir cennet. İster trekking yapın isterseniz sadece yüksek tepelerden birinde oturup dağların baş döndürücü güzelliğini seyredin. Kaçkarlar amacınız ne olursa olsun her zaman hayal edilenin ötesinde bir yer... Bir sonraki yaz tatilinizde Kaçkarlar'a çıkabilir, yakıcı güneş altında kavrulan Akdeniz ve Ege kıyılarının aksine serin ve bol oksijenle çevrelenmiş dağların arasında unutulmaz bir tatil yapabilirsiniz. Kaçkarlar, birçok kişi tarafından dünyaca ünlü İsviçre Alplerine benzetiliyor. Yani burası aynı zamanda ülkemizin sınırları dışına çıkmadan kendinizi yurt dışında hissedebileceğiniz bir yer.

Gökyüzüne uzanan heykelleriyle Nemrut

Türkiye'de efsanelere konu olmuş ve görülmeye değer çok sayıda harika yer arasında Adıyaman sınırları içinde bulunan Nemrut'un ayrı bir yeri var. 2150 metre yükseklikteki bu dağın Kommagene Kralı Antiochos, yeni bir din kurmaya ve bu dinin tanrısı olarak dünyaya hükmetmeye karar vermişti. Nemrut Dağı da bu yeni dinin merkezi olacaktı. Dağın üzerinde kendisi için görkemli bir anıt mezar yaptıran hükümdar, mezarın çevresine de dev heykeller inşa ettirdi. Bugün Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanından gelen yerli ve yabancı turistler hem bu heykelleri görmek hem de belki dünya üzerindeki en ünlü gün doğumu manzarasını izlemek için buraya geliyor.

Kayalara oyulan mezarlarıyla Myra

Akdeniz'in en önemli uygarlıklarından olan Likya uygarlığına ait kaya mezarları Antalya'ya bağlı Demre'nin birkaç kilometre dışında bulunuyor. Yoldan geçen herkesin dikkatini çeken bu mezarlar, kayala oyularak inşa edilmiş ve bu özelliği ile hemen fark ediliyor. Mezarları gördükten sonra Demre'ye doğru yol alabilir, Noel Baba'nın doğduğu yeri görebilirsiniz. Yine burada bulunan Noel Baba Kilisesi'ni ziyaret etmek de mümkün.

Beyaz cennet Pamukkale

Denizli sınırları içinde bulunan Pamukkale de Türkiye'de mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Birçok kişi tarafından ''beyaz cennet'' olarak tanımlanan bu yer, bölgeye has mineralli suların etkisiyle renk değiştiren ve yükseltiler halinde bir kale gibi yükselen yapısıyla ayrılıyor. Pamukkale'nin hemen yanında bulunan Hierapolis Antik Kenti de antik dünyanın en önemli merkezlerinden birisi olarak görülmeye değer yerler arasında öne çıkıyor.

Tarihin izinde Safranbolu

Karabük'ün bir ilçesi olan Safranbolu da hem bu bölgenin hem de Türkiye'nin en güzel yerlerinden birisi olarak anılıyor. Buranın bu kadar ilgi çekmesinin başlıca nedeni ise kendine has mimarisi ile öne çıkan genellikle iki veya üç katlı evleri. Bu evlerin birçoğu günümüzde bölge halkı tarafından otel veya restoran olarak işletiliyor. Burada ayrıca yöreye özgü hediyelik eşyalar alabileceğiniz çok sayıda küçük dükkan da var.

Şehzadeler şehri Amasya

Türkiye'de mutlaka görülmesi gereken yerler sıralandığında Amasya genellikle ilk sıralarda kendisine yer bulamasa da kesinlikle görülmeye ve keşfedilmeye değer bir yer. Osmanlı döneminde şehzadelerin yetiştirildiği şehir bu nedenle ''şehzadeler şehri'' olarak da anılıyor. Kentte görülebilecek yerlerin başında ise bölgenin mimari özelliklerini çok iyi yansıtan Hazeranlar Konağı, Şehzadeler Müzesi ve Çelebi Mehmet Medresesi gibi yerler de mutlaka görülmeli. Kentte gezilebilecek tüm bu yerler ve daha fazlası için Amasya'da gezilecek yerler galerimize mutlaka göz atın.

Peri bacaları arasında Kapadokya

Nevşehir'in Ürgüp, Göreme ve Avanos gibi beldelerini kapsayan Kapadokya da yurt dışına çıkmadan bambaşka dünyalara gitmenizi sağlayacak bir yer. Bölgede bulunan doğal taş oluşumlarına peri bacaları adı veriliyor. Peri bacalarının oluşumu sadece bölgeye özgü benzersiz manzaralar yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda bölge halkının geçim kaynaklarından evlerin ve otellerin yapısına kadar her şeyi etkiliyor. Dünya üzerinde hiçbir yere benzemeyen atmosferiyle büyüleyen Kapadokya her mevsim farklı güzellikler sunan bir yer. Özellikle ilkbahar döneminde bu bölge en güzel zamanlarını yaşıyor. Kış mevsiminde ise kayak merkezlerine alternatif olabilecek harika bir tarihi gezi olanağı sunuyor. Kapadokya'ya en kısa yoldan ulaşmak için Nevşehir uçak biletlerini karşılaştırabilirsiniz.