BNP Paribas Cardiff’in Türkiye dahil 8 ülkede yaptırdığı araştırmaya göre, Türk insanının kaderci yaklaşımı sigortaya karşı tutumunun da belirleyicisi oluyor. Türkler sigorta konusuna tamamen duygusal yaklaşırken diğer ülkelerde kişisel kaygılar ön plana çıkıyor.

Türkler sigorta yerine ailesine güveniyor

Aralarında Fransa, İtalya, İspanya, Japonya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Güney Kore ve Türkiye’nin yer aldığı araştırma sırasında Türkiye’den 500 kişiyle görüşülmüş. Diğer ülkelerde kişiler kendi hayatlarından kendilerini sorumlu tutarken, Türkler’in olası risklere karşı ailelerini ya da içinde yer aldıkları grubu kendileri için güvence olarak gördüğü sonucu ortaya çıkmış. Doğrusu hayli düşündürücü!

Yine aynı araştırmaya göre, diğer ülke vatandaşları için sigortanın mevcut hayat standartlarını korumak için oldukça önemli olduğu sonucu ortaya çıkmış. Örneğin yıllarca para biriktirip aldıkları evlerini “konut sigortası” veya “DASK ile, arabalarını ise kasko ile sigortalatmak, hayat standartlarını olası risklere karşı güvence altına almak adına onlar için oldukça gerekli!

Türkler’in ise bu konularda oldukça fazla kaderci yaklaşımlar gösteriyor. Öyle ki; araştırmaya katılan Türkler’in yüzde 44’üne göre, herhangi bir riske karşı önlem almayı düşünmek bile tehlikeyi çağırmak anlamına geliyor…

Neyse ki yüzde 20 oranında bir grup Türk , risklere karşı kendini sigorta ile güvence altına alma eğiliminde…

Peki ya siz?

Yaşlanınca da yük olmak istemiyor!

Aynı araştırmaya göre Türk insanını bireysel emeklilik yaptırmaya motive eden en önemli unsur; yaşlandıklarında ailelerine ya da yakınlara yük olmak istememeleri! Bu sonuç tanıdık gelse de hayli ilginç!

Herhangi bir risk anında ailesini ya da yakınlarını güvence gören Türk halkının aslında bir yandan da onlara yük olmak istememesi dikkat çekici! Çoğumuza tanıdık gelen bu çelişkiyi biraz daha düşünmek gerekmez mi sizce de?

Sigortalı ve çelişkisiz günler dileğiyle…