Türkiye’nin termal haritası


Nihan Bayram
14 Ekim 2020 | 69

Türkiye, coğrafi konumu sayesinde birçok açıdan eşi benzeri az bulunur destinasyonlara sahip bir ülke. Kültür turizmi ve deniz turizminin yanında bulunduğu konum nedeniyle termal turizme de oldukça elverişli. Hatta termal su kaynaklarının zenginliğiyle Avrupa ülkeleri arasında ilk ülke. Dünyanın en iyi termal kaplıcaları arasında da 7. sırada yer alıyor. Peki sen termal sularıyla bu kadar ünlü olan ülkemizin termal şehirlerini tanıyor musun? Senin için ülkemizin termal haritasını çıkardım.

Termal su nedir? Faydaları nelerdir?

Termal su nedir? Faydaları nelerdir?

Yeryüzünün kilometrelerce altından yeryüzüne ulaşan, en düşük 20 derece ısıda olan ve insan sağlığına birçok katkısı olan faydalı mineraller içeren sulara termal su adı verilir. Yeraltından çıkan suların termal su adıyla adlandırılması için ısı ve mineral dereceleri incelenir. Termal sularının sıcaklığının yüksek derecede olması suyun barındırdığı minerallerin suda çözünerek suya kolay karışmasını sağlayacağından büyük önem taşır.

Yeraltından çıkan termal suların kaynağına kaynarca adı verilirken kaynarcaların etrafına kurulan tesislere kaplıca ya da ılıca deniliyor. Bu nedenle termal turizm tabiri kadar kaplıca turizmi tabiri de kullanılıyor. Bu turizm çeşidi genelde sağlık amacıyla düzenlenen seyahatleri kapsıyor diyebiliriz. Termal sular, dünya üzerinde yüzlerce yıldır birçok hastalığın tedavisi için tercih ediliyor. Yapılan birçok arkeoloji çalışması, termal suların Persler, Mısırlılar, Romalılar, Selçuklular ve Osmanlılar tarafından kullanıldığını ortaya çıkarmaya devam ediyor.

Termal suların faydaları ise saymakla bitmiyor. Metabolizma hızını artıran, kükürt içeriğiyle sinir sistemini uyarıp kan dolaşımını hızlandıran termal sular sindirim sistemi, kalp ve damar rahatsızlıkları gibi problemlere de iyi geliyor. Sedef, egzama, akne gibi cilt sorunlarına da faydaları kanıtlanan termal sular ruhsal anlamda da bir ferahla sağlıyor.

Afyon

Afyon

Afyon, Türkiye ve termal kelimelerini yan yana konulduğunda akla ilk gelen şehrimiz. Kaplıcalar bakımından oldukça zengin bir coğrafyada bulunan şehirde 60 dereceyi aşan termal sular bulunuyor. Bu özelliğiyle de ülkemizin en sıcak kaplıcaları arasında ve yerli yabancı binlerce turisti ağırlıyor. Çok fazla ziyaretçi aldığı için kaplıcaları ve Afyon termal otelleri kaliteli bir hizmet anlayışına sahip ve her geçen gün de daha iyi bir hizmet sunmak için kendilerini geliştiriyorlar.

Şehirde özellikle Sandıklı, Gazlıgöl ve Heybeli bölgelerinde konumlanan kaplıcalar ve oteller ön plana çıkıyor. Sandıklı’da bulunan Hüdai Kaplıcaları, çamur banyolarıyla meşhur. Yaklaşık 72 derece sıcaklıkta yeryüzüne çıkan su toprakla bir araya geldiğinde çamura dönüşüyor. Bu çamurda banyo yapıldığında solunum yolu rahatsızlıkları ve cilt hastalıkları tedavisi için ilerleme kaydediliyor. Gazlıgöl’den çıkan termal su ise içinde bulunan farklı minerallerle idrar yolları, safra kesesi ve böbrek taşı gibi problemlere iyi geliyor. Herhangi bir sağlık sorunun olmasa bile bu kış kendini sıcak suların dinginlik ve huzur veren kollarına bırakmak fikrini bir değerlendirmeni öneririm.

Ankara

Ankara

Ankara’daki termal sular yüzyıllar boyunca birçok uygarlığa şifa olmuş ve günümüzde de olmaya devam ediyor. Ortalama 45 derece sıcaklıkta yeryüzüne çıkan bu termal sular, Ankara’yı termal turizm konusunda önemli bir noktaya koyuyor. Kızılcahamam, Haymana ve Ayaş, Ankara’nın termal sularıyla ünlü bölgeleri. Bu bölgelerde bulunan kaplıcaların suyu aynı zamanda içilebilecek özelliklere de sahip.

Bu 3 bölge arasından özellikle Roma ve Bizans dönemlerinde de faydalanılan Haymana kaplıcaları, ülkemizin en iyi termal suyu olarak anılıyor. Tarihi önemi de göz önünde bulundurulduğunda bu kaplıcalar ve Haymana termal otelleri, sadece ülkemiz çapında değil dünya çapında önemli bir üne sahip. Magnezyum sodyum, bikarbonat gibi minerallerle romatizma hastalıkları için sıklıkla tercih ediliyor. Mide rahatsızlıkları, karaciğer, böbrek ve safra kesesi hastalıkları için de tedavi yolu olarak kullanılıyor.

Bolu

Bolu

Türkiye’nin en önemli jeolojik noktalarından biri üzerinden konumlandığı için Bolu’da önemli termal su kaynakları bulunuyor. Ortalama sıcaklığı 40 ile 45 derece arasında değişen termal sular öyle şifalı ki Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde bile bahsetmiş. Hem yıkanmak hem de içmek için elverişli olan termal sular içinde sülfat, kalsiyum, magnezyum ve florür bulunduruyor. Sindirim sistemi, deri hastalıkları, solunum yolu enfeksiyonları, kan dolaşımı ve kalp rahatsızlıklarının tedavisine katkı sağlıyor. Yemyeşil bir atmosferde konumlanan Bolu otelleri şifa dolu bir tatil sunuyor.

Bursa

Bursa

Kültürel ve tarihi güzellikleriyle bilinen Bursa, termal kaynaklar açısından da zengin. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı imparatorlarını ve sultanlarının şifa için başvurduğu termal suların sıcaklığı 45 ile 83 derece arasında değişiklik gösteriyor. Bursa’nın termal suları genelde kırmızıya yakın bir renge sahip. Pas rengine yakın bu sular kas ve kemik ağrıları, kadın hastalıkları ve damar tıkanıklığı gibi rahatsızlıklara iyi geliyor.

Bursa’nın hem yerliler hem de turistler tarafından en çok tercih edilen kaplıcası ise Çekirge’de bulunan ve Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri ayakta olan BB Çelik Palace Bursa. Çekirge dışında Bursa termal otelleri Oylat bölgesinde de bulunuyor. İnegöl’e yakın bir konumda olan Oylat’ta bulunan kaplıcaların suları içilebiliyor. Hatta obezite problemi yaşayanların tedavisi için tercih ediliyor.

Denizli

Denizli

Pamukkale Travertenleri ile meşhur olan Denizli, termal sularıyla da termal turizm için önemli bir rol oynuyor. Travertenlerin bembeyaz görüntüsü suyun içindeki mineraller sayesinde o hali alıyor. Yani aslında travertenler de bir kaplıca. Bu nedenle turistler travertenleri çıplak ayakla gezip şifasından faydalanmaya çalışıyor.

Travertenlerin hemen yanı başında konumlanan Hierapolis Antik Kenti ise binlerce yıllık havuzuyla şifa sunuyor. Bu antik kentte bulunan Kleopatra Havuzu, yaz kış fark etmeksizin 36 derecelik bir suya sahip. Bu termal su, sinir hastalıkları, felç, kalp ve damar rahatsızlıkları olan kişiler tarafından tedavi yöntemi olarak kullanılıyor. Travertenler ve Hierapolis’in yanı sıra Pamukkale termal oteller de şifalı sularıyla misafirlerini ağırlıyor.

Travertenlerin beyaz görüntüsünün aksine Karahayıt’ın kırmızı termal suyu da Denizli’ye sağlık turizmi gelenler tarafından tercih ediliyor. Bu kırmızı suyun ve kaplıcaların sunduğu termal çamur banyosunun romatizma, kas ve eklem ağrısı gibi sorunlara iyi geldiği biliniyor. Ayrıca mide ve cilt rahatsızlıkları tedavisi için de öneriliyor.

Kütahya

Kütahya

Kütahya da Bolu gibi ülkemizdeki kritik jeolojik bir konuma sahip şehirlerden. Fay hattının üzerinde oluşu da şehre kaplıca kazandırıyor. Şehre sağlık turizmi amacıyla gelen turistlerin en çok tercih ettiği Kütahya otelleri ise Yoncalı’da bulunuyor. Buradaki kaplıcalar ve hamamların tarihçesi Selçuklulara kadar uzanıyor. Yoncalı’daki termal suların kükürt, magnezyum ve kalsiyum yönünden zengin oluşu bu suları kireçlenme ve eklem romatizması gibi hastalıkların için bir tedavi yöntemi haline getiriyor. Spor nedeniyle oluşmuş kas ve eklem rahatsızlıkları için de sporcular tarafından tercih ediliyor.

Manisa

Manisa

Ege Bölgesi’nin termal sularıyla ünlü bir diğer şehri ise Manisa. Kalsiyum, bikarbonat, sülfat gibi mineraller bakımından oldukça zengin olan Manisa termal suları genelde Emirler, Ilıcak, Kurşunlu, Menteşe gibi bölgelerinde yoğunlaşıyor. Manisa’da bulunan kaplıcalar arasında en çok tercih edileni Kurşunlu Kaplıcası. Bu kaplıcada suyun sıcaklığı 50 derece ve cilt problemlerine, romatizmaya ve kadın hastalıklarına çok iyi geliyor.Manisa otelleri genelde bu kaplıcaya yakın konumlanıyor.

Yalova

Yalova

Türkiye’de termal ve kaplıca kelimeleri geçince Afyon’un ardından Yalova akıllara geliyor. Ülkemizde termal oteller bakımından en zengin şehir olan Yalova’da Türkiye’nin en önemli kaplıcaları bulunuyor. Yalova’dan çıkan termal sular kükürt ağırlıklı ve suların ortalama sıcaklıkları 55-60 derece arasındadır. Kükürt dışında, sülfat, klorür, kalsiyum, sodyum gibi yaklaşık 30 farklı mineral içeren sular sağlık için oldukça yararlı. Bu nedenle de Yalova termal otelleri yerli yabancı binlerce turisti ağırlıyor.

Yalova’da Termal adı verilen ilçede çıkan termal sular kas ve kemik rahatsızlıkları, sindirim sistemi sorunları, idrar yolları enfeksiyonları ve kadın hastalıklarına çok iyi geliyor. Termal’in yanı sıra Armutlu’da bulunan kaplıcaların radyoaktivite açısından zenginliğiyle vücutta toplanan ağır metallerin atılması, hormon düzensizliği ve sinir hastalıklarına karşı tedavi edici bir özelliği mevcut.

Nihan Bayram
436 Yazı
Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Bir süre bir marka ajansında içerik editörlüğü yaptı. Hürriyet Kitap bünyesinde "Ün, Aşk ve Diğerleri" adlı kitabı yayınlandı. Ajans deneyiminden sonra Enuygun ekibine katıldı.