Kredi genişlemesine önlem alınma politikaları sonrasında ‘ kredi notu ‘ kavramının hayatımıza gireceğinden ve her bireyin kişisel kredi skoru olacağından bahsetmiştim. Bankalar, tüketicilerin kredi skorlarına göre faiz oranlarında uygulamalar yapacak. Kredi faizleri yükseliyor diye basitçe düşünmek hata olacak artık. Çünkü her birey kendisine özgü değerlendirilip, çeşitli imkanlardan yararlanabilecek.

Kişisel olarak uygulanacak kredi skoru ülkelere uygulanan kredi notlarına benzer olacak demiştim. Tüketicilerin kredi skorlarına göre, kredi alırken borçlanma şartları değişiklik gösterecek. Borçlanma maliyetinde avantaj sağlamak istiyorsanız, kredi skorunuzun yüksek olması gerektiğinin bilincinde olmalısınız.

İşte bu sistemin esas kaynağı ülkelerin kredi notları. Ülkelerin kredi notlarının önemi, yatırım yapılabilir seviyede olup olmadığını göstermesidir. Risk primlerinin düşük-yüksek durumuna göre, uluslararası yatırımcılar bu ülkelere yatırım yapıp-yapmama kararını verirler. Aynı şekilde bu ülkeler, kredi notlarına göre, borçlanmada avantaj sağlarlar. Bunu şirket bazına indirecek olursak; şirketler de bağımsız kredi derecelendirme kuruluşları tarafından denetlenir. Sahip oldukları kredi notlarına göre, borçlanma maliyetlerinde avantaj sağlarlar. Alacakları kredilerde faiz oranları o notlara göre değişiklik gösterir. Kredi notu yüksek olan şirketler, borçlanırken daha az faiz ödemekle yükümlü olabilirler.

Türkiye’nin kredi notu S&P tarafından yükseltildi
Bu örnekleri ve açıklamaları sizinle daha önceden de paylaşmıştım. Kredi notu konusunda güzel bir haber, kredi derecelendirme kuruluşu Standart and Poors’tan geldi. Standard & Poor’s (S&P), Türkiye’nin yerel para cinsinden kredi notunu iki basamak artırarak, “BB+”dan “BBB-”ye yükseltti. S&P, Türkiye’nin finans sektöründeki “süregelen iyileşmelere” ve yerel borçlanma piyasalarındaki genişlemeye dikkat çekti.

S&P açıkça dedi ki; Lehman Brothers batmış, Avrupalı bankalar hala likidite ile günü kurtarmaya çalışıyor, sizin bankalarınız ise kar rakamlarını artırmaya devam ediyor. Sizin finansal sisteminiz 2001 krizinden sonra yapılan müdahaleler, ortaya konan önlemlerle sıkı şekilde takip edildi ve yönetildi. Bu yönetim başarınızı, böylesine büyük bir krizde mali sektörünüzün, güçlü şekilde ayakta kalması ile gösterdiniz, bravo! Devletin, kamu bankalarındaki payları daha da azaltılması – kamu bankalarının özelleştirilmesi – halinde daha da güçlü tebrik edeceğiz.

Türkiye kredi notu yüksek, daha güvenli bir ülke, peki ya siz?
Her ne kadar döviz cinsinden ülkenin kredi notu henüz yatırım yapılabilir seviyeye çıkmamış olsa da, yerel para cinsinden Türkiye yatırım yapılabilir ülke statüsüne geldi. Yani artık daha güçlü konuma geçmek için avantaj yakaladı. Hem yatırım çekebilecek hem de borçlanmak istediği zaman daha düşük faizli kredi kullanma hakkına sahip olabilecek.

Borçlanacak her kurum ya da kişi için kredi notu çok önemli. İstikrarlı ve düzenli politikalar izler, bütçe dersinize iyi çalışırsanız sonucunu alırsınız. Bireysel olarak sizin de kredi notunuz olacağı için siz de bu disipline uymak ve dersinizi iyi çalışmak zorundasınız.

Eğer bunları yaparsanız ve kredi notunuzu yüksek tutarsanız, borçlanma maliyetleriniz diğer kişilere göre düşük olur. Borç verecek kurumlar için daha güvenilir bir kişi olursunuz. Kısacası güçlü olursunuz. Türkiye, ülke olarak 2001 krizinden sonra dersine iyi çalıştı, sağlam maliye ve para politikaları izledi. Sonunda bu çalışmalarının karşılığını almaya başladı.

Siz de birey olarak bu bilince varmalasınız ve yeni dönemde borçlanma maliyetini düşürmenin yolunun, kişisel kredi notunuzdan geçtiğinin farkında olmalısınız.