Türkiye’nin 1 günde gezilebilecek yerleri


setenay.gokdag
Setenay Gökdağ
29 Temmuz 2020 | 161

Yeni yerler keşfetmek, insanlar ve kültürler tanımak, “kafayı rahatlatmak” veya sadece dinlenmek… Sebebi ne olursa olsun günübirlik kaçamak geziler hayatımıza her açıdan renk katabiliyor. Belki bulduğun ucuz bir uçak biletiyle hiç görmediğin bir şehri keşfedersin, belki de o bileti alma sebebin bu yazı olur! Gel, seninle sadece 1 günde bile gezilebilecek yerlere bakalım…

1. Mersin

1. Mersin

Neden gitmeliyim?

Komşu şehirlerinin turistik ününe rağmen hala keşfedilmemiş güzelliklere sahip. Üstelik dört mevsim de gezilebiliyor!

Nasıl gidilir?

Otobüsle ülkemizin çoğu yerinden direkt sefer bulabileceğin Mersin’e, Adana Şakirpaşa Havalimanı’nda inip özel servisleri kullanarak da yaklaşık 1 saatte ulaşabilirsin.

Bir günü nasıl geçirsem?

Şehri merkezden uzaklaşarak tanımak isteyenler şehir merkezinde meşhur Yörük Kahvaltısı’nı yedikten sonra Antalya yönüne doğru yola çıkarak sırasıyla Kız Kalesi, Adamkayalar, Cennet-Cehennem ve Narlıkuyu Mozik Müzesi’ni gezebilirler. Eğer deniz sezonunda geldiysen Kız Kalesi civarında denize girip güneşlenmek de mümkün.

Şehir merkezinden çok uzaklaşmak istemeyenler ise Mersin Müzesi, Mersin Atatürk Evi Müzesi ve Mersin Marina’yı gezebilirler. Merkezden denize girme imkânı bulunmasa da deniz manzarasına karşı yemek yiyebilir, çay-kahve yudumlayabilirsin.

Ne yenir, ne içilir?

Mersin mutfağı hem Akdeniz hem Güneydoğu mutfağından esintiler taşıyor. Tantuni, humus, arabaşı çorbası, batırık ve mavi yengeç bölgeye özgü en lezzetli yemeklerden. Adana’da olduğu gibi burada da leziz şalgam suyu bulabilirsin. Tatlı olarak kerebiç ve cezeryeyi ister ye ister paket yapıp evine götür.

2. Midyat

2. Midyat

Neden gitmeliyim?

Eşsiz mimarisini canlı canlı görmek ve meşhur Mardin yemeklerini tatmak için.

Nasıl gidilir?

Ankara ve İstanbul’dan direkt uçabileceğin Mardin’e diğer şehirlerden otobüsle veya aktarmalı uçuşlarla da ulaşabilirsin. Mardin’e indikten sonra otobüslerle veya taksi ile Midyat’a geçebilirsin.

Bir günü nasıl geçirsem?

Midyat’ı keşfetmeye başka bir zamanda yaşıyor hissi veren sokakları arasında yürüyerek başlayabilirsin. Dizi ve filmlere mekân olan ilçede aynı ismi taşıyan dizi sebebiyle Sıla Konağı da denilen Devlet Konukevi ziyaret için açık. Midyat merkezi turunu bitirince biraz uzaklaşarak Süryaniler için büyük önem taşıyan Mor Gabriel Manastırı’nı ziyaret etmeni öneririm. Burada başka bir din ve kültürle tanışacaksın.

Bu etkileyici ilçeden ayrılmadan önce Kuyumcular Çarşısı’na giderek telkâri sanatıyla tanışman gerek. Telkâri çok ince gümüş tellerin, tamamen elde örgü halinde işlenmesine verilen ad. Geleneksel bir takı süslemesi olan telkâriden yapılan çeşitli takıların satıldığı Kuyumcular Çarşısı’nda aynı zamanda ustalarla tanışıp nasıl yapıldığına tanık olabilirsin.

Ne yenir, ne içilir?

Mardin’in meşhur içli köfte, kaburga dolması, genadir çorbası, kibbe gibi yemeklerini hem merkezde hem de Midyat’ta çok sayıda restoranda bulabilirsin. Güneydoğu bölgesine özgü olan Mırra, Dibek ve Menengiç gibi kahve çeşitlerinin hepsini deneyip kendine en uygun olanını seçebilirsin. Sütle pişirilen ve güçlü bir tadı olan Menengiç kahvesi benim favorilerimden.

Ayrıca bölgedeki Süryaniler tarafından özenle yapılan Süryani Şarabı da tadılması gerekenlerden. İlçedeki şarap evlerinde şarap tadımı, şarap eğitimi ve satış yapılıyor. Ev şarabı olarak da geçen içkinin pek yumuşak içimli olmadığını belirtmeden geçmeyeyim.

3. Eskişehir

3. Eskişehir

Neden gitmeliyim?

Son zamanların popüler hafta sonu rotası olan Eskişehir modern, yeşil ve huzur verici bir kent.

Nasıl gidilir?

Batı Anadolu’nun merkezi konumunda bulunan Eskişehir’e demir ve kara yollarıyla direkt ulaşmak mümkün. Üstelik tren garı şehrin hemen merkezinde, otogardan ise şehir merkezine tek tramvay ile gidebilirsin.

Bir günü nasıl geçirsem?

Burada tercih edebileceğin iki yol var. Ya şehrin sadece merkezini gezeceksin ya da önce şehir merkezinin dışına doğru kalan Sazova’ya gidip sonra merkeze döneceksin. Benim tercihim ikincisinden yana. Ama karar tamamen sana ait!

Toplu taşıma ile gidebileceğin Sazova Bilim Kültür Sanat Parkı, gününün yarısını doldursa da buna değiyor. Su sporları yapabileceğin bir gölet, Bilim Deney Merkezi ve Masal Şatosu’nda çok eğlenceli saatler geçirebilirsin. Şehir merkezinde gününün kalanını geçirmek için Odunpazarı Evleri’ni görmeni öneririm. Rengarenk ve tarihi yapısını bozmamış evlerin bulunduğu sokaklar kaybolmak için ideal.

Şehir merkezinde çok sayıda özel müze bulunuyor ve bunların büyük bir kısmının giriş ücreti çok uygun fiyatlarda. Farklı temalar için oluşturulan müzelerden “Hangisini gezmem gerek?” dersen bu tamamen kişisel tercih derim. Cam Sanatları Müzesi, Balmumu Müzesi, Odunpazarı Modern Müze ve TCDD Eskişehir Müzesi herkese önerdiklerim arasında yer alıyor. Bunlar dışında Tayfun Talipoğlu Daktilo Müzesi, Lületaşı Müzesi, Osman Yaşar Tanaçan Fotoğraf Müzesi ve Eğitim Karikatürleri Müzesi gibi çeşitli ilgi alanlarına hitap eden onlarca müze var.

Ne yenir, ne içilir?

Şehrin kendine özgü yemeklerinde Tatar mutfağı lezzetlerini de bulabilirsin. Çibörek, Balaban Kebabı, Göbete ve Met Helvası denemen gereken lezzetler arasında yer alıyor. Üniversite öğrencilerinin nüfus yoğunluğunu sağladığı şehirde kahvaltıcılar bol çeşitli ve uygun fiyatlı.

4. Kaş

4. Kaş

Neden gitmeliyim?

Sezon dışında gidilirse sakin, sezonda ise renkli ve eğlenceli olan Kaş’ın doğal güzellikleri nefes kesici. Antalya’nın turistik ilçesi bu senenin Patara Yılı ilan edilmesiyle daha da popüler hale geliyor.

Nasıl gidilir?

Kaş, konumu sebebiyle ilçesi olduğu Antalya’ya bile biraz uzak kalıyor. Yolun sonunda karşına çıkacak güzelliğin buna değeceğini düşünsem de ek bilgi olarak vermekte fayda var. İlçeye hava yoluyla ulaşmak için Antalya Havalimanı veya Dalaman Havalimanı’nda inebilirsin. İki havalimanından da transfer hizmeti veya araç kiralama ile ilçeye gidebilirsin. Kara yoluyla ulaşmak istersen de Antalya Otogarı’ndan servislerle ilçeye ulaşım var.

Bir günü nasıl geçirsem?

Nisan ayının ortalarından Ekim ayının başına kadar denize girebileceğin muhteşem koyları bulunan bölgede yüzmek dışında yapabileceğin çok sayıda aktivite bulunuyor. Tek günlük gezini yüzme ve spor aktivitelerine ayırmak istersen kano, trekking, dalış, canyoning ve yamaç paraşütü gibi deneyimlerin hepsi için fırsatın var.

Eğer deniz sezonu değilse ya da bu tek günlük gezini yüzerek değil gezerek geçirmek istersen bölgenin doğal ve tarihi güzellikleri görülmeye değer. Kaş’ın Gelemiş köyünde bulunan Patara Antik Kenti ve Patara Plajı hakkında bilgi almak için buraya bakabilirsin. Kaş merkezinde bulunan Kral Mezarı, Uzun Çarşı ve Antiphellos Antik Tiyatrosu ziyaret edilebilecek merkezi noktalardan.

Ne yenir, ne içilir?

Deniz ürünleri, mezeler ve zeytinyağlılar Kaş’taki her restoranda tadabileceğin leziz yiyeceklerden. Turistik olması sebebiyle bar, meyhane ve kafe sayısı bu kadar küçük ilçeye göre bol. Deniz havası ve bol oksijenli ortamı nedeniyle yiyeceğin yemeklerin tadı çok daha lezzetli gelecek, emin ol! Bu yüzden yeni tatlar denemeye açık olmanı öneririm.

5. Safranbolu

5. Safranbolu

Neden gitmeliyim?

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu Evleri’ni görmek ve ismini aldığı safran çiçeğinden üretilen yiyecekleri tatmak için.

Nasıl gidilir?

Karabük ya da Safranbolu’da havalimanı olmaması sebebiyle Kastamonu ve Zonguldak Havaalanları bölgeye uçakla gitmek için kullanılıyor. Kara yoluyla gitmeyi tercih etmek bazı durumlarda daha kısa sürebiliyor. Çoğu otobüs firmasının direkt Safranbolu’ya seferi var, olmayanlar da Karabük Otogarı’ndan servisle ilçeye ulaşım sağlıyor.

Bir günü nasıl geçirsem?

Safranbolu merkezde sabaha Yemeniciler Arastası ve Bakırcılar Çarşısı’nı gezerek başlayabilirsin. Ardından eşsiz mimariye sahip evlerin olduğu sokaklarda yürüyerek Kaymakamlar Evi olarak bilinen Kent Tarihi Müzesi’ni ziyaret edebilirsin.

Fotoğraf çekilmek için önerebileceğim iki yer var. Biri evleri ve tüm ilçeyi tepeden görebileceğin Hıdırlık Tepesi. Diğeri ise Tokatlı Kanyonu üzerine inşa edilen Kristal Teras. Teras tamamen camdan yapıldığı için üzerinde yürümek, boşlukta yürüme hissiyatı yaratıyor. Şehir merkezinden uzaklaşmışken uğranabilecek Bulak Mağarası ve Yörük Köyü de görülmeye değer yerlerden.

Ne yenir, ne içilir?

İlçenin adını aldığı safran çiçeğinden yapılan safranlı lokum dönmeden denemen gereken bir lezzet. Ayrıca Peruhi, Bükme, Kuyu Kebabı ve Su Simidi de bölgeye özgü yiyeceklerden. Safranbolu’nun tarihi konaklarına kurulmuş restoranlarda bu yöresel lezzetleri deneyebilirsin.

Gün içinde soluklanmak içinse Cinci Hanı ideal bir yer. Yöresel içecekleri tadabileceğin han, tarihi dokusu korunmuş bir alan olduğu için misafirlerini çok etkiliyor. Hanın karşısındaki İmranlı Lokum, en meşhur yerlerden biri. Hem ilçenin ve safranın tarihini hem de lokumun yapım aşamalarını öğrenebileceğin İmranlı’dan lokum çeşitleri de alabiliyorsun.

6. Ayvalık

6. Ayvalık

Neden gitmeliyim?

Tarihi Rum evlerini görmek, Ege Mutfağı’nın en lezzetli yiyeceklerinden tatmak, ünlü gün batımına şahit olmak ve altın kumlardan serin sulara atlamak için.

Nasıl gidilir?

Ülkemizin çoğu şehrinden, özellikle yaz dönemlerinde direkt olarak Ayvalık’a otobüs bulabilirsin. Demir yolu kullanmak istersen de İzmir’den Balıkesir’e seferler mevcut. Buradan yaklaşık 1.5 saatte Ayvalık’a ulaşabilirsin.

Şehir içi ulaşımın çoğunu otobüs ve minibüslerle yapabilirsin. Tarihi ve turistik alanlara da götüren bu araçlar dışında Cunda Adası ile Ayvalık merkezi arasında işleyen deniz motoru bulunuyor. Özellikle gün batımında binmeni öneririm.

Bir günü nasıl geçirsem?

İlçeyi bahar ve yaz aylarında ziyaret etmeni tavsiye ediyorum. Kış aylarında hem çoğu mekan kapalı olabiliyor hem de gezerken yağmura yakalanmak pek hoş değil.

Köklü tarihi ve kültürünü korumaya çalışan Ayvalık’ta gezmeye merkezde bulunan Ayvalık Çarşısı ve Saatli Camii ile başlayabilirsin. Eğer denize girmek istersen Sarımsaklı Plajı, Ortunç Koyu ve Paşa Koyu gibi çok sayıda yer var. Ayvalık’ın denizinin en sıcak havalarda bile soğuk olabildiğine unutma!

“Tek günde denize girmesem de olur” dersen merkezden sonra Cunda Adası’na geçebilirsin. Rahmi Koç Müzesi olarak da bilinen Taksiyarhis Kilisesi’ni ziyaret edip enfes koleksiyona bir göz atabilirsin. Ayrıca Agios Yannis Kilisesi’ne çıkabilir, Taş Kahve’de gölge bir masa kapıp denizi izleyerek kahveni yudumlayabilirsin. Tarihi Yel Değirmeni ve Ayışığı Manastırı da yine adada bulunup gezilebilecek noktalardan.

Gün batımını görmen gereken iki yer var. Biri yukarıda da bahsettiğim Cunda-Ayvalık deniz motoru. Ama ikincisinin ünü ülke sınırlarını aştı. Şeytan Sofrası gün batımının güzelliği ile o kadar meşhur ki sırf bunun için tur düzenleniyor! Elini çabuk tutmanda fayda var. Gün batımı saati yaklaştığında alanda oturacak yer bulamıyorsun.

Ne yenir, ne içilir?

Lafa tabii ki meşhur Ayvalık Tostu ile başlamak gerek. Kahvaltı, öğle ya da akşam yemeği, gece atıştırması fark etmeden günün her saati yiyebileceğin bu tostun lezzeti yerinde bambaşka!

Ege Denizi kıyısında olması sebebiyle deniz börülcesi, kabak çiçeği dolması, ahtapot salatası, kaya koruğu gibi mezeleri ve başta Çaça balığı olmak üzere deniz ürünleri içerikli yemekleri çok lezzetli. İster merkezde ister Cunda’da bu yemekleri tüketebileceğiniz çok sayıda yer bulunuyor. Yemekler dışında, şehrin meşhur tatlısı Höşmerim ve Ayvalık Lor Tatlısı da damağınızı mutlu edecek.

7. Bozcaada

7. Bozcaada

Neden gitmeliyim?

Şehir kalabalığı ve gürültüsünü geride bırakmak, huzurlu bir gün geçirmek, kültürel etkinliklerine katılmak ve üzüm bağlarını gezmek için.

Nasıl gidilir?

Bozcaada bir ada olduğu için bölgeye direkt geçiş sadece Çanakkale Geyikli’den feribotla mümkün oluyor. Çanakkale Otogarı’ndan Geyikli İskelesi minibüslerini kullanabilirsin. Hava yolu içinse Çanakkale Havalimanı’na iniş yaptıktan sonra özel servis veya otobüs ile yine otogara ulaşman gerekecek.

Ada içinde yürüyerek her yere ulaşabilirsin. Merkezinde araç kullanımı kısıtlandığı için arabanı feribotla geçirsen de iskeleye yakın otoparklardan birine bırakman gerekecek. Adayı bisiklet, elektrikli bisiklet ve minibüs ile gezebilir, merkezi konumdan uzak plajlara yine kişisel aracın veya taksi ile gidebilirsin.

Bir günü nasıl geçirsem?

Tarihi ve doğal güzelliklerin tadını çıkartmak için Bozcaada sokaklarında kaybolmanı öneririm öncelikle. Ama yine bir plan çizeyim senin için. Merkezde bulunan Bozcaada Kalesi, Bozcaada Müzesi ve Meryem Ana Kilisesi ile geziye başlayabilirsin. Ardından Ayazma Manastırı, Rüzgar Gülü, Polente Feneri, Bozcaada Şarap Fabrikaları ve üzüm bağlarını ziyaret etmelisin. Fabrikalarda şarap tadımı, tadım eğitimi ve bağ gezisiyle beraber satış da yapılıyor.

Bozcaada’nın meşhur plajlarında yüzebilir, güneşlenebilir ve hatta su sporlarına katılabilirsin! Ayazma Plajı’nda konumlanan su sporları merkezinden kano, muz, hamburger, deniz bisikleti ve sörf bisikleti kiralayabileceğin gibi çeşitli su sporları için eğitim de alabilirsin. Tabii tek günlük bir turda eğitim almanı bekleyemem ancak aklında bulunsun.

Ne yenir, ne içilir?

Üzüm bağlarıyla meşhur adada Bağbozumu Şenlikleri döneminde bir ziyaret gerçekleştirirsen en leziz şarapları tadabilirsin. Dört tarafı denizlerle çevrili olduğu için en çok tüketilen yiyecek deniz ürünleri. En az deniz ürünleri kadar çok tüketilen gelincik reçeli, bademli kurabiye ve lavantalı dondurma ise şaşırtacak lezzetlerden.

8. Prens Adaları (İstanbul – Adalar)

8. Prens Adaları (İstanbul – Adalar)

Neden gitmeliyim?

İstanbul’da yaşıyorsan en kısa sürede kaçabileceğin, en güzel yerlerden biri olduğu için. İstanbul dışında yaşıyorsan bir metropol şehrine bu kadar yakın ama bu kadar sakin yerlerin varlığına şaşırman için.

Nasıl gidilir?

Adalar’a gitmek için önce İstanbul’a ulaşman gerekiyor. İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Kadıköy’e özel servis ve otobüslerle ulaşabilirsin. Kadıköy, Bostancı, Beşiktaş, Bakırköy, Sirkeci, Kabataş, Kartal ve Eminönü’ndeki Adalar İskelesi’nden kalkan vapurlarla istediğin adaya geçebilirsin.

Adaların hiçbirinde motorlu araç kullanımı mevcut değil. Bu sebeple ya bisiklet kiralayacak ya da yürüyeceksin. Yokuşların fazla olduğunu düşünürsek yürümek bana göre daha iyi bir tercih.

Bir günü nasıl geçirsem?

Günübirlik gezilerle ilgili bir liste varsa mutlaka koymam gerektiğini düşündüğüm Adalar’ın tamamında çam ağaçları arasında yürüyebilir, kuş seslerini dinleyerek gün batırabilir, mevsimi uygunsa denize girebilirsin.

Adalar ilçesi Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Sedefadası, Kaşık Adası, Tavşan Adası, Yassıada ve Sivriada isimli 9 adadan oluşuyor. İlk beşi gezmek ve görmek için uygun olan adaların hepsini aynı gün ziyaret etmek mümkün değil. Bu yüzden en çok bilinen ve sevilenleri için gün planı yapmayı tercih ediyorum.

Büyükada, takımın içerisinde en çok turist çeken ve yüzölçümü en büyük olan ada. İskelede indiğin an yukarı doğru yürümeye başlayabilirsin. Yol boyunca tarihi güzelliğini koruyan köşkleri göreceksin. Tepe noktada olan Aya Yorgi Kilisesi’ni ziyaret edip yanında bulunan Yücetepe Kır Gazinosu’nda soluklanabilirsin. Ayrıca Rum Yetimhanesi ve Adalar Müzesi’ni de gezebilirsin.

Heybeliada; Hüseyin Rahmi Gürpınar, İsmet İnönü ve Ahmet Rasim gibi önemli isimlere ev sahipliği yapmış. İskelenin yanında bulunan Heybeliada Deniz Lisesi ile gezintiye başlayıp Bet Yaakov Sinagogu, Rum Ortodoks Ruhban Okulu, Heybeliada Sanatoryumu ve Terk-i Dünya Manastırı’nı ziyaret edebilirsin. Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi ve İsmet İnönü’nün Evi de tarih meraklıları için uygun müzelerden.

Burgazada, Sait Faik Abasıyanık okurlarının gezmeden bile ezbere bildikleri yer. Dar ve deniz kokulu sokaklarında enfes fotoğraflar çekebileceğine eminim. Adada bulunan Sait Faik Abasıyanık Müzesi, Hristos Manastırı, Burgazada Camii ve Bayrak Tepe mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Özellikle gezgin ve kampçıların çok sevdiği Madam Martha Koyu’nu da görmeni öneririm.

Ne yenir, ne içilir?

Deniz ürünlerinin en tazesini bulabileceğin Adalar ilçesinde sadece deniz ürünü temasına sahip çok sayıda restoran ve meyhane bulunuyor. Ayrıca dondurma çeşitleri, karpuz reçeli ve kahvaltıları da oldukça meşhur.

9. Sinop

9. Sinop

Neden gitmeliyim?

“Ülkenin en kuzey noktasına gittim” demek, doğanın güzellikleri karşısında deliye dönmek ve Diyojen’in doğduğu toprakları görmek için.

Nasıl gidilir?

Sinop’a deniz, hava ve kara yollarıyla gidebilirsin. Şehir merkezine epey yakın olan Sinop Havalimanı’na aktarmalı veya direkt uçuşlar mevcut. Ayrıca Türkiye’nin neredeyse her köşesinden otobüs ile direkt olarak ulaşabilirsin. Deniz yolunu tercih edeceksen İstanbul-Sinop feribotunun 9 saat sürdüğünü unutmamalısın.

Bir günü nasıl geçirsem?

Sinop’ta tarihi güzellikler çoğunlukla merkezde, doğal güzellikler ise şehrin daha dışında bulunuyor. Bu yüzden önceliğin Sinop Kalesi, Sinop Etnografya Müzesi ve Balabat Kilisesi olabilir. Tarihi Cezaevi, hem burada cezasını çeken ünlü isimler hem kaçmanın neredeyse imkânsız olması hem de dizi ve filmlerden dolayı epey ünlü. Merkezdeki gezinde cezaevini de gezmelisin.

Türkiye’nin tek fiyordu olan Hamsilos Fiyordu, İnceburun ve Erfelek Tatlıca Şelaleleri ise şehir merkezinin dışında kalan ve gezilmesi gereken doğal güzelliklerden.

Ne yenir, ne içilir?

Karadeniz Mutfağı’ndan esintiler taşıyan Sinop Mutfağı’ndaki en ünlü yemek Sinop Mantısı. Bu ilginç yemeği yemek için merkezde pek çok yer mevcut. Ayrıca nokul, mısır çorbası, kaygana ve çeşitli balık yemekleri de denenebilecek lezzetlerden.

10. Erzurum

10. Erzurum

Neden gitmeliyim?

Dadaşlar Diyarı’nı görmek, tarihi yapıları gezmek ve kayak yapmak için.

Nasıl gidilir?

Büyükşehirlerin çoğundan direkt uçuşla ulaşabileceğin Erzurum’a ülkenin her köşesinden otobüs bulman da mümkün. Trenle gitmeyi tercih edersen Doğu Ekspresi seferleri Erzurum’dan geçiyor.

Şehir içi ulaşım ağı çok geniş, otobüs ve minibüslerle çok rahat ulaşım sağlayabiliyorsun. Otogar ve havalimanından da hem özel servis hem de otobüslerle şehir merkezine gidebilirsin.

Bir günü nasıl geçirsem?

Soğuk ve karlı geçen kış ayları sebebiyle gezini bahar ve yaz aylarında yapmanı tavsiye ederim. Şehir merkezinde öncelikle Nene Hatun Milli Parkı, Kongre Binası, Yakutiye Medresesi, Çifte Minareli Medrese ve Erzurum Müzesi’ni ziyaret etmelisin. Meşhur Erzurum Evleri ve Üç Kümbetler de yine merkezde görülmesi gereken yerlerden. Vakit ayırıp şehir merkezinden uzaklaşmak istersen Tortum Şelalesi’ni mutlaka görmelisin.

Erzurum, kış sporları ile meşhur bir şehrimiz. Bu yüzden ondan bahsederken kayağı ayrı tutmak olmaz. Palandöken Kayak Merkezi’nde kaymak istersen havalimanından transfer hizmeti ile direkt alana ulaşabilirsin.

Ne yenir ne içilir?

Hayvancılığı ile meşhur Erzurum’un mutfağında et yemekleri ön plana çıkıyor. Cağ Kebabı, Lor Dolması, Erzurum Usülü Su Böreği, Çiriş Pancarı ve Paça Çorbası denemen gereken yemeklerinden. Meşhur kadayıf dolmasını kıtlama şekerle içeceğin çay eşliğinde yiyebilirsin.

 

setenay.gokdag
Setenay Gökdağ
271 Yazı
Antalya doğumlu İstanbul ikametli metin yazarı-editör. Okumak, yazmak ve gezmek en büyük üç hobisi. Yarı zamanlı olarak kamp ve doğa yürüyüşü ile meşgul.