Türkiye’deki EN popüler tarihi yerler


setenay.gokdag
Setenay Gökdağ
25 Eylül 2020 | 316

Coğrafyası ve tarihi ile cennet olan ülkemiz, çağlar boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Bu topraklarda yaşayan atalarımızın bize miras bıraktığı eserlerin hepsi birbirinden kıymetli ve güzel. Zaman zaman değerini bilemesek ve zarar vermeye meyilli olsak da zengin çeşitlilikteki eserlerimizi gezmeyi sevmesen bu yazıya uğramazdın diye düşünüyorum.  Kim bilir, belki bir sonraki yurt içi tatil planını hazırlarken buradan yararlanabilirsin.

Akdeniz Bölgesi

St. Pierre Kilisesi (Aziz Petrus Kilisesi)

Akdeniz Bölgesi

Akdeniz ile Mezopotamya arasındaki köprü olan Hatay, üç büyük din için de önemli bir şehir. Hristiyanlık tarihindeki ilk mağara kilise olan St. Pierre Kilisesi de burada bulunuyor. Habib-i Neccar Dağı’nın yakınlarında konumlanan kilise, doğal bir mağara içine yapılan eklemeler ile ibadet yeri haline gelmiş. Aziz Petrus’un ilk vaazını burada verdiğine inanıldığı için özellikle din turizmi açısından önemli bir yer olarak görülüyor. Her yıl 29 Haziran’da Katolik Kilisesi tarafından özel bir ayin düzenlenen Saint Pierre Kilisesi ayrıca Hac alanı olarak da ilan edilmiş. Müze kartını kullanıp ücretsiz olarak bu kiliseyi ziyaret edebilirsin.

Taş Köprü

Akdeniz Bölgesi

Acının ve sıcağın şehri Adana’da bulunan Taş Köprü, dünya üzerinde halen kullanımda olan en eski köprü. Şehrin içinden geçerek Akdeniz’e dökülen Seyhan Nehri’nin üzerinde konumlanmış köprünün 4. yüzyılda Roma İmparatorluğu tarafından yaptırıldığı düşünülüyor. Ancak daha eski olduğu yönünde tartışmalar da mevcut. Taş Köprü, yüzyıllarca bölgeler arasındaki ulaşım için önemli bir geçit olarak kullanılmış. Şimdilerdeyse Seyhan ve Yüreğir merkez ilçelerini birbirine bağlıyor.

Cennet Cehennem

Akdeniz Bölgesi

Mersin’in Narlıkuyu ilçesinde yer alan Cennet Cehennem hem doğal hem tarihi güzelliklerle dolu bir ören yeri. Bu doğal harikalar, yeraltı kaynak sularının zaman içerisinde üst kireç tabakayı eritmesiyle ortaya çıkan iki büyük obruktan oluşuyor. Küçük olanı Cehennem, büyük olanı ise Cennet olarak adlandırılmış. Cennet’e yaklaşık 450 basamaklı bir merdiven ile inmek ve burada bulunan Meryem Ana Kilisesi’ni ziyaret etmek mümkün. Ayrıca bu kısmın güney ucunda bir de Zeus Tapınağı bulunuyor. Cehennem kısmına ise doğal şartlar sebebiyle inmek mümkün değil.

Kız Kalesi

Akdeniz Bölgesi

Mersin’in Erdemli ilçesinde konumlanan Kız Kalesi hem efsanesi hem de plajı ile ünlü. Efsaneye göre bir zamanlar çok sevdiği kızını korumak isteyen bir kral, kâhine kızının geleceğini danışır. Bir yılan ısırığıyla öldürüleceğini öğrenince de kızını yılanlardan sakınmak için denizin ortasına kale yaptırır. Ancak efsanelerde gelecek öngörülerinin gerçek olma huyu olduğu için prensese gönderilen bir sepet üzümün içerisine giren yılan kızı öldürür.

Tabii bu efsane kısmı. M.Ö. 4. Yüzyılda Kilikyalılar tarafından yaptırıldığı düşünülen kale 2400 yıldır ayakta duruyor. Dünya tarihine geçmiş pek çok parlak imparatorluk bölgede hüküm sürmüş. Mersin ziyaretinde hem altın sarısı kumlarda güneşlenip hem de Kız Kalesi’ni ziyaret edebilirsin.

Aspendos Tiyatrosu

Akdeniz Bölgesi

Aspendos (Belkıs) Antik Kenti’nde yer alan Aspendos Antik Tiyatro, M.S. 2. Yüzyılda inşa edilmiş. Yaklaşık 20.000 kişi kapasiteli bu antik tiyatronun en ilgi çekici özelliği eşsiz akustik tasarımı. Yüzyıllar boyunca tiyatro, gladyatör arenası, su oyunları, açık hava kilisesi ve kervansaray olarak işlev gördü. Günümüzde de hala çeşitli sanat etkinlikleri için kullanılan antik tiyatroda her sene opera ve bale festivali düzenlenmekte. Antalya’ya alacağın bir uçak bileti ile bu eşsiz tiyatroyu da kolayca ziyaret edebilirsin.

Antalya Kaleiçi

Akdeniz Bölgesi

Şehrin kalbinde yer alan Kaleiçi hem Antalya mimarisini görebileceğiniz sokakları ve evleri hem de eğlenceli gece hayatı ile biliniyor. M.Ö. 2. Yüzyılda kurulmaya başlanan şehrin ilk yerleşim alanı Kaleiçi. Bölgenin dışına doğru ilerledikçe göreceğiniz surlar ve diğer yapılar sırasıyla Roma, Selçuk, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihinden izler taşıyor. Dar sokaklarında gezerken Antalya’nın birbirine yaslanmış cumbalı evlerini görebilirsin. Rengarenk restore edilen evlerin bazıları kafe, bar, restoran ve otel olarak halen kullanılıyor.  

Olympos Antik Kenti

Akdeniz Bölgesi

Listedeki en sevdiğim yerlerden birine geldi sıra. Antik Korsan Kenti olan Olympos’un ortasından geçen Olympos Çayı denize bağlanıyor. Bu çay tarihte korsanlar için çok iyi bir korunak yeri olmuş. Olympos, Likya Birliği şehirlerinden biriyken önce Roma’ya sonra Bizans ve Osmanlı’ya ev sahipliği yapmış.

Müzekart ile giriş yapabileceğin antik kentte kaya mezarları, mozaikli kilise, tiyatro ve tapınak görebilirsin. Görebileceğin benim için en ilgi çekici yapı ise Kaptan Eudomus'un lahidi ve bu kısımda okunabilen şiir. Karadan denize doğru ilerleyerek gezebileceğin antik kentin sonunda ise ziyaretçileri yüksek dağların bir yanında duvar gibi durduğu sahil karşılıyor. Bu sayede antik kent gezinin bitiminde denize atlayarak serinleme şansın var.

Patara Antik Kenti

Akdeniz Bölgesi

2020 yılının ülke tanıtım yüzü olarak seçilen Patara Antik Kenti, arkeolojide emeğin ve sabretmenin en güzel meyvelerinden biri. Likya Birliği’nin başkenti olan Patara’da tarihteki ilk demokrat meclis binasını ve Osmanlı’nın ilk telsiz telgraf istasyonunu görebilirsin. Ayrıca orijinal taşlarıyla ayağa kaldırılan Neron Deniz Feneri de antik kentin etkileyici yapılarından biri. Tıpkı Olympos’ta olduğu gibi Patara’da da antik kent gezinin sonunda denize girebilirsin. Patara Plajı, Türkiye’nin en uzun plajlarından biri olmasının yanı sıra yüksek kum tepeleri ve caretta caretta yuvaları da bulunduruyor.

Sagalassos Antik Kenti

Akdeniz Bölgesi

Burdur’un Ağlasun ilçesinde yer alan Sagalassos, Roma İmparatorluğu’nun en önemli şehirlerinden biri. Antik dönemde Psidia olarak bilinen bölgede yer alan kent UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunuyor. M.Ö. 1000 yılından itibaren bölgede yerleşim olduğu düşünülmekte. Kent, zengin maden yatakları, konumunun güvenliği, doğal su kaynaklarının çokluğu gibi sebeplerle çok uzun süre gözde şehir olabilmiş. Sagalassos’ta bulunan Antoninler Çeşmesi binlerce yıl geçmesine rağmen akmaya devam ediyor.

Karadeniz Bölgesi

Sümela Manastırı

Karadeniz Bölgesi

Trabzon’un Maçka ilçesinde konumlanan manastır sarp kayalıklar üzerine inşa edilmiş. Halk arasında “Meryem Ana Manastırı” olarak da anılan yapının M.S. 365-395 yılları arasında yapıldığı düşünülüyor. İç bölümü birbirinden etkileyici fresklerle kaplı olan Sümela’da Çile Odası, Gözetleme Şapeli ve Kadınlar Manastırı da bulunuyor. Manastır, Rum kökenli ziyaretçilerin hac noktalarından biri olarak anılıyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Sümela’yı ziyaret etmek için Trabzon uçak bileti bakmaya ne dersin? 

Sinop Tarihi Cezaevi

Karadeniz Bölgesi

“Anadolu’nun Alcatraz’ı” ismiyle anılan tarihi cezaevinin üç yanı denizlerle çevrili ve oldukça yüksek duvarlara sahip. Kaçmanın neredeyse imkânsız olduğu yapı, kale olarak inşa edilip 1560 yılından 1999 yılına kadar zindan ve cezaevi amaçlı kullanılmış. Sinop Cezaevi’nde Sabahattin Ali, Zekeriya Sertel, Refik Halit Karay gibi birçok ünlü isim de maalesef cezalarını çekmişler. Sabahattin Ali’nin, sonrasında şarkılara dönüştürülmüş birçok şiirini burada yazdığı da biliniyor.

1999’da müzeye çevrilen cezaevinde dönem dönem dizi ve film çekimleri yapılabiliyor. Ayrıca eski ünlü mahkumlara ait koğuşlar, yazılar ve bilgiler de içeride sergileniyor.

Safranbolu Evleri

Karadeniz Bölgesi

Karabük’ün turistik ilçesi Safranbolu evleri ve lokumuyla meşhur. 1994 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınan Safranbolu evlerinde geleneksel Türk mimarisini keyifle gözlemleyebilirsin. Yağışlı iklim ve kalabalık aile yapısını baz alarak oluşturulan bu evlerin çeşitleri sahibinin ekonomik durumu hakkında da fikir verir. Safranbolu evlerinin beni en çok etkileyen özelliği ise birbirlerini görüş ve görüntü olarak engellemeyecek şekilde tasarlanmış olmaları. Sen de tarihi bir evde kalmanın tadını çıkarmak istersen Safranbolu otellerinden seçimini yapabilirsin.

Bandırma Vapuru

Karadeniz Bölgesi

Kurtuluş Savaşı’nı başlatan yolculuğun yapıldığı Bandırma Vapuru 19 Mayıs 1919’da Atatürk ve silah arkadaşlarını karaya çıkardığında, ülkemizin kuruluşunun ilk adımı da atılmıştı. Bu sebeple Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki yeri yadsınamaz. 2006 yılından beri Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından müze olarak sergiye açık olan vapurda bal mumu heykelleri, eski pusulalar, haritalar ve diğer gemi eşyaları sergileniyor. 35.000 metrekarelik Millî Mücadele Parkı’nda konumlandırılan vapurun 19 Mayıs’ta asıl kıyıya yanaştığı noktayı görmek için biraz daha merkeze ilerlemen gerekiyor.

Zilkale

Karadeniz Bölgesi

Rize’nin meşhur doğal güzelliği Fırtına Deresi’nin kıyısında yer alan Zilkale, bölgenin en popüler tarihi ören yerlerinden biri. Kayalık yamaç üzerine inşa edilen kalede 8 burç ve 1 gözetleme kulesi mevcut. Gerek kurulduğu yer gerekse şekli itibariyle ilgi çeken kalenin nefes kesen bir manzarası var. 1. Derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan Zilkale ilk zamanlarda kervanların güvenliğini sağlamak için kullanılmış. Osmanlı’nın eline geçtikten sonra askeri amaçla kullanılmaya devam etmiş. Kaleye girişi Müzekart ile yapamıyorsun ama 18 yaş altı ve 65 yaş üstüne ücretsiz burası. Geri kalan yaş grubu içinse giriş ücreti sadece 3 TL.

Yalıboyu Evleri

Karadeniz Bölgesi

Amasya ziyaretinde mutlaka uğraman gereken yer Yalıboyu Evleri. Yeşilırmak kıyısına uzanan bu tarihi evlerin çoğu restore edilerek otel, restoran ve müzeye dönüştürülmüş. Osmanlı döneminden bu zamana uzanan tarihleri ve bölgeye özgü mimari yapıları ile ilgi çeken evlerin en meşhuru Hazeranlar Konağı. Diğer evlerle aynı şekilde iç avlu, haremlik-selamlık, konak bölümlerinden oluşan Hazeranlar’ın içerisinde dönemin kıyafet, takı, mutfak malzemesi, mobilya gibi eşyaları sergileniyor.

Ege Bölgesi

Efes Antik Kenti

Ege Bölgesi

Ege ve popüler tarihi yer denilince akla tek bir isim geliyor; Efes! Bu büyüleyici antik kent yüzyıllarca dünyanın en önemli başkentlerinden biri olarak ayakta kalmış. Antik Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olan Artemis Tapınağı’nı, dünyaca ünlü Celcus Kütüphanesi’ni ve Hadrianus Tapınağı’nı barındıran Efes Antik Kenti’nin tarihi M.Ö. 7000’lere kadar dayanıyor. Mega antik kent olarak da anılan şehir Helenistik, Roman, Bizans, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinin hepsinde büyük şehir olarak kullanıldı. Efes’e giriş için Müzekart kullanmanı hatta yoksa girişinde almanı öneririm çünkü ören yerinin 2020 yılı giriş fiyatı 100 TL.

Çeşme Kalesi

Ege Bölgesi

İzmir’in turistik ilçesi Çeşme’de bulunan kale aynı zamanda arkeoloji müzesi olarak da ziyaret ediliyor. 19. yüzyıla kadar askeri amaçlı kullanılan kale sonrasında boşaltılmış. Denize olan yakınlığı sebebiyle üç yanı hendeklerle çevrili olan kaleyi ziyaret ettiğinde kameranı hazırla! Tepe noktasına çıktığında seni enfes bir deniz manzarası bekliyor. Çeşme Kalesi’nin müze tarafında bölgedeki antik yerleşimlerden Osmanlı dönemine kadar olan yaşantıyı gözlemleyebileceğin çeşitli eserler bulunuyor.

Meryem Ana Evi

Ege Bölgesi

Selçuk’a yaklaşık 10 km uzaklıkta bulunan Meryem Ana Evi, ormanlık alanın ortasında yer aldığı için her ziyaretimde içimi huzurla dolduruyor. Efes Antik Kenti’ne olan yakınlığı sebebiyle genellikle aynı gün içerisinde, ardı ardına ziyaret edilen ibadet merkezine tüm dinlere mensup turistler ilgi gösteriyor. Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra en yakın arkadaşı Meryem Ana’yı, daha güvenli bulduğu Efes bölgesine getirir. Burada bulunan Bülbül Dağı’nın ormanlık alanına saklanırlar ve bir ev inşa ederler. Hz. Meryem’in ölümüne kadar burada yaşadığına inanıldığı için Vatikan tarafından Hac Yeri ilan edildi. Dilekler dilemek, dualar etmek, huzur bulmak için Meryem Ana Evi’ne gidebilirsin.

Didyma Antik Kenti

Ege Bölgesi

Aydın’ın Söke ilçesinde konumlanan antik kent, turistik belde Didim’e ismini verdi. “Dünyanın En Büyük Kehanet Şehri” unvanıyla da bilinen Didyma şu anda denize 4 km kadar uzaklıkta olsa da kurulduğu tarihte deniz kıyısında yer alıyordu. Antik kentin en dikkat çekici yapısı ise Apollon Tapınağı. Efes Antik Kenti’nde tapınağı olan mitolojik tanrıça Artemis’in ikiz kardeşi Apollon adına yapılan bu eser, kendi tarzında yapılan dünyanın en büyük üçüncü tapınağı.

Güvercinada Kalesi

Ege Bölgesi

Kuşadası’nın simgesi olan kale, 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı. Adada dalgakıranları, Bizans döneminden kalmış olan kaleyi, Barbaros Hayrettin Paşa’nın yaptırmış olduğu iç kaleyi ve İlyas Ağa tarafından yaptırılmış surları görebilirsin. Üstelik Kuşadası’nda konaklama yapmak için yüzlerce seçenek de var! Turistik beldeye uğramışken birbirinden keyifli plajlarından denize girmeyi unutma :)

Hierapolis Antik Kenti

Ege Bölgesi

Denizli’nin turistik ilçesi Pamukkale’de yer alan Hierapolis, özellikle yabancı turistlerin gözde noktalarından biri. Müzekart ile giriş yapabileceğin antik kent M.Ö. 2. Yüzyılda, Bergama kralı II. Eumenes tarafından kurulup Amazonlar kraliçesi Hiera’dan ismini almış. Fay hattı üzerinde konumlandığı için çağlar boyunca defalarca yıkılmış olan Hierapolis, Bizans döneminde piskoposluk merkezi olarak anılıyordu. Tipik bir Roma kent yerleşimine sahip olan şehir, tarihi boyunca travertenler sayesinde ilgi görmüş. Hierapolis Antik Kenti’ni gezdikten sonra hala popülerliğini koruyan Pamukkale travertenlerini de gezmeni öneririm.

Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi

Ege Bölgesi

Türkiye’nin en popüler tatil bölgesi Bodrum’un simgeleşmiş yapısı Bodrum Kalesi 1403-1523 yılları arasında St. Jean Şövalyeleri tarafından inşa edilmiş. Yedi kapıdan geçilerek ulaşılabilen iç kalenin kulelerine çeşitli ülke isimleri verilmiş. Antik Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Halikarnas Mozalesi’nin taşlarının ayağa kaldırılmasıyla oluşturulan kalede aynı zamanda bir sualtı arkeoloji müzesi mevcut. Dünyanın en eski batığının da sergilendiği müze, Türkiye’deki tek sualtı arkeoloji müzesi.

Doğu Anadolu Bölgesi

İshak Paşa Sarayı

Doğu Anadolu Bölgesi

Görkemli mimarisi ve tepe üstündeki konumlanması ile masallarda anlatılan sarayları andıran İshak Paşa, Doğubayazıt’a 8 km uzaklıkta bulunuyor. Anadolu sarayları içerisinde Osmanlı’dan günümüze kadar ulaşabilmiş tek yapı bu saray. Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden ögeleri bir arada görebileceğin İshak Paşa Sarayı, Dünya’nın ilk kaloriferli binası olma özelliğini de taşır.

Çifte Minareli Medrese

 

Doğu Anadolu Bölgesi

Erzurum’un sembolü haline gelen tarihi yapı Selçuklular dönemi eserlerinden biri. Beni özellikle ince işçiliğiyle kendine hayran bırakan medrese, Erzurum şehir merkezinde bulunduğu için kolaylıkla ziyaret edilebiliyor. Tarihi boyunca medrese, tophane ve müze olarak kullanılan Çifte Minareli Medrese şu anda hem sergi salonu hem müze olarak işlev görmekte. Giriş içinse herhangi bir ücret ödenmiyor.

Ani Harabeleri

Doğu Anadolu Bölgesi

Kars denilince akla gelen ilk yer olan Ani, yüzlerce yıl çeşitli uygarlıklara sahne olmuş bir yerleşim yeri. İsminin geçtiği ilk kayıtlara M.S. 5. yüzyılda rastlansa da tam olarak tarihini bilmek imkânsız. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani Harabeleri, ticaret yollarına olan yakınlığı sebebiyle önemli bir yerleşim merkeziydi. Çok sayıda antik kilise bulunan ören yerini ziyaret etmek istersen Kars uçak biletlerine bir göz at! Kış aylarında ziyaret edersen belki dönüşünü Doğu Ekspresi treniyle de yapabilirsin :)

Aslantepe Ören Yeri

Doğu Anadolu Bölgesi

Türkiye’nin en büyük höyüklerinden birine ev sahipliği yapan Aslantepe, Malatya’ya sadece 7 km uzaklıkta yer alıyor. M.Ö. 5000’li yıllardan M.S. 11. yüzyıla kadar yerleşim yeri olarak kullanıldığı düşünülen antik kent, aynı zamanda bir açık hava müzesi. Kazılardan çıkarılan buluntuların büyük bir kısmı Malatya Müzesi’nde sergileniyor. Bu yüzden, fırsatın olursa öncelikle bu müzeyi ziyaret ederek ören yerine gelmen daha tamamlayıcı olur.

Akdamar Kilisesi

Doğu Anadolu Bölgesi

Tam ismi Akdamar Kutsal Haç Kilisesi olan tarihi yapı, Van Gölü’nün üzerindeki Akdamar Adası’nda yer alıyor. Dönemin hükümdar ailesi Vaspurakan hanedanlığı tarafından saray kompleksi için yaptırılan eser, önceleri katedral iken yerleşim yerinin dağılması ile kiliseye dönüşmüş. Haç şeklinde inşa edilen kilisenin dış kabartmalarında hayvan ve insan figürleri, günlük yaşantı ve İncil ile Tevrat’tan alıntı bazı sahneler tasvir edilmiş.

İç Anadolu Bölgesi

Ankara Kalesi

İç Anadolu Bölgesi

Ankara’nın iki ayrı kültürü nasıl yaşattığını görmek isteyeni çıkartmak gereken nokta burası! Konumu ve yüksekliği sebebiyle modern şehir hayatı ve gökdelenlerle çarpık kentleşmenin bu şehirde nasıl iç içe geçtiğini çok net görebiliyorsun. Ne zaman yaptırıldığı kesin olarak bilinmeyen kalede Hititler, Frigler, Galatlar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar’ın onarımlarına rastlanabiliyor. Kaleye kadar gelmişken yakınında bulunan müzeleri ve kiliseleri de ziyaret etmeni öneririm.

Gordion Antik Kenti

İç Anadolu Bölgesi

Frigya Uygarlığı’nın başkenti olan Gordion, Ankara merkezine 96 km uzaklıkta bulunuyor. Bu yüzden arabayla gitmen en mantıklısı. Şehre araçsız gelip yine de gezmek istersen araç kiralama seçeneğini değerlendirebilirsin. 18 tabakalı şehirde tabakaların her biri farklı bir tarihi bizlere anlatıyor. Mitolojideki ünlü hikayelerden dolayı ismini duymuş olabileceğin Kral Midas’ın da mezarını barındıran antik kent, Kral Yolu üzerinde olduğu için tarih boyunca önemini korumuş.

İnce Minareli Medrese

İç Anadolu Bölgesi

1254 yılında, döneminin Selçuklu veziri tarafından yaptırılan medrese şu anda Konya’nın Selçuklu ilçesi sınırlarında yer alıyor. 19. yüzyılın sonuna kadar medrese olarak kullanılan tarihi yapı 1956 yılından beri Taş ve Ahşap Eserler Müzesi’ni barındırıyor. Selçuklu mimarisinin en beğenilen taş işçiliklerinden birine sahip olan İnce Minareli Medrese’nin taç kapısının üzerinde Yasin ve Fetih sureleri yazılı.  

Çatalhöyük Neolitik Kenti

İç Anadolu Bölgesi

Çatalhöyük insanlık tarihine ışık tutan, M.Ö. 5500 yıllarından itibaren yaklaşık 2000 yıl yerleşim merkezi olarak kullanılmış ve zaman içerisinde köy yerleşkesinden kent yaşamına evrimini gerçekleştirmiş bir ören yeri. Kentte ilk ev mimarisi ve ilk manzara resmi gibi aydınlatıcı buluntular mevcut. Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük, 2012 yılından beri UNESCO Dünya Miras Listesi’nde. İlk insanlardan bu yana değişen kültür, sanat ve gündelik hayata dair her şeyi gözlemlemek için sen de buraya gitmelisin!

Odunpazarı Evleri

İç Anadolu Bölgesi

Eskişehir’in rengarenk yüzü Odunpazarı Evleri, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alarak tarihi ve kentsel sit alanı bölgesi ilan edilmiş. Geleneksel Anadolu Türk mimarisine sahip evlerin bulunduğu sokaklarda gezinmek, fotoğraf çekilmek, cam sanatını izlemek ve uygun fiyatlarda ürünler bulmak mümkün. Toplam 30 sokağı bulunan bölgede çok sayıda müze bulunuyor. Eskişehir’e gitmek kolay da kalmaya dair bilgim yok dersen seni Eskişehir otelleri için şöyle alalım…

Kaymaklı Yeraltı Şehri

İç Anadolu Bölgesi

Yeraltı şehirleri, bana hep ilgi çekici geliyor. Nevşehir’de bulunan Kaymaklı Yeraltı Şehri ise hem en popüleri hem de benim için en güzeli. Toplam 8 kattan oluşan kentte tek seferde 5000 kadar insan yaşayabiliyordu! Üstelik yapısı sebebiyle ferah alanlara ve bol oksijene de sahip. Tüf kayaların şekillendirilmesiyle oluşturulan yeraltı şehrinin ilk katının M.Ö. 5000’de yapıldığı düşünülüyor. Odalar, salonlar, şarap mahzenleri, su depoları, yiyecek mahzenleri, su kuyuları, mutfak ve kilise bölümlerinden oluşan Kaymaklı’yı Müzekart ile ücretsiz ziyaret edebilirsin.

Göreme Açık Hava Müzesi

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Kapadokya’nın büyüleyici atmosferini ya görmüş ya duymuşsundur. Göreme Açık Hava Müzesi, bu atmosferin büyük bir parçası. Geniş bir vadide konumlanan kaya bloklarının yaşam ve ibadet alanları için oyulmasıyla oluşmuş. Hristiyanlık tarihinin önemli bir parçası olan müzede döneme ait yaşamı keyifle gözlemleyebilirsin. Alanın çoğunluğunda dini eğitim ve ibadet için mekanlar bulunuyor. Özellikle kilise içlerine uygulanmış freskler göreni kendine hayran bırakıyor.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Zeugma Antik Kenti

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Köklü tarihi, özgün heykeltıraşlık eserleri ve ender görülen güzellikteki mozaikleri ile ilgi çeken Zeugma, Gaziantep’e 57 km uzaklıkta konumlanıyor. M.Ö. 300 yılında, Fırat Nehri’nin en sığ kenarlarından birine kurulan antik kent M.S. 7. yüzyıla kadar önemini korudu. Gerek kurulduğu arazinin büyüklüğü gerek şehrin kalabalığı sebebiyle döneminin en büyük kenti olarak görülüyordu. “Mozaik Kent” olarak anılmasına sebep olan sanat eserleri evlerin tabanlarını süslüyordu. Zeugma’dan çıkarılan eserlerin önemli bir kısmını Zeugma Mozaik Müzesi’nde ziyaret edebilirsin.

Diyarbakır Surları

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

2015’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen surlar tarihi ve doğal güzelliği ile dikkat çekiyor. Dış ve iç olmak üzere ikiye ayrılan surların dış kısmında 82 adet, iç kısmındaysa 19 adet burç bulunuyor. Dünyanın en uzun, en sağlam ve en geniş surlarından biri olan eser, Diyarbakır’ın merkez ilçesine de ismini vermiş. Mardin Kapı, Dağ Kapı, Urfa Kapı ve Yenikapı olarak ana dört girişe sahip olan surlar birçok türküye ve efsaneye de konu olmuş.

Göbeklitepe

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Göbeklitepe’nin keşfi insanlık tarihinin yeniden tartışılmasına sebep oldu. 12000 yıllık ören yerinin Dünya’nın ilk tapınağı olduğu düşünülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2019 yılı Göbeklitepe Yılı ilan edildi. Bu durum hem yurt içinden hem de yurt dışından gezginlerin ilgisini arttırdı. “Tarihin sıfır noktası” olarak da isimlendirilen Göbeklitepe’yi ölmeden önce görmen gerekenler listesine yaz derim!

Harran Evleri

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Sıra dışı mimarisi ve kültürel önemi sebebiyle popüler olan Harran Evleri’nin tarihi M.Ö. 6000 yılına değin uzanıyor. Kubbeli yapısı ve yapımı esnasında kerpiç ile tuğlanın bir arada kullanılmış olmasıyla mimari açıdan önem taşıyan evlerden yalnızca biri ziyaret için açık. Bu ev 1999’da tarihine uygun olarak restore edildi. Evin içerisindeki eşyaları inceleyerek bölgenin kültürüne dair bilgi edinebilirsin. Üstelik dönem kıyafetlerini denemen için de bir yer bulunuyor.

Nemrut Dağı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Komagene kralı tarafından, atalarına ve tanrılarına minnettarlığını göstermek amacıyla yapılan heykellerin süslediği Nemrut Dağı, 1987’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Dünya üzerinde gün doğumunun ve batımının mutlaka izlenmesi gereken yerlerden biri olan Nemrut’un tepe noktası ise tümülüs ve kutsal alan. Dağın bir tarafı Pers bir tarafı Yunan kültürüne ait heykelleri barındırdığı için Doğu-Batı arasında bir köprü olduğu söylenebilir.

Mor Gabriel Manastırı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

“Hoşgörü Şehri” Mardin’in Midyat ilçesinde yer alan manastır, Deyrulumur Manastırı olarak da biliniyor. Dünyanın ayakta duran en eski Süryani manastırı olan yapıyı rehbersiz gezemiyorsun. Giriş kısmında, gruplar halinde içeri alındıktan sonra yapının tarihi, işleyişi ve şu anki kullanımı ile ilgili bilgiyi içeride bulunan görevliden dinleyebilirsin. Görebileceğinse 4 bölüm bulunuyor. Manastırda ibadet ve eğitim devam ettiği için sessiz bir gezi seni bekliyor.

Halfeti

Marmara Bölgesi

Şanlıurfa’nın turistik ilçesi Halfeti hem taş mimarisi hem de 2000 yılındaki baraj yapımı sebebiyle sular altında kalan köyleriyle ilgi çekiyor. Bu köyleri yakından görmek içinse Fırat Nehri üzerinde bir tekne turuna çıkman gerekiyor. Eski ve Yeni olarak ikiye ayrılan ilçenin Yeni tarafında bölge halkı yaşıyor. Buraya özgü kara güller de bir diğer turistik özelliği olmuş durumda. Halfeti ziyaretinde Rum Kale’yi de görmeyi unutma!

Marmara Bölgesi

Tarihi Yarımada

Marmara Bölgesi

İstanbul’un en eski sınırlarının içerisinde yer alan tarihi yarımada bölgesi, Suriçi olarak da biliniyor. Fatih ilçesinin bir parçası olan bölgede yolu İstanbul’dan geçmiş neredeyse tüm uygarlıklara dair eserler bulabiliyoruz. İstanbul ziyaretinde mutlaka Eminönü’nde balık-ekmek yemeli, meşhur Mısır Çarşısı’nı ve Kapalı Çarşı’yı gezmeli, Gülhane Parkı’nda boğaz manzaralı bir çay içmeli, Sultanahmet’te bulunan tüm tarihi yapılara ve müzelere uğramalısın!

Galata Kulesi

Marmara Bölgesi

Gelelim İstanbul’daki en sevdiğim yere, Galata Kulesi’ne. Şehrin sembollerinden biri olan kule 528 yılında inşa edilmiş. Fatih’in İstanbul’u fethinden sonraysa Cenevizliler tarafından anahtarı imparatorluğa devredilmiş. Terasından tüm İstanbul’u keyifle seyredebileceğin kulenin en üst katı restoran olarak işletiliyor. Dilersen hemen altındaki merdivenlerde ve banklarda oturarak İstanbul yerine Galata’yı da seyredebilirsin.

Aya Yorgi Kilisesi

Marmara Bölgesi

Büyükada’nın tepe noktasında yer alan Aya Yorgi Kilisesi, her sene dileklerinin kabulü için ona sessizce ve iplerle yürüyen ziyaretçilerini ağırlıyor. Bir Ortodoks kilisesi olan yapının bu popüler efsanesi sebebiyle 24 Eylül ve 23 Nisan tarihlerinde hem adada hem de kilisede insan yoğunluğu yaşanıyor. 1751 yılında yapılan kilisenin yolu ise oldukça yokuşlu. Burayı meşhur tarihlerinden birinde ziyaret etmek istersen Büyükada otellerinde erken rezervasyon yaptırmalısın. Yoksa yer bulmak pek mümkün olmuyor.

Dolmabahçe Sarayı

Marmara Bölgesi

Beşiktaş’tan Kabataş’a uzanan sahil şeridinde, denizin hemen kıyısında bulunan saray Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete ulaştığı yer olduğu için milli ve tarihi önem taşıyor. Evliya Çelebi’nin notlarına göre Yavuz Sultan Selim şimdiki sarayın olduğu yere bir köşk yaptırmış. 19. yüzyıldaysa, Sultan II. Mahmut köşkün yerine bir saray inşa ettirmiş. İstanbul’un en büyük üçüncü sarayı olan Dolmabahçe, cumhuriyet tarihinin ilk yıllarında yabancı konukların ağırlandığı, kongre ve toplantıların düzenlendiği bir yapı halini aldı. 1952 yılından beri saray, Atatürk’ü anma ve turistik ziyaret amaçlarıyla halka açık.

Selimiye Camii

Marmara Bölgesi

Mimar Sinan’ın “Ustalık eserim” dediği Selimiye Camii, Osmanlı İmparatorluğu’nun eski başkentlerinden biri olan Edirne’de yer alıyor. Şehrin her yerinden görülebilen eser, zarafet ve ihtişamı bir arada bulunduruyor. Sultan II. Selim’in yaptırdığı Selimiye’nin çini süslemeleri İznik’te üretilmiş. Bu süslemelerde motif olarak 101 çeşit lale kullanılmış.

Truva Antik Kenti

Marmara Bölgesi

Meşhur Troya Savaşı’nın yaşandığı topraklar olan Truva, dünyanın en ünlü antik kentlerinden biri. 9 katmandan oluşan kentteki ilk yerleşimin M.Ö. 3000 civarında olduğu düşünülüyor. Troya Ören Yeri girişindeki müzede bu eşsiz kentin kazısından çıkarılan yüzlerce eseri ziyaret edebilirsin. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2018 yılı, Troya Yılı ilan edildi. Bu ilanla beraber bölgeye olan ilgi de arttı.

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı

Marmara Bölgesi

Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde bulunan milli park, her gittiğimde hüzün ve gururla dolduruyor içimi. I. Dünya Savaşı’nın en önemli cephelerinden biri olan Çanakkale, savaşın en şiddetli ve kanlı yüzünü de yaşadı. Bölge rehberleri eşliğinde gezebileceğin yarımadada savaşın kalıntıları, tabyalar, kaleler, müzeler, yeniden canlandırma eserleri ve elbette ki şehitlikler bulunuyor. Bu toprakların tarihini yerinde öğrenmek istersen Çanakkale’ye otobüs seferlerini ülkenin her yerinden bulabilirsin.

Bursa Ulu Camii

Osmanlı padişahı I. Bayezid tarafından yaptırılan camii kentin en önemli simgelerinden biri. Yapı aynı zamanda ilk çok kubbeli Osmanlı camisi. 1855 yılındaki depremden büyük ölçüde etkilenen caminin restoresinde dönemin en ünlü hattatları da rol oynamış. Bu sebeple cami adeta bir hat sanatı müzesi olmuş. Bursa turlarının vazgeçilmez uğrak noktası olan Ulu Camii’yi ziyaret ettikten sonra kent merkezinde yer alan ünlü hanları gezmeyi de unutma!

Taksiyarhis Kilisesi

Marmara Bölgesi

Turistik Ayvalık’ın en renkli beldesi Cunda Adası’ndaki Taksiyarhis Kilisesi, Ayvalık’ın ilk kilisesi. 1873’te inşa edilen ibadet yeri şu anda tarihi dokusu bozulmamış bir anıt müze aynı zamanda. Rahmi M. Koç Müzesi ismiyle hizmet veren kilisede tarihi oyuncaklardan bebek arabalarına, teknelerden model arabalara kadar çeşitli koleksiyon eserleri bulunuyor. Ayvalık merkezden Cunda Adası’na dilersen dolmuş dilersen tekne ile geçebilir, Taksiyarhis’i ziyaret ettikten sonra ada sokaklarını keyfini çıkarabilirsin.

Yürüyen Köşk

Marmara Bölgesi

1929 yılında, Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşaması amacıyla inşa edilen köşk Yalova’da bulunuyor. Atatürk’ün mülkün bahçesinde bulunan çınar ağacının kesilmemesi için binanın yerini raylı bir sistemle kaydırması sebebiyle Yürüyen Köşk adını almış. Köşkü ziyaret ettiğinde hala ziyaretçilerini selamlayan çınar ağacını görebilirsin. Buradaki kafede organik ve lezzetli kahvaltının tadını çıkarabilir, tarihi ve siyasi önem taşıyan köşkün içerisini turlayabilirsin.

setenay.gokdag
Setenay Gökdağ
276 Yazı
Antalya doğumlu İstanbul ikametli metin yazarı-editör. Okumak, yazmak ve gezmek en büyük üç hobisi. Yarı zamanlı olarak kamp ve doğa yürüyüşü ile meşgul.