Ülkemiz kebaplardan salatalara, çorbalara ve tatlılara kadar birbirinden nefis tatların adresi. Üstelik aynı zamanda üç tarafı denizlerle çevrili olan yurdumuzda hepsi birbirinden lezzetli balıklar da lezzet haritamızda önemli bir yere sahip. Balık tutkunları, Türkiye'de mutlaka tadına bakmanız gereken 7 balık hangisi ve nerelerde tadabilirsiniz biliyor musunuz?

Çipura (Çupra)

Ülkemizde genellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında tutulan bu lezzetli balık aynı zamanda ağırlığı sayesinde en doyurucu seçeneklerden biri. Ağırlığı 180 grama kadar ulaşan çipuraya ''lidaki'' adı veriliyor. 200 gram ve üzerinde ağırlığa ulaşan lidakiler ise çipura olarak anılıyor. Genellikle ızgarada pişirilen çipuraya Akdeniz kıyılarında tatilinizi yaparken hemen hemen tüm balıkçılarda rastlayabilirsiniz. Sayıları fazla olmasa da zaman zaman Karadeniz'de de tutulabilen çipurayı İstanbul'da da birçok balıkçıda tadabilirsiniz. Eğer balık keyfini muhteşem körfez manzarasına karşı yaşamak isterseniz hemen İzmir uçak biletlerini karşılaştırın. İzmir'de balık dışında mutlaka tatmanız gereken diğer lezzetleri keşfetmek için tıklayın yeter.

Hamsi

Adı Karadeniz ile özdeşleşen Hamsi de yurdumuzda tadabileceğiniz en lezzetli balıklardan biri. Kızartmadan, buğulamasına, ızgaradan pilavına çok farklı şekillerde sunulan hamsileri İstanbul Boğazı'nda da tutmak mümkün. Ancak birçok kişiye göre buradan tutulan hamsilerin boyu daha büyük ve Karadeniz'de tutulanlar kadar lezzetli değil. Aralık-Ocak ayları en leziz hamsileri tadabileceğiniz dönem. Hamsi'nin onlarca farklı sunumuna tanık olmak ve her birini denemek için ise rotanızı çevirebileceğiniz en uygun şehirlerden biri ise Trabzon. Yanında Trabzon veya mısır ekmeği ile karalahana sarması gibi bölgeye has lezzetlerle birlikte hamsiye doymak için en uygun Trabzon uçuşlarını karşılaştırabilirsiniz. Şehirde kalacak uygun bir otel arıyorsanız, Trabzon otelleri sayfamıza göz atmanız yeterli.

Levrek

Sıcak yaz ayları geldiğinde taze taze tadabileceğiniz en lezzetli balıklardan biri ise levrek. Hem Akdeniz hem de Karadeniz ve Ege kıyılarında tutulan levrekler az yağlı eti ve tadına doyulmaz lezzeti ile biliniyor. Ülkemizde çok sayıda tutulduğundan başta Avrupa ülkeleri olmak üzere yurt dışına da ihraç edilen levreğin ızgarası, buğulaması ve tuzda pişeni çok seviliyor. Mayıs ayından eylül sonlarına kadar geçen dönem levrek için en iyi zaman aralığı. Levrek keyfini İstanbul Boğazı'nda yaşamak isterseniz şehre en uygun seferleri görmek için tıklayın yeter.

İskorpit

Balık tezgahlarında kırmızı rengi ile hemen diğerlerinden ayrılan iskorpitin tadı da en az rengi kadar farklı. Levrek ve çipura kadar bol etli olmayan iskorpitin lezzet konusunda ise herhangi bir eksik tarafı yok. Dış yüzeyinde bulunan dikenleri nedeniyle yakalandığında dikkat edilmesi gereken iskorpit eğer bu konuda özensiz olunursa kızarıklık yapabiliyor.

Barbunya

Halk arasında kısaca barbun olarak da bilenen barbunya kırmızı renkli ve sarı yüzgeçli görüntüsü ile hemen diğer balıklardan ayrılan türlerden biri. Genellikle boyları 17-20 santimetre civarında olan bu balığı tezgahlarda kırmızıya yakın pembe rengi ile ayırabilirsiniz. Eğer çipura ve levrek gibi büyük balıkları seviyorsanız barbunya sizin için çok doğru bir seçim olmayabilir ancak yanında salata ve mezelerle birlikte bir şans verirseniz buna pişman olmazsınız.

Kalkan

Yassı balıklardan biri olan kalkan, sadece tadı ile değil, görüntüsüyle de çok farklı bir tür. Gözleri vücudunun solunda yer alan kalkan, denizin derin bölgelerinde yaşıyor ve boyu bir metreye kadar ulaşabiliyor. Genellikle tavada pişirilerek servis edilen kalkan ülkemizde en sevilen balık türlerinden biri. Fiyatı da diğer balıklara kıyasla daha yüksek olan kalkanı birçok balıkçıda tadabilirsiniz. Eğer kalkanı kendiniz hazırlayacaksanız pişirmeden önce dış yüzeyinde bulunan düğmeleri ayıklamayı unutmayın. Kalkan keyfi için rotanızı İstanbul'a çevirmek isterseniz şehirde kalabileceğiniz en uygun otellere de mutlaka göz atın.

Lüfer

Misinayı koparacak kadar keskin dişleri ile ünlü olan lüfer aynı zamanda ''denizlerin kraliçesi'' olarak da biliniyor. Lezzeti ile adının hakkını veren lüferin parlak cisimlere karşı dayanılmaz bir ilgisi var. Bu nedenle lüfer avlarken genellikle iyice parlatılmış zokalar kullanılıyor. Büyüklüğüne göre defne yaprağı, çinekop, kaba çinekop, sarı kanat, lüfer, kaba lüfer veya kofana gibi isimlerle adlandırılan lüferin her bir türü birbirinden lezzetli ve karşı konulmaz. Genellikle İstanbul Boğazı'nda avlanan bu leziz balığı başta iki kıtayı birleştiren bu şehir olmak üzere ülkemizin birçok yerinde tadabilirsiniz.

Ekstra: Orfoz (4 yıl boyunca avlamak yasak!) 

Yassı vücutlu ve büyük ağızlı türlerden biri olan orfoz aynı zamanda sayısı hızla azalan türlerden biri. Bu nedenle ülkemiz sularında şu an için orfoz avı yasaklanmış durumda. Son derece ilgi çekici görüntüsüyle de hayranlık uyandıran bu türü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için orfoz avından kaçınmanız gerektiğini unutmayın. Denizin 100 metreye kadar derinlerinde yaşayan bu balık türünün boyutu ise ortalama 60 santimetreye kadar ulaşıyor. Ülkemizin sularında sayısı gitgide azalan orfozun yaş ortalaması ise 60 yıl. Orfoz avı yasağı nedeniyle avlanma sırasında bu balığın ağa takılması durumunda tekrardan suya bırakılması gerekiyor.  

Ekstra 2: Lahoz (4 yıl boyunca avlamak yasak!) 

Lagos olarak da bilinen lahoz balığı uzun ve yanlardan basık gövvdesiyle ülkemizin bir başka ender balık türü. Tıpkı orfoz gibi son yıllarda sayısı iyice azalan lahoz balığını avlamak önümüzdeki birkaç yıl için yasak. Eğer av sırasında ağınıza takılırsa tekrardan suya bırakmalısınız. Boyu maksimum 120 santimetreye kadar ulaşabilen lahozun ortalama boyutu 30-80 santimetre arasında. Genellikle ılıman sularda yaşayan bu türün ülkemizde en sık görüldiğü bölgeler ise Akdeniz ve Ege Denizi.