Bilinçli tüketici olma çağrıları yaptığımız bir dönemdeyiz. Kredi imkanlarının da eklenmesiyle, tüketim çılgınlığının tavan yaptığı çağda, bireysel finansal riskleri yönetmenin ilk hamlelerinden birinin bilinçli tüketici olmak olduğunun altını çiziyorum. Peki bu ünvanın kazanılması kolay mı? Ya da bu ünvanı kazanabilmek için neler yapmak gerekiyor?

Bir psikolog gibi davranıp, çocukluğunuza götüreceğim sizi. Çocukluk yıllarınızda hiç finansal hayalleriniz oldu mu? Veya şöyle sorayım; bir çikolota almak ile bir oyuncak almak arasındaki farkı biliyor muydunuz? Belki sizin için o anda çikolata daha cazip olsa bile, oyuncak almanın daha zor ve maliyetli bir şey olduğunu düşünüyor muydunuz? Biraz daha büyüdüğünüzü varsayalım ve bu sefer iki seçeneği oyuncak ile bilgisayara yükseltelim. Bilgisayar sahibi olmak sizin için büyük bir hayal miydi?

Bu kıyaslamaları yaparak ve ailenizin maddi durumuna göre, bu isteklerinizin ne kadarlık bir süreçte olduğunu hatırlayın. Sizin bir hayaliniz vardı ve bu hayaliniz, aileniz için bir finansal hedefti. Aileniz de maddi durumuna göre bu hayalinizi şekillendirecekti. Yani bu durum, aileniz için bir finansal hedefti. Bu hedeflere nasıl ve ne zaman ulaşıyordu, bir düşünün lütfen.

Bilinçli tüketim alışkanlığı çocuklukta başlar
Eğer ki isteklerinize – ucu maddiyata dokunan isteklerinize – ulaşma yolunuz çok kolay olmadıysa zorluğu iyi bilirsiniz. İsteklerinizi ertelemeyi ya da o isteğinizin bir gün olacağını bilerek, ona ulaşmak için yaşamanın ne demek olduğunu iyi bilirsiniz. Bu da size çok önemli bir alışkanlık getirmiştir. Bilinçli tüketim alışkanlığı…

Devir ve şartlar ne kadar değişmiş olursa olsun, yanınızda ‘hadi alalım nasıl olsa öderiz’ diyen evlatlarınız da olsa, siz her zaman bir adım geride durursunuz. Acaba bunu ödeyebilecek miyim diye düşünürsünüz. Sizin için geçmişte çok büyük bir lüks olan şeye ulaşıyorsunuz çünkü. Bu da size kontrol yeteneği kazandırır ve harcamalarınızda bir sorgulamaya gidersiniz. Bu da istenilen şekilde tüketim yapmakla açıklanabilir.

Çocuklarınıza bu alışkanlığı kazandırın
Çocukların her istediğini anında yapmak her zaman iyi değildir. Bu ailelerin bileceği bir şey ve karışmak saygısızlık olur. Ancak burada finansal açıdan, çocuklara bu kültürü aşılamanın yollarını söylemek istiyorum. Bunun için; çocuklarınıza istedikleri şeylerin büyüklüklerini anlatın. Pahalı bir oyuncak istiyorsa, onu almanın zorluğunu anlatın. Ancak bu çok pahalı diyerek değil.

Mesela çocuğunuza her gün bir demir para verin. Verdiğiniz demir paradan, 100 adet olduğu zaman, istediği oyuncağı alabileceğinizi söyleyin. Bu, çocuğunuzu hem heyecanlandıracaktır hem de o oyuncak onun için bir hedef olacaktır. Eline her gün bir demir para geçtiğinde heyecanla 100 tane olmasını bekleyecektir. Ancak beklemesi gereken 100 günlük bir süreç olacaktır. O zaman çocuğunuz, istediği oyuncağı almanın ne kadar zor olduğunu anlayacaktır. Bunu sürekli, değişik yollarda uygularsanız çocuğunuzda tüketim kültürü oluşmasının adımını atmış olursunuz. Bu sayede ilerleyen dönemlerde bilinçli bir tüketici olma yolunda adım atmış olur.