Karşılaştırma sitesi Enuygun.com’un analizine göre Türkiye’de tüketici kredilerinin sadece %1’i dövize endeksli kredilerden oluşuyor. 2009 yılında alınan kararla engellenen dövize endeksli tüketici kredisi kullanımı bu kredilerin toplam tüketici krediler içindeki payını %5’lerden %1’e düşürdü. Son günlerde yaşanan kur yükselişleri geçmişe nazaran çok daha sınırlı bir kesimi etkileyecek olsa da sektörde hala ödemesi devam eden ve karşılığı 1,55 milyar TL olan dövize endeksli kredi bulunuyor. 

Enuygun.com’un TCMB verileri düzenlenmiş analizine göre Türkiye’de Temmuz sonu itibariyle tüketici kredisi hacmi 153 milyar TL’ye ulaştı. Bu kredilerin 1,55 milyar TL’si ise dövize endeksli kredilerden oluşturuyor. Özellikle 2008 yılı içerisinde kullanımı artan ve 2008 sonu itibariyle toplam tüketici kredileri içindeki payını %4,7’lere kadar çıkaran dövize endeksli kredilerin kullanımı, 2009 yılında alınan kararla tüketicilerin kur riskini tamamen ortadan kaldırmak üzere engellenmişti. Bu karar neticesinde tüketici bankalardan dövize endeksli kredi çekemeyince 2011 Temmuz sonu itibariyle toplam içerisindeki payı %1’e düştü. 

Geçmişte kullanılan ve ödemesi halen devam eden dövize endeksli kredilerin ise %95’ini konut kredileri oluşturuyor. Toplam konut kredisi içerisindeki payı %2 civarında olan dövize endeksli konut kredilerinin özellikle 2008 yılında yoğun kullanıldığını ve bu yıl içerisinde hacmin 2,1milyar TL’den 3,3 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. 2011 Temmuz sonu itibariyle ise hacim 1,47 milyar TL’ye kadar düşüyor.

2008 yılı içerisinde dövize endeksli konut kredisi hacimlerinin en çok arttığı üçüncü çeyrek itibariyle USD kurunun 1,15-1,20 aralığında olduğunu belirten Enuygun.com Baş Analisti Betül Sungurlu “USD cinsinden borçlananlar için aslında henüz 2008 bitmeden zaten USD kuru 1,50 bandının üzerine çıkmaya başlamıştı ve kur uzunca bir süre arada sırada dalgalansa da bu seviyelerde devam etti. Ardından 2009 itibariyle dövize endeksli krediler engellendi. Şimdi ise USD kuru 1.80’e yaklaştı. Yeni bir zarar ile karşı karşıya kaldılar. Ancak bu tip kredilerin engellenmiş olması sorunun yayılmasını engelledi” dedi.

Dövize endeksli kredi sahipleri için bir diğer olumlu gelişmenin kur farkından kaynaklanan KKDF uygulamasının değiştirilmesi olduğunu da ilave eden Sungurlu “ Konut kredileri KKDF’den muaf olduğundan ve mevcut dövize endeksli kredilerin %95’ini konut kredileri oluşturduğundan çoğunluk zaten kur farkından kaynaklı KKDF ödemiyor. Ancak geriye kalan %5’lik kesim kur yükselişlerinde ilave KKDF ödemek zorunda kalıyor.  Neyse ki 2008 yılında bu konuda da düzenleme yapılmıştı. Önceki uygulamada kur farkı oluştuğunda toplam kredinin kalan anaparası üzerinden hesaplama yapılıyordu. Yeni uygulamada ise sadece o ayki taksit içerisindeki anapara esas alınıyor” dedi.