Türkiye’de motorlu taşıtlara yönelik sigortalarda en önemli grubu Zorunlu Trafik Sigortası ve Kasko oluşturuyor. Kanunen zorunlu tutulduğu ve tespiti halinde aracın trafikten çekilmesi ile sonuçlandığından Zorunlu Trafik Sigortası yaptırmış olanların sayısı Kasko yaptırmış olanlara göre oldukça fazla ama bu durum ne yazık ki araç sahibinin sadece maddi riskini bir miktar azaltabiliyor.

Bağımsız Karşılaştırma Platformu Enuygun.com’un yaptığı analizlere göre yaklaşık olarak Türkiye’de 20 yaş üzeri her dört kişiden biri trafikte araç kullandığı için hem maddi hem de bedeni olarak risk altında. TUIK verilerine göre 2009 yılı sonu itibariyle trafiğe kayıtlı toplam 14.316.700 adet taşıt bulunuyor ve 20 yaş üzeri Türkiye nüfusu ise 47.467.358 kişiden oluşuyor. Traktör gibi trafikte çok yer almayan özel amaçlı taşıtlar bu gruptan çıkarılırsa bu yaş grubundaki her dört kişiden biri araç sahipliği nedeniyle risk altında.

Zorunlu Trafik Sigortası araç sahibinin herhangi bir kaza anında karşı tarafa verebileceği maddi ve bedeni zararları belirli limitler dahilinde güvence altına alan bir sigorta türü. Ancak sigortalı araç sahibinin kaza anında kendisinin karşılaştığı maddi ya da bedeni zararları karşılamıyor. Üstelik araca gelebilecek zararlar sadece trafik kazası sırasında oluşmuyor. Park halinde iken bir cismin araca çarpması, deprem,sel ve su baskını gibi doğal afetler  ya da aracın çalınması gibi riskler de sözkonusu. Araç sahibinin bu ve benzeri riskleri güvence altına alabilmesi için kasko poliçesi yaptırmış olması gerekiyor.

Enuygun.com Baş Analisti Betül Sungurlu ‘TSRSB’nin hazırladığı geçici sektör verilerini kasko açısından incelediğimizde ve 2009 yılı sonu itibariyle otomobil, minibüs, otobüs, kamyon, kamyonet ve motorsiklet gibi trafikte sıklıkla bulunan araçlar için kesilen kasko poliçe adetlerini baz aldığımızda ülkemizde yaklaşık olarak her dört araçtan sadece birinin kaskosu  yaklaşık 545 bin otomobilin, 66 bin minibüsün, 43 bin otobüsün, 266 bin kamyonetin, 157 bin kamyonun ve 1.57 milyon motorsikletin zorunlu trafik sigortası bulunmuyor. Kaskosu olmayan bu araçların bahsi geçen zorunlu trafik sigortası olmayan araçlarla kazaya karışma olasılığını elimizdeki verilerle hesaplayamıyoruz ama böyle bir durumda  maddi hasarlarının karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından karşılanması imkanları da bulunmuyor’ dedi. bulunduğunu söyleyebiliriz. Bu oran toplam araçların yarısına yakınını oluşturan otomobillerde %30, minibüslerde %25, otobüslerde %34, kamyonetlerde %36, kamyonlarda ise %38 civarında. Motorsiklerde ise bu oran % 1’in de altında. Bizim hesaplamalarımıza göre bu gruptaki araç sahiplerinin ( her kişinin tek bir araca sahip olduğu varsayımıyla) ortalama %75’inin herhangi bir kaza anında hem maddi hem de bedeni olarak karşılaşabileceği zararlarını güvence altına almamış olduğunu görüyoruz. Yani bu da ülkemizde yaklaşık olarak 9.5 milyon kişi demek. 2009 sonu itibariyle Zorunlu Trafik Sigortası verilerini incelediğimizde ise trafiğe kayıtlı

Betül Sungurlu ‘Genellikle benim başıma gelmez diye düşünüyor ve sigortanın önemini ancak kaza anında farkediyoruz. Araç sahiplerinin Türkiye’deki  araç kullanma maliyetlerinin motorlu taşıt vergisi ve akaryakıta uygulanan vergiler gibi sebeplerle yüksek olması da isteğe bağlı bir sigorta türü olan kaskonun geri planda kalmasına neden oluyor. Ancak sigorta şirketlerinin çok çeşitli teminatları kombine ederek farklı fiyat seçenekleri ile hazırladığı kasko poliçeleri bulunmakta. Enuygun.com olarak araç sahiplerinin ilgili şirketlerin kasko ürünlerini incelemelerini, asgari teminatlı da olsa bütçelerine uygun bir kasko poliçesi satın alarak risklerini azaltmalarını tavsiye ediyoruz’ diye ekledi.

Kaynak: TUIK,TRAMER,TSRSB