‘Paranın miktarı ne olursa olsun, para değerlidir’ diyorum. Para birikimi yapmak için, paranın miktarını önemsemeden kenara koymayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Bunun için şöyle bir mantık yürütebilirsiniz:

Taksitle alışveriş yaparken 60 TL’lik bir ürün alıp, 12 taksit yaptırdığınız zaman 5 TL’lik aylık ödeme size cazip geliyor. 5 TL diyerek, birden fazla ürün alarak toplam yekünü hesaplamıyorsunuz. Her gün taksit ödemesi 5 TL olacak şekilde bir ürün aldığınız takdirde, aylık 150 TL’lik bir ödeme yüküne sahip oluyorsunuz. Şimdi bunu tersten düşünelim ve harcama değil, birikim şekliyle hesaplayalım. Her gün taksitli olarak 5 TL’lik ürün biriktirdiğinizi düşünün. Yani her gün 5 TL kasanıza koyun. Ayda yine 150 TL yapacaktır. Ancak bu 150 TL cebinizden çıkan değil, cebinize kalan bir para olacaktır. Bunu yıllık hesaplarsanız, toplamda 1.800 TL’lik birikim yapmış olacaksınız.

Tüketim yaparken ödediğiniz taksit miktarı olan 5 TL size ne kadar az geliyor değil mi? Ancak sonunda toplam yekünde gözünüze çok geliyor. Bunun tam tersi mantığı birikimde karşınıza çıkıyor. 5 TL birikim gözünüze az geliyor ancak yıl sonunda biriktiğinde çok geliyor. Hangi yolu seçerseniz kazançlı çıkıyorsunuz?

Tasarruf, tüketimin düşmanı değildir

Ekonomi okuyanlar iyi bilir ancak okumayanlar için basit dilde anlatayım. Tasarrufun, ekonomide karşılığı gelirin tüketime ayrılmayan kısmı şeklinde tanımlanır. Sözlük anlamı dışına çıkarsak ve ekonomik anlamda irdelersek, gelirin tüketilebilmesi için, gelirin belli kısmının tasarruf kabul edilebilmesi için, bu kısmın elde para olarak tutulması şart 

değildir. Herhangi bir yatırımda kullanıma arzusuyla gelirin harcanmayıp da elde tutulmasını ifade eder. Yani hisse senedi alabilirsiniz, bankaya yatırabilirsiniz vb şekillerde değerlendirebilirsiniz.

Makro ekonomik anlamda tasarruf, yatırımlar için önemlidir. Kişisel bütçelerde ise karşınıza çıkabilecek fırsatlar ve geleceğinizi yönetmek için bir güvence olması bakımından önemlidir. Bu nedenle tasarrufu, tüketimimi engelleyen bir unsur olarak görmek, yani düşman kabul etmek son derece yanlış olacaktır.

Neler kazanabileceğinizi düşünün ve harekete geçin

Örnekleri verirken hep küçük para değerleri kullanmaya özen gösteriyorum. Çünkü düşük gibi görünen değerler, bakiyede büyüdükçe büyüyor. Almak istediğiniz yüksek değerli bir ürüne ulaşmak için çok daha uzun süre beklememek için, küçük gibi görünen değerleri biriktirmeyle işe başlayabilirsiniz. Karşınıza çıkacak fırsatlar da olabilir. Almayı düşündüğünüz veya hayal ettiğiniz bir ürünün büyük bir indirime girmesi durumunda, cebinizde güvendiğiniz bir paranın birikmiş olması size nasıl bir avantaj sağlar?

Her gün ufak miktarlarla tüketim yapmak yerine, ihtiyaçlarınızı belirleme yoluna gidip, isteklerinize kısıtlama getirirseniz, birikim yapabilirsiniz. Bunun sonunda kazanan bütçenizle beraber siz olursunuz. Hayal ettiğiniz şeylere daha kısa sürede ulaşma şansınız ancak böyle yakalarsınız. Çünkü tüketim çılgınlığına devam edip, birikim yapmayı erteleyerek zaman geçirmiş oluyorsunuz.