Şu sıralar şöyle hafta sonu kaçamağı yapmayı planlayan biriyseniz ve İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli gibi illerde de oturuyorsanız hemen yolculuk planları yapmaya başlayın. Safranbolu ve Amasra, sonbaharı tüm keyfiyle yaşayabileceğiniz kaçış noktaları olacaktır. Arabanıza binin Safranbolu, İstanbul’a 410 km uzaklıkta ve arabayla 5 saat mesafede bir yer. Ankara’ya daha da yakın. Sabah erken saatlerde otomobilinize binerek Bolu ve Karabük üzerinden Safranbolu’ya varabilirsiniz.

Tarih kokan ilçe Safranbolu

Safranbolu, UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınmış ve tamamen Osmanlı dönemi binaların yer aldığı şirin bir ilçe. Öyle ki ilçenin neredeyse tamamında yeni yapılaşma yok gibi. Binaların neredeyse tamamı ahşap. İki katlı konakların birçoğu otele çevrilmiş. Safranbolu otelleri sayfamızdan otel rezervasyonu yapabilirsiniz. Bu otellerde1-2 gece konaklamanızı tavsiye edeceğim. Çünkü tamamen tarih kokan bu ilçede, bu eski konaklarda gecelemek gerçekten çok keyifli. Atmosfer farklı. Odalar yüksek tavanlı. Binalar ahşap olduğu için yürürken hafif bir sallanma olabiliyor. Genelde odaların içindeki yüklük denilen dolapların içerisinde de banyolar bulunuyor. Kaldığımız otelde yan odadan bir kız çıkıp “Banyo nerede” diye sormuştu ve dolabı aç görürsün yanıtını vermiştim. Kız çok şaşırmıştı oysa ki eski bir Osmanlı konağında oturan ananemin evinden bu tür görüntülere alışığım.

Safranbolu’da gezilecek yerler

Safranbolu gerçekten şirin bir ilçe. Gezecek yerler de var. Saat Kulesi, Cinci Hanı ve hamamı, Kaymakamlar Konağı, Saat Kulesi, Köprülü Mehmet Paşa Camisi, Demirciler ve Bakırcılar Çarşısı gezilebilir. Zaten hepsi yürüme mesafesinde. Bu seyahatlerinizi yaptıktan sonra gelelim lokum alışverişine. Safrabolu’nun lokumu meşhur. Zaten tam merkezinde meşhur bir lokumcusu var. Arkadaşlarınıza lokumlarınızı alıp Safranbolu’ya şöyle bir tepeden bakmak için Hıdırlık Tepesi’ne çıkabilirsiniz. Sonra isterseniz Safranbolu gibi bozulmamış tarihi evlerin yer aldığı yörük köyünü ziyaret edebilirsiniz. Sonra ver elini Amasra.

Muhteşem manzara, balık, salata işte size Amasra

Fatih Sultan Mehmet’in Amasra’nın o eşsiz manzarasına bakarak “Çeşm-i Cihan bu ola” yani “Dünyanın gözü burası” dediği Amasra’ya doğru yola çıktık. Zaten siz de aynı Fatih Sultan Mehmet ya da buraya gidenler insanları yaptığı gibi, ilçeyi gören tepe noktadan manzaraya hayran kalacaksınız. Yol boyunca seyir terasları var. Manzaraya karşı bir resminizi mutlaka çekin.

Amasra’da ne yapılır?

Amasra deyince aklıma kalesi, çarşısı ve balık lokantaları geliyor. Amasra Kalesi, Kemere Köprüsü, Bizans kilisesi olarak yapılan ve camiye dönüştürülen Fatih Camisi ve çarşısı gezilebilir. Çarşısında çok güzel telkâri denilen gümüş işlemeden yapılmış örtüler, yastıklar, tepsiler var. Yine el oyması ahşap süs eşyaları da çok. Değişik bir alışveriş yapabilirsiniz. Ben özellikle telkari işlemeli örtülere bayıldım.

Amasra’nın balık lokantaları gerçekten şahane. Hem lezzet olarak hem de deniz kenarı konumları da güzel. En meşhurları Mustafa Amcanın yeri olarak da bilinen Canlı Balık. Hele hava sıcaksa denizin üzerine kurulan masalarda yemeğinizi yiyebilirsiniz. Amasra’nın bir de salatası meşhur. Salatada yok yok. Mevsim yeşilliklerinin hepsi doğranıyor. Üzerine havuç vs gibi ürünlerle şekil veriliyor. Sirkeli bir salata ama gerçekten kıtır kıtır ve lezzetli. Balıklar deseniz yine taze. Sadece balık ve salata yemeğe bile Amasra’ya gidilebilir.

Amasra-Safranbolu için gecelik 60-80 TL civarlarında konaklayacak yer bulabilirsiniz. Yeme içme öyle İstanbul kadar pahalı değil. Kişi başı 200 TL civarında bir bütçe ile güzel bir hafta sonu kaçamağı yapabilirsiniz. Havalar çok da soğumadan bu gezi size iyi gelecektir.