“Kredi Skoru”, “Pozitif Sicil Uygulaması” ve şimdi de “Bireysel Borçluluk Endeksi”…

Kredi değerlemesi yapılırken hangisi önce gelecek ya da hangisi daha önemli olacak buna onlar kendi içlerinde karar verecek ama bankalar şimdilerde “Kredi notu” ile birlikte “Bireysel Borçluluk Endeksi”‘ni sistemlerine nasıl entegre edeceklerini tartışıyor. Kredi Kayıt Bürosu tarafından hesaplanacak olan bu endeks, bankacıların deyimiyle borçlunun geleceğine ışık tutacak!

Bir yandan Türkiye Bankalar Birliği’nin oluşturmaya çalıştığı Pozitif Sicil Uygulaması’nı bekleyen bankalar bir yandan da Kredi Kayıt Bürosu’nun üzerinde çalıştığı Bireysel Borçluluk Endeksi’ni takip ediyor. KKB’nin çalışmalarını tamamlamasına sayılı günlerin kaldığı ve Haziran ayında uygulamaya geçileceği tahmin edilen Bireysel Borçluluk Endeksi ile bankaların kredi onay-ret sistemleri bir hayli değişecek gibi görünüyor.

Şu ana kadar kara liste, kredi notu ile risk değerlemesi yapmaya çalışan bankalar, kişinin kredi geçmişini göz önünde bulundurdukları bir ön onay sistemi oluşturmuşlardı. Bu ön değerlendirmeden alnının akıyla çıkabilen vatandaş, bankanın kredi verirken değerlendirebilecekleri listesine alınıyor ve ondan sonra da biraz daha detaylı inceleniyordu. KKB’den mevcut kredileri, borçlarının vadesi, kredi kart limitleri, kart limitlerinin kullanım oranları, kefil olduğu krediler dikkatlice sorgulanıyordu. Bu inceleme sırasında kişinin diğer bankalara olan borçlarına, kalan vadesine ve kredi kart kullanım miktarlarına bakılıp gelirine göre yeni bir kredi alıp alamayacağına karar veriliyordu.

Bireysel borçluluk endeksi ise kişinin mevcut borçluluk durumunu tek bir puanla ifade edecek. Endeksi de zaten bankaların sürekli bildirim yaptığı Kredi Kayıt Bürosu hesaplayacak. Böylece banka, kişinin tek tek borçlarına değil endekse bakarak fikir sahibi olabilecek. Yani kredi skoru geçmişi özetlerken endeks, kişinin mevcut ve gelecekteki borçluluk durumunu yansıtacak. 

Yeterince açıklama olmamasına rağmen bizim basın açıklamalarından çıkardığımız sonuç şimdilik bu yönde. Bankalar kredi skoru uygulamasına bu endeks değerini de entegre edip yepyeni bir ön onay puanı hesaplaması yapabilir.

Yeni sistem ile özellikle düşük gelirlinin borç sarmalına girmesinin de önüne geçilmesi amaçlanıyor. Yani tüketici daha önce sorunlu geri ödeme durumu ya da taksitlerinde gecikme yaşamamış olsa da bu endekste yeterince borçlu görünüyor ise yeni bir kredi alamayabilir. Ya da bu kez bankalar yeni krediyi ne amaçla aldığını çok daha fazla sorgulayabilir.

Haziran ayı itibariyle hazır olacağı tahmin edilen endeksin bankaların puanlama sistemini nasıl etkileyeceğini takip ediyor olacak ve sizlerle de paylaşmaya devam edeceğiz.