Sevginin bir sembolü, günü, zamanı, yeri olmaz biliyoruz ama Sevgililer Günü gibi özel zamanlar olmasa hayatın hengamesine dalıp sevdiklerimizi unutacağımız da bir gerçek. Felsefesi, sosyoekonomik yönleri bir yana, önceden belirlenmiş bir günde bile olsa elinde bir buket çiçekle sevgiliye gitmek ne güzeldir. Yurtdışına çıkamadınız, yakın yerlere kaçamadınız; anlaşıldı, bu Sevgililer Günü'nde şehirdesiniz. İki gönül bir olduktan sonra nerede olduğunuzun ne önemi var ki. Üstelik canım İstanbul'da, doğaseverlerden kültür-sanat meraklılarına tüm çiftler için romantik noktalar mevcut.

Şehrin dışında, doğanın içinde

Şehrin dışında dediğime bakmayın. Ambiyans olarak şehrin ve şehir kafasının dışında, doğayla iç içe bir gün geçirmek istiyorsanız Kilyos, Saklıgöl, Polonezköy ve Belgrad Ormanları tam size göre. Bu yıl Sevgililer Günü pazara denk geliyor. Hava hafif yağışlı gösteriyor ama olsun, kimin umurunda. Giyin yağmurluklarınızı, alın termos ve iPod'larınızı, takın sevgilinizi kolunuza ve ormanda romantik bir yürüyüş yapın. Baş başa olmanın keyfine, şehri geride bırakmanın huzurunu ekleyin. Saklıgöl, Polonezköy ve Kilyos'ta kahvaltı yapabileceğiniz çok otantik mekanlar var. Belgrad Ormanları içinse yanınızda bir şeyler götürün. O kadar uzağa gidemeyiz, arabamız yok diyenler; Hıdiv Kasrı, Yıldız Parkı ve Emirgan Korusu ne güne duruyor!

Gün batımında romantizm

Romantizm deyince gün batımı geldi aklıma. İstanbul'da gün batımı en iyi nerede izlenir dedim ve güneşi en güzel batıracağınız noktaları belirledim. Bütçem müsait diyorsanız Otağtepe, Nakkaştepe ve Çamlıca Tepesi'ndeki mekanlar tam sizlik. Bu mekanlar, Osmanlı mutfağından dünya mutfağına pek çok seçenek sunuyor. Ulaşımı daha kolay olsun, araç kullanmayayım diyenler için Tepebaşı'ndaki Büyük Londra Oteli'nin terası ve Piyer Loti; Anadolu yakasında ise Haydarpaşa Garı'nın içindeki tarihi restoran ve Moda sahilindeki mekanlar iyi bir seçenek.

Gökyüzünden İstanbul

İstanbul'u doruklardan izleyip romantizmin doruklarında gezinmek isteyen çiftler, Galata Kulesi'ni tercih edebilir. 528 yılına tarihlenen bu güngörmüş kulede romantik bir akşam yemeği yemek istiyorsanız hemen rezervasyon yaptırın. Yer bulamazsanız üzülmeyin; yalnızca manzarayı izlemek için bile kuleye çıkmaya değer. Ayrıca kulenin hemen karşısındaki Galata Anemon'un terasında, mum ışığında, bir yanınızda Galata Kulesi, bir yanınızda Altın Boynuz'un eşsiz manzarası eşliğinde içkinizi yudumlayabilirsiniz. Roof sevenler Conrad ve Ceylan otelde; Leb-i Derya, 360 İstanbul ve Sapphire gibi mekanlarda fona İstanbul'u alıp romantik bir gece geçirebilirler.

Tarihle iç içe bir yemek

Çift olarak kültürel gezilere, tarihe, sanata meraklısınız. Bangır bangır kulüpler hiç size göre değil. Sevgililer Günü'nü; geçmişi, kişiliği ve kimliği olan bir mekanda kutlamak istiyorsunuz. Eğer böyleyse şehirden çıkmamakla çok iyi yapmışsınız. Özellikle tarihi yarımadada iyi yemekle romantizmin bütünleştiği pek çok mekan var. Sultanahmet'teki Yeşil ve Mavi köşk, Topkapı Sarayı'nın içindeki Konyalı, Ahırkapı'daki Giritli bunlardan yalnızca birkaçı. Galata tarafında ise 1923'ten bu yana hizmet veren Tarihi Karaköy Balıkçısı Grifin ve Kuledibi'nde, eskiden İngiliz karakolu olan ama bugün, Rus ve Gürcü mutfağı ağırlıklı hizmet veren Galata Evi adlı restoranı deneyin derim.

Denizden kopamayanlara

İstanbul denince akla Boğaz ve haliyle deniz gelir. Ben neyleyeyim denizsiz İstanbul'u diyen bir çiftseniz ne mutlu size ki pek çok seçeneğiniz var. Rumeli Feneri, Anadolu ve Rumeli Kavağı, Adalar, Kız Kulesi ve Göksu Nehri birbirinden güzel mekanlarla sizi bekliyor. Rumeli Feneri'nde, fenerin hemen yanı başındaki balık restoranı, deniz ürünleri sevenler için. Anadolu ve Rumeli Kavağı'nda lebiderya pek çok restoran var. Adalar ise bambaşka bir dünya. Özellikle Heybeli ve Büyükada'ya sabahtan gidip tüm gün ada keyfi yapabilir, akşam da sahildeki restoranlarda bu özel günü tamamlayabilirsiniz. Kız Kulesi biraz daha pahalı bir seçenek ancak daha önce hiç gitmediyseniz mutlaka deneyin derim. Anadolu Hisarı'nda, Göksu Nehri kıyısındaki mekanlar da Sevgililer Günü kutlaması için oldukça ideal. Hisara gündüzden gidin. Nehrin hemen kıyısındaki kahveden küçük bir tekne kiralayıp her zaman karadan baktığınız İstanbul'a bir de denizden bakın. Merak etmeyin, dededen İstanbullu emektar kaptanların istedikleri ücretler oldukça makul.